sick - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

sick

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"sick" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
sick s. hasta
General
sick f. yakalatmak
sick f. kusmak
sick f. istifra etmek
sick f. kusarak çıkarmak
sick s. iğrenç
sick s. dağınık
sick s. kusmak üzere
sick s. bulanmış
sick s. bozuk
sick s. ruhen hasta
sick s. mariz
sick s. hastalıklı
sick s. rahatsız
sick s. midesi bulanmış
sick s. bıkkın
sick s. hasret
sick s. usanmış
sick s. keyifsiz
sick s. bezgin
sick s. soluk
sick s. özlemiş
sick s. hasta
sick s. dengesiz (kimse)
sick s. kusacak halde
sick s. kusacak gibi
Medical
sick s. hasta

"sick" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 332 sonuç

İngilizce Türkçe
General
be sick and tired of f. gına gelmek
make sick f. hasta etmek
be sick of f. kanıksamak
be sick of f. bıkmış olmak
be sick f. bıkkınlık gelmek
be sick and tired of f. bıkıp usanmak
make someone sick f. birinin midesini bulandırmak
feel sick f. midesi bulanmak
feel sick f. fenalık geçirmek
feel sick f. gönlü bulanmak
rule a country while lying sick in bed f. hasta yatağından ülkeyi yönetmek
get sick f. hasta olmak
be sick of f. gına gelmek
be sick and tired of f. illallah demek
get sick f. hastalanmak
be sick to death of f. illallah demek
feel sick about f. çok üzgün olmak
be sick to death of f. canına tak demek
be sick at one's stomach f. midesi bulanmak
fall sick f. rahatsızlanmak
make sick f. kusturmak
call in sick f. hastalık yüzünden işyerine gelmeyeceğini belirtmek
be sick of f. usanmak
pretend to be sick f. hasta numarası yapmak
be sick f. bıkmak
be sick of f. yılmak
be sick f. kusmak
called in sick f. hastalık yüzünden işyerine gelmeyeceğini belirtmek
be sick f. usanmak
feel sick at f. çok üzgün olmak
sick and tired f. burnundan gelmek
make sick f. iğrendirmek
make somebody sick f. uyuz etmek
be sick of f. bezmek
be worried sick f. çok endişeli olmak
make somebody sick and tired f. iliğini kurutmak
be off sick f. hastalık nedeniyle işe gelmemiş olmak
feel sick f. hasta olmak
sick to death f. değişiklik istemek (sıkıntıdan/bıkkınlıktan)
make someone sick f. birini hasta etmek
make sick f. mide bulandırmak
fall sick f. hastalanmak
take sick f. hastalanmak
lie sick f. hasta yatmak
make sick f. tutmak
make somebody sick f. hasta etmek
feel sick f. kendini kötü hissetmek
feel sick f. kötü hissetmek
get sick f. hastalığa yakalanmak
be sick of living f. canından bezmek
be sick of f. canına tak etmek
be sick of f. canına tak demek
be in the sick list f. revire çıkmak
seem sick f. hasta gibi görünmek
seem sick f. hasta görünmek
fall sick f. hasta düşmek
be off sick f. hasta olduğundan dolayı işe gitmemek
fall sick f. hasta olmak
be as sick as a dog f. yatak döşek hasta olmak
make someone sick f. hasta etmek
look sick f. hasta gibi görünmek
be as sick as a dog f. yataklara düşmek
become sick f. hasta olmak
feel sick f. hasta hissetmek
sound sick f. sesi hasta gibi gelmek
look sick f. hasta görünmek
be not sick f. hasta olmamak
become sick f. hastalığa yakalanmak
become sick f. hastalık kapmak
become sick f. hastalanmak
be sick to death of f. canına tak etmek
be as sick as a dog f. çok hasta olmak
be sick for f. -i çok özlemek
sick-abed f. hastalıktan yatmak
be sick of waiting f. beklemekten sıkılmak
get sick of everything f. herşeyden bıkmak
get sick of everything f. herşeyden usanmak
be sick f. istifra etmek
sick in bed with the flu f. gripten yatmak
