poverty - Turco Inglés Diccionario

poverty

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

poverty — Definition

Significado:
yoksulluk, fakirlik
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈpɑːvərti/ – BrE /ˈpɒvəti/)
Categoría gramatical:
İsim: poverty (uncountable)
Sinónimo:
destitution, need
Antónimos:
wealth

Significados de "poverty" en diccionario turco inglés : 27 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
poverty n. sefalet
When poverty comes in at the door, love flies out the window.
Sefalet kapıdan girince aşk pencereden uçar gider.

More Sentences
poverty n. fakirlik
If I hadn't written this book, I would have died in poverty.
Eğer bu kitabı yazmamış olsaydım, fakirlik içinde ölecektim.

More Sentences
poverty n. yoksulluk
Countries have united in efforts to end poverty.
Ülkeler yoksulluğu sona erdirme çabalarında birleşti.

More Sentences
poverty n. yokluk
General
poverty n. yoksulluk
Countries have united in efforts to end poverty.
Ülkeler yoksulluğu sona erdirme çabalarında birleşti.

More Sentences
poverty n. yetersizlik
She was disappointed by the poverty of creativity in her work.
Çalışmalarındaki yaratıcılığın yetersizliği onu hayal kırıklığına uğrattı.

More Sentences
Trade/Economic
poverty n. fakirlik
If I hadn't written this book, I would have died in poverty.
Eğer bu kitabı yazmamış olsaydım, fakirlik içinde ölecektim.

More Sentences
General
poverty n. darlık
poverty n. düşkünlük
poverty n. fukaralık
poverty n. eksiklik
poverty n. haybet
poverty n. kifayetsizlik
poverty n. mahrumluk
poverty n. ademiyat
poverty n. parasızlık
poverty n. açlık
poverty n. zaruret
poverty n. ihtiyaç
poverty n. kıtlık
poverty n. zafiyet
poverty n. yetersiz beslenmede kaynaklı halsizlik
poverty n. zayıflama
poverty n. bereketsizlik
poverty n. kısırlık
poverty n. verimsizlik
Religious
poverty n. (tarikat mensubu) mülkiyet hakkından feragat etme

Significados de "poverty" con otros términos en diccionario inglés turco: 133 resultado(s)

