impaired - Turco Inglés Diccionario

impaired

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

impaired — Definition

Significado:
hasarlı
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɪmˈpɛrd/ – BrE /ɪmˈpeəd/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
weakened
Antónimos:
intact

Significados de "impaired" en diccionario turco inglés : 15 resultado(s)

Inglés Turco
General
impaired adj. bozulan
That effect may be even more profound in an impaired brain.
Bu etki, işlevi bozulmuş bir beyinde çok daha belirgin olabilir.

More Sentences
impaired adj. zihinsel engelli
Sami was mentally impaired.
Sami zihinsel engelliydi.

More Sentences
impaired adj. bozuk
How can you read that far with such impaired vision?
Bu kadar bozuk bir görüşle nasıl bu kadar uzağı okuyabiliyorsunuz?

More Sentences
impaired n. engelliler
impaired adj. bozulmuş
impaired adj. sarhoş
impaired adj. uyuşturucu etkisi altında olan
impaired adj. hatalı hareket eden
impaired adj. yetersiz hareket eden
impaired adj. patavatsız
impaired adj. kusurlu
impaired adj. yetersiz
impaired adj. fiziksel engelli
impaired adj. hasarlı
Law
impaired n. sarhoş veya uyuşturucu etkisi altında araba kullanma cezası

Significados de "impaired" con otros términos en diccionario inglés turco: 65 resultado(s)

Inglés Turco
General
impaired credit n. zedelenmiş itibar
persons having impaired hearing n. işitme engelli kimseler
persons having impaired hearing n. işitme özürlü kimseler
impaired driver n. sarhoş sürücü
visually impaired people n. görme engelli insanlar
hearing-impaired n. işitme engelliler
hearing impaired adj. duyma engelli
hearing impaired adj. zor işiten
hearing impaired adj. işitme engelli
hearing impaired adj. duyma bozukluğu olan
health-impaired adj. sağlığı bozulmuş
physically impaired adj. fiziksel özürlü
physically impaired adj. bedensel özürlü
visually impaired adj. görme engelli
Colloquial
dwai (driving while ability impaired) expr. alkollü/uyuşturucu etkisinde araç kullanma
Idioms
living impaired adj. ölü
living impaired adj. hayatını yitirmiş/kaybetmiş
living impaired adj. ölmüş
Speaking
technologically impaired adj. teknoloji özürlü
Trade/Economic
impaired credit history n. kötü kredi geçmişi
Law
drug-impaired driving n. uyuşturucu etkisi altında araç kullanma
Politics
impaired recruitment n. bozulan dağılım türü
impaired assets n. değer kaybetmiş aktifler
impaired asset n. değer kaybetmiş aktif/varlık
Medical
impaired contractility n. bozulmuş kontraktilite
impaired glucose tolerance n. bozuk glikoz toleransı
impaired fasting glucose n. gizli şeker
impaired glucose tolerance n. bozulmuş glukoz toleransı
impaired fasting glucose n. bozulmuş açlık glukozu
impaired blood clotting n. pıhtılaşma bozukluğu
impaired fertility n. doğurganlıkta bozulma
impaired eye n. bozuk göz
impaired fertility n. azalan doğurganlık
impaired immune function n. bozuk bağışıklık fonksiyonu
impaired fertility n. doğurganlıkta azalma
impaired immune function n. bozulmuş bağışıklık fonksiyonu
impaired glucose tolerance n. bozulmuş glikoz toleransı
person with impaired insulin sensitivity n. insülin duyarlılığı bozulmuş birey
impaired wall motion n. duvar hareket bozukluğu
impaired curve negotiation n. viraj dönme yetisinde azalma
impaired consciousness n. bilinç bozukluğu
impaired quality of life n. yaşam kalitesinde bozulma
impaired pulmonary function n. solunum fonksiyon bozukluğu
impaired gas exchange n. gaz degişimindeki bozukluk
impaired intestinal absorption of zinc n. bağırsaklarda çinko emilimi bozukluğu
impaired oral glucose tolerance test n. bozuk oral glukoz tolerans testi
visually impaired person n. görme bozukluğu olan kişi
visually impaired person n. görme bozukluğuna sahip kişi
impaired tissue oxygenation n. doku oksijenlenmesinin bozulması
impaired lymphatic drainage n. bozulmuş lenfatik süzülme
impaired bone mineralization n. kemik mineralizasyonunun bozulması
impaired glucose metabolism n. bozulmuş glukoz metabolizması
impaired sweating n. terleme bozukluğu
visually impaired adj. gözü bozuk
visually impaired adj. görme engelli
visually impaired adj. görme özürlü
hearing-impaired adj. işitme güçlüğü olan
hearing-impaired adj. işitme engelli
Psychology
impaired judgement n. yargı bozukluğu
impaired insight n. içgörü azlığı
impaired mental development n. bozuk zihinsel gelişim
Pathology
impaired renal tubular adj. bozulmuş renal tübüler
Food Engineering
impaired glucose tolerance n. eksilmiş/bozulmuş glukoz toleransı
Chemistry
impaired glucose tolerance n. bozulmuş ya da uyumsuz glukoz toleransı
Education
school for the visually impaired n. görme engelliler okulu