sick in bed with the flu f. gripten yatağa düşmek
call in sick f. işten hastalık izni almak
make someone sick f. midesini bulandırmak
be sick f. kusarak çıkarmak
wake up sick f. hasta uyanmak
get sick everywhere f. her yere kusmak
heal sick people f. hasta insanları iyileştirmek
get sick f. hastalanmak
sick nursing i. hemşirelik
sick pay i. hastalık ücreti
sick bay i. revir
sick benefit i. hastalık yardımı
sick room i. hasta odası
cause to feel sick due to food or drink i. besinlerle arası iyi olmama
sick insurance i. hastalık sigortası
sick report i. rapor
sick abed i. yatalak hasta
someone who is on sick leave i. raporlu
sick pay i. hastalık maaşı
sick berth i. revir
sick allowance i. hastalık yardımı
sick bay i. gemi hastanesi
sick fund i. hastalık fonu
sick leave i. hastalık izni
extremely sick i. ağır hasta
really sick i. ağır hasta
very sick i. ağır hasta
sick and wounded i. hasta ve yaralılar
sick leave i. istirahat
sick fund i. hasta sandığı
transport of sick or injured persons i. hasta ve yaralı kişilerin nakli
sick prisoner i. hasta mahkum
eye sick i. (gözde) çapak
eye sick i. (göz) çapak
eye sick i. göz çapağı
sick report i. hasta raporu
sick people i. hasta insanlar
sick animal i. hasta hayvan
care of sick animals i. hasta hayvanların bakımı
sick man i. hasta adam
the sick and dying i. hasta ve ölmekte olan insanlar
sick of s. bıkkın
sick at heart s. çok mutsuz
sick at heart s. çok üzgün
sick insured s. hastalık sigortalı
sick of s. bıkmış
sick at heart s. üzgün
sick at heart s. kederli
sick of it all s. sıtkı sıyrılmış
extremely sick s. çok hasta
really sick s. çok hasta
sick in the head s. kafadan çatlak
very sick s. çok hasta
sick in the head s. kafadan hasta
travel-sick s. seyahatten rahatsız olan
water-sick s. aşırı sulanmış
air sick s. uçak tutmuş
home sick s. evini özlemiş
car-sick s. araba tutması yaşayan
car-sick s. arabada giderken midesi bulanan
turn-sick s. baş döndürücü
turn-sick s. sersem
Phrasals
get sick on someone f. birinin üstüne kusmak
get sick on someone f. birinin üzerine kusmak
Proverb
hope deferred maketh the heart sick ertelenmiş umutlar kalbi hasta eder
hope deferred makes the heart sick ertelenmiş umutlar kalbi hasta eder
Colloquial
be sick f. kusmak
bang in (sick) f. arayıp işe gelemeyecek kadar hasta olduğunu söylemek
bang in (sick) f. telefon edip hasta olduğunu söyleyerek/bahane ederek işe gitmemek
(as) sick as a dog i. ayakta duramayacak kadar hasta
sick to death s. bıkmış
sick at heart s. düş kırıklığına uğramış
sick at heart s. gönlü yaralı
sick to death s. gına gelmiş
sick at heart s. mutsuz
sick at heart s. kalbi kırık
sick at heart s. kederli
sick to death s. usanmış
sick at heart expr. çok üzgün
(as) sick as a dog expr. çok hasta
sick at heart expr. hüzünlü
sick at heart expr. ümitsiz
Idioms
make someone sick f. birini çok üzmek
make someone sick f. birinin sinirini bozmak
make someone sick f. birini sinirlendirmek
be sick and tired of someone or something f. bıkıp usanmak
make someone sick f. birini kızdırmak
make someone sick at heart f. birini çok üzmek
be as sick as a parrot f. büyük hayal kırıklığına uğramak
be sick to the back teeth f. canına tak etmek
be worried sick about f. çok endişelenmek
become sick at heart f. çok mutsuz olmak
be sick at heart f. çok mutsuz olmak
be worried sick about f. çok endişeli olmak
be sick at heart f. çok üzülmek
become sick at heart f. çok üzülmek
take sick f. hastalanmak
call in sick f. hasta olduğunu söyleyip (ya da bahane edip) işe gitmemek
