mould - Turco Inglés Diccionario

mould

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

mould — Definition

Significado:
küf, kalıp
Pronunciación (IPA):
(AmE /moʊld/ – BrE /məʊld/)
Categoría gramatical:
İsim/Fiil: mold/mould (molds/moulds)

Significados de "mould" en diccionario turco inglés : 96 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
mould n. kalıp
He poured molten metal into a mould.
Erimiş metali kalıba döktü.

More Sentences
mould n. küf
Don't eat that bread; it has mould on it.
O ekmeği yemeyin; üzerinde küf var.

More Sentences
mould v. şekil vermek
She moulded the clay into a coffee mug.
Kil parçasına kahve fincanı şekli verdi.

More Sentences
mould n. şekil
mould n. yaradılış
mould n. yapı
mould v. küflenmek
mould v. kalıba dökmek
mould v. küflendirmek
mould v. biçimlendirmek
General
mould n. kalıp
He poured molten metal into a mould.
Erimiş metali kalıba döktü.

More Sentences
mould n. küf
Don't eat that bread; it has mould on it.
O ekmeği yemeyin; üzerinde küf var.

More Sentences
mould n. (akıllardaki) kalıp
He doesn't fit into the standard ‘entrepreneur’ mold.
Standart 'girişimci' kalıplarına uymuyor.

More Sentences
mould v. şekil vermek
She moulded the clay into a coffee mug.
Kil parçasına kahve fincanı şekli verdi.

More Sentences
mould v. yapışmak
His wet shirt was moulded to his body.
Islak gömleği vücuduna yapışmıştı.

More Sentences
mould v. yetiştirmek
She tries to mould her children into leaders.
Çocuklarını lider bireyler olarak yetiştirmeye gayret ediyor.

More Sentences
mould v. haline getirmek
Experiencing cancer moulded her into a strong person.
Kanser deneyimi onu güçlü bir insan haline getirdi.

More Sentences
mould v. şekline getirmek
The vacuum bag was moulded into the shape of the ball.
Vakum torbası top şekline getirilmiştir.

More Sentences
Trade/Economic
mould n. küf
Don't eat that bread; it has mould on it.
O ekmeği yemeyin; üzerinde küf var.

More Sentences
Technical
mould n. kalıp
He poured molten metal into a mould.
Erimiş metali kalıba döktü.

More Sentences
mould n. küf
Don't eat that bread; it has mould on it.
O ekmeği yemeyin; üzerinde küf var.

More Sentences
Automotive
mould n. kalıp
He poured molten metal into a mould.
Erimiş metali kalıba döktü.

More Sentences
Parasitology
mould n. küf
Don't eat that bread; it has mould on it.
O ekmeği yemeyin; üzerinde küf var.

More Sentences
Food Engineering
mould n. kalıp
He poured molten metal into a mould.
Erimiş metali kalıba döktü.

More Sentences
mould n. küf
Don't eat that bread; it has mould on it.
O ekmeği yemeyin; üzerinde küf var.

More Sentences
Biology
mould n. küf
Don't eat that bread; it has mould on it.
O ekmeği yemeyin; üzerinde küf var.

