weak - Turco Inglés Diccionario
Historia

weak

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "weak" en diccionario turco inglés : 44 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
weak adj. halsiz
weak adj. cılız
weak adj. güçsüz
weak adj. zayıf
weak adj. kuvvetsiz
General
weak adj. takatsiz
weak adj. dayanıksız
weak adj. çelimsiz
weak adj. kof
weak adj. eksik
weak adj. açık (çay)
weak adj. şaşkın
weak adj. hastalıklı
weak adj. yetersiz
weak adj. iradesiz
weak adj. metanetsiz
weak adj. çıtkırıldım
weak adj. etkileyici ve inandırıcı olmayan
weak adj. sağlam olmayan
weak adj. kusur
weak adj. sebatsız
weak adj. kuvvetsiz
weak adj. mukavemetsiz
weak adj. akılsız
weak adj. silik
weak adj. yavan (çorba vb)
weak adj. aciz
weak adj. mecalsiz
weak adj. takatsız
weak adj. hafif
weak adj. argın
weak adj. hükümsüz
weak adj. sulu
weak adj. cansız
weak adj. iktidarsız
weak adj. zayıf
weak adj. güçsüz
weak adj. nanemolla
weak adj. süzük
weak adj. çaresiz
weak adj. zebun
Technical
weak zayıf
Linguistics
weak vurgu almayan ek
Sport
weak kuvvetsiz

Significados de "weak" con otros términos en diccionario inglés turco: 188 resultado(s)

