oyuk - Turco Inglés Diccionario

oyuk

Significados de "oyuk" en diccionario inglés turco : 78 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
oyuk cavity n.
The treasure was hidden in a secret cavity among the rocks.
Hazine kayaların arasındaki gizli bir oyukta saklıydı.

More Sentences
oyuk hollow n.
General
oyuk gouge n.
There were gouges on the door.
Kapıda oyuklar vardı.

More Sentences
oyuk burrow n.
Burrows on the ground are also a refuge for some species.
Yerdeki oyuklar bazı türler için aynı zamanda bir yuvadır.

More Sentences
oyuk alcove n.
The bookcase fits neatly into the alcove.
Kitaplık oyuğa düzgün bir şekilde sığıyor.

More Sentences
oyuk hole n.
The children made a small hole in the ground for their game of marbles.
Çocuklar bilye oyunları için yerde küçük bir oyuk açtılar.

More Sentences
oyuk channel n.
The shelves will be fitted to the channels on the sides.
Raflar yanlardaki oyuklara monte edilecektir.

More Sentences
Technical
oyuk hole n.
The children made a small hole in the ground for their game of marbles.
Çocuklar bilye oyunları için yerde küçük bir oyuk açtılar.

More Sentences
oyuk cavity n.
The treasure was hidden in a secret cavity among the rocks.
Hazine kayaların arasındaki gizli bir oyukta saklıydı.

More Sentences
General
oyuk excavation n.
oyuk socket n.
oyuk cavern n.
oyuk dent n.
oyuk pocket n.
oyuk sinus n.
oyuk hollowed n.
oyuk vein n.
oyuk antrum n.
oyuk hollowed out n.
oyuk bore n.
oyuk breach n.
oyuk chase n.
oyuk pit n.
oyuk fillister n.
oyuk fold n.
oyuk groove n.
oyuk canal n.
oyuk cavitation n.
oyuk enclosure n.
oyuk recession n.
oyuk check n.
oyuk berry [dialect] n.
oyuk holk [dialect] [uk] n.
oyuk holler n.
oyuk lisne n.
oyuk depression n.
oyuk impressure [obsolete] n.
oyuk puka [hawaii] n.
oyuk sink n.
oyuk slot n.
oyuk smeuse [obsolete] n.
oyuk spelunc n.
oyuk concave adj.
oyuk gouged adj.
oyuk holler adj.
oyuk inflated adj.
oyuk concave [obsolete] adj.
oyuk concavous adj.
oyuk incut adj.
oyuk cored adj.
oyuk howe [scotland] adj.
oyuk hol abrev.
Colloquial
oyuk ding n.
Technical
oyuk trench n.
oyuk hollow n.
oyuk pit n.
oyuk niche n.
oyuk vacuity n.
oyuk cutout n.
oyuk bore n.
oyuk cut-out n.
oyuk spud n.
oyuk cannulate adj.
Mechanic
oyuk recess n.
Construction
oyuk crater n.
oyuk niche n.
Automotive
oyuk hollow n.
Medical
oyuk compression n.
oyuk cannulated adj.
Anatomy
oyuk crypt n.
oyuk fosse n.
oyuk fossulate adj.
Geography
oyuk dell [obsolete] n.
oyuk how [scotland] n.
Geology
oyuk cave n.
Music
oyuk cutaway n.
Archaic
oyuk antre n.
oyuk delve n.

