sıkıcı - Turco Inglés Diccionario
Historia

sıkıcı



Significados de "sıkıcı" en diccionario inglés turco : 101 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
sıkıcı dull adj.
sıkıcı tedious adj.
sıkıcı boring adj.
General
sıkıcı tightener n.
sıkıcı plummet n.
sıkıcı draggy adj.
sıkıcı prolix adj.
sıkıcı bleak adj.
sıkıcı saturnine adj.
sıkıcı irksome adj.
sıkıcı humdrum adj.
sıkıcı stodgy adj.
sıkıcı heavy adj.
sıkıcı cut and dried adj.
sıkıcı unsensational adj.
sıkıcı poky adj.
sıkıcı teeny adj.
sıkıcı damnable adj.
sıkıcı gloomy adj.
sıkıcı cut adj.
sıkıcı uncongenial adj.
sıkıcı watery adj.
sıkıcı disconcerting adj.
sıkıcı burdensome adj.
sıkıcı everlasting adj.
sıkıcı bland adj.
sıkıcı cheerless adj.
sıkıcı oppressive adj.
sıkıcı soulless adj.
sıkıcı bovine adj.
sıkıcı warm adj.
sıkıcı constringent adj.
sıkıcı tiresome adj.
sıkıcı gaunt adj.
sıkıcı tame adj.
sıkıcı prosaic adj.
sıkıcı dead alive adj.
sıkıcı wearisome adj.
sıkıcı bothersome adj.
sıkıcı grave adj.
sıkıcı slow adj.
sıkıcı dreary adj.
sıkıcı prosy adj.
sıkıcı colorless adj.
sıkıcı pestilent adj.
sıkıcı cumbrous adj.
sıkıcı waste adj.
sıkıcı boring adj.
sıkıcı bald adj.
sıkıcı perfunctory adj.
sıkıcı prosaical adj.
sıkıcı weary adj.
sıkıcı insipid adj.
sıkıcı trying adj.
sıkıcı pedestrian adj.
sıkıcı inanimate adj.
sıkıcı grotty adj.
sıkıcı nasty adj.
sıkıcı cold adj.
sıkıcı sluggish adj.
sıkıcı dusty adj.
sıkıcı unexciting adj.
sıkıcı dry adj.
sıkıcı arid adj.
sıkıcı vapid adj.
sıkıcı unpleasant adj.
sıkıcı prose adj.
sıkıcı ditchwater adj.
sıkıcı ponderous adj.
sıkıcı cumbersome adj.
sıkıcı drab adj.
sıkıcı stuffy adj.
sıkıcı straitening adj.
sıkıcı droning adj.
sıkıcı ditch-water adj.
sıkıcı soul-destroying adj.
sıkıcı grim adj.
sıkıcı inconvenient adj.
sıkıcı colourless adj.
sıkıcı deadly adj.
sıkıcı godforsaken adj.
sıkıcı vexatious adj.
sıkıcı troublesome adj.
sıkıcı scuzzy adj.
sıkıcı mind-numbing adj.
sıkıcı salesy adj.
sıkıcı hebetudinous adj.
sıkıcı anodyne adj.
sıkıcı adust adj.
sıkıcı bothering adj.
sıkıcı bothering adj.
Idioms
sıkıcı as dull as ditch water
sıkıcı ho-hum
Slang
sıkıcı borefest
sıkıcı strung out
sıkıcı vanilla
Trade/Economic
sıkıcı oppressive formalities
Technical
sıkıcı blocker
Architecture
sıkıcı drip
British Slang
sıkıcı bum-numbing
sıkıcı flat as a witches tit

Significados de "sıkıcı" con otros términos en diccionario inglés turco: 244 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
sıkıcı tip pill n.
General
kurtarmak (sıkıcı bir şeyden) spare v.
sıkıcı konuşmak jaw v.
sıkıcı bir iş yapmak slog v.
sıkıcı öğütler vermek jaw v.
ağır ve sıkıcı bir iş yapmak drudge v.
sıkıcı hale getirmek make gloomy v.
çok sıkıcı bir işte çalışmak slog away at a work v.
sıkıcı olmaya başlamak become boring v.
sıkıcı olmak get boring v.
sıkıcı olmaya başlamak get boring v.
can sıkıcı sorular sormak ask annoying questions v.
can sıkıcı sorular sormak ask disturbing questions v.
aşırı sıkıcı olmak be extremely boring v.
son derece sıkıcı olmak be extremely boring v.
tekdüze bir tonda sıkıcı bir şekilde konuşmak cant v.
sıkıcı laf humdrum n.
sıkıcı iş slog n.
daha sıkıcı olanı draggier n.
sıkıcı konuşmacı veya yazar dryasdust n.
zor ve sıkıcı hazırlıklar spadework n.
can sıkıcı öğüt jaw n.
can sıkıcı kimse bore n.
sıkıcı tip boring person n.
uzun ve sıkıcı bölüm longueur n.
ağır ve sıkıcı iş drudgery n.
ağır ve sıkıcı bir işte çalışan kimse drudge n.
