kanal - Turco Inglés Diccionario

kanal

Significados de "kanal" en diccionario inglés turco : 88 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kanal canal n.
They sailed through the canal.
Yelkenliyle kanaldan geçtiler.

More Sentences
kanal channel n.
My dad searched through the channels in the car's radio to find his favourite.
Babam arabanın radyosundaki kanallar arasından en sevdiğini bulmaya çalıştı.

More Sentences
General
kanal station n.
Let's listen to the news on the national TV station.
Ulusal televizyon kanalındaki haberleri dinleyelim.

More Sentences
kanal duct n.
There weren't enough ducts for water.
Su için yeterli kanal yoktu.

More Sentences
kanal passage n.
Drugs had caused severe damage to his nasal passage.
Uyuşturucular burun kanalında ciddi hasara yol açmıştı.

More Sentences
kanal ditch n.
They didn't put a fence around the damn ditch.
Lanet olası kanalın etrafına çerçeve yapmamışlar.

More Sentences
kanal dyke n.
The rainwater was flowing through the dyke.
Yağmur suyu kanaldan akıyordu.

More Sentences
kanal drain n.
Tom knew how to properly dispose of motor oil and never dumped it down the storm drain.
Tom motor yağının nasıl düzgün bir şekilde atılacağını biliyordu ve asla yağmur suyu kanalına dökmezdi.

More Sentences
kanal channel n.
My dad searched through the channels in the car's radio to find his favourite.
Babam arabanın radyosundaki kanallar arasından en sevdiğini bulmaya çalıştı.

More Sentences
kanal conduit n.
The excavator cut the conduit by accident.
Ekskavatör kazara kanalı kesmiş.

More Sentences
Technical
kanal channel n.
My dad searched through the channels in the car's radio to find his favourite.
Babam arabanın radyosundaki kanallar arasından en sevdiğini bulmaya çalıştı.

More Sentences
Automotive
kanal channel n.
My dad searched through the channels in the car's radio to find his favourite.
Babam arabanın radyosundaki kanallar arasından en sevdiğini bulmaya çalıştı.

More Sentences
kanal duct n.
There weren't enough ducts for water.
Su için yeterli kanal yoktu.

More Sentences
Medical
kanal duct n.
There weren't enough ducts for water.
Su için yeterli kanal yoktu.

More Sentences
Anatomy
kanal canal n.
They sailed through the canal.
Yelkenliyle kanaldan geçtiler.

More Sentences
Linguistics
kanal channel n.
My dad searched through the channels in the car's radio to find his favourite.
Babam arabanın radyosundaki kanallar arasından en sevdiğini bulmaya çalıştı.

More Sentences
Geography
kanal channel n.
My dad searched through the channels in the car's radio to find his favourite.
Babam arabanın radyosundaki kanallar arasından en sevdiğini bulmaya çalıştı.

More Sentences
General
kanal dike n.
kanal aquila n.
kanal chamfer n.
kanal gully n.
kanal coulisse n.
kanal pass n.
kanal raceway n.
kanal watercourse n.
kanal sluice n.
kanal meatus n.
kanal trough n.
kanal chase n.
kanal chute n.
kanal culvert n.
kanal flume n.
kanal waterway n.
kanal vestibule n.
kanal couloir n.
kanal race way n.
kanal chamfret n.
kanal lane n.
kanal yeo n.
kanal delf n.
kanal route n.
kanal dick [dialect] [uk] n.
kanal inset n.
kanal pore [obsolete] n.
kanal shoot n.
kanal sike [dialect] n.
kanal sipe n.
kanal fosse n.
kanal sloping trough n.
kanal stank [dialect] [uk] n.
kanal strand [dialect] [uk/scotland] n.
kanal sulcation n.
kanal tube n.
kanal vaso- pref.
kanal tract N.
Trade/Economic
kanal toll n.
kanal waterway n.
Technical
kanal grooves n.
kanal pore n.
kanal flume n.
kanal vestibule n.
kanal vessel n.
kanal line link n.
kanal runner n.
kanal chute n.
kanal groove n.
kanal vas n.
Telecom
kanal trenching n.
Electric
kanal line link n.
Architecture
kanal killesse [obsolete] n.
kanal cullis n.
Construction
kanal rebate n.
Automotive
kanal port n.
kanal well n.
Mining
kanal gullet n.
Anatomy
kanal sinus n.
Food Engineering
kanal vessel n.
Biology
kanal isthmus n.
Agriculture
kanal race n.
Apiculture
kanal groove n.
kanal rabbet n.
Tobacco
kanal rails n.
Linguistics
kanal medium n.
Geography
kanal rib n.
kanal draw n.
Printery
kanal streak n.
Archaic
kanal vein n.
British Slang
kanal cut n.

