yetersiz - Turco Inglés Diccionario
Historia

yetersiz



Significados de "yetersiz" en diccionario inglés turco : 76 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yetersiz insufficient adj.
yetersiz inadequate adj.
yetersiz scanty adj.
General
yetersiz sponginess n.
yetersiz lame n.
yetersiz unqualified adj.
yetersiz disqualified adj.
yetersiz shoestring adj.
yetersiz handicapped adj.
yetersiz half way adj.
yetersiz incapable adj.
yetersiz meager adj.
yetersiz thin adj.
yetersiz starveling adj.
yetersiz meagre adj.
yetersiz defective adj.
yetersiz powerless adj.
yetersiz inefficient adj.
yetersiz unfit adj.
yetersiz incompetent adj.
yetersiz slim adj.
yetersiz unsatisfactory adj.
yetersiz incommensurate adj.
yetersiz skimpy adj.
yetersiz spare adj.
yetersiz lack adj.
yetersiz unsatisfying adj.
yetersiz inconclusive adj.
yetersiz scant adj.
yetersiz slender adj.
yetersiz weak adj.
yetersiz ineligible adj.
yetersiz scrimpy adj.
yetersiz inexpert adj.
yetersiz sad adj.
yetersiz unsatisfied adj.
yetersiz scrimp adj.
yetersiz exiguous adj.
yetersiz unequal adj.
yetersiz skimp adj.
yetersiz inadequate adj.
yetersiz noncompetent adj.
yetersiz deficient adj.
yetersiz half-way adj.
yetersiz under- adj.
yetersiz impotent adj.
yetersiz insubstantial adj.
yetersiz beggarly adj.
yetersiz poor adj.
yetersiz substandard adj.
yetersiz not sufficient adj.
yetersiz unsufficient adj.
yetersiz lacking adj.
yetersiz undersupplied adj.
yetersiz destituent adj.
yetersiz wanting adj.
yetersiz ailing adj.
yetersiz lacking adj.
yetersiz poorly adv.
yetersiz in short supply adv.
Colloquial
yetersiz lamish adj.
yetersiz not up to snuff
yetersiz not up to scratch
Idioms
yetersiz out of bounds
yetersiz not up to scratch
yetersiz not up to scratch
Trade/Economic
yetersiz short
Technical
yetersiz suboptimal adj.
yetersiz scanty
yetersiz inadequate
yetersiz poor
Informatics
yetersiz underfitting
Medical
yetersiz deficient
yetersiz hypoactive
yetersiz underactive
Sport
yetersiz incomplete

Significados de "yetersiz" con otros términos en diccionario inglés turco: 280 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yetersiz beslenme poor nutrition n.
yetersiz beslenme malnourishment n.
yetersiz beslenme undernutrition n.
yetersiz beslenme undernourishment n.
General
yetersiz ifade etmek declare unfit v.
yetersiz bulmak disqualify v.
yetersiz yapmak unfit v.
yetersiz yapmak underdo v.
yetersiz beslemek underfeed v.
yetersiz hale getirmek make unfit v.
bir şey yapmakla yetersiz bir şeyi artırmak eke out v.
yetersiz kalmak remain incapable v.
yetersiz kalmak fall behind v.
yetersiz gelmek fall short v.
yetersiz kalmak fall short v.
yetersiz beslenmek undernourish v.
yetersiz görmek regard something as inadequate v.
yetersiz görmek find something inadequate v.
yetersiz görmek consider something inadequate v.
yetersiz temsil etmek under-represent v.
yetersiz kılmak incapacitate v.
yetersiz bulmak prove unsatisfactory v.
yetersiz bulmak find insufficient v.
yetersiz belirtmek underspecify v.
yetersiz beslemek malnourish v.
yetersiz kalmak fail to satisfy v.
yetersiz kalmak fall short of v.
yetersiz temsil etmek underrepresent v.
yetersiz yemek undereat v.
kendini yetersiz hissetmek feel inadequate v.
kendini yetersiz hissetmek feel incompetent v.
birini yetersiz hissettirmek make someone feel inadequate v.
yetersiz yüklemek underload v.
az/yetersiz kadro vermek understaff v.
az/yetersiz sayıda personel sağlamak understaff v.
yetersiz/eksik değer vermek underappreciate v.
yetersiz hizmet sağlamak underserve v.
yetersiz kaydetmek under-record v.
yetersiz yatırım yapmak underinvest v.
kadrosu yetersiz büro understaffed office n.
yetersiz beslenme inanition n.
yetersiz beslenme underfeeding n.