sıkıcı vaaz preachment n.
sıkıcı kimse bromide n.
sıkıcı ve monoton iş treadmill n.
sıkıcı tip nuisance n.
büyük bir projenin en monoton ve sıkıcı bölümü scutwork n.
sıkıcı yazı prose n.
can sıkıcı teaser n.
sıkıcı tip bore n.
sıkıcı tip mope n.
can sıkıcı şey bore n.
sıkıcı şey bore n.
sıkıcı tip drag n.
daha sıkıcı olanı drabber n.
can sıkıcı tip humdrum n.
sıkıcı iş dry work n.
sıkıcı iş grind n.
sıkıcı şey veya kimse nuisance n.
sıkıcı kimse nudnik n.
sıkıcı kimse nudnick n.
can sıkıcı harassing n.
sıkıcı (kimse) prosaist n.
can sıkıcı şekilde konuşan proser n.
can sıkıcı şey/kimse bore n.
sıkıcı tip non-person n.
sıkıcı konuşma harangue n.
uzun ve sıkıcı konuşma tirade n.
sıkıcı tip deadhead n.
sıkıcı şey nuisance n.
meyve sıkıcı fruit juicer n.
sıkıcı hikaye boring story n.
sıkıcı insanlar boring people n.
çok sıkıcı rather dull n.
sıkıcı konu dull subject n.
sıkıcı konu boring subject n.
sıkıcı kitap dull book n.
sıkıcı kitap boring book n.
ağır ve sıkıcı iş donkey work n.
uzun ve sıkıcı konuşma screed n.
can sıkıcı sorun vexing ​problem n.
can sıkıcı problem vexing ​problem n.
kasvetli/sıkıcı ortam miasma n.
yavan, sıkıcı ve sıradan olma durumu tameness n.
can sıkıcı olma tastelessness n.
uzun ve sıkıcı olma aeolism n.
tekdüze bir tonda sıkıcı konuşma cant n.
can sıkıcı kimse aggravator n.
can sıkıcı vexing adj.
can sıkıcı disagreeable adj.
can sıkıcı humdrum adj.
can sıkıcı chippy adj.
can sıkıcı oppressive adj.
can sıkıcı provoking adj.
can sıkıcı sullen adj.
daha sıkıcı duller adj.
can sıkıcı tiresome adj.
can sıkıcı painful adj.
can sıkıcı prosy adj.
can sıkıcı annoying adj.
en sıkıcı olanı dullest adj.
can sıkıcı embarrassing adj.
can sıkıcı unexciting adj.
en sıkıcı olanı drabbest adj.
can sıkıcı soulless adj.
en sıkıcı olanı dustiest adj.
can sıkıcı bothersome adj.
daha sıkıcı dustier adj.
can sıkıcı boring adj.
can sıkıcı irksome adj.
can sıkıcı aggravating adj.
can sıkıcı dull adj.
can sıkıcı tedious adj.
can sıkıcı maddening adj.
can sıkıcı vexatious adj.
can sıkıcı depressive adj.
can sıkıcı displeasing adj.
can sıkıcı worrying adj.
can sıkıcı worrisome adj.
can sıkıcı troublesome adj.
en sıkıcı olanı draggiest adj.
can sıkıcı offending adj.
can sıkıcı dreary adj.
can sıkıcı nerve-wracking adj.
can sıkıcı soul-destroying adj.
uzun ve sıkıcı longwinded adj.
kuru/sıkıcı (anlatım) pedantic adj.
kuru/sıkıcı (anlatım) bookish adj.
ölesiye sıkıcı dead-boring adj.
oldukça sıkıcı pretty boring adj.
bir hayli sıkıcı pretty boring adj.
can sıkıcı upsetting adj.
can sıkıcı messy adj.
can sıkıcı agitating adj.
can sıkıcı agitative adj.
sıkıcı bir şekilde boringly adv.
sıkıcı bir şekilde vapidly adv.
sıkıcı bir biçimde prosaically adv.
can sıkıcı bir şekilde disagreeably adv.
can sıkıcı bir şekilde annoyingly adv.
can sıkıcı bir şekilde depressively adv.
sıkıcı bir şekilde saturninely adv.
sıkıcı bir şekilde aridly adv.
sıkıcı bir şekilde drearily adv.
sıkıcı olarak damnably adv.
sıkıcı bir halde inanimately adv.
sıkıcı bir şekilde disconcertingly adv.
sıkıcı bir biçimde bovinely adv.
sıkıcı bir şekilde insipidly adv.
sıkıcı bir biçimde dustily adv.
sıkıcı bir halde colorlessly adv.
sıkıcı bir şekilde drably adv.
sıkıcı bir şekilde stodgily adv.
can sıkıcı bir halde prosily adv.
sıkıcı bir şekilde uncongenially adv.
sıkıcı bir şekilde ponderously adv.
can sıkıcı bir biçimde irksomely adv.
sıkıcı bir şekilde cumbrously adv.
can sıkıcı bir biçimde vexatiously adv.
sıkıcı bir şekilde flatly adv.
sıkıcı bir şekilde blandly adv.
can sıkıcı şekilde annoyingly adv.
can sıkıcı şekilde displeasingly adv.
sıkıcı bir halde colourlessly adv.
sıkıcı ve bıktırıcı bir şekilde tediously adv.
can sıkıcı bir biçimde tastelessly adv.
