sick - Turco Inglés Diccionario

sick

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sick — Definition

Significado:
hasta, rahatsız
Pronunciación (IPA):
(AmE /sɪk/ – BrE /sɪk/)
Categoría gramatical:
Sıfat: sick
Sinónimo:
ill, unwell
Antónimos:
healthy

Significados de "sick" en diccionario turco inglés : 59 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
sick adj. hasta
Working in certain institutions is indeed very dangerous, as a lot of people in them are off sick.
Bazı kurumlarda çalışmak gerçekten de çok tehlikelidir çünkü bu kurumlardaki pek çok insan hastadır.

More Sentences
General
sick n. hastalık
And you can't trade sick days with other people.
Ve hastalık izinlerini diğer insanlarla takas edemezsin.

More Sentences
sick n. kusmuk
The seats of the roller coaster smelt of sick.
Hız treninin koltukları kusmuk kokuyordu.

More Sentences
sick adj. iğrenç
This is sick.
Bu iğrenç.

More Sentences
sick adj. midesi bulanmış
I'm a little sick.
Biraz midem bulanıyor.

More Sentences
sick adj. hastalıklı
Avoid people who have sick minds.
Hastalıklı zihinleri olan insanlardan uzak durun.

More Sentences
sick adj. hasta
Working in certain institutions is indeed very dangerous, as a lot of people in them are off sick.
Bazı kurumlarda çalışmak gerçekten de çok tehlikelidir çünkü bu kurumlardaki pek çok insan hastadır.

More Sentences
Medical
sick adj. hasta
Working in certain institutions is indeed very dangerous, as a lot of people in them are off sick.
Bazı kurumlarda çalışmak gerçekten de çok tehlikelidir çünkü bu kurumlardaki pek çok insan hastadır.

More Sentences
Slang
sick adj. harika
Have you seen Emma's new cabrio? 'Yeah, it's sick!'
"Emma'nın yeni cabrio'sunu gördün mü?" "Evet, harika!"

More Sentences
General
sick n. hasta kimse
sick n. istifra
sick v. yakalatmak
sick v. kusmak
sick v. istifra etmek
sick v. kusarak çıkarmak
sick adj. bıkkın
sick adj. ruhen hasta
sick adj. keyifsiz
sick adj. bulanmış
sick adj. hasret
sick adj. mariz
sick adj. özlemiş
sick adj. soluk
sick adj. bozuk
sick adj. usanmış
sick adj. kusmak üzere
sick adj. dağınık
sick adj. bezgin
sick adj. rahatsız
sick adj. dengesiz (kimse)
sick adj. kusacak halde
sick adj. kusacak gibi
sick adj. lohusa
sick adj. regl olan
sick adj. yetersiz
sick adj. geride kalan
sick adj. saf dışı bırakılan
sick adj. üreyen
sick adj. yumurtlayan
sick adj. yumurta döken
sick adj. sulu
sick adj. su dolu
Colloquial
sick adj. berbat
sick adj. çok kötü
sick adj. zevksiz
Trade/Economic
sick adj. düşüşe geçen
sick adj. çakılan
sick adj. durağanlaşan
Technical
sick adj. (cam) buğulanıp lekelenmiş
Agriculture
sick adj. (tahıl) fazla nemlenerek bozulmuş
sick adj. çorak
sick adj. verimsiz
sick adj. kısır
Ornithology
sick adj. (kuş tüyü) zayıf ve dökülen
Slang
sick adj. olağanüstü
sick adj. çok kıyak
sick adj. çok güzel
sick adj. etkileyici
sick adj. süper

