frustrate - Türkçe İngilizce Sözlük

frustrate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

frustrate — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ˈfrʌstreɪt/ – BrE /ˈfrʌstreɪt/)
Terim Türü:
Fiil: frustrate (frustrates – frustrated – frustrating)
Bir amacın gerçekleşmesini bilinçli ya da fiilî olarak engellemeyi anlatan fiil kullanımına sahiptir ve gerilim duygusu yaratır. Latince frustrari kökeni, aldatılmış beklenti fikrini eyleme bağlar.
Eş Anlamlılar:
thwart
Zıt Anlamlılar:
facilitate

"frustrate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
frustrate f. hayal kırıklığına uğratmak
The lack of resources frustrated the entrepreneur.
Kaynakların yetersizliği girişimciyi hayal kırıklığına uğrattı.

More Sentences
frustrate f. bozmak
His plans were frustrated by a traffic jam.
Planları trafik sıkışıklığı yüzünden bozulmuştu.

More Sentences
frustrate i. hüsrana uğramış kimse
frustrate f. ket vurmak
frustrate f. önlemek
frustrate f. engellemek
frustrate f. yıldırmak
frustrate f. set çekmek
frustrate f. kösteklemek
frustrate f. engel olmak
frustrate f. boşa çıkarmak
frustrate f. hüsrana uğratmak
frustrate f. işini bozmak
frustrate f. düş kırıklığına uğratmak
frustrate f. sinirlerini bozmak
frustrate f. hüsrana uğramak
frustrate f. hükümsüz kılmak
frustrate f. strese sokmak
frustrate f. yormak
frustrate f. acımasızca davranmak
frustrate f. geçersiz kılmak
frustrate f. tedirgin etmek
frustrate f. zahmete sokmak
frustrate f. zulmetmek
frustrate f. etkisiz hale getirmek
frustrate f. işe yaramaz hale getirmek
frustrate f. iptal etmek
frustrate f. feshetmek
frustrate s. hayal kırıklığı gösteren
frustrate s. hüsran belirten
frustrate s. etkisiz
frustrate s. yararsız
frustrate s. boşuna
frustrate s. nafile
frustrate s. hükümsüz
Hukuk
frustrate f. mani olmak
Psikoloji
frustrate f. ketlemek
frustrate f. ket vurmak
Eski Kullanım
frustrate s. hüsrana uğramış
frustrate s. önü kesilmiş
frustrate s. şaşkına dönmüş