cut - Turco Inglés Diccionario
Historia

cut

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "cut" en diccionario turco inglés : 135 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
cut v. kesmek
cut n. pay
cut n. kesik
Irregular Verb
cut v. cut - cut
General
cut v. yol açmak
cut v. makas vurmak
cut v. asmak (ders vb'ni)
cut v. doğramak
cut v. biçmek
cut v. yol geçirmek için açılan yar
cut v. asmak
cut v. seyreltmek
cut v. kesiştirmek
cut v. devam etmemek
cut v. kırpmak
cut v. kamçılamak
cut v. diş çıkarmak
cut v. hadım etmek
cut v. sulandırmak
cut v. sapmak
cut v. yontmak
cut v. tıraş etmek
cut v. dişi çıkmak
cut v. dilimlemek
cut v. bırakmak
cut v. indirmek (fiyatını)
cut v. katetmek
cut v. makasla kesmek
cut v. incitmek
cut v. budamak
cut v. açmak
cut v. oymak
cut v. indirmek
cut v. kırmak
cut v. ortadan kaybolmak
cut v. azaltmak
cut v. kesmek
cut v. (motoru) stop ettirmek
cut v. kısmak
cut v. kısaltmak
cut v. yön değiştirmek
cut v. -e gitmemek
cut v. bölmek
cut v. ayırmak
cut v. görmezlikten gelmek
cut n. fiyat
cut n. kesiş
cut n. yarık
cut n. yara
cut n. kesme
cut n. tip
cut n. dilim
cut n. usul
cut n. biçki
cut n. tutam
cut n. kesi
cut n. indirim
cut n. yontma
cut n. kesim
cut n. kupür
cut n. yarma
cut n. parça
cut n. maktu
cut n. kesinti
cut n. parça kumaş
cut n. kısıntı
cut n. hisse
cut n. kesik
cut n. azaltma
cut n. darbe
cut n. hazır
cut n. vuruş
cut n. kırıcı davranış
cut n. acı söz
cut n. kotlet
cut n. biçim
cut n. şekil
cut n. tenzilatlı
cut n. tenzilat
cut n. biçme
cut adj. kesilmiş
cut adj. sıkıcı
cut adj. indirilmiş
Colloquial
cut v. (yiyecek, içecek) seyreltmek
cut v. kesmek
cut v. son vermek
cut v. bırakmak
cut n. komisyon
cut n. kayda almak
cut n. (müzik eseri) kayıt yapmak
cut n. (anlaşma, proje) pay
cut n. hisse
cut n. (müzik) parça
cut n. tek şarkı
cut n. pay
cut n. hisse
cut n. (müzik) parça
cut n. tek şarkı
cut adj. sarhoş
cut adj. zom
cut adj. pilot
cut adj. leyla
cut adj. kafası kıyak
cut adj. uçmuş
cut adj. kaslı
cut adj. fit
cut adj. kaslı vücuda sahip
cut adj. belirgin kas yapısına sahip
cut adj. sıkı karın kasları olan
Trade/Economic
cut n. indirim
cut n. iskonto
Technical
cut v. kesilmek
Computer
cut v. kes kesmek
cut expr. kes
Textile
cut n. elbise kesimi
Automotive
cut v. kesmek
cut n. diş yönü
Math
cut n. kesit
Military
cut v. bir tapayı ayarlamak
cut v. tapayı tanzim etmek
Basketball
cut v. kat etmek
Ottoman Turkish
cut n. kend
Slang
cut v. osurmak
cut adj. sünnetli
cut adj. kaslı
cut adj. fit
cut adj. kaslı vücuda sahip
cut adj. sarhoş
cut adj. zom
cut adj. pilot olmuş
cut adj. leyla olmuş
cut adj. kafası kıyak
cut adj. uçmuş
cut adj. sünnetli
British Slang
cut n. kanal

Significados de "cut" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
Politics
çut chut n.

