kernel - Turco Inglés Diccionario

kernel

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

kernel — Definition

Significado:
çekirdek, öz
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈkɜːrnəl/ – BrE /ˈkɜːnəl/)
Categoría gramatical:
İsim: kernel (kernels)
Sinónimo:
core
Antónimos:
shell

Significados de "kernel" en diccionario turco inglés : 27 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
kernel n. çekirdek
It took too long to separate kernels from nut shells.
Fındık çekirdeklerini kabuklarından ayırmak çok uzun sürdü.

More Sentences
General
kernel n. öz
He repeated the kernel of the plan several times.
Planın özünü birkaç kez tekrarladı.

More Sentences
Computer
kernel n. çekirdek
It took too long to separate kernels from nut shells.
Fındık çekirdeklerini kabuklarından ayırmak çok uzun sürdü.

More Sentences
Informatics
kernel n. çekirdek
It took too long to separate kernels from nut shells.
Fındık çekirdeklerini kabuklarından ayırmak çok uzun sürdü.

More Sentences
Telecom
kernel n. çekirdek
It took too long to separate kernels from nut shells.
Fındık çekirdeklerini kabuklarından ayırmak çok uzun sürdü.

More Sentences
Food Engineering
kernel n. çekirdek
It took too long to separate kernels from nut shells.
Fındık çekirdeklerini kabuklarından ayırmak çok uzun sürdü.

More Sentences
kernel n. tane
There wasn't one kernel of truth in his report.
Raporunda bir tane bile doğru şey yoktu.

More Sentences
Gastronomy
kernel n. tane
There wasn't one kernel of truth in his report.
Raporunda bir tane bile doğru şey yoktu.

More Sentences
Math
kernel n. çekirdek
It took too long to separate kernels from nut shells.
Fındık çekirdeklerini kabuklarından ayırmak çok uzun sürdü.

More Sentences
Linguistics
kernel n. çekirdek
It took too long to separate kernels from nut shells.
Fındık çekirdeklerini kabuklarından ayırmak çok uzun sürdü.

More Sentences
General
kernel n. çekirdek içi
kernel n. cevher
kernel n. ruh
kernel n.
kernel n. evin
kernel n. tahıl tanesi
kernel n. esas
kernel n. habbe
kernel n. taşerondan hizmet almak
kernel v. çevresini sarmak
kernel v. içine almak
Technical
kernel n. çekirdek içi
kernel n. göbek
kernel n. nüve
Informatics
kernel n. ocak
Telecom
kernel n. sistem çekirdeği
Botanic
kernel n. çekirdek içi

Significados de "kernel" con otros términos en diccionario inglés turco: 50 resultado(s)

Inglés Turco
General
kernel of an almond n. badem içi
the germ of the corn kernel n. mısırözü
kernel of a seed n. çekirdek içi
kernel of an integral equation n. entegral denklemi çekirdeği
popcorn kernel n. cin darısı
popcorn kernel n. cin mısırı
Proverb
he that would eat the kernel must crack the nut emeksiz yemek olmaz
Idioms
a kernel of truth n. bir parça gerçeklik payı
Technical
kernel source n. çekirdek kaynağı
kernel thread object n. çekirdek iş parçası nesnesi
kernel process object n. çekirdek süreç nesnesi
kernel thread object n. çekirdek iş kanalı nesnesi
security kernel n. güvenlik kabuğu
kernel mode n. çekirdek kipi
Computer
continuous kernel game n. sürekli oyun
kernel driver n. çekirdek sürücüsü
kernel cpu n. çekirdek cpu
kernel drivers n. çekirdek sürücüler
kernel mode n. kernel modu
kernel driver n. çekirdek sürücü
kernel time n. çekirdek zamanı
mach kernel n. mach çekirdek
graphical kernel system n. grafik çekirdek sistemi
Informatics
kernel virus n. çekirdek virüsü
security kernel n. güvenlik kabuğu
Telecom
loadable kernel module n. yüklenebilir çekirdek modülü
Automotive
flame kernel n. alev çekirdeği
Food Engineering
wheat kernel n. buğday tanesi
kernel hardness n. tane sertliği (buğday)
kernel weight n. tane ağırlığı
palm kernel oil n. hurma çekirdeği yağı
palm kernel oil n. palm çekirdeği yağı
kernel oil n. çekirdek yağı
Gastronomy
large kernel wheat used in making tarhana n. çalıbasan
corn kernel n. tane mısır
pine kernel n. çam fıstığı
blanched almond kernel n. beyazlatılmış badem içi
Math
kernel of an integral equation n. entegral denklemi çekirdeği
Statistics
kernel estimate n. çekirdek tahmini
covariance kernel n. kovaryans çekirdeği
stochastic kernel n. stokastik çekirdek
adaptive kernel estimation n. uyarlayıcı çekirdek tahmini
Chemistry
apricot kernel oil n. kayısı çekirdeği yağı
Zoology
little kernel n. küçük çekirdek
Botanic
palm kernel n. palm yağı elde edilen ağaç yemişi
Agriculture
decorticated sweet apricot kernel n. tatlı kayısı çekirdeği içi
walnut kernel n. ceviz içi
hazelnut kernel meal n. fındık küspesi
thousand-kernel weight n. bin tane ağırlığı
Linguistics
kernel sentence n. çekirdek tümce