damar - Turco Inglés Diccionario

damar

Significados de "damar" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
General
damar n. ağaç reçinesi
Geography
damar n. kansas eyaletinde şehir

Significados de "damar" en diccionario inglés turco : 31 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
damar vein n.
The rock cracked from its vein.
Kaya, damar kısmından çatladı.

More Sentences
damar vessel n.
The doctors repaired a broken blood vessel in his brain.
Doktorlar beynindeki kırık bir kan damarını onardılar.

More Sentences
General
damar grain n.
Wood stains bring out the natural grain of the wood.
Ahşap lekeleri ahşabın doğal yapısındaki damarları ortaya çıkarır.

More Sentences
damar blood vessel n.
The nurse hit a blood vessel.
Hemşire bir damara vurmuş.

More Sentences
damar vein n.
The rock cracked from its vein.
Kaya, damar kısmından çatladı.

More Sentences
damar vessel n.
The doctors repaired a broken blood vessel in his brain.
Doktorlar beynindeki kırık bir kan damarını onardılar.

More Sentences
damar vascular adj.
Obesity is often associated with vascular diseases.
Obezite çoğunlukla damar hastalıklarıyla ilişkilendirilir.

More Sentences
Technical
damar vessel n.
The doctors repaired a broken blood vessel in his brain.
Doktorlar beynindeki kırık bir kan damarını onardılar.

More Sentences
Medical
damar vein n.
The rock cracked from its vein.
Kaya, damar kısmından çatladı.

More Sentences
Botanic
damar vessel n.
The doctors repaired a broken blood vessel in his brain.
Doktorlar beynindeki kırık bir kan damarını onardılar.

More Sentences
Apiculture
damar vein n.
The rock cracked from its vein.
Kaya, damar kısmından çatladı.

More Sentences
General
damar streak n.
damar bad temper n.
damar core n.
damar run n.
damar veining n.
Technical
damar rift n.
damar streak n.
damar core n.
Construction
damar veining n.
Mining
damar lode n.
damar large n.
damar load n.
Medical
damar ampulla n.
Anatomy
damar vasal adj.
damar veinal adj.
Marine Biology
damar duct n.
Tobacco
damar stem n.
Geography
damar seam n.
Geology
damar measure n.
Printery
damar streak n.