Significados de "cut" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
be cut v. kesilmek
cut down on v. kısmak
short cut n. kestirme
General
cut into parts v. parçalamak
cut into pieces v. doğramak
cut classes v. okulu kırmak
cut something down v. kesmek
cut the ground out from under one's feet v. birinin dayanak noktalarını çürütmek
cut in v. birinin sözünü kesmek
cut up v. incitmek
cut no ice v. fayda etmemek
cut corners v. kestirmeden gitmek
cut down v. kısaltmak
cut something asunder v. parçalamak
be cut up v. incinmek
cut out v. kesmek
cut into sections v. bölümlere ayırmak
cut down v. azaltmak
cut into v. ayırmak
be cut out for v. uygun olmak
cut something back v. kesinti yapmak
cut something off v. kesmek
cut up rough v. sinirlenmek
cut someone up v. yok etmek
cut short v. kısa kesmek
cut down a tree v. ağaç kesmek
cut out v. yenmek
cut back v. tasarruf etmek
cut up v. parça parça kesmek
cut something back v. budamak
cut up v. biçmek
cut someone off v. birinin yolunu kesmek
cut one's nails to the quick v. tırnaklarını dibine kadar kesmek
cut something into slices v. bir şeyi dilim dilim kesmek
cut up v. davranmak
cut down a piece of clothing into v. eski bir giysiden yeni bir şey yapmak
cut somebody off v. mirastan mahrum etmek
cut someone short v. birinin lafını kesmek
cut someone down v. birini öldürmek
cut the cord v. yardım musluğunu kapamak
cut the gordian knot v. yırtmak
cut with an axe v. baltalamak
cut the ground from under someone's feet v. birinin savunduğu noktaları çürütmek
cut off from the outside world v. dış dünyayla ilişkisini kesmek
cut into halves v. yarıya bölmek
cut out v. biçmek
cut down expenses on food v. boğazından kesmek
cut over v. kesmek
get one's hair cut v. saçını kestirmek
cut in on v. lafa girmek
cut to the quick v. zoruna gitmek
cut one's teeth in something v. bir alanda ilk deneyimini yaşamak
cut off v. koparmak
cut nails v. tırnak kesmek
cut around v. etrafını kesmek
cut a splash v. rol kesmek
be cut up v. mahvolmak
cut in v. sözünü kesmek
cut up v. yok etmek
cut up v. sarsılmak
cut into slices v. dilimlemek
cut up v. küçük parçalara bölmek
cut down v. öldürmek
cut corners v. bir işte kestirme yollara başvurmak
cut in v. lafa girmek
cut along v. başlamak
cut trees v. ağaç kesmek
cut off one's nose to spite one's face v. pire için yorgan yakmak
cut out v. ayırmak
have one's hair cut v. saçını kestirmek
cut down v. kesmek
cut up rough v. hiddetlenmek
cut to pieces v. parçalara ayırmak
cut off v. imha etmek
cut somebody up v. mahvetmek
cut up v. parçalamak
cut into v. karışmak
cut to the quick v. içini yakmak
cut off v. son vermek
cut back v. azaltmak
cut loose from v. ipleri koparmak
cut out v. kesip çıkarmak
cut a class v. dersi asmak
cut one's wisdom teeth v. olgunlaşmak
cut something up v. doğramak
cut back v. kesip kısaltmak
cut up v. dilimlemek
cut something into slices v. bir şeyi dilimlemek
have something cut v. kestirmek
get one's hair cut v. saç kestirmek
have cut one's eyeteeth v. açıkgöz olmak
take a short cut v. kestirmeden gitmek
cut back v. kesmek
cut up rough v. öfkelenmek
cut somebody up v. yok etmek
cut the melon v. karı paylaşmak
cut down v. masraf kısmak
cut and run v. bırakıp kaçmak
cut into v. dalmak
cut under v. fiyat kırmak
cut a tooth v. diş çıkarmak
cut short v. susturmak
cut a tooth v. çocuk diş çıkarmak
cut something down v. devirmek
cut down v. azalmak
cut down v. kısıntı yapmak
cut across all boundaries v. sınır tanımamak
cut into small pieces v. küçük parçalara bölmek
