cut - Turco Inglés Diccionario

cut

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cut — Definition

Significado:
kesmek, kesik, azaltmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /kʌt/ – BrE /kʌt/)
Categoría gramatical:
İsim: cut (cuts); Düzensiz Fiil: cut (cuts – cut – cut - cutting)
Sinónimo:
slice, reduce
Antónimos:
mend, increase

Significados de "cut" en diccionario turco inglés : 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
cut n. pay
They did everything they could not to give me my cut.
Payımı bana vermemek için ellerinden geleni yaptılar.

More Sentences
cut n. kesik
There was a small cut on her finger.
Parmağında küçük bir kesik vardı.

More Sentences
cut v. kesmek
We need a knife to cut the cake.
Pastayı kesmek için bir bıçağa ihtiyacımız var.

More Sentences
General
cut n. parça
There were 12 cuts in the new album of the band.
Grubun yeni albümünde 12 parça vardı.

More Sentences
cut n. kesik
There was a small cut on her finger.
Parmağında küçük bir kesik vardı.

More Sentences
cut n. kesim
Real gourmets buy only the best cuts of meat.
Gerçek gurmeler sadece en iyi kesim etleri alırlar.

More Sentences
cut n. kesinti
There will be cuts in government spending due to the economic crisis.
Ekonomik kriz nedeniyle hükümet harcamalarında kesintiler olacak.

More Sentences
cut n. şekil
Do you want to get cut?
Vücudunu şekle sokmak istiyor musun?

More Sentences
cut v. bırakmak
Tom didn't cut Mary any slack.
Tom, Mary'yi hiç rahat bırakmadı.

More Sentences
cut v. biçmek
My grandfather used to use hand tools to cut wheat and gather it.
Büyükbabam buğdayı biçmek ve toplamak için el aletleri kullanırdı.

More Sentences
cut v. tıraş etmek
Tom went to the barbershop near the hospital to get his hair cut.
Tom saçını tıraş ettirmek için, hastanenin yakınındaki berbere gitti.

More Sentences
cut v. indirmek
Friendship redoubles joy and cuts grief in half.
Arkadaşlık neşeyi ikiye katlar ve kederi yarıya indirir.

More Sentences
cut v. kırmak
Tom cut school.
Tom okulu kırdı.

More Sentences
cut v. azaltmak
The idea of decoupling aids and cutting red tape sounds appealing.
Yardımların ayrıştırılması ve bürokrasinin azaltılması fikri kulağa cazip geliyor.

More Sentences
cut v. sapmak
The car cut to the left.
Araba sola saptı.

More Sentences
cut v. asmak (ders vb'ni)
Tom and Mary cut classes and went to the zoo.
Tom ve Mary dersleri asıp hayvanat bahçesine gittiler.

More Sentences
cut v. kesmek
We need a knife to cut the cake.
Pastayı kesmek için bir bıçağa ihtiyacımız var.

More Sentences
cut v. kısaltmak
Yesterday, Wednesday, Questions to the Council were cut by 35 minutes because the agenda was so full up.
Dün, Çarşamba günü, gündem çok dolu olduğu için Konsey'e yöneltilen sorular 35 dakika kadar kısaltılmıştır.

More Sentences
cut v. kısmak
We were ordered to cut marketing costs.
Pazarlama maliyetlerini kısmamız yönünde talimat aldık.

More Sentences
cut v. ayırmak
Cut the salmon into small pieces.
Somonu küçük parçalara ayır.

More Sentences
cut v. bölmek
The new canal cut the field into two.
Yeni kanal tarlayı ikiye bölüyordu.

More Sentences
cut v. kırmak
Tom cut school.
Tom okulu kırdı.

More Sentences
cut adj. kesilmiş
My hair is clumsily cut.
Saçlarım beceriksizce kesilmiş.

More Sentences
Colloquial
cut n. pay
They did everything they could not to give me my cut.
Payımı bana vermemek için ellerinden geleni yaptılar.

More Sentences
cut v. kesmek
We need a knife to cut the cake.
Pastayı kesmek için bir bıçağa ihtiyacımız var.

More Sentences
cut v. bırakmak
Tom didn't cut Mary any slack.
Tom, Mary'yi hiç rahat bırakmadı.

More Sentences
Technical
cut v. kesilmek
The film ends as the camera cuts away to the sunset.
Film, görüntünün gün batımına doğru kesilmesiyle sona eriyor.

More Sentences
Computer
cut expr. kes
Measure twice, cut once!
İki kere ölç, bir kere kes!

More Sentences
Automotive
cut v. kesmek
We need a knife to cut the cake.
Pastayı kesmek için bir bıçağa ihtiyacımız var.

