miracle - Turco Inglés Diccionario

miracle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

miracle — Definition

Significado:
mucize
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈmɪrəkəl/ – BrE /ˈmɪrəkəl/)
Categoría gramatical:
İsim: miracle (miracles)
Sinónimo:
wonder, marvel
Antónimos:
disaster

Significados de "miracle" en diccionario turco inglés : 9 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
miracle n. mucize
Her parents think Faith is a miracle baby.
Ailesi Faith'in mucize bir bebek olduğunu düşünüyor.

More Sentences
General
miracle n. mucize
Her parents think Faith is a miracle baby.
Ailesi Faith'in mucize bir bebek olduğunu düşünüyor.

More Sentences
miracle n. harika şey
miracle n. alamet
miracle n. harika
miracle n. keramet
miracle n. tansık
Religious
miracle n. ortaçağ dini piyesi
miracle n. (hristiyan bilim akımında) insan olarak öğrenilmesi gereken ve kutsal biçimde doğal olan hadise

Significados de "miracle" con otros términos en diccionario inglés turco: 39 resultado(s)

Inglés Turco
General
miracle worker n. keramet sahibi
english mysteries and miracle-plays n. ingiliz gizem ve mucize-oyunları
mysteries and miracle-plays n. gizem ve mucize-oyunları
miracle formula n. mucizevi formül
the miracle of nature n. doğanın mucizesi
miracle-worker n. mucize yaratan
miracle man n. mucize yaratan
miracle worker n. mucize yaratan
christmas miracle n. noel mucizesi
miracle worker n. (mecazi anlamda) zor bir işi başaran kimse
miracle monger n. mucizeler yarattığını iddia eden sahtekar kimse
miracle-man n. harika işler başaran adam
miracle-worship n. mucizelere tapınma
medical miracle n. tıbbi mucize
work a miracle v. bir mucize yaratmak
work a miracle v. keramette bulunmak
work a miracle v. mucize gerçekleştirmek
perform a miracle v. mucize gerçekleştirmek
wait for a miracle v. bir mucize beklemek
by some miracle adv. mucize eseri
by some miracle adv. şans eseri
to a miracle adv. hayret uyandıracak kadar iyi şekilde
Phrases
by some miracle adv. mucize eseri
barring a miracle expr. bir mucize olmazsa
Colloquial
a miracle man n. mucizeler yaratan bir adam
miracle fruit n. acı veya ekşi gıdaların tatlı olarak algılanmasını sağlayan bir proteine sahip synsepalum meyvesi
miracle fruit n. mucize meyve
mr. miracle expr. bay mucize
Speaking
I cannot work a miracle expr. bir mucize gerçekleştiremem
it's a miracle expr. bu bir mucize
Trade/Economic
east asian miracle n. doğu asya mucizesi
asian miracle n. asya mucizesi
economic miracle n. ekonomi mucizesi
greek economic miracle n. yunan iktisadi mucizesi
greek miracle n. yunan mucizesi
Medical
miracle drug n. mucize ilaç
miracle drug n. hastanın durumunda büyük ve ani değişim yaratan ve genellikle yeni keşfedilmiş ilaç
Theatre
miracle play n. ortaçağ dini piyesi
miracle play n. karakteri orta çağ dini piyeslerine benzeyen dramatik yapıt