cut into pieces v. parçalara ayırmak
cut loose v. ilişkiyi kesmek
cut someone to the quick v. birisini çok fazla eleştirerek üzmek
cut up v. mahvetmek
cut off one's head v. kellesini uçurmak
cut with razor blade v. jiletlemek
cut up v. küçük parçalara ayırmak
cut up v. sarsmak
cut up rough v. kızmak
cut off v. yok etmek
cut one's nails v. tırnaklarını kesmek
cut loose from v. ayrılmak (bir yerden/gruptan)
cut off one's nose to spite one's face v. papaza kızıp oruç bozmak
cut in v. yerini almak
cut up v. yerden yere vurmak
cut loose v. vazgeçmek
cut somebody loose v. kelepçelerini çözmek
cut with scissors v. makaslamak
cut the cackle v. zırvalamayı bırakmak
cut irregularly v. gelişigüzel kesmek
cut with shears v. makaslamak
cut in v. karışmak
cut a dash v. hava atmak
cut somebody v. iğnelemek
cut out v. stop etmek
cut into slices v. dilimlere ayırmak
cut loose from v. yakasını sıyırmak (denetim/baskı vb'nden)
cut a dash v. hava basmak
cut into v. azaltmak
be cut to the heart v. içi parçalanmak
cut down on v. azaltmak
cut something back v. kısmak
cut classes v. okulu asmak
have cut v. kestirmek
cut someone off v. birine miras olarak hiç para bırakmamak
cut up rough v. yaygara koparmak
cut back v. geri dönmek
be a cut above v. bir gömlek üstün olmak
cut someone to the quick v. birini acı sözlerle derinden yaralamak
cut in on v. azaltmak
cut back v. kesinti yapmak
cut in v. devreye sokmak
cut out v. biçmek (giysi)
cut into small pieces v. küçük parçalara ayırmak
cut in on v. sözünü kesmek
cut off v. uçurmak
cut back on something v. kesinti yapmak
cut a poor figure v. beklenen ilgiyi çekememek
get cut off v. hattan düşmek
cause to cut v. kestirmek
cut up v. ölmek
cut in v. araya girmek
cut the cord v. yardımı kesmek
cut off v. ayırmak
cut loose v. açmak
cut an alcoholic drink with water v. içkiyi sulandırmak
cut across v. ötesine geçmek
cut in v. kesmek
be cut up v. sarsılmak
cut loose from v. yakasını kurtarmak (denetim/baskı vb'nden)
cut the gordian knot v. paçayı sıyırmak
cut somebody loose v. çözmek
cut around v. çevresinden kesmek
cut oneself off from outside world v. dış dünyayla ilişkisini kesmek
cut up v. doğramak
cut in half v. yarıya bölmek
cut with scissors v. makasla kesmek
be cut out v. biçilmek
cut slices v. dilimler kesmek
cut somebody's throat v. boğazlamak
cut out v. gölgede bırakmak
cut to the quick v. can evinden vurmak
cut loose v. çözmek
cut loose v. kurtlarını dökmek
cut the painter v. ayrılmak
cut loose v. ayrılmak
cut loose from v. yakasını kurtarmak
cut loose v. sökmek
cut loose v. cıvıtmak
cut loose v. bağlarını koparmak
cut loose v. kendini tutmamak
cut loose from v. yakasını sıyırmak
cut loose from v. ayrılmak (bir yerden)
cut loose v. baskıdan kurtarmak
cut loose v. aşka gelmek
cut the painter v. bağları koparmak
cut loose v. gayrete gelmek
cut down v. boydan boya kesmek
cut back v. kısmak
cut down v. ağaç kesmek
cut back v. budamak
cut down v. indirim yaptırmak
cut down v. devirmek
cut across v. karşı gelmek
cut across v. geçmek
cut across v. üstün olmak
cut across v. sınırlarını aşmak
cut across v. kestirmeden gitmek
cut across v. geniş kapsamlı olmak
cut across v. ötesine gitmek
cut the painter v. ilgiyi kesmek
cut the painter v. ilişkisini bitirmek
cut somebody off with a shilling v. birini mirastan yoksun etmek
cut off v. kesmek
cut somebody short v. sözünü kesmek
can't cut the mustard v. en kolay işi bile becerememek
make the cut v. elemeleri geçmek
make the cut v. kabul edilmek
