vein - Turco Inglés Diccionario

vein

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

vein — Definition

Significado:
toplardamar, damar çizgisi
Pronunciación (IPA):
(AmE /veɪn/ – BrE /veɪn/)
Categoría gramatical:
İsim: vein (veins)
Antónimos:
artery (technical)

Significados de "vein" en diccionario turco inglés : 47 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
vein n. damar
The medicine should be injected into the vein.
İlaç damara enjekte edilmelidir.

More Sentences
General
vein n. şekil
I would urge you to continue in the same vein for all these social issues.
Tüm bu sosyal meseleler için aynı şekilde devam etmenizi tavsiye ederim.

More Sentences
vein n. damar
The medicine should be injected into the vein.
İlaç damara enjekte edilmelidir.

More Sentences
Medical
vein n. damar
The medicine should be injected into the vein.
İlaç damara enjekte edilmelidir.

More Sentences
vein n. ven
As the portal vein passes through the liver, it breaks up into increasingly smaller and smaller veins.
Portal ven karaciğerden geçerken giderek daha küçük damarlara ayrılır.

More Sentences
Apiculture
vein n. damar
The medicine should be injected into the vein.
İlaç damara enjekte edilmelidir.

More Sentences
General
vein n. ebru
vein n. ruhsal durum
vein n. öğe
vein n. toplar damar
vein n. oyuk
vein n. oluk
vein n. tarz
vein n. huy
vein n. mizaç
vein n. verit
vein n. unsur
vein n. su
vein n. çatlak
vein n. yarık
vein n. çukur
vein n. ayrık
vein n. tartışma konusu
vein n. bir dizi düşünce
vein v. damarlarla kaplamak
vein v. damar şeklinde dallanmak
vein v. damarlanmak
vein v. çizgi çizgi yapmak
vein N. damar çizgisi
Technical
vein n. maden damarı
vein n. maden cevheri
vein n. toplardamar
vein n. maden damarına benzer şey
vein n. kalitesi çevresindekilerden farklı arazi
vein n. tahta veya mermerde farklı ton veya renkte uzun dalgalı çizgi
Railway
vein n. filon
Mining
vein n. filon
Medical
vein n. vena
Anatomy
vein n. damar tabaka ağı
vein n. toplardamar
Biology
vein v. damarlandırmak
Botanic
vein n. yaprakta iletim demetini bulunduran kısım
Geology
vein n. kaya, toprak veya buzdaki dar su kanalı
vein n. dar su kanalından akan su
Archaic
vein n. kanal
vein n. akış
Entomology
vein n. böcek kanadındaki sinir

