ill - Türkçe İngilizce Sözlük

ill

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

ill — Definition

Anlamı ve Tanımı:
hasta, kötü
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪl/ – BrE /ɪl/)
Terim Türü:
Sıfat
Sağlık durumunu veya niteliksel olumsuzluğu anlatır; bağlama göre fiziksel ya da ahlaki değerlendirme taşır. Eski İngilizce yfel, kötülükten hastalığa yönelen anlam kaymasını açıklar.
Eş Anlamlılar:
sick
Zıt Anlamlılar:
well

"ill" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 96 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
ill s. hasta
She has been ill for quite some time.
Bir süredir hastaymış.

More Sentences
Genel
ill i. hastalık
All the ills of democracy can be cured by more democracy.
Demokrasinin tüm hastalıkları daha fazla demokrasi ile tedavi edilebilir.

More Sentences
ill i. sorun
All the ills of democracy can be cured by more democracy.
Demokrasinin bütün sorunları daha fazla demokrasi ile tedavi edilebilir.

More Sentences
ill s. rahatsız
When I woke up this morning, I felt a little ill.
Bu sabah uyandığımda, kendimi biraz rahatsız hissettim.

More Sentences
ill s. hasta
She has been ill for quite some time.
Bir süredir hastaymış.

More Sentences
ill s. kötü
He speaks ill words of others when he is furious.
O, öfkeli olduğunda insanlar hakkında kötü şeyler söylüyor.

More Sentences
Teknik
ill s. kötü
He speaks ill words of others when he is furious.
O, öfkeli olduğunda insanlar hakkında kötü şeyler söylüyor.

More Sentences
Genel
ill i. kötülük
ill i. zarar
ill i. rahatsızlık
ill i. garaz
ill i. fenalık
ill i. bela
ill i. illet
ill i. sayrı
ill i. dert
ill i. itham eden şey
ill i. karalayıcı şey
ill i. iftira niteliğindeki şey
ill i. şer
ill i. günahkarlık
ill s. zararlı
ill s. haksız
ill s. düzensiz
ill s. talihsiz
ill s. aksi
ill s. çirkin
ill s. ters
ill s. sert
ill s. acı
ill s. ahlaksız
ill s. keyifsiz
ill s. kerih
ill s. hain
ill s. uğursuz
ill s. sağlıksız
ill s. fena
ill s. marazlı
ill s. midesi bulanmış
ill s. uğraşmaya değmeyecek kadar zor
ill s. anlamsız
ill s. kabul edilen bir standarda uymayan
ill s. oldukça kusurlu
ill s. oldukça yetersiz
ill s. oldukça hatalı
ill s. kalitesiz
ill s. ayıplı
ill s. kaba
ill s. yontulmamış
ill s. kaba saba
ill s. dost canlısı olmayan
ill s. hasım
ill s. düşman
ill s. sert
ill s. zalim
ill s. acımasız
ill s. gaddar
ill zf. anca
ill zf. ucu ucuna
ill zf. keyifsizce
ill zf. rahatsız bir şekilde
ill zf. zorla
ill zf. huzursuzca
ill zf. kötü biçimde
ill zf. düşmanca
ill zf. kötü niyetli bir şekilde
ill zf. suçlar şekilde
ill zf. karalayıcı bir şekilde
ill zf. iftira atacak şekilde
ill zf. ayıplanacak şekilde
ill zf. ancak büyük güçlükler çekerek
ill zf. dezavantajlı bir şekilde
ill zf. elverişsiz bir şekilde
ill zf. şanssız bir şekilde
ill zf. kusurlu bir şekilde
ill zf. etkisiz bir şekilde
ill zf. hatalı bir şekilde
ill zf. nefret ederek
Konuşma Dili
ill s. sıkıcı
ill s. donuk
Teknik
ill s. fena
Coğrafya
ill i. fransa'da bir nehir
Osmanlıca
ill s. muallel
Eski Kullanım
ill s. beceriksiz
ill s. çaylak
ill s. eli işe yakışmaz
ill s. etkisiz
Argo
ill s. havalı
ill s. şahane
ill s. olağanüstü
ill s. inanılmaz
ill s. mükemmel
ill s. çok iyi
ill s. akılalmaz
ill s. ulu
ill s. yüce