Significados de "sick" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
getting sick n. fenalaşma
General
sick report n. rapor
sick bay n. revir
sick pay n. hastalık maaşı
sick abed n. yatalak hasta
sick benefit n. hastalık yardımı
sick fund n. hastalık fonu
sick pay n. hastalık ücreti
sick nursing n. hemşirelik
someone who is on sick leave n. raporlu
sick room n. hasta odası
cause to feel sick due to food or drink n. besinlerle arası iyi olmama
sick insurance n. hastalık sigortası
sick allowance n. hastalık yardımı
sick bay n. gemi hastanesi
sick berth n. revir
sick leave n. hastalık izni
very sick n. ağır hasta
extremely sick n. ağır hasta
really sick n. ağır hasta
sick and wounded n. hasta ve yaralılar
sick leave n. istirahat
sick fund n. hasta sandığı
transport of sick or injured persons n. hasta ve yaralı kişilerin nakli
sick prisoner n. hasta mahkum
eye sick n. (göz) çapak
eye sick n. (gözde) çapak
eye sick n. göz çapağı
sick report n. hasta raporu
sick people n. hasta insanlar
sick animal n. hasta hayvan
care of sick animals n. hasta hayvanların bakımı
sick man n. hasta adam
the sick and dying n. hasta ve ölmekte olan insanlar
getting sick n. fenalaşma
sick-dog n. sakin kimse
sick call n. doktorun hastanın ayağına gitmesi
sick-abed n. yatağa mahkum kimse
sick call n. doktor ziyareti
sick-dog n. aşırı heyecansız kimse
sick bed n. hasta yatağı
sick-abed n. yatağa düşmüş kimse
be sick of v. bezmek
rule a country while lying sick in bed v. hasta yatağından ülkeyi yönetmek
be sick of v. usanmak
get sick v. hasta olmak
feel sick v. gönlü bulanmak
be sick of v. bıkmış olmak
fall sick v. hastalanmak
be sick of v. canına tak etmek
be sick v. usanmak
be sick of v. yılmak
make sick v. tutmak
make sick v. iğrendirmek
feel sick at v. çok üzgün olmak
feel sick v. midesi bulanmak
make someone sick v. birini hasta etmek
lie sick v. hasta yatmak
get sick v. hastalanmak
be off sick v. hastalık nedeniyle işe gelmemiş olmak
feel sick v. hasta olmak
be sick v. kusmak
make somebody sick and tired v. iliğini kurutmak
make somebody sick v. hasta etmek
be sick and tired of v. illallah demek
feel sick v. fenalık geçirmek
make sick v. mide bulandırmak
call in sick v. hastalık yüzünden işyerine gelmeyeceğini belirtmek
be sick v. bıkmak
called in sick v. hastalık yüzünden işyerine gelmeyeceğini belirtmek
be sick to death of v. illallah demek
be sick v. bıkkınlık gelmek
feel sick about v. çok üzgün olmak
be sick and tired of v. bıkıp usanmak
be sick and tired of v. gına gelmek
be worried sick v. çok endişeli olmak
take sick v. hastalanmak
be sick of v. gına gelmek
make sick v. kusturmak
sick and tired v. burnundan gelmek
make sick v. hasta etmek
fall sick v. rahatsızlanmak
make someone sick v. birinin midesini bulandırmak
pretend to be sick v. hasta numarası yapmak
sick to death v. değişiklik istemek (sıkıntıdan/bıkkınlıktan)
be sick at one's stomach v. midesi bulanmak
make somebody sick v. uyuz etmek
be sick to death of v. canına tak demek
feel sick v. kötü hissetmek
feel sick v. kendini kötü hissetmek
get sick v. hastalığa yakalanmak
be sick of v. canına tak etmek
be sick of v. canına tak demek
be sick of living v. canından bezmek
be in the sick list v. revire çıkmak
be as sick as a dog v. yataklara düşmek
feel sick v. hasta hissetmek
seem sick v. hasta görünmek
make someone sick v. hasta etmek
fall sick v. hasta olmak
sound sick v. sesi hasta gibi gelmek
look sick v. hasta gibi görünmek
be off sick v. hasta olduğundan dolayı işe gitmemek
seem sick v. hasta gibi görünmek
be as sick as a dog v. yatak döşek hasta olmak
look sick v. hasta görünmek
fall sick v. hasta düşmek
become sick v. hasta olmak
be not sick v. hasta olmamak
become sick v. hastalanmak
become sick v. hastalık kapmak
become sick v. hastalığa yakalanmak
be sick to death of v. canına tak etmek
be as sick as a dog v. çok hasta olmak
be sick for v. -i çok özlemek
sick-abed v. hastalıktan yatmak
be sick of waiting v. beklemekten sıkılmak
get sick of everything v. herşeyden usanmak
get sick of everything v. herşeyden bıkmak
be sick v. istifra etmek
sick in bed with the flu v. gripten yatmak
sick in bed with the flu v. gripten yatağa düşmek
call in sick v. işten hastalık izni almak
make someone sick v. midesini bulandırmak
be sick v. kusarak çıkarmak
wake up sick v. hasta uyanmak
get sick everywhere v. her yere kusmak
heal sick people v. hasta insanları iyileştirmek
look after sick people v. hasta insanlara bakmak
sick [obsolete] v. hasta etmek
sick [obsolete] v. hastalanmak
be sick of v. bıkmak
sick of adj. bıkmış
sick insured adj. hastalık sigortalı
sick of adj. bıkkın
sick at heart adj. çok üzgün
sick of it all adj. sıtkı sıyrılmış
sick at heart adj. kederli
sick at heart adj. çok mutsuz
sick at heart adj. üzgün
very sick adj. çok hasta
sick in the head adj. kafadan hasta
extremely sick adj. çok hasta
sick in the head adj. kafadan çatlak
really sick adj. çok hasta
travel-sick adj. seyahatten rahatsız olan
water-sick adj. aşırı sulanmış
air sick adj. uçak tutmuş
home sick adj. evini özlemiş
car-sick adj. araba tutması yaşayan