etkisiz - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

etkisiz



"etkisiz" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
etkisiz ineffective s.
General
etkisiz lame i.
etkisiz ineffectual s.
etkisiz affectless s.
etkisiz impotent s.
etkisiz inconclusive s.
etkisiz noneffective s.
etkisiz wimpy s.
etkisiz inoperative s.
etkisiz actionless s.
etkisiz inefficacious s.
etkisiz nerveless s.
etkisiz spent s.
etkisiz pointless s.
etkisiz unaffected s.
etkisiz inert s.
etkisiz inactive s.
etkisiz disabled s.
etkisiz non-effective s.
etkisiz inefficient s.
etkisiz without effect s.
etkisiz dummy s.
etkisiz dormant s.
etkisiz uneffective s.
etkisiz nugacious s.
etkisiz inefficiently zf.
Colloquial
etkisiz a dead loss
Idioms
etkisiz not up to scratch
etkisiz not up to scratch
Technical
etkisiz nonimpact
etkisiz ineffective
etkisiz inefficient
etkisiz ineffectual
Computer
etkisiz nullipotent
Telecom
etkisiz nonimpact
Food Engineering
etkisiz inert
Chemistry
etkisiz inert
Marine Biology
etkisiz inactivated

"etkisiz" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 120 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
etkisiz duruma getirmek neutralize f.
etkisiz hale getirmek defuse f.
General
etkisiz hale getirmek get someone out of the way f.
etkisiz hale getirmek cancel f.
patlayıcıyı etkisiz hale getirmek defuze f.
etkisiz hale getirmek make ineffective f.
etkisiz hale getirmek ward off f.
birini iple bağlayarak etkisiz hale getirmek tie someone up f.
kaba kuvvet kullanarak birini etkisiz hale getirmek overpower f.
etkisiz hale getirmek deactivate f.
etkisiz bırakmak nullify f.
etkisiz kılmak disable f.
etkisiz hale getirmek kill f.
etkisiz hale getirmek negative f.
etkisiz kılmak disenable f.
etkisiz hale getirmek counteract f.
etkisiz hale getirmek inactivate f.
etkisiz kılmak neutralise f.
etkisiz kılmak neutralize f.
etkisiz kılmak deactivate f.
bombayı etkisiz hale getirmek make the bomb safe f.
kaba kuvvet kullanarak (birini) etkisiz hale getirmek overpower f.
etkisiz hale getirmek neutralize f.
etkisiz duruma getirmek negate f.
etkisiz kalmak underwhelm f.
bombayı etkisiz hale getirmek defuse the bomb f.
etkisiz hale getirmek render ineffective f.
bir organın ya da yapının sinirini etkisiz kılmak denervate f.
etkisiz hale getirmek subdue f.
(bombayı vb) etkisiz hale getirmek disarm f.
bombayı etkisiz hale getirmek disarm a bomb f.
etkisiz hale getirmek defuze f.
etkisiz hale getirmek neutralise f.
etkisiz duruma getirmek neutralise f.
patlayıcıyı etkisiz hale getirmek defuse f.
alarmı etkisiz hale getirmek disarm the alarm f.
elektroşok tabancası kullanarak etkisiz hale getirmek tase f.
etkisiz hale getirmek lame f.
etkisiz hale getirmek adaunt [obsolete] f.
elektroşok tabancasıyla etkisiz hale getirmek taze f.
etkisiz kılmak nullify f.
etkisiz hale getirmek neuter f.
etkisiz hale getirme nullification i.
etkisiz gaz inert gas i.
tesirsiz/etkisiz/nötr hale getiren şey ya da kişi neutralizer i.
tesirsiz/etkisiz/nötr hale getiren şey ya da kişi neutraliser i.
etkisiz hale getiren şey ya da kişi nullificator i.
etkisiz hale getiren şey ya da kişi nullifier i.
etkisiz hale getirme (bomba) defusing i.
etkisiz eleman neutral element i.
etkisiz eleman neutral i.
(fiziksel olarak) etkisiz hale getirme eğitimi physical restraint training i.
bombayı etkisiz hale getirme bomb disposal i.