Significados de "oyuk" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
oyuk olan veya oyuk sayılabilen şeylerin boşluğu domestic n.
duvarda oyuk alcove n.
duvarda oyuk (heykel vb için) niche n.
yalnız bir ucu açık oyuk yer caecum n.
heykel için özellikle duvarda bir oyuk niche n.
heykel veya benzeri için oyuk niche n.
içi oyuk şaft quill n.
(duvarda) oyuk recess n.
oyuk damlalık throat n.
yalnız bir ucu açık oyuk yer cecum n.
içi boş oyuk cavity n.
içi oyuk kütük hollow log n.
mazgallı yapıda yer alan oluk veya oyuk castellation n.
içi oyuk dekoratif bir top witch ball n.
avustralya'ya özgü bir tarafı düz diğer tarafı oyuk bumerang kiley n.
oyuk kaya mandlestone n.
duvardaki oyuk habitacle [obsolete] n.
zeminde yumuşak malzeme ile dolmuş oyuk hole n.
parazit böceklerin deride açtığı oyuk gallery n.
böceklerin tahtada açtığı oyuk gallery n.
oyuk yüzey depression n.
oyuk açan kimse rutter n.
dilli anahtarda içi oyuk kısım pipe n.
eski silahların kilidinde yer alan oyuk bölüm pan n.
dağ eteğinde bulunan oyuk correi n.
yamaçta bulunan oyuk correi n.
yerde doğal oyuk veya çukur seed n.
(dekor amaçlı) oyuk yüzey sinkage n.
oyuk açmak burrow v.
oyuk oyuk olmak pit v.
oyuk kazmak burrow v.
oyuk hale gelmek cavern out v.
(bir şeyin) yüzeyinin altında oyuk açmak mine v.
içi oyuk olmak hollow v.
oyuk oyuk olmak honeycomb v.
oyuk açmak honeycomb v.
çamurda oyuk açmak mud v.
oyuk açmak open v.
oyuk hale getirmek paddle (in) v.
yüzeyinde oyuk veya yarıklar açmak plough v.
yüzeyinde oyuk veya yarıklar açmak plow v.
oyuk açmak pitt v.
içi oyuk hollowed adj.
taşıma yüzeyi oyuk (at nalı) seated adj.
çevresi oyuk fossulate adj.
oyuk bir biçimde hollowly adv.
oyuk bir şekilde cavernously adv.
oyuk biçimde concavely adv.
boşluk, oyuk anlamı veren ön ek cel- pref.
büyük oyuk cavern N.
küçük oyuk dimple N.
Phrasals
yarık ya da oyuk açmak tear up v.
bir şeyin içerisine oyuk açmak hollow something out v.
(bir şeyi bir şeyle) oyuk oyuk yapmak pock (something) with (something else) v.
Phrases
yüzü oyuk oyuk been bobbing for fries expr.
Colloquial
çok zayıf insanların köprücük kemikleri üzerinde oluşan oyuk saltcellar [uk] n.
Industry
oyuk platin uçla yapılan termokoter işlemi paquelin's thermocautery n.
Technical
oyuk iğ hollow spindle n.
oyuk kaynağı groove weld n.
içi oyuk vida hollow screw n.
oyuk kaynağı cavity source n.
oyuk pervaz cavetto n.
yeniden oyuk açma (piston) regrooving n.
oyuk açıcı groover n.
duvarda oyuk alcove n.
oyuk uç female end n.
oyuk dingil tapası hollow axle plug n.
oyuk katot tüpü hollow cathode tube n.
içi oyuk şaft hollow shaft n.
oyuk (lastik) tread n.
oyuk iğ tahriği hollow spindle drive n.
alt yüzü v-biçimi oyuk takoz v-block n.
oyuk açma goughing n.
basınçlı oyuk izolatör pressurized hollow insulator n.
içi oyuk mil quill n.
oyuk matkap hollow drill n.
oyuk çubuk hollow bar n.
oyuk burgu hollow drill n.
oyuk kiriş hollow beam n.
oyuk frezesi slot cutter n.
oyuk artıuç hollow anode n.
oyuk katod hollow cathode n.
oyuk açma makinesi mitering machine n.
oyuk kabakütük high bloom n.
oyuk zımba socket punch n.
oyuk dingil hollow axle n.
oyuk bilyalı yatak grooved ball bearing n.
oyuk bilya hollow ball n.
oyuk maça hollow core n.
oyuk muylu hollow trunnion n.