More Sentences
General
mould n. humus
mould n. yapı
mould n. gübreli toprak
mould n. şekil
mould n. yaradılış
mould n. bahçe toprağı
mould n. hazır kalıp
mould n. prekast yapım kalıbı
mould n. kalıpla verilen şekil
mould n. bıngıldak
mould n. fikrin türediği prototip
mould n. insanın örnek alarak yetiştiği model
mould n. karakter
mould n. tip
mould n. küf tabakası
mould n. stereotip
mould v. küflendirmek
mould v. küflenmek
mould v. kalıba dökmek
mould v. küf bağlamak
mould v. biçimlendirmek
mould v. kalıp yapmak
mould v. kalıplamak
mould v. çürümek
mould v. ufalanmak
mould v. dökülmek
mould v. döküm kalıbı yapmak
mould v. nüfuz kullanmak
mould v. kenarından geçmek
mould v. sarmak
mould v. malzemeyi kalıba dökerek veya oyarak süslemek
mould v. şekillenmek
mould v. biçim almak
mould v. bir şeye uymak
mould v. uyum sağlamak
mould v. (karakterini) şekillendirmek
mould v. şekillendirmek
mould v. yapışarak şeklini almak
Technical
mould n. beton deney öğesi kalıbı
mould n. dökme kalıp
mould n. hazır kalıp
mould n. kokil kalıbı
mould n. prekast yapım kalıbı
mould n. şablon
mould n. yaklaşık 900 parçadan oluşan altıncı derisi paketi
mould n. fosilleşmiş kabuk gibi organik oluşumun dış kısmının toprak veya kayada bıraktığı iz
mould n. organik oluşumun iç yüzeyinin kalıbı
mould n. üzerinde jelatin şekil bulunan damarlı bakırdan yapılmış fotogravür plakası
mould v. biçimlendirmek
mould v. gabarilemek
mould v. kalıp çıkarmak
mould v. kalıba dökmek
Mechanic
mould n. döküm kalıbı
mould n. kalıp dökme
Construction
mould n. numune kalıbı
mould n. kalıba dökülmüş nesne
mould n. kalıplanmış nesne
mould n. silme
mould n. silme grubu
mould n. (bir şeyi) inşa etmeye yardımcı olan şablon
mould n. geminin yapım aşamasında kullanılan ince ahşap veya karton şablon
Agriculture
mould n. çürüntüler
Archaeology
mould n. alçı kalıp
Geography
mould n. galler'de yerleşim yeri
Geology
mould n. bitki yetiştirmeye uygun yumuşak ve ufalanabilen toprak
mould n. humusça zengin toprak
mould n. çoğunlukla çürümüş yapraklardan oluşan toprak
Archaic
mould n. kafanın üstü
mould n. insanoğlunun yaratıldığı toprak
mould v. (hamuru) istenilen kıvama veya şekle gelinceye kadar yoğurmak