"ill" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
ill luck i. talihsizlik
ill luck i. şanssızlık
ill-tempered s. aksi
ill-shaped s. biçimsiz
ill-tempered s. hırçın
Genel
ill blood i. dargınlık
ill will i. kötü niyet
house of ill fame i. genelev
ill luck i. aksilik
ill luck i. terslik
ill luck i. uğursuzluk
mentally ill offenders i. akıl hastalarının suçları
ill omen i. uğursuzluk
mentally ill in literature i. edebiyatta akıl hastalığı
ill health i. hastalık
ill fortune i. bahtsızlık
ill blood i. soğukluk
nursing of old and ill persons i. yaşlı hasta bakımı
house of ill repute i. genelev
ill naturedness i. huysuzluk
ill will i. husumet
ill temper i. huysuzluk
ill will i. garez
ill nature i. huysuzluk
ill breeding i. terbiyesizlik
ill humor i. aksi mizaç
ill temper i. hırçınlık
house of ill repute i. randevu evi
ill luck i. kötü talih
being ill-omened i. düztabanlık
ill-humour i. huysuz mizaç
ill-gotten gains i. haram lokma
ill-thought i. üzerinde çok fazla düşünülmeden oluşturulmuş fikir
ill-humor i. ters huy
ill-thought i. zayıf fikir
ill-thought i. dayanaksız fikir
ill-communication i. iletişimsizlik
ill-humour i. somurtgan mizaç
ill-gotten food i. haram lokma
ill-gotten gain i. haram kazanç
ill fate i. makus kader
ill fortune i. makus kader
ill gotten gains i. haram mal
ill gotten gains i. haksız kazanç
ill luck i. makus talih
ill fate i. makus talih
ill-gotten gain i. yasadışı kazanç
ill-founded rumours i. asılsız dedikodu
ill conduct i. kötü davranış
ill-wisher i. kötü niyetli kimse
ill-wisher i. kötülük isteyen kimse
ill-humor i. huysuz mizaç
ill-humor i. somurtgan mizaç
ill luck i. kör talih
ill-humour i. ters huy
ill feeling i. düşmanlık
ill feeling i. nefret
ill feeling i. kin
ill effect i. olumsuz etki
ill effect i. kötü etki
ill feeling i. buğuz
ill temper i. kötü huy
ill temper i. aksilik
ill speech i. kötü konuşma
ill-usage i. kötüye kullanım
ill-usage i. istismar
ill ease i. sıkıntı
ill ease i. rahatsızlık
ill ease i. huzursuzluk
ill ease i. tedirginlik
ill turn i. düşmanlık
ill turn i. düşüncesizlik
ill repute i. kötü şöhret
ill turn i. kötüleşme
ill turn i. husumet
ill-being i. fakirlik
ill fame i. kötü şöhretli
ill-being i. düşük yaşam standardı
ill humor i. canı sıkkınlık
ill-being i. sağlığın bozuk olması
ill turn i. sertlik
ill humor i. huysuzluk
ill-use i. kötüye kullanma
ill-will i. husumet
ill-will i. kötü niyet
ill-will i. düşmanlık
ill-use i. kötü kullanım
become ill f. rahatsızlanmak
fall ill f. hastalanmak
speak ill for f. biri için olumsuz bir puan olmak
wish somebody ill f. beddua etmek
become ill f. hasta olmak
fall ill f. şifayı kapmak
be ill f. hasta olmak
take ill f. yatağa düşmek
sham ill f. hasta numarası yapmak
feel ill f. hasta olmak
be taken ill f. hastalanmak
ill treat f. kötü davranmak
fall ill f. hastalığa yakalanmak
bode ill f. kötü olmak
speak ill of f. hakkında kötü konuşmak
think ill of f. kötümsemek
make ill f. hasta etmek
feel ill f. hasta hissetmek
take ill f. hastalanmak
speak ill of f. kötülemek
get ill f. hastalanmak
make somebody ill f. hasta etmek
fall ill f. hasta düşmek
fall ill f. yatağa düşmek
feign ill f. sayrımsamak
think ill of somebody f. hakkında kötü düşünmek
be taken ill f. hasta olmak
fall ill f. hasta olmak
become ill f. hastalanmak
ill treat f. hırpalamak
be taken ill f. yatağa düşmek
not to allow anybody to speak ill of someone f. toz kondurmamak
become mentally ill f. ruhen yıkılmak
fall ill f. rahatsızlanmak
get ill f. hasta olmak
make ill f. vurmak
get ill f. hastalığa yakalanmak
be not ill f. hasta olmamak
appear to be ill f. hasta görünmek
think ill of someone f. birisi hakkında kötü düşüncelere sahip olmak
think ill of f. hakkında kötü düşünmek
speak ill of someone f. birini kötülemek (adını apaçık zikrederek)
harbor ill will (towards) f. kin beslemek
harbor ill will (towards) f. kin gütmek
harbor ill will (towards) f. garezi olmak
harbor ill will (towards) f. kin duymak
be ill-fitting f. bol gelmek
be ill-treated f. horlanmak
be ill-tempered f. huysuz olmak
ill-use f. hırpalamak
ill-treat f. hor kullanmak
ill-treat f. üvey evlat muamelesi yapmak
ill-treat f. kötü davranmak
get ill-tempered f. hırçınlaşmak
ill-use f. hor kullanmak
ill-treat f. hırpalamak
suit ill f. uygun düşmemek
suit ill f. uygun olmamak
look ill f. hasta görünmek
harbor ill-will against f. kötü niyet gütmek
harbor ill-will against f. kötü niyet beslemek
speak ill of f. (hakkında) ileri geri konuşmak
be ill suited f. uygun olmamak