make the cut v. barajı aşmak
get cut v. diyet desteği ile spor yaparak vücudun şekle sokmak
get cut v. vücudu forma sokmak
cut down grasses v. çayır biçmek
cut vertically v. dik kesmek
cut from the salary v. maaştan kesmek
cut the price v. fiyatı düşürmek
have one's hair cut v. saç kestirmek
cut the water v. suyu kesmek
cut down one's scope v. kapsamını daraltmak
cut one's price v. fiyatını düşürmek
cut one's price v. fiyatını indirmek
cut the price v. fiyatı indirmek
cut off the electricity v. elektriği kesmek
cut hair v. saç kesmek
have one's hair cut v. saçlarını kestirmek
cut salary v. maaş kesmek
cut one's salary v. maaşını kesmek
cut the water v. su kesmek
pay cut v. maaş azaltmak
cut someone from the wreckage v. göçükten çıkarmak
cut someone free from the wreckage v. enkazdan çıkarmak
cut someone free from the wreckage v. göçükten çıkarmak
be cut from the wreckage v. göçükten çıkarılmak
cut someone from the wreckage v. enkazdan çıkarmak
be cut free from the wreckage v. enkaz altından çıkarılmak
be cut free from the wreckage v. göçük altından çıkarılmak
be cut from the wreckage v. enkaz altından çıkarılmak
cut someone from the wreckage v. enkaz altından çıkarmak
cut someone free from the wreckage v. göçük altından çıkarılmak
be cut free from the wreckage v. göçükten çıkarılmak
be cut from the wreckage v. enkazdan çıkarılmak
cut someone from the wreckage v. göçük altından çıkarılmak
cut someone free from the wreckage v. enkaz altından çıkarmak
be cut from the wreckage v. göçük altından çıkarılmak
be cut free from the wreckage v. enkazdan çıkarılmak
cut the cake v. pasta kesmek
cut nail v. tırnak kesmek
cut one's nail v. tırnağını kesmek
cut oneself off from the world and worldly things v. dünyadan elini eteğini çekmek
cut off one's head v. kafasını koparmak
cut the cost v. maliyeti düşürmek
cut off communication with v. iletişimini kesmek
cut the cost v. maliyeti azaltmak
cut off communication with v. bağlarını koparmak
cut the price v. fiyatı aşağı çekmek
cut the cost v. maliyet azaltmak
cut the prices v. fiyatları aşağı çekmek
cut the prices v. fiyatları düşürmek
cut the service v. hizmeti durdurmak
cut back on the service v. hizmeti durdurmak
cut the cost v. maliyet düşürmek
cut the service v. hizmeti sonlandırmak
cut back on the service v. hizmeti sonlandırmak
cut up rough v. kavgaya girişmek
cut meat v. et kesmek
cut along v. yola koyulmak
cut the glass v. cam kesmek
cut one's own throat v. kendi bindiği dalı kesmek
cut the budget v. bütçe kısmak
have one's hair cut in layers v. saçını katlı kestirmek
have one's hair cut in layers v. saçını kat kat kestirmek
cut in layers v. kat kat kesmek
cut and run v. kaçmak
cut and run v. sıvışmak
have cut v. kesintiye uğramak
be cut v. kesintiye uğramak
cut somebody dead v. görmezlikten gelmek
cut out v. (içki/sigara) bırakmak
be cut out for v. biçilmiş kaftan olmak
cut in the middle v. ortasından kesmek
cut in the middle v. ortadan kesmek
cut a dash v. (giyimiyle/tavırlarıyla vb) etkilemek
cut down on v. indirmek
cut away v. kesip çıkarmak
cut in v. müdahale etmek
cut off the current v. akımı kesmek
cut down v. kesip düşürmek
cut off the water v. suyu kesmek
cut in v. araya dalmak
(electricity) be cut off v. (elektrik) kesilmek
(electricity) be cut v. (elektrik) kesilmek
(electricity) be cut out v. (elektrik) kesilmek
cut loose from v. -den çıkmak
cut loose from v. dizginleri koparıp -den ayrılmak
clear-cut v. tıraşlama kesmek
clear-cut v. ağaçlık bir alandaki tüm ağaç ve çalıları kesmek