(anlatmaya) yetersiz kalan ifade understatement n.
yetersiz beslenme lack of nutrition n.
yetersiz beslenme innutrition n.
yetersiz beslenme denutrition n.
yetersiz beslenme inadequate nutrition n.
yetersiz başarı underachievement n.
yetersiz gelişme underdevelopment n.
yetersiz temsil under-representation n.
yetersiz bellek out of memory n.
yetersiz kalan ifade understatement n.
yetersiz belirtme underspecification n.
yetersiz koşul inadequate condition n.
yetersiz şart inadequate condition n.
yetersiz zaman insufficient time n.
yetersiz kaynaklar insufficient resources n.
yetersiz ya da sınırlı temas scant contact n.
yetersiz bilgi insufficient/inadequate information n.
yetersiz beslenme subnutrition n.
yetersiz çözünürlük insufficient resolution n.
yetersiz numune lack of sample n.
yetersiz beslenme cacotrophy n.
yetersiz olarak teçhiz edilmiş ill equipped adj.
için yetersiz unequal to adj.
yetersiz doldurulmuş underfilled adj.
kadrosu yetersiz understaffed adj.
yetersiz (kimse) ineligible adj.
yetersiz beslenmiş underfed adj.
yetersiz beslenmiş undernourished adj.
dar ya da yetersiz bir yere sıkışmış shoehorned adj.
yetersiz hizmet edilmiş underserved adj.
yetersiz hizmet almış underserved adj.
yetersiz hizmet alan underserved adj.
yetersiz temsil edilmiş under-represented adj.
yetersiz temsil edilen under-represented adj.
personeli yetersiz undermanned adj.
yetersiz beslenmiş ill-fed adj.
yetersiz pişmiş underburnt adj.
yetersiz çalışılmış underworked adj.
yetersiz kullanılmış underutilized adj.
yetersiz kullanılmış underutilised adj.
yetersiz kullanılmış underused adj.
yetersiz temsil edilmiş underrepresented adj.
yetersiz tasarlanmış underdesigned adj.
yetersiz kuramlaştırılmış undertheorized adj.
yetersiz kuramlaştırılmış under-theorized adj.
yetersiz giyinmiş underclothed adj.
personel yönünden eksik veya yetersiz understrength adj.
gücü yetersiz understrength adj.
kültürel açıdan yetersiz culturally deficient adj.
yetersiz idrak sahibi simple-minded adj.
yetersiz aydınlatılmış insufficiently lighted adj.
yetersiz aydınlatılmış underlit adj.
yetersiz aydınlatılmış insufficiently lit adj.
yetersiz aydınlatılmış scantily lit adj.
yetersiz eğitim almış ill-trained adj.
yetersiz bir şekilde unsatisfiedly adv.
yetersiz bir şekilde botchily adv.
yetersiz derecede insufficiently adv.
yetersiz olarak poorly adv.
yetersiz bir şekilde slenderly adv.
yetersiz bir şekilde unsatisfactorily adv.
yetersiz olarak defectively adv.
yetersiz olarak half way adv.
yetersiz olarak inadequately adv.
yetersiz şekilde inadequately adv.
yetersiz olarak insufficiently adv.
yetersiz şekilde insufficiently adv.
