seam - Turco Inglés Diccionario

seam

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

seam — Definition

Significado:
dikiş hattı, ek yeri
Pronunciación (IPA):
(AmE /siːm/ – BrE /siːm/)
Categoría gramatical:
İsim: seam (seams)
Sinónimo:
joint, stitch
Antónimos:
gap

Significados de "seam" en diccionario turco inglés : 43 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
seam n. dikiş
Her jeans were torn at the waist seam.
Kot pantolonu bel dikişinden yırtılmıştı.

More Sentences
seam n. dikiş yeri
My jeans ripped at the seams.
Pantolonum dikiş yerlerinden yırtıldı.

More Sentences
General
seam n. maden damarı
New seams of iron were discovered recently.
Son zamanlarda yeni demir damarları keşfedildi.

More Sentences
Technical
seam n. bağlantı yeri
The device had flawed seams.
Cihazda kusurlu bağlantı yerleri vardı.

More Sentences
seam n. dikiş yeri
My jeans ripped at the seams.
Pantolonum dikiş yerlerinden yırtıldı.

More Sentences
Mining
seam n. maden damarı
New seams of iron were discovered recently.
Son zamanlarda yeni demir damarları keşfedildi.

More Sentences
Food Engineering
seam n. dikiş
Her jeans were torn at the waist seam.
Kot pantolonu bel dikişinden yırtılmıştı.

More Sentences
General
seam n. yara izi
seam n. kırışıklık
seam n. iki tahtanın yan yana birleştiği çizgi
seam n. kırışık
seam v. tırmıklamak
seam v. çatlamak
seam v. ters ilmikle örmek
seam v. dikiş gibi iz bırakmak
seam v. faça yapmak
seam N. dikiş hattı
Technical
seam n. çatlak (döküm)
seam n. ek yeri
seam n. ince tabaka
seam n. katman
seam n. kaynak
seam n. kömür damarı
seam n. eski bir ingiliz tahıl ölçü birimi
seam n. eski bir ingiliz cam ölçü birimi
seam v. dikmek
Textile
seam n. elbise veya kumaşın dikiş hattı ile dış kenarları arasında kalan ve genelde içe katlanan bölümü
seam n. yalancı ek yeri
seam n. tek parça kumaştan yapılıp yanlış kenarı boyunca katlanarak oluşturulan yalancı ek yeri
seam n. örgü kumaşta ters örgü sırası veya desen dikişleri ile oluşturulan yalancı ek yeri
Construction
seam n. kaynak
seam n. derz
Marine
seam n. armuz
Medical
seam n. damar (yüzey hatası)
Gastronomy
seam n. dikiş, dikiş yeri
Geography
seam n. damar
seam n. tabaka
seam n. yatak
Sport
seam n. (krikette) topun çevresindeki çift sıra dikiş
seam v. (kriket topu) dikişleri üzerinde sekerek yön değiştirmek
seam v. (kriket) topu dikişleri üzerinde sektirerek atmak
seam adj. (krikette) topu atan oyuncunun atış sırasında top üzerindeki dikiş çemberi kullanmasına ait
seam adj. (krikette) topu atan oyuncunun atış sırasında top üzerindeki dikiş çemberi kullanması ile ilgili