cut loose from v. -den kurtulmak
clear-cut v. orman keserek tarla açmak
cut down on v. -i azaltmak
clear-cut v. tüm ağaç ve çalıları kesmek
clear-cut v. tarla açmak
clear-cut v. tıraşlama kesmek (ağaçlık bir alanı)
clear-cut v. ağaçlık bir alanı tıraşlama kesmek
cut away v. tüymek
cut at the bottom (level) v. dibinden kesmek
cut at the bottom (level) v. dipten kesmek
cut oneself with a razor blade v. (kendine) jilet atmak
cut oneself with a razor blade v. (kendini) jiletlemek
cut down to size v. küçültüp gerçek boyutlarına döndürmek
cut away v. kesip çıkartmak
cut off v. kesip ayırmak
be cut off v. hattı kapanmak
be cut off v. telefon hattı kapanmak
cut one's finger v. parmağını kesmek
cut the expenses in half v. masrafları yarıya indirmek
cut a plant v. bitki kesmek
cut short v. yarıda kesmek
cut the painter v. ilişkiyi bitirmek
cut something to the bone v. kemiğe kadar kesmek
cut someone's hair v. birinin saçlarını kesmek
cut the trip short v. geziyi kısa kesmek
cut the holiday short v. tatili kısa kesmek
wear low-cut v. dekolte giyinmek
wear low-cut v. dekolte giymek
cut down on expenses v. masrafları kısmak
cut back on expenses v. masrafları kısmak
cut back on expenses v. masraflarda kısıntıya gitmek
cut down on expenses v. masraflarda kısıntıya gitmek
cut off relations/communications/ties with v. bağı kopmak
cut the interest rates to one-percent v. faiz oranlarını %1'e düşürmek
cut to fit v. üzerine göre biçmek/kesmek
self-cut v. kendini kesmek
self-cut v. kendine jilet atmak/kendini bir şey ile kesmek
cut in front of v. (kuyruktakilerin) önüne geçmek
cut in front of v. (kuyruğa) kaynak yapmak
cut in line v. (kuyruğa) kaynak yapmak
cut in line v. (kuyruktakilerin) önüne geçmek
cut a watermelon v. karpuz kesmek
cut her/his wrists v. bileklerini kesmek
cut one's wrists v. bileklerini kesmek
cut one's hair v. birinin saçını kesmek
cut the power v. elektriği kesmek
cut off the power v. elektriği kesmek
not get/receive a clear-cut answer v. net bir yanıt almamak
not get/receive a clear-cut answer v. net bir cevap almamak
cut the skin off v. kabuğunu kesmek
cut in half v. yarıya düşürmek
cut in half v. yarıya indirgemek
cut fabric v. kumaş kesmek
cut away on tv v. (bir program vb) televizyonda kesmek
get a cut v. pay almak
cut someone a check v. birine fiş yazmak
cut a key v. anahtar çekmek (kopyalamak)
cut class and go to the mall v. dersi ekip alışveriş merkezine gitmek
cut off communication with v. iletişimi kesmek
cut off communication/contact (with someone) v. iletişimi kesmek
cut free v. arabanın bağlantı yerlerini keserek içindekileri çıkarmak (itfaiyecilik)
cut the grass v. çimleri kesmek
cut down on cigarettes v. sigarayı azaltmak
cut down on smoking v. sigarayı azaltmak
cut off v. irtibatını kesmek
cut off v. görüşmemek
cut out someone from a photograph v. birini bir fotoğraftan çıkartmak
razor-cut v. şekil vermek
razor-cut v. (tıraş makinesi, ustura vb. ile) kırkmak
cut the cards v. iskambil destesini karmak
power cut n. elektrik kesintisi
cut stone n. yontma taş
power cut n. planlı elektrik kesintisi
cut throat n. zalim ve canavar ruhlu kimse
cut glass n. kesme cam
tailor cut n. fason
price cut n. indirim
cut nail n. döşemeci çivisi
urchin cut n. alagarson
clean cut n. pürüzsüz kesik
a short cut n. kısa yol
cut vertex n. eklem düğümü
crew cut n. alabros tıraş
short cut n. kestirme yol
crew cut n. asker tıraşı
cut throat n. katil
cut glass n. kristal
cut and fill sloping n. dolgulu kazı
cut glass n. billur