Colloquial
çok yetersiz olmak leave a great deal to be desired
çok yetersiz olmak leave much to be desired
çok yetersiz olmak leave a lot to be desired
çok yetersiz olmak leave something to be desired
Idioms
yetersiz bulmak find wanting
-e nazaran eksik/yetersiz pale by comparison
-e nazaran eksik/yetersiz pale in comparison
...yönünden bol...yönünden dar/yetersiz long on something (and short on something else)
parası yetersiz kalmak be out of pocket
Slang
zeka yönünden yetersiz kangaroos loose in the top paddock
Trade/Economic
yetersiz fiyat ödemesi deficiency payment
yetersiz ekonomik büyüme diseconomy
yetersiz ambalaj inadequate packing
yetersiz ekonomi diseconomy
yetersiz veriler imperfect data
yetersiz stok maliyeti cosl of not carrying
talebi karşılamak üzere yetersiz miktardaki malların tahsisi demarketing
yetersiz önlemler half measure
yetersiz kapasite veya kullanımdan doğan masraf veya zarar inadequacy
yetersiz ekonomik büyüme diseconomies
yetersiz kaynak inadequate resource
yetersiz kaynak insufficient fund
yetersiz finanse edilmiş ill-funded
yetersiz sayıda çalışanı olan short-staffed
yetersiz karşılık insufficient funds
yetersiz fon insufficient funds
personeli yetersiz short-staffed
personeli yetersiz understaffed
personeli yetersiz short-handed
personeli yetersiz undermanned
yetersiz değerleme undervaluation
yetersiz üretim inadequate production
yetersiz yatırım underinvestment
yetersiz kaynak sağlamak underfund
yetersiz bakiye insufficient fund
yetersiz bakiye insufficient balance
yetersiz yatırım yapılmış underinvested
yetersiz sermaye koymak undercapitalise
yetersiz sermaye koymak undercapitalize
yetersiz garanti insufficient guarantee
yetersiz talep insufficient demand
yetersiz talep inadequate demand
yetersiz/eksik tedarik etmek undersupply
yetersiz bütçe shoe-string budget
yetersiz bütçe shoestring budget
yetersiz tüketim underconsumption
yetersiz tasarruf undersaving
Law
yetersiz delil insufficient proof
yetersiz bilirkişi raporu insufficient expert report
yetersiz bulmak disqualify
delillerin tamamen yetersiz olması durumu total failure of evidence
yetersiz çare inadequate remedy
haksız doğum (sağlık çalışanlarının yetersiz bilgilendirmesi nedeniyle engelli çocuk sahibi olan ailenin bu konuda açtığı dava) wrongful birth
Politics
yetersiz sermaye insufficient capital
seçmenin yasal olarak yetersiz olduğunu savunmak challenge
Technical
yetersiz performans poor performance
yetersiz görüş uzaklığı restrictive sight distance
yetersiz hızlanma poor acceleration
yetersiz hava insufficient air
yetersiz edim poor performance
yetersiz karışım lean mix
yetersiz bellek out-of-memory
yetersiz kuyu imperfect well
yetersiz aydınlatma insufficient lighting
yetersiz olmak fail
yetersiz bakım poor maintenance
yetersiz şarj undercharging
yetersiz deneyim poor practice
donatısı yetersiz underreinforced
yetersiz uzunluk underfootage
yetersiz vibrasyon undervibration
yetersiz vakum insufficient vacuum
yetersiz kavaklama underpole
yetersiz döküm misrun
yetersiz asitleme underpickling
yetersiz tavlama underannealing
yetersiz soğutulmuş çelik undercooled steel
yetersiz gerilim uygulaması understressing
yetersiz fırınlama underfiring
yetersiz sertleşmiş çelik underhardened steel
yetersiz değerlendirme underestimation
yetersiz sertleşmiş underhardened
yetersiz paklama underpickling
yetersiz yaşlandırma underaging
yetersiz soğutulmuş undercooled
yetersiz sertleştirilmiş çelik underhardened steel
yetersiz girinim incomplete penetration
yetersiz yaşlandırılmış alüminyum alaşımı underaged aluminium alloy
yetersiz erime incomplete fusion
yetersiz sertleşme underhardening
yetersiz sertleştirme underhardening
yetersiz yaşlandırılmış underaged