Inglés Turco
General
become thin and weak v. kurumak
get thin and weak v. sıskalaşmak
get weak v. güçten düşmek
get weak v. güçsüzleştirmek
become weak v. güçsüzleşmek
become thin and weak v. kurumak (kişi)
make weak v. kuvvetsizleştirmek
become weak v. güçten düşmek
get weak v. zayıf düşmek
become weak v. zayıflaşmak
leave someone weak v. halsiz bırakmak
make someone weak v. halsiz etmek
be weak v. halsiz olmak
feel weak v. kendini halsiz hissetmek
feel weak v. halsiz hissetmek
become weak v. eli ayağı çözülmek
leave someone weak at the knees v. birini çaresiz bırakmak
leave someone weak at the knees v. birini heyecanlandırıp dizlerinin bağını çözmek
leave someone weak at the knees v. birini savunmasız bırakmak
leave someone weak at the knees v. birini güçsüz bırakmak
get weak v. güçsüzleşmek
remain weak v. zayıf kalmak
be weak v. zayıf kalmak
appear physically weak v. fiziksel olarak zayıf/güçsüz görünmek
have a weak heart v. kalbi zayıf olmak
know someone’s weak points v. birinin zaaflarını bilmek
know someone´s weak spots v. birinin zaaflarını bilmek
weak interaction force n. zayıf etkileşim gücü
dark and weak n. kara kuru
weak child n. cırboğa
weak point n. zayıf nokta
a weak person n. çiroz
weak nerves n. zayıf sinirler
weak spot n. zayıf nokta
the weak sides of labour n. emeğin zayıf yönleri
weak point n. zaaf
weak point n. insanın zayıf tarafı
weak currency n. zayıf para
weak market n. zayıf piyasa
weak level n. zayıf seviye
weak power supply n. zayıf güç kaynağı
weak coffee n. açık kahve
weak child n. zayıf çocuk
weak conditions n. zayıf şartlar
weak glue n. zayıf tutkal
weak glue n. zayıf yapıştırıcı
weak constitution n. zayıf bünye/vücut
the weak n. zayıf insanlar
the weak n. güçsüz insanlar
as weak as adj. kadar zayıf
weak in the head adj. kafadan kontak
weak as a kitten adj. çok narin
weak-kneed adj. iradesiz
weak-minded adj. aklı zayıf
weak-kneed adj. zayıf karakterli
weak-willed adj. iradesiz
weak-spirited adj. cesaretsiz
weak-kneed adj. dizleri zayıf
weak-kneed adj. tabansız
weak-minded adj. iradesiz
weak-kneed adj. yüreksiz
weak-spirited adj. korkak
weak minded adj. iradesiz
Phrases
the spirit is willing, but the body is weak expr. yapmak istiyorum ama hep sözde kalıyor
the spirit is willing, but one's body is weak expr. yapmak istiyorum ama hep sözde kalıyor
in a weak moment zayıf bir anında
in one's weak moment zayıf bir anında
Proverb
the spirit is willing but the flesh is weak istek var ama derman yok
the spirit is willing, but the body is weak istek var ama derman yok
the spirit is willing, but one's body is weak istek var ama derman yok
Colloquial
weak in willpower iradesiz
weak in willpower iradesi zayıf
a weak point zayıf nokta
a weak point zaaf
a weak point duyarlı nokta
a weak point zayıflık
too weak to survive hayatta kalamayacak kadar zayıf
Idioms
bring it weak v. yapabileceğinin en iyisini ortaya koyamamak
bring it weak v. (bir işi) yapabilecekken başarısız olmak
bring it weak v. (bir işi) yapabilecekken yarım yamalak yapmak
bring it weak v. (bir işi) yapabilecekken üstünkörü yapmak
bring it weak v. (bir işi) yapabilecekken başından savmak
bring it weak v. (bir işi) yapabilecekken savsaklamak
not bring it weak v. tüm güçle yapmak
not bring it weak v. bütün gücünü ortaya koymak
not bring it weak v. elinden gelenin en iyisini yapmak
not bring it weak v. zayıf kalmamak
not bring it weak v. en iyi şekilde çaba göstermek/yapmak
have a weak spot for somebody v. birisine zaafı olmak
have a weak spot for somebody v. birisine karşı zaafı olmak
have a weak spot for somebody v. birine zaafı olmak
weak-minded adj. aklı kıt
as weak as a baby expr. bebek kadar narin
as weak as a kitten expr. bebek kadar narin
go weak at the knees dizlerinin bağı çözülmek
weak sister ürkek
weak sister korkak
as weak as a kitten çok zayıf ve güçsüz
as weak as a baby çok zayıf ve güçsüz
weak link in the chain zincirdeki zayıf halka
a weak link in the chain zincirdeki zayıf halka
a weak link in the chain zincirin zayıf halkası
weak link in the chain zincirin zayıf halkası
weak part yumuşak karın
weak spot yumuşak karın
Speaking
he has a weak spot expr. bir zayıf noktası var
I am weak expr. ben zayıfım
we all got a weak spot hepimizin bir zayıf noktası vardır
i already know his weak point zayıf noktasını çoktan öğrendim
Slang
weak sauce çıtkırıldım zayıf tip
Trade/Economic
weak market satınalma eğiliminden kuvvetli olduğu piyasa
weak market satma eğiliminin
weak form efficiency zayıf biçimde etkinlik
weak currency zayıf para
weak-form efficient market menkul kıymetlerin fiyatlarının tesadüfi seyir izlediği pazarlar
weak currency zayıf para birimi
weak demand zayıf talep
weak economy zayıf ekonomi
weak liquidity zayıf likidite
Politics
weak mayor plan zayıf belediye planı
weak government zayıf hükümet
weak coalition zayıf koalisyon
Institutes
aid foundation for weak and homeless people güçsüzler ve kimsesizlere yardım vakfı
Technical
weak field zayıf alan
weak acid zayıf asit
weak coupling zayıf kuplaj
weak spring card zayıf yay kartı
weak soil zayıf zemin
weak jump güçsüz sıçrama
weak jump zayıf sıçrama
weak electrolyte zayıf elektrolit
weak coupling gevşek kuplaj
weak base zayıf baz
weak current güçsüz akım
weak current zayıf akım
weak spring zayıf yay
weak sewage zayıf pissu
weak signal zayıf sinyal
weak base yeğni baz
weak-beam darkfield microscopy zayıf ışınlı karanlık alan mikroskopisi
weak-link degradation zayıf bağ çözülmesi
weak nuclear interactions zayıf çekirdeksel etkileşimler
weak acid yeğni asit
a weak correlation zayıf bir korelasyon
Informatics
weak coupling zayıf bağlaşım
Electric
weak current zayıf akım
weak coupling zayıf kuplaj
weak coupling gevşek kuplaj
Construction
weak bond zayıf bağ
weak storey zayıf kat
Automotive
weak battery n. boşalmış akü
weak spring diagram zayıf yay diyagramı
weak mixture zayıf hava-yakıt karışımı
Medical
weak-mindedness n. akıl hastalığı
weak impulse control yetersiz dürtü kontrolü
weak response to the treatment medikal tedaviye zayıf yanıt
Psychology
weak equivalence zayıf eşdeğerlik
Gastronomy
drink weak tea v. açık çay içmek
weak tea n. açık çay
drink weak tea çayı açık içmek
Math
weak topology n. arık ilinge
weak convergence n. arık yakınsaklık
weak topology zayıf topoloji
weak convergence zayıf yakınsaklık
weak convergence theorem of fixed points sabit noktalar zayıf konverjans teoremi
weak dispersive elastic medium zayıf dispersif elastik ortam
Statistics
weak convergence zayıf yakınsaklık
weak convergence olasılıklı yaklaşım
Physics
weak force zayıf kuvvet
weak interaction zayıf etkileşim
weak interaction yeğni etkileşim
Chemistry
weak interactions zayıf etkileşimler
weak bond zayıf bağ
weak acid dissociable cyanide zayıf asitte çözünür siyanür
weak acid dissociable cyanide wad siyanür
Marine Biology
weak stock zayıf stok
Botanic
weak saxifrage n. kuzey yarımkürenin kutup bölgelerinde ve dağ zirvelerinde bulunan beyaz çiçekli bir bitki
Linguistics
weak form vurgusuz biçim
weak adequacy zayıf yeterlik
weak verb düzenli eylem
weak stress zayıf vurgu
Environment
weak stratum zayıf tabaka
Geography
weak pressure gradient n. alçak basınç eğimi
weak pressure gradient zayıf basınç eğimi
Meteorology
bounded weak echo region sınırlanmış zayıf sinyal bölgesi
Basketball
weak side topun olmadığı bölümü
Volleyball
weak side zayıf yan
Printery
weak black liquor zayıf siyah likör