sick in bed f. hastalıktan yatmak
take sick f. hasta olmak
take sick f. hastalık kapmak
report in sick f. hasta olduğunu söyleyip (ya da bahane edip) işe gitmemek
be worried sick f. meraktan ölmek
feel sick to one's stomach f. midesi bulanmak
feel sick to one's stomach f. midesi kalkmak
feel sick to one's stomach f. kusacak gibi olmak
feel sick to one's stomach f. midesi ağzına gelmek
hope deferred makes the heart sick f. sabır taşı çatlamak
hope deferred make the heart sick f. sabır taşı çatlamak
sick in bed f. (hastalıktan) yatağa düşmek
sick in bed f. yataklara düşmek
hope deferred make the heart sick f. umudunu yitirmek
sick in bed f. yatağa düşmek
hope deferred makes the heart sick f. umudunu yitirmek
hope deferred makes the heart sick f. ümidini yitirmek
sick in bed f. (hastalıktan) yataklara düşmek
hope deferred make the heart sick f. ümidini yitirmek
laugh yourself sick f. gülmekten karnı ağrımak
laugh yourself sick f. gülmekten ölmek
laugh yourself sick f. gülmekten karnına kramp girmek
laugh yourself sick f. gülmekten karnına ağrılar girmek
feel sick at heart f. kalbi paramparça olmak
feel sick at heart f. kalbine bir şey oturmak
feel sick at heart f. kalbi ağrımak
feel sick at heart f. çok mutsuz olmak
feel sick at heart f. çok üzülmek
feel sick at heart f. çok ıstırap çekmek
feel sick at heart f. çok dertli olmak
feel sick at heart f. çok vicdan azabı çekmek
feel sick at heart f. büyük pişmanlık duymak
be on the sick list f. hasta personel listesinde olmak
be on the sick list f. hasta olmak
be on the sick list f. hasta olup işe gelmemek
be on the sick list f. hastalık izninde olmak
be on the sick list f. raporlu olmak
go on the sick list f. hastalanmak
go on the sick list f. sağlığı bozulmak
go on the sick list f. rahatsızlanmak
sick at heart s. üzüntüden depresyonda
as sick as a parrot expr. aşırı morali bozuk
sick as a parrot expr. aşırı morali bozuk
sick as a pig expr. aşırı morali bozuk
as sick as a pig expr. aşırı morali bozuk
as sick as a pig expr. çok üzgün
sick as a pig expr. çok üzgün
sick as a parrot expr. çok üzgün
as sick as a parrot expr. çok üzgün
as sick as a parrot expr. derin hayal kırıklığına uğramış
a fly is small but it is enough to make you sick expr. sinek küçüktür, ama mide bulandırır
sick at heart expr. üzüntüden bunalıma girmiş
Speaking
I'm sick of this place expr. buradan bıktım
it's making me sick expr. bu beni hasta ediyor
I'm sick and tired of waiting expr. beklemekten bıktım usandım
you make me sick expr. beni hasta ediyorsun
I was up all night with a sick friend expr. bütün gece hasta bir arkadaşla ilgilenmek zorunda kaldım (bahane olarak söylenir)
you make me sick expr. beni deli ediyorsun
I am very sick expr. ben çok hastayım
I am feeling very sick expr. ben çok hastayım
are you sick tonight? expr. bu gece hasta mısın?
you make me sick expr. beni gıcık ediyorsun
I was sick yesterday expr. dün hastaydm
I've been worried sick expr. çok meraklandım
I'm sick expr. hastayım
you're sick expr. hastasın sen
are you sick? expr. hasta mısın?
are you sick? expr. hasta mısınız?
if you become sick it's not my fault expr. hasta olursan günah benden gitti
I'm sick of all of you expr. hepinizden tiksiniyorum
I'm sick of all of you expr. hepinizden iğreniyorum
I'm not sick expr. hasta değilim
I'm sick of everybody fighting expr. herkesin kavga etmesinden bıktım
I feel sick expr. midem bulanıyor
I was worried sick expr. meraktan ölüyordum
how many of you have gotten sick? expr. kaçınız hastalandı?