Significados de "kanal" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
yağmur suyunun oluşturduğu kanal ditch n.
kanal işçisi navvy n.
bir kanal veya boşluğun başlangıcındaki genişlik vestibule n.
dar kanal gat n.
kanal arayıcı tuner n.
kanal açma canalization n.
kanal şirketi canal company n.
kanal baş kapağı headgate n.
kanal çevrimi tune cycle n.
kanal ayarı tune n.
kanal veya su taşımacılığına uygun ırmağa paralel ve mavnaları halatla çeken atların kullandığı yol tow path n.
kanal daralması stricture n.
kanal havuzu canal lock n.
kanal köprü bridge canal n.
ikili kanal duplex channel n.
kanal havuzu lock n.
kanal tedavisi root canal operation n.
kanal akışı channel flow n.
kanal kapağı gate n.
balta vb ile yapılan kanal kerf n.
suyun değirmene aktığı kanal headrace n.
açık kanal open channel n.
açık kanal open conduit n.
diplomatik kanal diplomatic channel n.
şifresiz kanal clear channel n.
yan kanal lateral n.
kol kanal lateral n.
kanal kanalizasyon nehir işleri sewers-sewage-river works n.
kanal yolu channel n.
kanal seçici tuner n.
kanal bölgesi canal zone n.
kanal destek uzmanı channel support specialist n.
kanal memuru dike reeve n.
kanal genişletici alet dilator n.
kanal açma canalisation n.
(tv) kanal zaplama channel surfing n.
(tv) kanal zaplama zapping n.
(tv) kanal zaplama channel hopping n.
kanal genişletici alet dilater n.
kanal olma channeling n.
bir kanal ve bir kıstağın adı corinth n.
kanal kıyıları banks of the canal n.
kanal teknesi sürücüsü veya işçisi canaller n.
kanal kapağı chamber n.
kanal aracılığıyla iletme channelization n.
kanal görevi görme channelization n.
kanal görevi görme channelisation n.
kanal açma channelisation n.
kanal aracılığıyla iletme channelisation n.
kanal açma channelization n.
kanal kazıcı banker [dialect] [uk] n.
panama kanal bölgesi'nde yaşayan abd vatandaşı zonian n.
buz kütlesinde suyun aktığı kanal lane n.
yüzen bir buz kütlesinde suyun aktığı kanal lane n.
staten island ve brooklyn bölgeleri arasında yer alan kanal verrazano narrows n.
kanal teknesini ayağıyla hareket ettiren kimse legger n.
gemi geçiş yolunda yer alan ve her iki tarafında kanal bulunan sığlık middle n.
değirmenin çarkını döndüren suyun değirmene aktığı kanal millrun n.
hint okyanusu'nda bir kanal mocambique n.
suyun yapay kanal yoluyla hareketi hydragogy [obsolete] n.
kanal kapağının başındaki dikine duvar lift wall n.
başka boru veya fikstürün çevresinden geçirmek için kullanılan kanal bypass n.
kanal açarken kullanılan çok kavisli bir kürek grafting tool n.
tahkimatta kullanılan hendek, çukur veya kanal graff n.
(dedikodu, bilgi veya haberlerin yayıldığı) kanal round n.
buzulların oluşturduğu kanal dorr n.
boru veya kanal temizleme aleti pig n.
domuz ahırında kanal pig n.
küçük kanal ponceau n.
kanal üzeri köprü culvert n.
daha büyük bir kanalın içine kazılan kanal cunette n.
kazık ve kalastan yapılan kanal kıyısı güçlendirici cunette n.
orta beyni arka beyinden ayıran embriyonik kanal isthmus n.
kanal havuzu pound n.
baraj veya kanal kapağını denetleyen sistemi barındıran bina gatehouse n.
içinden dere akan kanal outlet n.
suyu sulama kanalına yönlendiren geçici kanal presa [dialect] n.