More Sentences
General
cut n. yarma
cut n. kısıntı
cut n. yontma
cut n. acı söz
cut n. biçim
cut n. kesi
cut n. yara
cut n. kırıcı davranış
cut n. vuruş
cut n. tenzilatlı
cut n. hazır
cut n. fiyat
cut n. yarık
cut n. indirim
cut n. hisse
cut n. kupür
cut n. parça kumaş
cut n. tutam
cut n. azaltma
cut n. maktu
cut n. darbe
cut n. kesiş
cut n. biçki
cut n. kesme
cut n. dilim
cut n. usul
cut n. kotlet
cut n. tip
cut n. tenzilat
cut n. biçme
cut n. yol geçirmek için açılan yar
cut v. indirmek (fiyatını)
cut v. açmak
cut v. devam etmemek
cut v. kırpmak
cut v. budamak
cut v. kamçılamak
cut v. oymak
cut v. makasla kesmek
cut v. yol açmak
cut v. ortadan kaybolmak
cut v. seyreltmek
cut v. dilimlemek
cut v. asmak
cut v. makas vurmak
cut v. yontmak
cut v. kesiştirmek
cut v. katetmek
cut v. doğramak
cut v. incitmek
cut v. hadım etmek
cut v. diş çıkarmak
cut v. sulandırmak
cut v. dişi çıkmak
cut v. yön değiştirmek
cut v. (motoru) stop ettirmek
cut v. -e gitmemek
cut v. görmezlikten gelmek
cut v. duygularını incitmek
cut v. (mecazen) kırmak
cut v. (sergilenen hayvandan) hata sonucu puan kırmak
cut v. (birinin) kuruluş ile ilişiğini kesmek
cut v. ilişkisini sonlandırmak
cut v. (kenarlarından oynatarak) ilerletmek
cut v. yönünü değiştirmek
cut v. dönmek
cut v. kenarından gitmek
cut v. ucundan geçmek
cut v. kavşaklı yola bölmek
cut v. kesişen doğru çizmek
cut adj. sıkıcı
cut adj. indirilmiş
Irregular Verb
cut v. cut - cut
Colloquial
cut n. komisyon
cut n. (anlaşma, proje) pay
cut n. hisse
cut n. (müzik) parça
cut n. tek şarkı
cut n. hisse
cut n. (müzik) parça
cut v. (yiyecek, içecek) seyreltmek
cut v. son vermek
cut v. kayda almak
cut v. (müzik eseri) kayıt yapmak
cut adj. sarhoş
cut adj. zom
cut adj. pilot
cut adj. leyla
cut adj. kafası kıyak
cut adj. uçmuş
cut adj. kaslı
cut adj. fit
cut adj. kaslı vücuda sahip
cut adj. belirgin kas yapısına sahip
cut adj. sıkı karın kasları olan
Trade/Economic
cut n. indirim
cut n. iskonto
Textile
cut n. elbise kesimi
Automotive
cut n. diş yönü
Medical
cut v. litotomi uygulamak
cut v. cerrahi işlem uygulamak
Veterinary
cut v. (evcil hayvan) kısırlaştırmak
cut v. ameliyat etmek
Math
cut n. kesit
Military
cut v. bir tapayı ayarlamak
cut v. tapayı tanzim etmek
Basketball
cut v. kat etmek
Ottoman Turkish
cut n. kend
Slang
cut v. osurmak
cut adj. sünnetli
cut adj. kaslı
cut adj. fit
cut adj. kaslı vücuda sahip
cut adj. sarhoş
cut adj. zom
cut adj. pilot olmuş
cut adj. leyla olmuş
cut adj. kafası kıyak
cut adj. uçmuş
cut adj. sünnetli
British Slang
cut n. kanal

Significados de "cut" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
Politics
çut chut n.