etkisiz hale getirme (bomba) defuzing i.
etkisiz hale getirme neutralization i.
etkisiz hale getirme neutralisation i.
etkisiz eleman identity element i.
ellerin ve ayakların arkadan bağlanarak kişinin etkisiz hale getirildiği vücut pozisyonu hobble position i.
etkisiz kimse nobody i.
etkisiz kimse nebbish i.
etkisiz kılınan disabled s.
etkisiz kılınmış disabled s.
etkisiz (çare/ilaç vb) ineffective s.
etkisiz (çare/ilaç vb) ineffectual s.
etkisiz hale getirilmiş deactivated s.
zaman alan ve etkisiz time-consuming and inefficient s.
etkisiz bir şekilde lamely zf.
etkisiz bir şekilde unaffectedly zf.
etkisiz bir halde ineffectively zf.
etkisiz bir halde ineffectually zf.
etkisiz bir şekilde impotently zf.
etkisiz bir halde inefficaciously zf.
etkisiz biçimde inefficiently zf.
Phrasals
etkisiz hale getirmek take down
Proverb
alaycılık akıllıca yapılmış gibi görünse de aslında zekanın en etkisiz örneğidir sarcasm is the lowest form of wit
Idioms
etkisiz duruma getirmek cut the ground out from under
etkisiz hale getirmek spike someone's guns
hep gölgede kalan/başarısız/etkisiz kimse always the bridesmaid, never the bride
üzerinde düşünülmeden alınan etkisiz önlemler knee-jerk gimmicks
Slang
etkisiz eleman non-factor
Technical
etkisiz olmayan noninert s.
optik olarak etkisiz hale getirmek racemization
etkisiz olan sürücü kontrolleri disabled drivers control
etkisiz gaz inert gas
etkisiz hale getirmek neutralize
etkisiz duruma getirme neutralization
yarı etkisiz kılıcı doz median incapacitating dose
etkisiz atmosfer inert atmosphere
etkisiz dolgu maddeleri inert filler
etkisiz fırın atmosferi inert furnace atmosphere
etkisiz duruma getirme neutralisation
optik olarak etkisiz hale getirmek racemisation
etkisiz hale getirmek neutralise
Computer
kullanıcının programa yeniden giriş yapabilmesi için belirli bir fidye tutarı ödeyene kadar kullanıcının bilgisayarını etkisiz hale getiren yazılım ransomware
Medical
etkisiz (ilaç) adiaphorous s.
şuruba tat veren etkisiz madde flavor
şuruba tat veren etkisiz madde flavour
timüs bezlerini etkisiz hale getiren genetik mutasyon sonucunda aşırı derecede azalan t-hücreleri yüzünden bağışıklık sistemi devre dışı bırakılan laboratuvar faresi nude mouse
Math
bir halkada (cisimde) toplamaya göre etkisiz elemana ulaşılması için çarpmaya göre etkisiz elemanın üst üste eklenmesi gereken minimum miktar characteristic i.
etkisiz öğe identity element
etkisiz öğe unit element
toplamada etkisiz eleman additive identity
çarpmada etkisiz eleman multiplicative identity
Statistics
etkisiz değişken dummy variable
etkisiz geri dönülen durum null recurrent state
Chemistry
etkisiz duruma getirmek block
Military
bomba etkisiz hale getirildi bomb has been defused
vaktinden önce etkisiz hale gelme premature dud
etkisiz saha inertial space
etkisiz hale getirmek make ineffective
erken etkisiz hale gelen mermi premature dud
etkisiz hale getirmek silence (a gun/person)
etkisiz hale getirmek (bomba) defuse
etkisiz mayın inert mine
kimyasal silahların etkisiz hale getirilmesi chemical demilitarization
ani ve acımasız bir biçimde saldırarak düşmanı etkisiz hale getirme shock and awe
etkisiz hale getirmek (bomba) defuze
Hunting
silahın düşmandan alınarak etkisiz hale getirilmesi gun take away
Sport
güreşte kolun bilekten bükülerek etkisiz hale getirildiği hareket wristlock
Baseball
yavaş giden etkisiz vuruş nubber i.