Significados de "damar" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
toplar damar vein n.
damar (yaprak) string n.
damar tıkanıklığı embolism n.
damar (ağaç) streak n.
damar (ağaç vb) streak n.
boyunda bulunan en büyük damar jugular vein n.
damar hastalıkları coronary disease n.
içinden damar geçen yol canal n.
damar ameliyatı phlebotomy n.
kılcal damar capillary vessel n.
ana damar mother lode n.
yaprakta damar düzeni venation n.
boyuna damar straight grain n.
damar ağı veining n.
küçük damar veinlet n.
eroin enjekte etmek için boş damar arama trainspotting n.
kılcal damar capillary n.
damar bozukluğu vascular disorder n.
kolda veya bacakta bulunan, madde enjekte etmek için elverişli ana damar main-line n.
damar benzeri bir işaret veining n.
damar oluşturma veining n.
damar çizme veining n.
damar örüntüsü veining n.
karışık katmanlı damar yapısı foliation n.
(damar-duvar arasında veya fay boyu görülen) yumuşak killi madde pug n.
fay, damar veya duvar boyu görülebilen yumuşak kil yapılı madde sticking n.
(damar) bir araya gelip birleşmek inosculate v.
damar yolu açmak establish vascular access v.
damar şeklinde dallanmak vein v.
(damar içi enjeksiyon gibi yollarla) vücutta aşırı sıvı toplanmasına sebep olmak overhydrate v.
(damar yolu ile) tedavi uygulamak infuse v.
(damar yolu ile) ilaç uygulamak infuse v.
damar içi intravenous adj.
varisli (damar) varicose adj.
kan damar sistemi haematal adj.
kan damar sistemi hematal adj.
kan damar sistemi hemal adj.
kan damar sistemi haemal adj.
damar içinden intravenously adj.
kılcal damar gibi yayılan capillaceous adj.
ağı anımsatacak şekilde damar veya kaburgaları olan networklike adj.
damar tıkayıcı obstructive adj.
damar tıkanıklığına bağlı obstructive adj.
kalp-damar cardiovascular adj.
damar anlamında kullanılan bir ön ek ven- pref.
damar anlamında kullanılan bir ön ek veni- pref.
damar çizgisi vein N.
Proverb
insan çeşit çeşit yer damar damar there's nowt so queer as folk
Colloquial
damar sistemi plumbing n.
Idioms
damar tıkanıklığı veya hasarından kaynaklanan kalp krizi widow maker n.
Institutes
türk kalp ve damar cerrahisi derneği turkish society of cardiovascular surgery n.
Technical
karışık katmanlı damar banded structure n.
karışık tabakalı damar banded structure n.
kılcal damar capillary n.
çıralı damar pitch streak n.
boyuna damar straight grain n.
bükülgen kablo ve kordonların damar renkleri core colors of flexible cables and cords n.
hafif damar light cord n.
ince damar string n.
dalgalı damar wavy cord n.
yoğun damar heavy cord n.
ana damar trunk n.
portal damar portal vein n.
damar ağı veining n.
damar (cam) cord n.
enine damar counter n.
(damar içerisinde kalan) küçük ve kısa kömür dikmesi spurn n.
Computer
damar kablo core n.
Telecom
damar-kılıf dengelemesi core-to-cladding offset n.
damar-kılıf eş eksenliliği core-to-cladding concentricity n.
eş eksenli damar-kılıf core-to-cladding concentricity n.
Textile
damar örgüsü   veining   n.
Woodworking
damar ışını flake n.
Mining
altın içeren kuvars damar gold bearing quartz vein n.
ana damara paralel yan birikinti veya damar lateral n.
damar yatak vein deposit n.
dallı damar branched vein n.
çapraz damar cross vein n.
düz damar flat seam n.
damar tözü vein ore n.
ana damar main vein n.
ana damar mother lode n.
enine damar cross-lode n.
damar kalınlığı seam thickness n.
değerli taşların içerisindeki bozuk/şekilsiz damar calcedon n.
damar veya yatak üzerinde belirgin incelme twitch n.
damar veya yatak üzerinde belirgin incelme pinch n.
ana damardan küçük bir sapma ile ulaşılan damar lateral n.
damar şeklinde olmayıp düzensiz bulunan maden yatağı mass n.
taban kayacındaki ana damardan ayrılan yan damar dropper n.
(damar düzlemindeki alanları ölçmede kullanılan) yaklaşık yarım metrekarelik alan birimi fathom n.
cevhersiz damar dead ground n.
(damar veya tabaka) keşfedip açmak win v.
Medical
ana damar main vein n.
damar tıkanıklığı atherosclerosis n.
damar geçirgenliği vascular permeability n.
damar cerrahisi vascular surgery n.
damar iltihabı vasculitis n.
damar içi kateter intravascular catheter n.
tümörün geliştirildiği yeni damar oluşumu neoangiogenesis n.
damar sıkıştırıcı ilaç astringent drug n.
damar sertliği arteriosclerosis n.
kapiller damar hastalığı microangiopathy n.
damar daraltan ilaç veya sinir vasoconstrictor n.
çapraz damar cross vein n.
damar oluşumu angiogenezis n.
damar büzücü vasoconstrictor n.
kollajen damar hastalıkları collagen vascular disease n.
damar genişleten ilaç veya sinir vasodilator n.
gözün damar tabakası choroid n.
damar genişlemesi vasodilatation n.
koroner damar coronary n.
damar sertleşmesi atherosclerosis n.
damar genişletici vasodilator n.
prekapiller damar precapillary n.
göğüs ve kalp damar cerrahisi thoracic and cardiovascular surgery n.
kan hücrelerinin damar duvarlarından dokulara sızması diapedesis n.
damar içi enjeksiyon intravenous injection n.
belli zaman ve hızda damar içine zerk etme infuse n.
göğüs kalp damar cerrahisi cardiothoracic surgery n.
damar sistemi vascular system n.
kemoterapötik ajanların damar dışına kaçması extravasation of chemotherapeutic agents n.
damar büzülmesi vasoconstriction n.
kılcal damar vas capülare n.
damar yapısı vascular structure n.
Organlarda büyük damar ve sinirlerin akciğerdeki solunum yollarının giriş kapısı hilus n.
damar yolu yetersizliği vascular access failure n.
kılcal damar direnci capillary resistance n.
iç damar zarı endothelium n.
kalp damar rahatsızlığı cardiovascular disease n.
küçük damar venule n.
kalp ve damar hastalıkları cardiovascular diseases n.
damar tıkanıklığı infarction n.
kılcal damar capillary vessel n.
damar içi tedavi intravenous therapy n.
damar tıkanıklığı embolism n.
damar yoluyla enjeksiyon intra venal n.
guddelerden sıvı maddeleri nakleden damar duct n.
femoral damar femoral vein n.
küçük damar capillary vein n.
küçük damar small vein n.
damar ağı veining n.
küçük damar venula n.
küçük damar veinlet n.
damar çapının küçülüp genişlemesi vasomotion n.
damar yolu vascular access n.
damar yoluyla erişim vascular access n.
damar hastalıkları vascular diseases n.
damar hastalığı vascular disease n.
aterosklerotik damar hastalığı atherosclerotic vascular disease n.