seed - Turco Inglés Diccionario

seed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

seed — Definition

Significado:
tohum, başlatmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /siːd/ – BrE /siːd/)
Categoría gramatical:
İsim: seed (seeds); Fiil: seed (seeds – seeded – seeding)
Sinónimo:
kernel, initiate
Antónimos:
end

Significados de "seed" en diccionario turco inglés : 71 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
seed n. tohum
The seeds will sprout overnight.
Tohumlar gece boyunca filizlenecektir.

More Sentences
General
seed n. çekirdek
She bit the apple and spitted out the seeds.
Elmayı ısırıp çekirdeklerini tükürdü.

More Sentences
seed n. tohum
The seeds will sprout overnight.
Tohumlar gece boyunca filizlenecektir.

More Sentences
seed n. sperm
His wife was unprepared to receive his seed.
Karısı onun spermlerini içine almaya hazır değildi.

More Sentences
seed v. tohum ekmek
They seeded the field with corn.
Tarlaya mısır tohumları ektiler.

More Sentences
seed v. çekirdeklerini çıkarmak
He sliced and seeded the watermelon.
Karpuzu dilimleyerek çekirdeklerini çıkardı.

More Sentences
Agriculture
seed n. tohum
The seeds will sprout overnight.
Tohumlar gece boyunca filizlenecektir.

More Sentences
Sport
seed v. (müsabakacıların) yarışma sıralamasını ayarlamak
She was seeded second, behind Tiffany Black.
Tiffany'nin sıralaması Black'in ardından ikinci sıraya ayarlanmıştı.

More Sentences
General
seed n. evlatlar
seed n. zürriyet
seed n. döl
seed n. tohumluk
seed n. meni
seed n. asıl
seed n. tane
seed n. horozcuk
seed n. menşe
seed n. habbe
seed n. istiridye yavruları
seed n. kaynak
seed n. evlat
seed n. sperma
seed n. yerde doğal oyuk veya çukur
seed n. köken
seed n. doğum
seed v. çekirdeğini çıkarmak
seed v. tohum vermek
seed v. tohumu çıkarmak
seed v. tohumlamak
seed v. döllemek
seed v. gelişigüzel dağıtmak
seed v. saçmak
seed v. serpmek
seed v. serpiştirmek
seed v. tohumlarını atmak
seed v. ilk adımını atmak
seed v. başlatmak
seed adj. gelişimini tamamlamamış
seed adj. az gelişmiş
seed adj. küçük
Technical
seed n. ersuyu
seed n. cam içinde kalan ufak hava kabarcığı
seed n. radyoaktif kanser ilacı içeren küçük kapsül
seed n. dünya üzerindeki her şeyin parçalanıp birleşmesiyle oluşan sonsuz sayıdaki madde parçacıkları
seed v. soğutarak kristalleştirmek
seed v. soğutarak granülleştirmek
Automotive
seed n. pislik
Medical
seed n. döl
seed n. tedavi amaçlı verilecek radyasyon miktarını ayarlamada kullanılan radyoaktif izotop
Biology
seed v. mikroorganizma aşılamak
seed v. (bakteri veya kanser hücresi uzak dokulara) ana kaynaktan dağılarak yayılmak
seed adj. soyun devamı için korunan (popülasyon)
Marine Biology
seed n. larvamsı kabuklu deniz canlısı
seed n. yumurtadan yeni çıkmış balık
Zoology
seed n. istiridye tohumu
Botanic
seed n. vejetatif üreme yapısı
seed n. spor
seed n. tohum benzeri kuru meyve
seed v. (keten veya kenevir tohumunu) aletle ayıklamak
Agriculture
seed adj. tohumluk
seed adj. tohum olarak kullanılan
seed adj. tohum üretimine yönelik
Religious
seed n. insanın içindeki tanrısallık
seed n. tanrının insana özünden verdiği parça
Meteorology
seed v. (bulutu) suni yağış elde etmek için tohumlamak
Sport
seed n. müsabakada seribaşı olan oyuncu
seed v. (spor etkinliğinde kurayı) belirli katılımcıların ilk turlarda karşılaşmayacakları şekilde düzenlemek
seed v. (turnuvada yarışmacıyı) önceki performansına bakarak diğerlerine göre sıralamak
Tennis
seed n. tenis karşılaşmasında seribaşı olan oyuncu
Ottoman Turkish
seed n. mebde
Entomology
seed n. böcek yumurtası