oyuk katot hollow cathode n.
oyuk dökümler hollow castings n.
oyuk desteği spacer strip n.
oyuk korozyonun değerlendirilmesi evaluation of pitting corrosion n.
oyuk korozyonu pitting corrosion n.
oyuk koni meme metodu hollow cone nozzle method n.
oyuk kanal reigle n.
oyuk yarık reigle n.
(metal yapımında) nesne etrafından geçen oyuk bouge n.
lambrilemeyle açılan oyuk dado n.
oyuk yüzeyinde kabartmalı tasarımı olan kıymetli bir taş chevee n.
oyuk yüzeyinde kabartmalı tasarımı olan kıymetli bir taş cuvette n.
oyuk yüzeyinde kabartmalı tasarımı olan kıymetli bir taş curvette n.
oyuk stereotip klişe tertibatı core n.
büyük metal klişe gövdesi veya stereotip/elektrikli klişe tabanında boşluk ya da oyuk bölüm core n.
ağaç keskisi kullanarak oyuk açmak gouge v.
oyuk açmak slot v.
(marangoz rendesinde) oyuk açma işlemi yapmak plough v.
marangoz rendesinde oyuk açmak: (kitap veya kağıt kenarlarını) makine ile düzeltmek plough v.
marangoz rendesinde oyuk açmak: (kitap veya kağıt kenarlarını) makine ile düzeltmek plow v.
(marangoz rendesinde) oyuk açma işlemi yapmak plow v.
Textile
oyuk pile hollow pleat n.
oyuk yaka scope neck n.
u oyuk double scope neck n.
Architecture
oyuk pervaz cavetto n.
sivri oyuk quirk n.
Construction
duvarda oyuk alcove n.
duvarda oyuk niche n.
basınçlı oyuk cam izolatör hollow pressurized glass insulator n.
basınçsız oyuk cam izolatör hollow unpressurized glass insulator n.
basınçlı oyuk seramik izolatör hollow pressurized ceramic insulator n.
basınçsız oyuk seramik izolatör hollow unpressurized ceramic insulator n.
kanalın eklüz kapaklarının arkasına yapılmış olup kapak uçlarının girdiği oyuk içeren sütun hollow quoin n.
mağara ağzına benzeyen boş oyuk grotto n.
oyuk pervaz gorge n.
oyuk taşlanmış hollow-ground adj.
Woodworking
içi oyuk kütükten yapılan kap gum [dialect] [us] n.
Automotive
kesici takımlarda talaşın dışarıya taşınarak atıldığı oyuk flute n.
oyuk dingil hollow axle n.
oyuk ispit hollow spoke n.
Medical
oyuk içi endocavity n.
dudağın üstü ile burun arası oyuk philtrum n.
Anatomy
oyuk (bedende) recess n.
vücutta yer alan doğal oyuk cavum n.
dirsek kıvrımında yer alan oyuk chelidon n.
alt çene kemiğinin ortasında yer alan küçük bir oyuk mandibular notch n.
kürek kemiğinin başında bulunan ve kol kemiğinin başı ile bir araya gelerek omuz eklemini oluşturan oyuk glenoid fossa n.
elmacık kemerinin başlangıç kısmındaki şakak kemiğinde yer alan ve altçene kondilinin yerleştiği derin oyuk glenoid fossa n.
organizmanın gövdesinde yer alan içi sıvı dolu kese veya oyuk reservoir n.
kaburgaların arasında sinir ve kan damarlarının geçtiği bir oyuk costal groove n.
Dentistry
içi oyuk dişte kullanılan dolgu plug n.
Printing
kabartma baskısı için kullanılan oyuk taş yüzey lithotype n.
abartma baskısı için kullanılan oyuk taş yüzeyde yapılan baskı lithotype n.
oyuk bloktan yapılan baskı cut n.
Statistics
oyuk şeklinde yiv glyph n.
Physics
oyuk dünya teorisi hollow earth theory n.
Chemistry
oyuk katot lambası hollow cathode lamp n.
Biology
küçük oyuk locule n.
Marine Biology
(denizkestanesine ait dış çıkıntıların çevresinde görülene benzer) sığ oyuk scrobicule n.
(denizkestanesine ait dış çıkıntıların çevresinde görülene benzer) sığ oyuk scrobicula n.