Significados de "mould" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
blue mould n. mavi yiyecek küfü
bread mould n. ekmek küfü
green mould n. yeşil küf
mould [obsolete] n. yararlanılan örnek
mould [dialect] [uk] n. yeryüzü
mould [obsolete] n. moda olan stil
mould [dialect] [uk] n. zemin
mould [dialect] [uk] n. kabristan toprağı
mould [dialect] [uk] n. toprak
take a mould v. kalıp almak
take a mould of v. kalıbını almak
be covered with mould v. küfle kaplanmak
be covered in mould v. küfle kaplanmak
mould [obsolete] v. inşa etmeye yardımcı olmak
mould [obsolete] v. kullanılmadığı için bozulmak
mould [obsolete] v. (bir şeyin) parçası olmak
mould [obsolete] v. inşa etmeyi sağlamak
Idioms
be cast in the same mould v. taban tabana aynı olmak
be cast in a different mould v. taban tabana zıt olmak
break the mould v. geleneği bozmak/yıkmak
be cast in the same mould v. aynı hamurla yoğrulmuş olmak
break the mould v. ezberi bozmak/yıkmak
be cast in the same mould v. tıpa tıp benzer olmak
be cast in the same mould v. birbirlerine aşırı benzemek
be cast in the same mould v. aynı hamurdan yoğrulmuş olmak
break the mould v. ezber bozmak
be cast in a ... mould v. aynı, benzer hamurla/hamurdan yoğrulmuş olmak
be cast in a ... mould v. (belirtilen türde) olmak
be cast in a ... mould v. birbirinin aynısı, benzeri olmak
be cast in a ... mould v. taban tabana benzemek, aynı olmak
break the mould v. kalıpları kırmak
break the mould v. kalıpların dışına çıkmak
Speaking
they broke the mould when they made somebody expr. eşi benzeri olmayan
they broke the mould when they made something expr. eşi benzeri olmayan
Technical
mould oil n. kalıp yağı
casting mould n. döküm kalıbı
sand mould n. kum kalıbı
printing mould n. baskı bloğu
mould manufacturing n. kalıp imalatı
permanent mould n. sürekli döküm kalıbı
ingot mould n. ingot kalıbı
ingot mould n. külçe kalıbı
removal from the mould n. kalıptan çıkarma
printing mould n. el baskı kalıbı
iron mould n. pas lekesi
mould plate n. döküm levhası
mould plate n. profil şablonu
press mould n. baskı kalıbı
mould depth n. kalıp derinliği
mould breath n. kalıp genişliği
mould release n. kalıp ayırıcı
mould release agent n. kalıp ayırıcı madde
hydraulic mould n. hidrolik kalıp
hydraulic mould oscillator n. hidrolik kalıp salınacı
split mould n. iki parçalı kalıp
double-cavity mould n. ikili kalıp
mould pasting n. kalıp boyama
mould facing n. kalıp boyama
mould painting n. kalıp boyama
mould coating n. kalıp boyama
mould dressing n. kalıp boyama
mould mark n. kalıp izi
mould shop n. kalıp atölyesi
mould face n. kalıp içyüzeyi
mould-release agent n. kalıp ayırıcı
mould temperature n. kalıp sıcaklığı
mould emptier n. kalıp boşaltıcı
mould cavity n. kalıp boşluğu
mould level measuring system n. kalıp düzeyi ölçüm dizgesi
mould hardness n. kalıp sertliği
mould level control n. kalıp düzeyi denetimi
mould jacket n. kalıp ceketi
mould coating n. kalıp kaplama
mould dilation n. kalıp büzüşümü
mould stirrer n. kalıp karıştırıcı
mould shift n. kalıp kaçığı
mould dilation n. kalıp çekmesi
mould cooling n. kalıp soğutma
mould facing n. kalıp kaplama
mould configuration n. kalıp yerleşim görünümü
mould blowing n. kalıpla üfleme
mould dilation n. kalıp boyut değişimi
mould board n. kalıp altlığı
mould shrinkage n. kalıp çekintisi
mould cooling jacket n. kalıp soğutma ceketi
mould board n. kalıp tezgahı
mould material n. kalıp gereci
mould block n. kalıp bloğu
mould constant n. kalıp değişmezi
mould oiling n. kalıp yağlama
mould shrinkage n. kalıp çekmesi
mould-core assembly n. kalıp maça düzeneği
mould drag n. kalıp altderecesi
mould level control system n. kalıp düzeyi denetim dizgesi
mould frame n. kalıp çerçevesi
mould washes n. kalıp içi sıvamaları
mould oscillation table n. kalıp salınım levhası
mould lubrication n. kalıp yağlama
mould powders n. kalıp tozları
mould crack n. kalıp çatlağı
mould clip n. kalıp tutturucu
mould level n. kalıp düzeyi
mould board n. kalıp plakası
mould surface n. kalıp yüzeyi
mould core n. kalıp maçası
mould drying n. kalıp kurutma
mould cope n. kalıp üst kalıbı
mould life n. kalıp ömrü
mould oscillation n. kalıp salınımı
junker's mould jurin yasası n. junker kalıbı
shell mould casting n. kabuklu kalıba döküm
shell mould casting n. kabuk kalıba döküm
finish mould n. kafa kalıbı
fireclay mould n. şamot kalıp
vacuum permanent mould casting n. vakumda kokil döküm
ingot mould n. tomruk kalıbı
combination mould n. toplu kalıp
block mould n. tek parça kalıp
green mould n. taze kalıp
mould cover n. üst kalıp
green-sand mould n. yaş kum kalıbı
permanent mould n. sereğen kalıp
junker's mould n. su soğutmalı demirdışı kalıbı
close bottom ingot mould n. kapalı tabanlı tomruk kalıbı
wooden mould n. tahta kalıp
high-pressure mould n. yüksek basınç kalıbı
suction mould n. vakumlu kalıp
blow mould n. üfleme kalıbı
closed mould process n. kapalı kalıp süreci
triple-cavity mould n. üçlü kalıp
glass blowing mould n. cam üfleme kalıbı
composite mould casting n. karma kalıba döküm
composite mould n. karma kalıp
composite ceramic mould n. karma seramik kalıp
neck mould n. boyun kalıbı
big-end-down mould n. geniş tabanlı kalıp
expendable mould n. genleşen kalıp
expendable graphite mould n. genleşen grafit kalıp
embedding mould n. gömme kalıbı
expendable mould casting n. genleşen kalıba döküm
hot mould n. sıcak kalıp
flexible mould n. esnek kalıp
diamond mould n. elmas kalıp
electroformed mould n. elektrikli biçimlenmiş kalıp
iron mould n. demir kalıp
scratched mould n. çizik kalıp
contact mould processes n. değmeli kalıp süreçleri
combination mould n. birleşik kalıp
skin-dried mould n. yüzeyi kurutulmuş kalıp
cored mould n. maçalı kalıp