harika - Turco Inglés Diccionario

harika

Significados de "harika" en diccionario inglés turco : 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
harika wonder n.
Turn your garden into a place of wonder!
Bahçenizi harikalar diyarına dönüştürün!

More Sentences
harika marvelous adj.
We had a marvelous time in Bali.
Bali'de harika zaman geçirdik.

More Sentences
harika fantastic adj.
I came across a fantastic online offer for an apartment.
İnternette bir apartman için harika bir teklifle karşılaştım.

More Sentences
harika great adj.
It was great to see all my friends from high school.
Liseden tüm arkadaşlarımı görmek harikaydı.

More Sentences
harika wonderful adj.
John brought the wonderful news.
John harika haberi getirdi.

More Sentences
harika awesome adj.
Canada is an awesome place to go.
Kanada gitmek için harika bir yer.

More Sentences
harika amazing adj.
You are an amazing teacher, sir.
Siz harika bir öğretmensiniz efendim.

More Sentences
General
harika wonder n.
Turn your garden into a place of wonder!
Bahçenizi harikalar diyarına dönüştürün!

More Sentences
harika marvel n.
The building is a marvel of modern architecture.
Bina modern mimarinin bir harikası niteliğindedir.

More Sentences
harika wonderful adj.
John brought the wonderful news.
John harika haberi getirdi.

More Sentences
harika splendid adj.
Oh, you are here. Splendid!
Aa, buradasınız. Harika!

More Sentences
harika dandy adj.
The dress she wore last night was dandy.
Dün gece giydiği elbise harikaydı.

More Sentences
harika gorgeous adj.
That is a gorgeous chandelier.
Bu harika bir avize.

More Sentences
harika beautiful adj.
The weather was beautiful, so we decided to have a picnic.
Hava harikaydı, biz de piknik yapmaya karar verdik.

More Sentences
harika brilliant adj.
Luke Evans and Josh Gad are a brilliant duo.
Luke Evans ve Josh Gad harika bir ikili.

More Sentences
harika groovy adj.
It is a groovy dress.
Harika bir elbise.

More Sentences
harika fabulous adj.
You're fabulous.
Sen harikasın.

More Sentences
harika phenomenal adj.
I really do feel phenomenal now.
Şu an gerçekten harika hissediyorum.

More Sentences
harika magnificent adj.
Tom bought a house with a magnificent view of the sea.
Tom harika deniz manzaralı bir ev satın aldı.

More Sentences
harika smart adj.
Make a smart decision, and get better results.
Akıllıca bir seçim yapın ve harika sonuçlar elde edin.

More Sentences
harika swell adj.
He seems like a swell guy.
Harika bir adama benziyor.

More Sentences
harika marvellous adj.
Odette did a truly marvellous job yesterday.
Odette dün harika iş çıkardı.

More Sentences
harika perfect adj.
We were a perfect couple.
Biz harika bir çifttik.

More Sentences
harika divine adj.
That meal was simply divine.
Yemek tek kelimeyle harikaydı.

More Sentences
harika wondrous adj.
Precious friends, we began and will end this wondrous journey together.
Değerli dostlar, bu harika yolculuğa birlikte başladık ve birlikte bitireceğiz.

More Sentences
harika incredible adj.
You did an incredible job.
Harika bir iş yaptın.

More Sentences
harika dreamy adj.
The magazine was full of dreamy bike pictures.
Dergi harika bisiklet resimleriyle doluydu.

More Sentences
harika superb adj.
Two nice folks don't must make a superb couple.
İki iyi insan harika bir ikili de olmak zorunda değil.

More Sentences
harika tremendous adj.
It truly was a tremendous party.
Gerçekten harika bir partiydi.

More Sentences
harika smashing adj.
You look smashing.
Harika görünüyorsun.

More Sentences
harika terrific adj.
We had everything we needed and the staff was terrific.
İhtiyacımız olan her şey vardı ve personel harikaydı.

More Sentences
harika cool interj.
This cool toy for kids includes a minifigure.
Çocuklar için bu harika oyuncak bir minifigür içerir.

More Sentences
Slang
harika bitchin adj.
The movie was bitchin.
Film harikaydı.

More Sentences
harika phat adj.
Your car is so phat.
Arabanız öyle harika ki.

More Sentences
British Slang
harika blinding adj.
The movie was so blinding.
Film acayip harikaydı.

More Sentences
harika groovy adj.
It is a groovy dress.
Harika bir elbise.

