meat- - Turco Inglés Diccionario

meat-

Significados de "meat-" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
General
meat- pref. yol veya kanal anlamına gelen bir ön ek

Significados de "meat-" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
meat n. et
fish meat n. balık eti
ground meat n. kıyma
minced meat n. kıyma
General
aubergine wrapped around pieces of meat and roasted n. patlıcan kebabı
sliced meat on a vertical spit n. döner kebap
lean meat n. yağsız (et)
meat cleaver n. et baltası
meat stew with onions n. yahni
stew meat n. yahni
meat pasty n. mantı
meat n. yenecek et
boiled meat n. söğüş
variety meat n. değişik et
preserve of dried meat n. pastırma
meat n. zevk
pancake with spicy meat filling n. lahmacun
meat products n. et ürünleri
cold meat n. söğüş
rare meat n. kanlı et
fried meat n. kavurma
meat and rice croquettes n. kadınbudu
sauteed meat n. et sote
boneless meat n. lop et
turkey meat n. hindi eti
meat loaf n. rulo köfte
pieces of grilled meat on a stick n. çöp kebabı
dish of meat n. et yemeği
small pieces of casseroled meat n. kuşbaşı
split aubergines with meat filling n. karnıyarık
meat industry and trade n. et endüstrisi ve ticareti
meat pastry n. pufböreği
meat packing n. toptan kasap işi
meat and vegetable stew n. türlü
meat n. öz
cut of meat n. kasaplık hayvanın gövdesinden belirli bir şekilde kesilen et parçası
rabbit meat n. tavşan eti
pastry with meat or cheese filling n. poğaça
meat of a walnut n. ceviz içi
meat n. et
processed meat n. işlenmiş et
fat meat n. yağlı et
meat stall n. et askısı
meat mincer n. kıyma makinesi
meat plant n. et fabrikası
red meat n. kırmızı et
meat doner n. et döner
canned meat n. konserve et
frozen meat n. dondurulmuş et
recovered meat n. normal kasap bıçağıyla alanımayıp özel yöntemlerle alınan et
meat n. önemli konu
game meat n. av ürünleri
game meat n. av etleri
meat and meat products n. et ve et ürünleri
meat and meat products n. et ve et mamulleri
meat face n. surat şeklinde hazırlanmış domuz jambonu
meat axe n. kasap satırı
meat safe n. et dolabı
meat locker n. et saklanan yer
pound of meat n. yarım kilo et (453.59 gram)
ox meat n. öküz eti
meat counter n. et reyonu
meat cleaver attack n. satırlı saldırı
meat cleaver fight n. satırlı kavga
quail meat n. bıldırcın eti
a meat market n. et pazarı
a slice of cold meat n. bir dilim soğuk et
horse meat n. at eti
meat tenderiser (uk) n. et döveceği
meat tenderizer n. et tokmağı
meat mallet n. et döveceği
meat tenderiser (uk) n. et tokmağı
meat tenderizer n. et döveceği
meat mallet n. et tokmağı
piece of meat n. et parçası
meat section n. et reyonu
meat on the bone n. kemikli et
bone-in meat n. kemikli et
dried deer meat n. kurutulmuş geyik eti
deer meat n. geyik eti
hamburger meat n. hamburger eti
dark meat n. kümes hayvanlarının but kısmı
street-meat vendor n. seyyar sosisçi
cow meat n. inek eti
organ meat n. (iç organlardan) sakatat
organ meat n. organ eti
meat free monday n. etsiz pazartesi
deli meat n. şarküteri et
meat–ax n. (bütçe) sert kesinti
meat–ax n. bir soruna yönelik sert hamle
meat–ax n. kasap satırı
baked meat [obsolete] n. etli turta
baked meat [obsolete] n. fırında pişirilmiş yiyecek
meat house n. et ve balığın odun dumanına maruz bırakılarak muhafaza edildiği yer
meat packer n. kesim ve et işleme işi
one's meat n. yapmaktan veya kullanmaktan keyif alınan şey
meat grinder n. zayıflatan, ezen veya imha eden şey
meat n. düşünülecek şey
meat offering n. yiyecek ikramı
meat n. yiyecek
meat n. gıda
meat n. bir kabuklu yemişin, meyvenin veya yumurtanın yenebilir kısmı
meat grinder n. yıkıcı etkileri olabilen süreç veya sistem
meat n. düşündürücü şey
meat n. totem
meat offering n. tuz, yağ ve undan yapılmış çörek ikramı
meat market n. çok sayıda erkek bulunan yer veya durum
meat n. totem yapan kabile ve kabile üyesi
one's meat n. yetenekli olunan şey
meat grinder n. tahrip edici askeri harekat veya taktik manevra
meat n. günlük öğün
meat market n. çok sayıda kaslı erkeğin bulunduğu yer
meat n. insanlar veya hayvanlar tarafından tüketilen şey
meat n. mal
meat n. mankafa
meat-eater n. et yiyici
meat and potatoes n. en önemli veya esasi kısım
meat n. kaslı ve aptal erkek
meat n. katılaşmış madde
meat and potatoes n. öz
meat n. kıssadan hisse
meat n. içerik
meat n. besin
meat house n. et saklamak için genellikle çiftliklerde kullanılan küçük yapı
meat and potatoes n. esas nitelik
meat n. akşam yemeği
luncheon meat n. dilimlenerek soğuk servis edilen et ürünleri
luncheon meat n. jambon
lunch meat n. dilimlenerek soğuk servis edilen et ürünleri
luncheon meat n. salam-sosis grubu ürünler
luncheon meat n. salam
lunch meat n. salam
lunch meat n. sosis
luncheon meat n. sosis
lunch meat n. jambon
lunch meat n. salam-sosis grubu ürünler
butcher's meat n. kasaplık et
dog's meat n. sakatat
dog's meat n. leş
dog's meat n. artık
dog's meat n. köpeklere uygun et
mammoth meat n. mamut eti
flesh meat n. (deniz ürünleri hariç) hayvan eti
flesh meat n. kuş eti
elephant meat n. fil eti
sell meat v. et satmak
cut meat v. et kesmek
mince meat v. et kıymak
eat meat v. et yemek
roast meat v. et kızartmak