Inglés Turco
General
extreme poverty n. sefalet
poverty certificate n. fakirlik belgesi
poverty line n. yoksulluk sınırı
abject poverty n. fakru zaruret
poverty alleviation n. fakirliğin giderilmesi
poverty alleviation n. fakirlikliğin azaltılması
poverty reduction n. fakirliğin azaltılması
poverty line n. fakirlik sınırı
federal poverty level n. federal fakirlik seviyesi
economic poverty n. ekonomik yoksulluk
information-knowledge poverty n. bilgi fakirliği
poverty and need n. fakru-zaruret
severe poverty n. aşırı yoksulluk
great poverty n. aşırı yoksulluk
great poverty n. fakr u zaruret
extreme poverty n. fakru zaruret
extreme poverty n. aşırı yoksulluk
severe poverty n. fakru zaruret
great poverty n. fakru zaruret
extreme poverty n. fakr u zaruret
severe poverty n. fakr u zaruret
temporary poverty n. geçici yoksulluk
a great poverty n. büyük bir yoksulluk
intellectual poverty n. fikri kısırlık
urbanization of poverty n. fakirliğin kentleşmesi
rural poverty n. kırsal yoksulluk
poverty map n. yoksulluk haritası
fuel poverty n. yakıt masrafına yetişememe
fuel poverty n. ısınma masraflarını karşılayamama
live in poverty v. yoksulluk çekmek
fall in poverty v. acından ölmek
be rescued from poverty v. zilliği kırmak
alleviate the poverty v. fakirliği azaltmak
alleviate the poverty v. fakirliği gidermek
combat the poverty v. fakirlikle mücadele etmek
eliminate the poverty v. yoksulluğu gidermek
eradicate the poverty v. yoksulluğu gidermek
be driven to poverty v. yoksulluğa sürüklenmek
poverty stricken adj. çok yoksul
poverty-stricken adj. sefil
poverty-stricken adj. yokluk çeken
poverty-stricken adj. aşırı yoksul
poverty-stricken adj. yoksul
poverty-stricken adj. zavallı
poverty-stricken adj. çok fakir
poverty-stricken adj. çok yoksul
poverty-stricken adj. gariban
poverty-stricken adj. yoksulluk içinde
in poverty adv. yoksulluk içinde
below the poverty line adv. yoksulluk sınırının altında
cpag (child poverty action group) abrev. çocuk yoksulluğu eylem grubu
Proverb
when poverty comes in at the door, love flies out at the windows yokluk kapıdan girince aşk pencereden uçar
when poverty comes in at the door love flies out of the window yoksulluk kapıdan girince aşk pencereden kaçar
when poverty comes in at the door love flies out at the window yoksulluk kapıdan girince aşk pencereden kaçar
poverty is no sin fakir olmak günah değil
poverty is not a crime fakirlik ayıp değildir
poverty is not a crime fakir olmak suç değil
poverty is no sin fakirlik ayıp değildir
poverty is no crime fakirlik ayıp değildir
poverty is not a sin fakirlik ayıp değildir
poverty is no crime fakir olmak suç değil
poverty is not a sin fakir olmak günah değil
Idioms
marry one's way out of poverty v. (zengin biri ile) evlenerek yoksulluktan kurtulmak
Trade/Economic
official poverty line n. resmi yoksulluk sınırı
absolute poverty n. kişi başına gelirin ancak temel ihtiyaç maddelerinin karşılanmasına yetecek bir düzeyin bile altına düşmesi durumu
absolute poverty n. mutlak yoksulluk
international poverty line n. uluslararası yoksulluk çizgisi
poverty of time n. zaman yoksulluğu
poverty trap n. fakirlik tuzağı
underclass poverty n. sınıfaltı yoksulluğu
urban poverty n. kentsel yoksulluk
income poverty n. gelir yoksulluğu
poverty line n. fakirlik sınırı
poverty threshold n. fakirlik sınırı
poverty level n. fakirlik sınırı
poverty certificate n. fakirlik ilmuhaberi
poverty reduction and growth fund n. fakirliği azaltma ve büyüme fonu
multidimensional poverty index n. çok boyutlu yoksulluk endeksi
poverty gap n. yoksulluk açığı
poverty gap yoksulluk boşluğu
poverty rate yoksulluk oranı
poverty trap yoksulluk tuzağı
vicious circle of poverty yoksulluğun kısır döngüsü
circle of poverty yoksulluk çemberi
poverty line yoksulluk hattı
poverty-welfare curve yoksulluk-refah eğrisi
poverty line yoksulluk sınırı
poverty threshold yoksulluk sınırı
poverty level yoksulluk sınırı
poverty trap yoksulluk tuzağı
Politics
poverty reduction n. yoksulluğun azaltılması
explosive problems of world poverty n. dünyada her geçen gün büyüyen fakirlik problemi
relative poverty n. göreli yoksulluk
extreme poverty n. aşırı yoksulluk
absolute poverty n. mutlak yoksulluk
certificate of poverty n. fakirlik ilmuhaberi
poverty certificate n. fakirlik ilmuhaberi
poverty reduction strategy n. yoksulluğu azaltma stratejisi
poverty reduction and growth facility (prgf) n. yoksulluğun azaltılması ve büyüme kolaylığı
poverty eradication n. yoksulluğun ortadan kaldırılması
poverty reduction strategies n. yoksullukla mücadele stratejileri
poverty reduction strategy paper n. yoksullukla mücadele strateji belgesi
unctad standing committee on poverty alleviation n. unctad yoksulluğun azaltılması daimi komitesi
extreme poverty n. aşırı yoksulluk
poverty threshold yoksulluk sınırı
alleviating poverty yoksullukla mücadele
struggle against poverty yoksullukla mücadele
anti-poverty programme yoksullukla mücadele programı
poverty and social Impact analysis (psIa) yoksulluk ve sosyal etki analizi
programs to fight poverty yoksullukla mücadele programları
programs to fight poverty yoksullukla mücadele edecek programlar
programs fighting poverty yoksullukla mücadele programları
Tourism
poverty tourism n. fakir semtlerin turistik amaçlarla dolaşılması
Computer
information poverty n. bilgi fakirliği
Psychology
poverty of speech n. konuşma fakirliği
poverty of ideas n. düşünce fakirliği
poverty of content of speech n. konuşma içeriğinin fakirliği
delusion of poverty n. geçimsel çökertilme sanrısı
delusion of poverty yoksulluk kuruntusu
Botanic
poverty grass (hudsonia tomentosa) n. kuzey amerika'nın kuzeydoğusundaki plajlarda yetişen beyaz tüylü funda benzeri küçük bir bitki
poverty grass n. abd ve kanada'da yetişen bir saz
poverty grass n. kuzey amerika'ya özgü bir çim
poverty grass n. tarla üçgülü
poverty grass n. yaban mersinine benzeyen bir kuzey amerika çalısı
Social Sciences
working poverty n. çalışan fakirliği
working poverty n. çalışan yoksulluğu
white poverty n. beyaz yoksulluğu
black poverty n. siyah yoksulluğu
poverty reduction n. yoksullukla mücadele
grinding poverty n. ezici yoksulluk
poverty-struck adj. yoksulluk çeken
poverty-struck adj. yoksullukla cebelleşen
Archaeology
poverty point n. kuzeydoğu louisiana'da tarihi ve arkeolojik bir bölge