Significados de "cut" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
short cut n. kestirme
be cut v. kesilmek
cut down on v. kısmak
General
the unkindest cut of all n. en kötüsü
magnetron cut off current n. manyetron kesim akımı
cut stone n. yontma taş
cut and fill sloping n. dolgulu kazı
a short cut n. kısa yol
tailor cut n. fason
cut glass n. kesme cam
short cut n. kestirme yol
cut glass n. billur
the cut of one's jib n. yüz ifadesi
clean cut n. pürüzsüz kesik
cut glass n. kristal
short cut n. kestirme
cut excavation n. yarma kazı
a short cut n. kestirme yol
hair cut n. saç kesimi
cut flowers n. kesme çiçekler
cut throat n. zalim ve canavar ruhlu kimse
urchin cut n. alagarson
price cut n. indirim
power cut n. planlı elektrik kesintisi
cut vertex n. eklem düğümü
crew cut n. asker tıraşı
cut throat n. katil
cut nail n. döşemeci çivisi
crew cut n. alabros tıraş
power cut n. elektrik kesintisi
bastard cut file n. saman eğesi
cut of meat n. kasaplık hayvanın gövdesinden belirli bir şekilde kesilen et parçası
short cut n. kese
annual cut n. yıllık kesim
expenditure cut n. masraf kısma
tax cut n. vergi kesintisi
water cut n. su kesintisi
fine cut n. ince kıyım
fine cut n. ince kesim
cut price n. tenzilatlı fiyat
cut price n. indirimli fiyat
wage cut n. kesinti
cut throat razor n. ustura
hair cut n. saç kesim
layer cut n. kat kat kesim (saç)
cut in layers n. katlı kesim
layer cut n. katlı kesim
cut sheet feeder n. yaprak besleyici
water cut off n. su kesilmesi
electricity cut n. elektrik kesilmesi
water cut n. su kesilmesi
cut-off n. kesim
cut-throat n. katil
low-cut dress n. dekolte elbise
cut-throat n. cani
cut-off date n. cut-off tarihi
low-cut dress n. dekolte
cut-off date n. yapılacak bir şeyin konfirme edilmesi veya tamamlanması gereken son tarih
cut-back n. eksiltme
cut-off n. musluğu kapatma
cut-in n. devreye girme
cut-out n. devreden çıkma
electric cut-outs n. elektrik kesintileri
cut-price shop n. ucuzcu dükkan
electricity cut-off n. elektrik kesilmesi (elektrik idaresi vb tarafından yapılan)
jump cut n. (film) atlama
the cut of someone's jib n. insanın dış görünüşü ve kişiliği
the cut of someone's jib n. insanın içi-dışı
cut-and-thrust n. bıçaklı kavga
cut-and-thrust n. bıçak düellosu
low cut pants n. düşük belli pantolon
low-cut dress n. derin dekolteli elbise
cut-off jeans n. paçaları kesik kot
cut-off jeans n. kot şort
cut-and-thrust n. ateşli tartışma
a low-cut shoe n. bileksiz ayakkabı
clearest-cut example n. açık örnek
princess cut n. prenses kesim (pırlanta)
bonus cut n. bonus parça
bonus cut n. (albüm) ekstra şarkı/parça
duty cut n. vergi kesintisi
power cut-off n. elektrik kesilmesi (elektrik idaresi vb tarafından yapılan)
bob cut n. bob kesim
bob cut n. küt kesim saç modeli
buzz cut n. sıfıra yakın saç kesimi
induction cut n. sıfıra yakın saç kesimi
pixie cut n. kadınlar için kısa
pixie cut n. hareketli saç kesimi
internet connection cut off n. internet kesintisi
cut-out n. şalter
cut-out n. siluet
cut-off n. kesme
cut-off n. kestirme yol
cut-out n. kesici
cut-off n. şalter
cut-off n. sona erme tarihi
mushroom cut n. mantar kafa saç kesimi
bowl cut n. mantar kafa saç kesimi
bob cut n. küt saç
low cut cleavage n. derin göğüs dekoltesi
cut on finger n. parmak kesiği
power cut n. enerji kesintisi
clean-cut man n. efendi adam
clean-cut man n. efendi (adam)
clean-cut guy n. efendi adam
clean-cut guy n. efendi (adam)
pixie cut n. kısa erkek saçına yakın kısalıkta kesilmiş saç
finger cut n. parmak kesiği
cut on the finger n. parmak kesiği
curb cut [us] n. kaldırım rampası
low-cut back dress n. sırt dekoltesi olan elbise
low-cut back dress n. sırt dekolteli elbise
bad cut n. kötü kesik
razor-cut n. tıraş makinesi ile kırpılan kabarık saç modeli
cut crystal n. kesme kristal
brilliant cut n. yuvarlak kesim
brush cut n. saçın fırça gibi dik durduğu kısa saç kesimi
cut [obsolete] n. saban atı
cut-in n. kazanç payı alan kimse
cut-in n. telif payı alan kimse
cut-in n. kar payı
cut [dialect] n. pasaklı kadın
cut [obsolete] n. beygir
cut [dialect] n. hafifmeşrep kadın
cut [dialect] n. hoşlanılmayan kimse
cut-in n. kazanç payı
cut [obsolete] n. (kıyafette) dekoratif çizgi
cut-in n. telif payı
cut-in n. kar payı alan kimse
cut-throat [uk] n. düz ustura
draw-cut n. bıçakla açılan tek kesik
fine cut n. çiğneme tütünü
second-cut file n. orta dişli eğe
bowl cut n. tas kafa
bowl-cut boy n. tas kafalı çocuk
bowl cut n. tas kafa tıraşı
bowl cut n. tas tıraş
bowl-cut boy n. tas tıraşlı çocuk
bowl cut n. tas tıraşı
cut out v. biçmek (giysi)
have something cut v. kestirmek
cut along v. başlamak
cut someone off v. birine miras olarak hiç para bırakmamak
cut something back v. budamak
cut with scissors v. makasla kesmek
have cut one's eyeteeth v. açıkgöz olmak
cut into pieces v. parçalara ayırmak
cut corners v. kestirmeden gitmek
cut loose v. açmak
cut down v. azaltmak