More Sentences
General
harika miracle n.
harika phenomenon n.
harika prodigy n.
harika wonderment n.
harika masterpiece n.
harika old adj.
harika corking adj.
harika yummy adj.
harika wizard adj.
harika prodigious adj.
harika fantastical adj.
harika jolly good adj.
harika questioning adj.
harika keen adj.
harika scrumptious adj.
harika bully adj.
harika breathtaking adj.
harika wicked adj.
harika superiffic adj.
harika immense adj.
harika terrifical adj.
harika far-out adj.
harika mirable adj.
harika supercalifragilisticexpialidocious adj.
harika supercalifragilistic adj.
harika admirable adj.
harika trim [obsolete] adj.
harika all-right adj.
harika toppingly adv.
harika goodie interj.
Phrases
harika the berries expr.
harika it's the berries expr.
Proverb
harika litt
Colloquial
harika top hole n.
harika a-ok n.
harika cat's whiskers n.
harika living end n.
harika rattling adj.
harika boffo adj.
harika bogus adj.
harika slamming adj.
harika bumping adj.
harika bonny adj.
harika doosy adj.
harika marvy adj.
harika cool beans interj.
harika cool beans! interj.
harika cool bananas! interj.
harika cool bananas exclam.
harika cool beans exclam.
Idioms
harika a 10 n.
harika a ten n.
harika fine and dandy adj.
Speaking
harika some pumpkins adj.
harika some punkins adj.
Archaic
harika tall adj.
harika trye adj.
Slang
harika da bomb n.
harika the tops n.
harika bonzer n.
harika corker n.
harika da bomb (rap slang) n.
harika beauty n.
harika rip snorter n.
harika pwn n.
harika ripper n.
harika jim-dandy n.
harika mickey mouse n.
harika radical adj.
harika tawny [us] adj.
harika tawny [us] adj.
harika tawny [us] adj.
harika peng adj.
harika a stonker of a (something) [uk] adj.
harika tough adj.
harika grouse adj.
harika fucking awesome adj.
harika dark adj.
harika cosmic adj.
harika pimpin adj.
harika fan-freakin'-tastic adj.
harika def (rap slang) adj.
harika slick adj.
harika rad adj.
harika shafty adj.
harika bumpin’ (rap slang) adj.
harika rox adj.
harika gnarly adj.
harika totally awesome adj.
harika funky adj.
harika ripping adj.
harika the bomb expr.
British Slang
harika desmond n.
harika stoater n.
harika belter n.
harika boss n.
harika diamond n.
harika book n.
harika mutt's nuts n.
harika waxa (tyneside use) n.
harika pukka n.
harika triff adj.
harika gradeley adj.
harika mustard adj.
harika shagtastic adj.
harika numero uno adj.
harika fanfuckingtastic adj.
harika spiffing adj.
harika sound adj.
harika stickin' out adj.
harika storming adj.
harika kushty adj.
harika bazzin' adj.
harika cushty adj.