Significados de "seam" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
seam allowance n. dikiş payı
seam [dialect] n. yük beygirine yüklemek için uygun veya standart olan ağırlık
seam [obsolete] n. gres
seam [obsolete] n. domuz yağı
seam [dialect] n. yük hayvanının dayanabileceği yük miktarı
seam lace n. at arabalarının ek yerlerini ve kenarlarını kapatan dantel
seam [obsolete] n. iç yağı
seam [dialect] n. yük beygirinin standart yük kapasitesini belirten çeşitli birimlere verilen ad
seam [obsolete] n. donyağı
seam [obsolete] n. makine yağı
seam up v. dikmek
seam together v. tutturmak
seam together v. birbirine dikmek
seam together v. dikmek
Phrasals
seam with v. -ile dikmek
seam (something) with (something) v. (bir şeyi bir şeyle) tutturmak
seam (something) with (something) v. (bir şeyle bir şeyde) bir şerit/çizgi oluşturmak
seam (something) with (something) v. (bir şeyi bir şeyle) dikmek
seam (something) with (something) v. (bir şeyle bir şey) boyunca bir çizgi yaratmak
seam (something) with (something) v. (bir şeyle bir şeyin) etrafında bir şerit/çizgi oluşturmak
Idioms
a rich seam of information n. zengin bilgi kaynağı
a rich seam of information n. bilgi damarı
rich seam n. çok yönlü bir konu
rich seam n. zengin bir konu
seam-squirrels n. pireler
seam-squirrel n. çarşafları/kıyafetleri saran bir bit
seam-squirrels n. bitler
seam-squirrel n. pire
in a good seam adj. finansal durumu iyi giden
Technical
welding seam n. kaynak dikişi
arc seam sensing n. ark dikiş algılaması
arc seam sensing n. ark dikişi algılaması
seam welding n. dikiş biçimli kaynak
seam of silt n. silt damarı
welded seam n. kaynaklı dikiş
riveted seam n. perçinli bağlantı
oscillation with seam sensing n. ark dikiş algılamalı osilasyon
butt seam n. uç uca ek
butt seam n. alın eki
riveted seam n. perçinli ek
inside groove seam n. alttan kenetli ek
flanged seam n. flanşlı ek
double-lock seam n. çift kıvrımlı ek
overlock seam n. overlok dikiş
lapped seam n. bindirme ek
straight seam pipe n. düz dikişli boru
lock seam n. kilitli ek
standing seam n. dik kıvırma ek
radiographic testing of the weld seam of submerged arc-welded steel tubes n. tozaltı-ark kaynağıyla kaynak edilmiş çelik boruların kaynak dikişinin radyografik muayenesi
ultrasonic testing of the area adjacent to the weld seam of welded steel tubes n. kaynaklı çelik tüplerin kaynak dikişine bitişik alanlarının ultrasonik muayenesi
blank seam n. kaba kalıp izi
plunger seam n. taşmış kalıp izi
seam welding n. dikiş kaynağı yapma
seam welding n. dikiş kaynaklaması
seam weld n. dikiş kaynağı
mash resistance seam weld n. yumuşak dirençli dikiş kaynağı
rivet seam n. perçin dikişi
joint seam n. ağızda kaba kalıp izi
girth seam n. kemer dikişi
blank seam n. ebüşör katlanması
girth seam n. kuşak dikişi
seam-welded tubes n. dikiş kaynaklı borular
seam-welded tube n. dikiş kaynaklı boru
seam strength n. dikiş dayanımı
seam and projection weld n. dikiş ve projeksiyon kaynağı
blind seam n. kör dikiş
longitudinal seam welding machine n. boy dikiş kaynak makinesi
coal seam n. kömür damarı
pressure test on resistance seam welds n. direnç dikiş kaynaklarının basınç deneyi
area adjacent to the weld seam of steel tubes n. çelik borularda kaynak dikişine bitişik bölge
(seam) piping n. ara biye
lock seam n. metal levhanın üst üste bindirilmiş kenarlarının katlanmasıyla yapılan ek yeri
seam set n. (metal levhalarda, deri malzemelerde) çatlakları ve dikiş yerlerini düzleştirmek için kullanılan aletler
seam blast n. kayalardaki çatlak ve yarıklara barut koyarak gerçekleştirilen patlama
Computer
weld seam length n. kaynak dikiş boyu
curved seam n. eğri dikiş
circular weld seam n. dairesel kaynak dikişi
curvilinear weld seam n. eğri kaynak dikişi
Mechanic
mash seam weld n. ezme dikiş kaynağı
seam welding n. dikiş kaynağı
Textile
seam allowance n. dikiş payı
allowance seam n. paylerans dikiş
reinforcing seam n. takviye dikiş
facing seam n. mostra dikişi
zigzag seam n. zigzag dikiş
arched seam n. kavisli dikiş
seam thickness n. dikiş kalınlığı
double lapped seam machine n. conta makinesi
sleeve seam n. kol dikişi
one thread abutted seam sewing machine n. tek iplik top başı overlok makinesi
seam margin n. kenar dikişi
breast seam n. göğüs dikişi
back seam n. arka dikişi
dart seam n. pens dikişi
facing seam n. pervaz dikişi
back shoulder seam n. arka omuz dikişi
side seam n. yan dikiş
faulty seam n. hatalı dikiş
fancy seam n. süs dikişi
seam end n. dikiş sonu
shoulder seam n. omuz dikişi
armhole seam n. kol evi dikişi
back side seam n. arka yan dikişi
two thread abutted seam sewing machine n. iki iplik top başı overlook makinesi
assembly seam n. birleştirme dikişi
one thread abutted seam sewing machine n. tek iplik top başı overlook makinesi
facing seam n. mostra
inside leg seam n. iç paça dikişi
centre back seam n. arka orta dikişi
allowance (seam) n. paylerans (dikiş)
partition seam n. bölme dikişi
seam width n. dikiş genişliği
seam appearance n. dikiş görünüşü
seam length n. dikiş uzunluğu
seam pocket n. cep dikişi
puckering seam n. büzgü dikişi
top sleeve seam n. üst kol dikişi
french seam n. fransız dikişi
seam ripper n. dikiş sökme aleti
seam edge n. dikiş kenarı
seam taping n. dikişe şerit geçirme
seam gauge n. dikiş yeri ölçer
seam roll n. sırt tahtası
mock french seam n. taklit fransız dikişi
lapped seam n. üst üste bindirilmiş dikiş yeri
curved seam n. kavisli dikiş yeri
princess seam n. prenses dikişi
overlock seam n. overlok dikiş
flat fell seam n. flat-fell dikiş yeri
gathered self-bound seam n. büzgülü self-bound dikiş
self-bound seam n. self-bound dikiş
waistband seam n. kemer dikişi
raglan seam n. reglan dikiş
waist seam n. bel dikişi
seam strength n. ek yeri mukavemeti
seam quality n. dikiş kalitesi
seam slippage n. dikiş açılması
seam efficiency n. dikiş randımanı
seam ripper n. dikiş açma makinesi
maximum force to seam rupture n. en büyük dikiş kopma kuvveti
seam tensile properties of fabrics n. kumaşların dikiş gerilme özellikleri
empire seam n. robalı dikiş
seam pucker n. dikiş büzülmesi
flat fell seam n. kollu kot dikişi
flat fell seam n. kollu kot
bulk seam n. yığma dikiş
seam slippage n. dikiş açılması
seam tape n. dikiş yeri bandı
felled seam n. teyel dikiş
felled seam n. kumaş birleştirme dikişi