yetersiz soğumuş çelik undercooled steel
yetersiz yanma incomplete combustion
yetersiz yükleme underloading
yetersiz sertleştirilmiş underhardened
yetersiz suverme slack quenching
oluşumsal yetersiz soğuma constitutional undercooling
yetersiz yanma poor combustion
yetersiz ergime lack of fusion
yetersiz tahmin/belirleme/öngörü poor predictor
yetersiz uygulama insufficient implementation
yetersiz kaynak takviyesi inadequate weld reinforcement
Computer
yetersiz bellek running out of memory
disk alanı yetersiz disk low
yetersiz disket sığası insufficient floppy drive capacity
yetersiz öncelik insufficient privilege
yetersiz disk alanı insufficient disk space
yetersiz sayıda dosya özellikleri insufficient number of filespecs
yetersiz bellek insufficient memory
yetersiz disk alanı low disk space
yetersiz pc belleği not enough pc memory
yetersiz disk alanı not enough disk space
yetersiz yazıcı belleği not enough printer memory
yetersiz bellek not enough memory
bellek yetersiz out of memory
arabellek yetersiz out of buffers
yetersiz bellek out of memory
'yetersiz bellek' iletisi out-of-memory message
yetersiz bellek iletisi out-of-memory message
yetersiz belgelendirilmiş ill-documented
yetersiz data not enough data
yetersiz veri not enough data
Informatics
yetersiz bellek out-of-memory
yetersiz uyum underfitting
Automotive
yetersiz soğutma insufficient cooling
yetersiz dümenleme understeer
yetersiz yakıt temini fuel starvation
yetersiz yatak kenar çıkıntısı inadequate crush
Railway
tekerleklerle raylar arasındaki sürtünmeden dolayı tutuşun yetersiz kaldığı dik yokuşlarda kullanıla cog railway
Marine
yetersiz iskele substandard scaffold
Medical
yetersiz beslenme nedeniyle genellikle çocuklarda görülen bir hastalık kwashiorkor
yetersiz dürtü kontrolü weak impulse control
oksijenden yetersiz atmosfer oxygen deficient atmosphere
yetersiz beslenme hypoalimentation
bağışıklığı yetersiz immune-deficient
yetersiz uyku sendromu insufficient sleep syndrome
yetersiz uyarma insufficient stimulation
yetersiz beslenme insufficient nourishment
yetersiz tanı underdiagnosis
yetersiz tanı under-diagnosis
yetersiz hijyenik koşullar inadequate hygienic conditions
yetersiz kalori alımı inadequate calorie intake
yetersiz greft fonksiyonu inadequate graft function
yetersiz alveolarizasyon insufficient alveolarization
yetersiz çıkarma inadequate excision
kalpte yetersiz dolum insufficient cardiac filling
yetersiz/eksik tedavi undertreatment
yetersiz gıda alımı inadequate food intake
yetersiz protein alımı inadequate protein intake
yetersiz çiğneme inadequate chewing
güneş ışığına yetersiz maruziyet insufficient sunlight exposure
yetersiz beslenme poor diet
yetersiz beslenme subnutrition
Psychology
yetersiz uyarım teorisi understimulation theory
yetersiz genelleştirme undergeneralization
yetersiz sosyalleşmiş undersocialized
Pathology
çok hızlı ve yetersiz solunum rapid respiration n.
primer yetersiz kontraksiyonlar primary inadequate contractions
Food Engineering
yetersiz beslenme mulnutrition
yetersiz pişmiş undercooked
Biology
yetersiz beslenme malnutrition
Marine Biology
yetersiz avlanmış under fished
yetersiz avcılık underfishing
Agriculture
yetersiz drene edilmiş poorly drained
Education
yetersiz akademik geçmiş unsatisfactory academic record
Environment
iucn tarafından tehlike altında, neredeyse tehlike altında ya da yetersiz veri olarak sınıflandırılmış türler species of global conservation concern, i.e. classified as globally threatened, near threatened or data deficient in the IUCN Red List
Military
yetersiz polis koruması inadequate police protection
Photography
yetersiz ışıklanma underexposure
yetersiz ışıklandırma underexposure
British Slang
yetersiz veya beceriksiz tip smacktard