küçük kanal sheuch [scotland] n.
(bir şeyi) kanal üzerinden gönderen kimse shooter n.
gemi veya kanal havuzunun girişinde bulunan kapakların üzerine kapandığı ahşap parçası sill n.
eğlence amaçlı kullanılan kanal cruiseway n.
yan kanal slue n.
fazla suyu tahliye eden kanal sluice n.
bol miktarda suyun geçtiği kanal sluiceway n.
wight adası ile ingiltere'nin güneyi arasında yer alan dar bir kanal solent n.
kanal ağzı outfall n.
kanal açmak canalize v.
gemiyi kapalı bir kanal içinden geçirmek lock v.
kanal yapmak canalise v.
kanal açmak channel v.
kanal haline getirmek canalize v.
kanal havuzuna sokmak lock v.
kanal yapmak canalize v.
kanal değiştirmek switch over v.
(tv'de) kanal değiştirmek turn over v.
kanal haline getirmek canalise v.
kanal açmak canalise v.
kanal değiştirmek switch channel v.
yeniden kanal haline getirmek recanalise v.
yeni kanal açmak recanalise v.
yeni kanal açmak recanalize v.
yeniden kanal haline getirmek recanalize v.
kanal görevi görmek channel v.
kanal açmak channelise v.
kanal açmak channelize v.
kanal aracılığıyla iletmek channelize v.
kanal görevi görmek channelize v.
kanal içerisinde hapsetmek channel v.
kanal görevi görmek channelise v.
kanal aracılığıyla iletmek channelise v.
(liman veya kanal) neredeyse kara ile çevirmek landlock v.
(liman veya kanal) kara ile çevirmek landlock v.
yanlış şekilde kanal açmak mischannel v.
kanal sağlamak duct v.
(yola veya köprüye) kanal bağlamak culvert v.
kanal kurmak flume v.
(derenin) suyunu kanal vasıtasıyla yönlendirmek flume v.
kanal kullanmak flume v.
(kanal) çekmek get v.
kanal ile taşınmamış unchanneled [us] adj.
kanal ile taşınmamış unchannelled [uk] adj.
panama kanal bölgesi'nde yaşayan abd vatandaşlarına ait veya ilgili zonian adj.
sürekli olarak kapalı bir kanal devresinden oluşmayan open adj.
kanal içinde sıkışmış impacted adj.
kanal anlamında kullanılan ön ek vaso- pref.
kanal anlamında kullanılan ön ek vas- pref.
yol veya kanal anlamına gelen bir ön ek meat- pref.
kanal anlamına gelen ön ek soleno- pref.
kanal anlamına gelen ön ek solen- pref.
Phrasals
kanal değiştirmek turn over to [brit] v.
bir kanal aracılığıyla su veya sıvıyı bir yere yönlendirmek channel something in v.
bir kanal aracılığıyla sıvıyı akıtarak boşaltmak channel (something) off v.
kanal değiştirmek switch over v.
kanal değiştirmek switch over (to someone or something) v.
Colloquial
tv izlerken sürekli kanal değiştiren kimse zapper n.
kanal tedavisi olmak get a root canal v.
Idioms
eski kablolu kanal aboneliğine son verip başka aboneliklere (online tv platformları) geçme cord-cutting n.
eski kablolu kanal aboneliğine son verip başka aboneliklere (online tv platformları) geçen kişi cord cutter n.
kanal zaplama channel-zapping n.
kanal zaplama channel surfing n.
kanal zaplama channel zapping n.
kanal zaplamak channel surf v.
kanal zaplamak surf the channels v.
Trade/Economic
emtia kanal endeksi commodity channel index n.
kanal yöneticisi channel manager n.
kanal seçimi channel selection n.
iş ortağı kanal uzmanı vendor channel specialist n.
kanal optimizasyonu channel optimization n.
yönetimli kanal administered channel n.
kanal geçiş ücreti canal toll n.