Significados de "seed" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
sunflower seed n. ayçiçeği tohumu
hemp seed n. çetene
seed drill n. tohumeker
sesame seed n. susam tohumu
poppy seed n. afyon tohumu
grass seed n. çim tohumu
seed industry and trade n. tohum endüstrisi ve ticareti
silkworm seed n. ipekböceği tohumu
harmal seed n. üzerlik
sesame seed n. susam
seed fish n. yavru balık
sunflower seed n. ay çekirdeği
pumpkin seed n. kabak çekirdeği
sunflower seed n. çekirdek
seed dressing n. tohum ilaçlama
seed plant n. tohum dikme
sunflower seed oil n. ayçiçeği yağı
fern seed n. eğrelti otu tohumu
coated seed n. kaplama tohum
empty seed n. boş tohum
seed pod n. tohum kapsülü
seed time n. ekim zamanı
forest tree seed n. orman ağacı tohumu
sunflower seed n. ayçekirdeği
gourd seed n. kabak çekirdeği
pedigree seed n. elit tohum
seed plot n. fidelik
edible sunflower seed n. çekirdek
canary seed n. kuş yemi
apricot seed n. kayısı çekirdeği
kernel of a seed n. çekirdek içi
cumin seed n. kimyon tohumu
seed capsule n. koza
caraway seed n. karaman kimyon tohumu
pumpkin seed oil n. kabak çekirdegi yağı
seed projects n. tohum projeleri
seed technology n. tohum teknolojisi
half empty seed n. yarı dolu tohum
oily seed n. yağlı tohum
seedling seed n. fide tohum
unshelled pumpkin seed n. kabuksuz kabak çekirdeği
olive seed n. zeytin çekirdeği
guava seed n. guava tohumu
seed ball n. tohum topu
pomegranate seed n. nar tanesi
seed planting n. tohum dikme
seed plant n. tohumluk tesisi
seed hopper n. (kuş) yemlik
peach seed n. şeftali çekirdeği
seed bank n. tohum bankası
grape seed extract n. üzüm çekirdeği özütü
seed head n. tohum başı
seed head n. tohum kafası
sunflower seed hulls n. ayçiçeği kabuğu
sunflower seed shells n. ayçiçeği kabuğu
sunflower seed husks n. ayçiçeği kabuğu
grape seed n. üzüm çekirdeği
seed sludge n. thomu çamuru
seed sludge n. ekim çamuru
black seed n. çörekotu
seed spitting contest n. (karpuz) çekirdek tükürme yarışı
seed corn n. tahıl tohumu
seed corn n. tohumluk tahıl
seed corn n. tohum
seed coral n. mücevheratta kullanılan mercan parçaları
seed pearl n. normalinin çeyreği ağırlıkta olan küçük inci
sunflower-seed oil n. ayçiçeği yağı
run to seed v. güçten düşmek
go to seed v. çaptan düşmek
go to seed v. kuvvetten düşmek
go to seed v. tohuma kaçmak
run to seed v. tohuma kalkmak
set seed v. tohum açmak
sow seed v. tohum ekmek
give seed v. tohum vermek
suitable for seed adj. tohumluk
seed-eating adj. tohum yiyen
Phrasals
seed down v. çim tohumu ekmek
Phrases
small is the seed of greatness expr. her çok azdan olur
Proverb
small is the seed of every greatness damlaya damlaya göl olur
good seed makes a good crop ek tohumun hasını çekme yiyecek yasını
Colloquial
sunflower seed n. çiğdem
Idioms
seed of peace n. barış tohumu
peace seed n. barış tohumu
a grain of mustard seed n. potansiyeli yüksek kimse veya şey
a grain of mustard seed n. önü açık kimse veya şey
a grain of mustard seed n. geleceği parlak kimse veya şey
seed corn n. nasır
seed corn n. geleceğinin garantisi
seed corn n. geleceğe yatırım
seed corn n. gelecekteki faydaların için şimdilik pek kar beklenmeye mali varlıklar
a grain of mustard seed n. küçük/önemsiz görünen ama potansiyeli yüksek şey
a grain of mustard seed n. küçük ama gelişmeye müsait şey