Phrasals
birine (zor/sıkıcı) bir görev vermek saddle someone with something
Colloquial
sıkıcı veya hayal gücü olmayan insan cabbage n.
sıkıcı ve boş dull and empty adj.
can sıkıcı tip pain in the neck
can sıkıcı a pain in the neck
aşırı sıkıcı deadly dull
çok sıkıcı deadly dull
büyük alışveriş merkezlerinde vb çalan sıkıcı müzik elevator music
hayat sıkıcı life is boring
sıkıcı bir tatil a boring holiday
çok sıkıcı so boring
çok sıkıcı very boring
biraz sıkıcı bulmak find it a bit dull
çok sıkıcı snore-bore
Idioms
kötü ve sıkıcı etkisi olmak cast a chill over
ağır ve sıkıcı iş the donkey work
can sıkıcı şey something sticks in one's craw
çok sıkıcı kimse a crashing bore
sıkıcı tip a tall drink of water
sıkıcı tip big drink of water
sıkıcı şey big drink of water
sıkıcı şey a tall drink of water
çok sıkıcı exciting as watching paint dry
çok sıkıcı exciting as watching the paint dry
gelecekte olacak can sıkıcı bir olayı görmek see the writing on the wall
gelecekte olacak can sıkıcı bir olayı görmek see the handwriting on the wall
çok sıkıcı olmak bore the pants off of someone
çok sıkıcı as dull as ditch water
çok sıkıcı olmak be as dull as ditchwater
çok sıkıcı as dull as dishwater
çok sıkıcı olmak be as dull as dishwater
zor ve sıkıcı iş donkey work
zor ve sıkıcı iş grunt work
çok sıkıcı olmak be as interesting as watching paint dry
bir an/dakika bile sıkıcı geçmez there is never a dull moment
çok sıkıcı as exciting as watching the paint dry
çok sıkıcı olmak be like watching paint dry
çok sıkıcı as exciting as watching paint dry
bir an/dakika bile sıkıcı geçmez never a dull moment
sıkıcı değil there is never a dull moment
sıkıcı değil never a dull moment
gelecekte olacak can sıkıcı bir olayı görmek read the handwriting on the wall
son derece sıkıcı olmak be like watching grass grow
son derece sıkıcı olmak be as interesting as watching grass grow
(can sıkıcı) uzun konuşma long-winded speech
çok sıkıcı bir şey izlemek watch paint dry
aşırı sıkıcı dry as a bone
aşırı sıkıcı dry as dust
çok sıkıcı dry as dust
çok sıkıcı dry as a bone
çok sıkıcı as dry as dust
aşırı sıkıcı as dry as dust
aşırı sıkıcı as dry as a bone
çok sıkıcı as dry as a bone
çok sıkıcı dull as ditchwater
çok sıkıcı as dull as ditchwater
Speaking
amma sıkıcı çok sıkıcı what a yawner!
amma sıkıcı çok sıkıcı what a drag!
ben sıkıcı mıyım am i boring you
hayatının sıkıcı mı olduğunu düşünüyorsun? do you think your life is boring?
ne kadar sıkıcı! what a bore
sıkıcı hayatıma hoş geldiniz welcome to my boring life
ne sıkıcı bir adam what a boring man
ne kadar sıkıcı bir adam what a boring man
bugün sıkıcı bir gün today is a boring day
sensiz burası çok sıkıcı it's so boring here without you
sensiz çok sıkıcı burası it's so boring here without you
sen yokken çok sıkıcı burası it's so boring here without you
Slang
sıkıcı işler yapmak (bir işyerinde vb) pay one's dues
sıkıcı işler yapmak (stajyerlik vb) pay one's dues
can sıkıcı a pain in the ass
modası geçmiş ve sıkıcı uncool
can sıkıcı makulit
can sıkıcı tip a rat fink
aşırı sıkıcı bir işte çalışan kimse a pencil pusher
aşırı sıkıcı bir işte çalışan kimse a pen pusher
sıkıcı tip cornball
sıkıcı tip corny
çok sıkıcı snoozefest
çok sıkıcı kimse veya şey snorefest
Trade/Economic
sıkıcı vergi nuisance tax
Tourism
sıkıcı bir yer veya destinasyon dead-and-alive
Technical
cırcır hareketli somun sıkıcı nut-runner with ratcheting action
Marine
iç sıkıcı şekilde board and flat
Medical
sıkıcı bina sendromu tight-building syndrome
Statistics
sıkıcı parametreler nuisance parameters
Literature
hayatın çok sıkıcı olduğu hissi taedium vitae n.
British Slang
sıkıcı/çekilmez tip drip
sıkıcı tip herbert
eski kafalı sıkıcı tip old fart
eski kafalı sıkıcı tip old hat
aşırı sıkıcı tit boring
çok sıkıcı yawn