I've been worried sick expr. meraktan geberdim
I feel sick expr. midem bulandı
you make me sick expr. midemi bulandırıyorsun
you sound sick expr. sesin hasta gibi geliyor
you're sick expr. sen hastasın
you make me sick expr. sana kıl oluyorum
I was up all night with a sick friend expr. tüm gece hasta bir arkadaşla ayaktaydım
I'm sick again expr. yine hastayım
Trade/Economic
sick pay i. hastalık ödeneği
sick leave i. hastalık izni
sick day i. hastalık izni
sick note i. hasta olduğuna dair belge
sick certificate i. rapor
paid sick leave i. ücretli hastalık izni
statutory sick pay i. yasal hastalık ödeneği
Politics
sick man of europe i. avrupa'nın hasta adamı
Technical
sick bay i. gemi reviri
sick building syndrome i. hasta bina sendromu
sick call i. vizite çağrısı
Aeronautic
sick bag i. kusmuk torbası
sick sack i. kusmuk torbası
Marine
sick bay i. gemi hastanesi
sick flag i. karantina bayrağı
Medical
euthyroid sick syndrome i. ciddi sistemik hastalıklarda ve cerrahi prosedürler sonrası oluşan tiroid fonksiyon değişiklikleri
sick euthyroid syndrome i. ciddi sistemik hastalıklarda ve cerrahi prosedürler sonrası oluşan tiroid fonksiyon değişiklikleri
sick-hospital syndrome i. hasta bina sendromu
sick person i. hasta
sick role i. hastalık rolü
sick building syndrome i. hasta bina sendromu
sick euthyroid syndrome i. hasta ötiroid sendromu
euthyroid sick syndrome i. hasta ötiroid sendromu
sick sinus syndrome i. hasta sinüs sendromu
euthyroid sick syndrome i. ötiroid hasta sendromu
sick euthyroid syndrome i. ötiroid hasta sendromu
sick building syndrome i. sağlıksız bina sendromu
sick-abed s. yatağa bağlı
sick-abed s. yatalak
Psychology
sick role i. hasta rolü
Pathology
travel-sick i. taşıt tutması
travel-sick i. yol tutması
sick headache i. migren ağrısı
Veterinary
turn-sick i. delibaş
turn-sick i. dönmeç
turn-sick i. koyunlarda görülen parazitik bir hastalık
Agriculture
sick soil syndrome i. yeniden dikim hastalığı
tobacco-sick s. fazla tütün ekiminden ötürü verimsizleşip parazit istilasına uğramış (arazi)
Religious
anointing of the sick i. ölmekte olan birinin vücuduna rahibin kutsal yağ sürdüğü katolik ayini
Military
sick-call i. askerlerin sağlık subaylarına hasta olduklarına dair verdikleri günlük rapor
sick parade i. askerlerin sağlık subaylarına hasta olduklarına dair verdikleri günlük rapor
sick bay i. gemi reviri
daily sick report i. günlük sağlık raporu
sick book i. günlük sağlık raporu
sick report i. günlük sağlık raporu
sick leave i. hava değişimi
veterinary sick call i. hayvan vizitesi
sick leave i. sıhhi izin
nonbattle sick and injured s. muharebe dışı hasta ve yaralı
Slang
be sick and tired f. bay gelmek
sick burn f. birini aşağılamak
sick burn f. biriyle dalga geçmek
sick (up) f. kusmak
sick joke i. iğrenç şey
sick joke i. kötü ve kaba şaka
sick joke i. saçmalık
uncle dick (dick rhyming with sick) [uk] i. kırgın
uncle dick (dick rhyming with sick) [uk] i. hasta
sick fuck! ünl. hasta yavşak!
sick as a dog expr. çok hasta
as sick as a dog expr. çok hasta
sick fuck! expr. hasta orospu evladı!
sick fuck! expr. hasta ruhlu sapık herif!
sick fuck! expr. hasta ruhlu piç!
are you a sick bastard or what? expr. hasta mısın nesin lan?
you have a very sick mind expr. rahatsız/hastasın sen
one sick puppy expr. tam bir aşağılık
sick cunt expr. (avustralya) genelde birini övmek için söylenen süper/on numara anlamında bir söz
that's sick expr. havalı
that's sick expr. güzel
that's sick expr. on numara