Significados de "vein" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
jugular vein n. boyunda bulunan en büyük damar
jugular vein n. şahdamarı
milk vein n. süt damarı
leg vein n. bacak damarı
in the same vein adv. aynı şekilde
in the same vein adv. aynı anlayışla
in a similar vein adv. benzer bir anlayışla
in a similar vein adv. benzer şekilde
in that vein adv. aynı doğrultuda
in that vein adv. aynı şekilde
in the same vein adv. benzer şekilde
Technical
water vein n. su damarı
clay vein n. kil damarı
portal vein n. portal damar
rake-vein n. maden cevheri
rake-vein n. kaya katmanları arasındaki maden filizleri
Mining
quartz vein n. kuvars damarı
gold bearing quartz vein n. altın içeren kuvars damar
ore vein dip n. cevher damarı eğimi
vein deposit n. damar yatak
ore vein n. cevher damarı
branched vein n. dallı damar
branched vein n. dallı filon
cross vein n. çapraz damar
cross vein n. çapraz su
vein ore n. filon cevheri
vein ore n. damar tözü
main vein n. ana damar
blanket mine vein n. yatay maden damarı
ball vein n. küre şeklinde bir demir cevheri
vein quartz n. maden damarında yığıntı halinde meydana gelen kuvars
quick vein n. verimli cevher damarı
mineral vein n. kaya tabakaları arasında yer alan maden tabakası
mineral vein n. maden damarı
fissure vein n. (yeryüzünde) içi mineralli madde ile dolu çatlak
Medical
pulmonary vein n. pulmoner ven
varicose vein n. varis
pulmonary vein n. akciğer toplardamarı
brachiocephalic vein n. brakiyosefalik ven
deep vein thrombosis n. derin ven trombozu
renal vein n. böbrek toplar damarı
main vein n. ana damar
hepatic vein n. karaciğer damarı
galien vein n. galien venası
gallien great vein n. galien'in büyük veni
cross vein n. çapraz damar
jugular vein n. juguler ven
scalp vein set n. kelebek set
jugular vein n. şahdamarı
femoral vein n. femoral damar
portal vein n. kapı toplardamarı
hepatic portal vein n. kapı toplardamarı
capillary vein n. küçük damar
small vein n. küçük damar
vein leading to the heart n. kalbe giden damar
vein to the heart n. kalbe giden damar
coronary vein n. kalp damarı
cardiac vein n. kalp damarı
heart vein n. kalp damarı
varicose vein n. şişkin damar
portal vein n. kapısal damar
milk vein n. süt damarı
vein anatomy n. damar anatomisi
varicose vein n. varisli damar
hepatic vein thrombosis n. hepatik ven trombozu
branch retinal vein occlusion n. retinal ven dallarının tıkanıklığı
portal vein cytokine levels n. portal ven sitokin seviyeleri
sinus vein thrombosis n. sinüs ven trombozu
smv (superior mesenteric vein) n. superior mezenterik ven
renal vein thrombosis n. renal ven trombozu
extrahepatic portal vein thrombosis n. karaciğer dışı portal ven trombozu
portal vein thrombosis after splenectomy n. splenektomi sonrası portal ven trombozu
ultrasound-guided catheterization of internal jugular vein n. ultrasonografi eşliğinde yapılan internal juguler ven kateterizasyonu
internal jugular vein catheterization n. internal juguler ven kateterizasyonu
central vein n. santral ven
located in hepatic vein n. portal venlerde lokalize
hepatoportal vein thrombosis n. hepatoportal ven trombozu
supraorbital vein n. supraorbital damar
patient with acute deep vein thrombosis n. akut derin ven trombozlu hasta
jugular vein thrombosis n. juguler ven trombozu
internal jugular vein flow n. internal juguler ven akımı
external jugular vein mimicking neck mass n. boyun kitlesini taklit eden eksternal juguler ven
galen vein malformation n. galen veni malformasyonu
central retinal vein occlusion n. santral retinal ven tıkanıklığı
varicose vein surgery n. varis ameliyatı
deep vein thrombosis n. derin toplardamar pıhtılaşması
human umbilical vein endothelial cells n. insan umbilikal damar endotel hücreleri
vein wall n. damar duvarı
vein wall n. damar çeperi
spider vein n. varis
blocked vein n. tıkalı damar
clogged vein n. tıkalı damar
accessory vertebral vein n. ek vertebral ven
accessory hemiazygos vein n. vena hemiazygos accessoria
accompanying vein n. arter ya da sinirin yanında seyreden ven, özellikle arter’e eşlik eden ven
accessory cephalic vein n. vena cephalica accessoria
accessory hemiazygous vein n. vena hemiazygos accessoria
accessory hemiazygos vein n. göğüs omurlarının sol tarafında aşağıya doğru seyrettikten sonra sağa dönerek vena azygos’a ya da bu ven’in vena hemiazigos ile birleşme yerine açılan ven
accompanying vein n. komitans ven
accompanying vein n. vena comitans
accessory vertebral vein n. vena vertebralis accessoria
accessory cephalic vein n. ek sefalik ven
accessory hemiazygous vein n. göğüs omurlarının sol tarafında aşağıya doğru seyrettikten sonra sağa dönerek vena azygos’a ya da bu ven’in vena hemiazigos ile birleşme yerine açılan ven
accessory vertebral vein n. ek omurga veni
accessory hemiazygous vein n. ek hemiazigos ven
accessory hemiazygos vein n. ek hemiazigos ven
thread vein n. cilt yüzeyine yakın kırmızı veya mor renkli kılcal damar
vein stripping n. ven sıyırma
vein stripping n. varisli damarların bacak veya uyluktan çıkarıldığı cerrahi prosedür
pudendal vein n. dış cinsiyet organlarının toplardamarları
pudendal vein n. pudendal ven
pancreatic vein n. pankreastaki kanı boşaltan ve üst mezenterik ve dalak damarlarına açılan damarlar
breathe a vein v. damar açmak
breathe a vein v. kan akışını sağlamak için damar yolu açmak
Anatomy
axillary vein n. koltukaltı toplardamarı
median vein n. orta toplardamar
jugular vein n. boyun toplardamarı
ophtalmic vein n. göz toplardamarı
superficial vein n. orta toplardamar
spleen vein n. dalak toplardamarı
saphana vein n. safin
renal vein n. böbrek damarı
radial vein n. radyal damar
cardinal vein n. ilkel yetişkin omurgalılarda ve gelişkin omurgalı embriyolarında toplardamar
rectal vein n. anal kanal ve rektum duvarında bulunan damarların her biri
central vein of retina n. santral retinal ven
central vein of suprarenal gland n. böbrek üstü bezlerinin kan boşalımını sağlayan tek santral veni
central vein of retina n. retinaya ait damarların birleşmesiyle oluşan ven
cephalic vein n. sefalik ven
cerebellar vein n. beyincik damarları
cerebral vein n. beyin toplardamarı
cephalic vein n. koltukaltı toplardamarına kan boşaltan büyük kol damarı
cervical vein n. servikal ven
cervical vein n. boyun toplardamarı
labial vein n. labial ven
labial vein n. vulva dudaklarından çıkan toplardamar
labial vein n. ağızdaki dudaklardan çıkan toplardamar
labyrinthine vein n. iç kulaktan çıkan toplardamarların her biri
labyrinthine vein n. labirentin ven
lacrimal vein n. lakrimal ven
lacrimal vein n. gözyaşı bezini üst oftalmik damara boşaltan toplar damar
nasofrontal vein n. gözün ön orta kısmında yer alan ve süperiyor oftalmik ven ile açısal veni bağlayan bir damar
temporal vein n. temporal ven
temporal vein n. temporal bölgeyi boşaltan toplardamar
testicular vein n. testiküler ven
testicular vein n. testis toplardamarı
thalamostriate vein n. talamostriat ven
thalamostriate vein n. talamus ve çizgili cismi boşaltan toplardamar
thebesian vein n. kalp duvarındaki doğrudan kalp boşluğuna akan küçük damarların her biri
perforating vein n. delici arterlere eşlik eden toplardamarlar