Significados de "harika" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
harika! cool! interj.
General
harika çocuk wonder boy n.
harika çocuk child prodigy n.
harika şey pippin n.
harika çocuk wonder child n.
harika şey miracle n.
harika bir deneyim quite an experience n.
en harika the most wonderful n.
harika bir hayat a wonderful life n.
harika çocuk infant prodigy n.
harika yer wonderful place n.
harika kaynak wonderful resource n.
harika manzara tableau n.
harika olma marvelousness n.
harika görünüp aslında aldananları gülünç duruma düşüren şaka mare's-nest n.
harika olma wonderment n.
harika çocuk wunderkind n.
harika iş hole in one n.
harika iş hole-in-one n.
harika şeyler anlatan kimse mirabilary [obsolete] n.
harika işler başaran adam miracle-man n.
harika şeyler anlatan eser mirabilary [obsolete] n.
harika olma godlikeness n.
harika olduğu düşünülen kimse deity n.
harika görünmek look great v.
(kocasına) harika bir eş olmak make a great wife v.
harika ışık/güneş almak get great light v.
harika görünmek look gorgeous v.
harika görünmek look awesome v.
harika bir moda anlayışı/zevki olmak have great fashion sense v.
bir şeyde harika olmak be excellent at something v.
bir şeyde harika olmak be brilliant at something v.
tek kelimeyle harika just wonderful adj.
harika olmayan unbrilliant adj.
harika olmayan untremendous adj.
harika ötesi superexcellent adj.
harika! great adj.
harika bir biçimde awesomely adv.
harika bir biçimde tremendously adv.
harika bir şekilde gorgeously adv.
harika bir şekilde magnificently adv.
harika bir şekilde resplendently adv.
harika bir şekilde splendidly adv.
harika bir şekilde nobly adv.
harika bir biçimde excellently adv.
harika bir şekilde wonderful [dialect] adv.
harika bir şekilde wonderly adv.
harika bir şekilde brawly [dialect] [scotland] adv.
harika bir şekilde gert [dialect] adv.
harika bir şekilde greatly adv.
harika bir şekilde finely adv.
harika bir şekilde fine adv.
harika! goodie interj.
harika! bravissimo interj.
harika! great interj.
harika! outasight [dated] interj.
işte o gün harika bir gün olurdu that will be the day expr.
harika çocuk prodigy N.
(BrE informal) harika şey blinder N.
Phrases
bir insanı harika yapan nitelikler the stuff of greatness n.
ne harika bir dünya what a wonderful world expr.
kesinlikle harika absolutely amazing expr.
harika bir şey/biri he/she/it is something else expr.
Colloquial
harika şeyler flowing with milk and honey n.
harika bir kitap a great book n.
harika bir anne a wonderful mother n.
harika bir atış an excellent shot n.
harika bir fikir a great idea n.
harika gülüş killer smile n.
harika (biri/bir şey) hang of a (someone or something) n.
gerçekten harika bir fikir (kinayeli) a (real) winner n.
harika bir haber hell of a note n.
harika biri/bir şey hell of a someone/something n.
harika bir zaman/dönem hell of a time n.
harika biri/bir şey helluva someone/something n.
(bir şeyi) harika yapmak (do something) a treat [uk] v.
(elbise) harika oturmak (do something) a treat [uk] v.
(gerçekten) harika olmak be (really) something v.
harika gitmek be going gangbusters [us] v.
harika olmak be the business [uk] v.
harika olmak (have) got it going on v.
harika olmamak be nothing special v.
harika olmak go hard v.
harika olmak slap v.
harika bir enerji almak get a cool vibe v.
harika olmayan unawesome adj.
bir harika real gone adj.
harika görünen good enough to eat adj.
harika! deal! interj.
harika! super [uk] interj.
harika! hot dog! expr.
harika! neato! expr.
harika! (jolly) good show! expr.
sayende geçirdiğim (güzel, harika) zaman için teşekkürler thank you for a (some kind of) time expr.
(harika, güzel) vakit geçirdim, teşekkürler thank you for a (some kind of) time expr.
birlikte geçirdiğimiz (güzel, harika) zaman için teşekkürler thank you for a (some kind of) time expr.
harika bir şey/biri he/she/it is something else expr.
harika görünüyorsun you look like a million expr.
(ve) bu harika oldu (and) a good job too expr.
(ve) bu harika bir haber (and) a good job too expr.
(ve) bu harika oldu (and) a good thing too expr.
(ve) bu harika bir haber (and) a good thing too expr.
harika zaman geçiriyorum, keşke burada olsan having a wonderful time, wish you were here expr.
harika bir şey quite something expr.
(güzel, harika) bir akşamdı, teşekkürler thank you for a (some kind of) evening expr.
(güzel, harika bir akşamdı, teşekkürler thanks for a (some kind of) evening expr.
(güzel, harika) vakit geçirdim, teşekkürler thanks for a (some kind of) time expr.
bu harika that's sweet expr.
geçirdiğimiz (güzel, harika) zaman için teşekkürler thanks for a (some kind of) time expr.
(güzel, harika) zaman geçirmemi sağladığın/sağladığınız için teşekkürler thanks for a (some kind of) time expr.
geçirdiğimiz (güzel, harika akşam için teşekkürler thanks for a (some kind of) evening expr.
(güzel, harika akşam için teşekkürler thanks for a (some kind of) evening expr.
(güzel, harika) akşam için teşekkür ederim thank you for a (some kind of) evening expr.
geçirdiğimiz (güzel, harika) akşam için teşekkür ederim thank you for a (some kind of) evening expr.
harika değil mi? would you believe (it) expr.
harika! bonus! exclam.
harika! good deal! exclam.
harika! you beaut! [australia/new zealand] exclam.
harika! you beauty! [australia/new zealand] exclam.
bu harika that's lit exclam.
Idioms
harika çocuk wonder boy n.
harika çocuk golden boy n.
şimdiye kadar bulunanlar arasında en harika buluş the greatest thing since sliced bread n.
şimdiye kadar bulunanlar arasında en harika buluş greatest thing since indoor plumbing n.
sekizinci harika eighth wonder n.
harika bir şey/deneyim stone groove n.
harika zaman a whale of a (good) time n.
harika haber music to ears n.
şimdiye kadar bulunanlar arasında en harika buluş the greatest thing since indoor plumbing n.
harika bir ses the voice of an angel n.
harika hissetmek feel like a million n.
harika hissetmek feel like a million dollars n.
harika görünmek cut a fine figure v.
harika hissetmek feel like a million bucks v.
harika hissetmek feel like a million dollars v.
harika görünmek look like a million dollars v.
harika görünmek look like a million bucks v.
harika görünmek look fit to kill v.
harika görünmek (be) good enough to eat v.
harika olur (olumlu veya olumsuz anlamda) be the living end v.
bir şeyi harika yapmak put on a wonderful show v.
bir konuda harika performans göstermek put on a wonderful show v.
bir konuda harika performans sergilemek put on a wonderful show v.
harika olmak be out of this world v.
harika olmak be a peach v.
harika olmak be good news v.
harika (bir şey) olmak be no mean (something) v.
harika olmak be the cat's whiskers v.
harika olmak be the bee's knees v.
(biri/bir şey için/üzerinde/ile) harika iş çıkartmak work miracles (for/on/with somebody/something) v.