short cut n. kestirme
a short cut n. kestirme yol
bastard cut file n. saman eğesi
hair cut n. saç kesimi
the cut of one's jib n. yüz ifadesi
magnetron cut off current n. manyetron kesim akımı
cut flowers n. kesme çiçekler
short cut n. kese
cut excavation n. yarma kazı
cut of meat n. kasaplık hayvanın gövdesinden belirli bir şekilde kesilen et parçası
the unkindest cut of all n. en kötüsü
annual cut n. yıllık kesim
expenditure cut n. masraf kısma
tax cut n. vergi kesintisi
water cut n. su kesintisi
fine cut n. ince kesim
fine cut n. ince kıyım
cut price n. tenzilatlı fiyat
cut price n. indirimli fiyat
wage cut n. kesinti
cut throat razor n. ustura
hair cut n. saç kesim
layer cut n. katlı kesim
cut in layers n. katlı kesim
layer cut n. kat kat kesim (saç)
cut sheet feeder n. yaprak besleyici
water cut off n. su kesilmesi
water cut n. su kesilmesi
electricity cut n. elektrik kesilmesi
electric cut-outs n. elektrik kesintileri
cut-off n. kesim
cut-off n. musluğu kapatma
low-cut dress n. dekolte elbise
cut-throat n. cani
cut-off date n. cut-off tarihi
electricity cut-off n. elektrik kesilmesi (elektrik idaresi vb tarafından yapılan)
cut-off date n. yapılacak bir şeyin konfirme edilmesi veya tamamlanması gereken son tarih
cut-back n. eksiltme
cut-out n. devreden çıkma
cut-price shop n. ucuzcu dükkan
cut-throat n. katil
cut-in n. devreye girme
low-cut dress n. dekolte
jump cut n. (film) atlama
the cut of someone's jib n. insanın içi-dışı
the cut of someone's jib n. insanın dış görünüşü ve kişiliği
cut-and-thrust n. bıçaklı kavga
cut-and-thrust n. bıçak düellosu
low cut pants n. düşük belli pantolon
low-cut dress n. derin dekolteli elbise
cut-off jeans n. paçaları kesik kot
cut-off jeans n. kot şort
cut-and-thrust n. ateşli tartışma
a low-cut shoe n. bileksiz ayakkabı
clearest-cut example n. açık örnek
princess cut n. prenses kesim (pırlanta)
bonus cut n. (albüm) ekstra şarkı/parça
bonus cut n. bonus parça
duty cut n. vergi kesintisi
power cut-off n. elektrik kesilmesi (elektrik idaresi vb tarafından yapılan)
bob cut n. küt kesim saç modeli
bob cut n. bob kesim
induction cut n. sıfıra yakın saç kesimi
buzz cut n. sıfıra yakın saç kesimi
pixie cut n. hareketli saç kesimi
pixie cut n. kadınlar için kısa
internet connection cut off n. internet kesintisi
cut-out n. şalter
cut-out n. siluet
cut-off n. kesme
cut-out n. kesici
cut-off n. kestirme yol
cut-off n. şalter
cut-off n. sona erme tarihi
mushroom cut n. mantar kafa saç kesimi
bowl cut n. mantar kafa saç kesimi
bob cut n. küt saç
low cut cleavage n. derin göğüs dekoltesi
cut on finger n. parmak kesiği
power cut n. enerji kesintisi
clean-cut man n. efendi adam
clean-cut guy n. efendi (adam)
clean-cut guy n. efendi adam
clean-cut man n. efendi (adam)
pixie cut n. kısa erkek saçına yakın kısalıkta kesilmiş saç
finger cut n. parmak kesiği
cut on the finger n. parmak kesiği
curb cut [us] n. kaldırım rampası
low-cut back dress n. sırt dekolteli elbise
low-cut back dress n. sırt dekoltesi olan elbise
bad cut n. kötü kesik
razor-cut n. tıraş makinesi ile kırpılan kabarık saç modeli
cut crystal n. kesme kristal
cut and dried adj. sıkıcı
clean-cut adj. hoş görünümlü
cut out for adj. biçilmiş kaftan
cut and dried adj. sıradan
cut up adj. üzgün
wide cut adj. geniş kesilmiş
cut and dried adj. hazır
cut up into slices adj. dilimli
cut off adj. mahsur
a cut above adj. bir gömlek üstün
a cut above adj. -den bir gömlek üstün
clear-cut adj. sade
cut-rate adj. tenzilatlı
clean-cut adj. açık
cut-and-dry adj. alelade