a grain of mustard seed n. küçük/önemsiz görünen ama geleceği parlak şey
go to seed v. tohuma kaçmak
run to seed v. tohuma kaçmak
go to seed v. güçsüzleşmek
go to seed v. yaşlanmak
go to seed v. ihtiyarlamak
plant a seed v. tohum ekmek
go/run to seed v. çaptan düşmek
eat the seed corn v. açlığın önüne geçmek için geçici çareler bulmak
eat the seed corn v. kuru ekmekle idare etmek
plant the seed of doubt (in someone's mind) v. (birini) işkillendirmek
plant a seed of doubt (in someone's mind) v. (birini) işkillendirmek
plant the seed of doubt (in someone's mind) v. (birinin) aklında şüphe uyandırmak
plant the seed of doubt (in someone's mind) v. (birinin) aklında şüphe yaratmak
plant a seed of doubt (in someone's mind) v. (birinin) aklında şüphe yaratmak
plant a seed of doubt (in someone's mind) v. (birinin) aklında şüphe uyandırmak
sow the seed of doubt (in someone's mind) v. (birinin aklında/içinde) şüphe uyandırmak/yaratmak
sow a seed of doubt (in someone's mind) v. (birinin aklına/içine) bir şüphe düşürmek
sow the seed of doubt (in someone's mind) v. (birinin aklına/içine) kurt düşürmek
sow the seed of doubt (in someone's mind) v. (birinin aklına/içine) bir şüphe düşürmek
sow a seed of doubt (in someone's mind) v. (birini) işkillendirmek
sow the seed of doubt (in someone's mind) v. (birini) işkillendirmek
sow a seed of doubt (in someone's mind) v. (birinin aklına/içine) kurt düşürmek
sow a seed of doubt (in someone's mind) v. (birinin aklında/içinde) şüphe uyandırmak/yaratmak
sow the seed of doubt (in someone's mind) v. (birinin aklına/içine) bir endişe düşürmek
sow a seed of doubt (in someone's mind) v. (birinin aklına/içine) bir endişe düşürmek
plant a seed v. ileride gelişebilecek bir şeyin temelini atmak
plant a seed v. ileride büyüyecek bir şeyin tohumlarını/tohumunu atmak
plant a seed v. aklına bir şey sokmak/düşürmek
plant a seed v. aklına bir fikir/düşünce sokmak
plant a seed v. aklında bir şey uyandırmak
plant a seed v. aklında şüphe yaratmak
plant a seed v. birine bir şeyi (önden) çıtlatmak
sow the seed of v. bir şeyin tohumlarını ekmek
sow the seed of v. bir sonuç doğuracak bir davranışta bulunmak
in seed expr. her yerine tohum atılmış
in seed expr. ekilmiş
in seed expr. tohumla kaplı
Speaking
this huge tree grew from a little seed expr. bu büyük ağaç küçük bir tohumdan büyüdü
Trade/Economic
seed market n. tohum piyasası
seed funding n. tohum aşaması yatırımcılığı
seed investment n. girişimcilik sisteminde yatırımcının koyduğu değerin hisseye dönüşerek firma ortağı olunması sistemi
seed phrase n. kripto cüzdanına ve fonlarına erişim sağlayan gizli kurtarma/erişim cümlesi
seed phrase n. kurtarma ifadesi
seed phrase n. kurtarma kelimeleri
seed phrase n. tohum ifadesi
seed phrase n. tohum cümlesi
Politics
seed capital n. çekirdek sermaye
seed capital n. başlangıç sermayesi
seed money n. başlangıç desteği
seed money n. başlangıç parası
seed funds n. çekirdek fonlar
Institutes
department of seed n. tohumculuk daire başkanlığı
department of seed and seedling n. tohumculuk daire başkanlığı
Advertising
seed catalog [us] n. tohumları ve fiyatlarını gösteren tanıtım listesi
seed catalogue [uk] n. tohumları ve fiyatlarını gösteren tanıtım listesi
Technical
pedigree seed n. elit tohum