besin - Turco Inglés Diccionario

besin

Significados de "besin" en diccionario inglés turco : 39 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
besin food n.
My view is that in certain Member States hunting brings an important extra source of food to the dining table.
Benim görüşüm, bazı Üye Devletlerde avlanmanın yemek masalarına önemli bir ekstra besin kaynağı getirdiği yönündedir.

More Sentences
General
besin nutrition n.
For babies, cow's milk is difficult to digest and does not provide enough nutrition.
Bebekler için inek sütünün sindirimi zordur ve yeterli besin sağlamaz.

More Sentences
besin nutrient n.
Herbal nutrient combinations for products are not classified as medicines.
Ürünler için bitkisel besin kombinasyonları ilaç olarak sınıflandırılmaz.

More Sentences
besin nutritional adj.
What Is the Nutritional Difference Between V8 & Tomato Juice?
V8 ve Domates Suyu Arasındaki Besin Farkı Nedir?

More Sentences
Biochemistry
besin nutrient n.
Herbal nutrient combinations for products are not classified as medicines.
Ürünler için bitkisel besin kombinasyonları ilaç olarak sınıflandırılmaz.

More Sentences
General
besin pabulum n.
besin sustentation n.
besin nutriment n.
besin tack n.
besin sustenance n.
besin aliment n.
besin nourishment n.
besin feed n.
besin nouriture n.
besin nourriture n.
besin eatable n.
besin eatables n.
besin kai [new zealand] n.
besin meat n.
besin repast n.
besin repasture n.
besin comestible n.
besin pabulation n.
besin pabulum n.
besin peck n.
besin scoff n.
besin fosterment n.
besin fother n.
besin fuel n.
besin dietary adj.
Colloquial
besin eats n.
besin eats n.
Technical
besin pabulum n.
Medical
besin broma n.
Biology
besin aliment n.
Latin
besin victus n.
Archaic
besin nourriture n.
Slang
besin pecks n.
besin peckings n.

Significados de "besin" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
konserve besin canned food n.
besin endüstrisi ve ticareti food industry and trade n.
besin güvenliği food safety n.
besin işlenmesi food handling n.
besin değeri düşük gıdalar junk food n.
besin değeri az olan yiyecek junk food n.
taze besin fresh food n.
besin hizmeti yönetimi food service management n.
besin yitimi nutritional deficiency n.
besin analizi food analysis n.
besin fiyatları food prices n.
emilme (besin bağırsaklarda) absorption n.
dondurulmuş besin endüstrisi frozen foods industry n.
besin kirlenmesi food contamination n.
besin sanayisi food industry n.
besin maddesi foodstuff n.
besin maddesi nutrient n.
besin hizmeti food service n.
besin zinciri food chain n.
besin değeri çizelgesi food and nutrition indicators n.
besin değerini arttıran enricher n.
besin endüstrisinde kadınlar women in the food industry n.
donmuş besin frozen food n.
besin güvenliği sanitation n.
besin zehirlenmesi food poisoning n.
besin hukuku ve mevzuatı food law and legislation n.
sağlıklı besin health food n.
güvenli besin secure food n.
besin değerini arttırma enriching n.
besin ağı food web n.
bozulma (besin) spoiling n.
besin denetimi food control n.
edebiyatta besin food in literature n.
besin kıtlığı scarcity of food n.
besin sağlama food supply n.
doğal besin health food n.
besin ambargosu food embargo n.
besin ortakçılığı commensalism n.
konserve besin endüstrisi canned foods industry n.
besin maddeleri food stuffs n.
besin kaynaklı hastalık foodborne illness n.
besin kaynaklı hastalık foodborne disease n.
organik besin organic food n.
besin gereksinimi food requirement n.
besin alışkanlıkları food habits n.
takviye edilmiş besin fortified food n.
besin allerjisi food allergy n.
besin takviyesi nutritional supplement n.
besin takviyesi dietary supplement n.
besin takviyesi food supplement n.
yüksek değerli besin full diet n.
besin sanayi food industry n.
besin öğeleri nutritional elements n.
besin öğesi nutritional element n.
besin piramidi food pyramid n.
(besin) çiğneme chewing n.
(besin) çiğneme mastication n.
(besin) çiğneme cud chewing n.
sağlıklı besin healthy food n.
besin grubu food group n.
sık aralarla ancak az miktarda besin alma nibbling n.
besin değişimi food-switching n.
besin değeri yüksek olan gıdalar foods with high nutritional value n.
yüksek besin değerli gıdalar high nutritional value foods n.
yüksek besin değerli gıdalar foods with high nutritional value n.
besin değerleri yüksek olan gıdalar high nutritional value foods n.
besin değeri yüksek olan gıdalar high nutritional value foods n.
besin değerleri yüksek olan gıdalar foods with high nutritional value n.
yüksek besin değerli gıda high nutritional value food n.
yüksek besin değerli gıda food with high nutritional value n.
besin değeri yüksek gıda food with high nutritional value n.
besin değeri yüksek olan gıda food with high nutritional value n.
besin değeri yüksek gıda high nutritional value food n.
besin değeri yüksek olan gıda high nutritional value food n.
toprak su bitki besin yönetimi soil water plant nutrient management n.
besin kaynağı nutritional source n.
çiğ besin raw food n.
besin değeri nutritive value n.
besin tercihi food preference n.
besin ögeleri food items n.
proteinli besin protein food n.
proteinli besin food with protein n.
besin hapları food pills n.
besin stresi nutrient stress n.
besin değerleri nutrition facts n.
avustralya aborjinleri tarafından besin olarak kullanılan her türlü bitki bush tucker n.
avustralya aborjinleri tarafından besin olarak kullanılan her türlü bitki bushfood n.
besin sınırlaması nutrient limitation n.
besin kısıtlaması nutrient limitation n.
emilme (besin bağırsaklarda) absorbition n.
besin döngüsü food cycle n.
temel besin main staple n.
besin değeri food value n.
besin olmayan şey nonfood n.
çöp besin trashtrie [scottish] n.
besin değeri olma alimentariness n.
besin olmama uneatableness n.
beyni güçlendiren besin brainfood n.
besin değeri olmayan yiyecek libberwort n.
kafes kuşları için hazırlanan bir tür besin german paste n.
gübredeki bitki besin içeriği düzeyi grade n.
kıtır kıtır yenebilen besin munchable n.
besin sağlama commissariat n.
besin ikmali commissary n.
besin sağlama commissary n.
besin tedariki commissariat n.
besin tedariki commissary n.
insanların veya hayvanların tüketemeyeceği hale gelmiş besin contamination n.
besin sağlama feeding n.
besin sağlayan şey feeder n.
gıda, beslenme düzeni ve besin değerlerini bilimsel olarak inceleyen bir alan sitiology n.
gıda, beslenme düzeni ve besin değerlerini bilimsel olarak inceleyen bir alan sitology n.
ek besin supplement n.
ek besin supplement n.
geviş için işkembeden ağıza aktarılan yarı sindirilmiş besin cud n.
sindirmek (besin vb) digest v.
bozulmak (besin vb) spoil v.
besin almak have food v.
besin almak eat food v.
besin almak get nourishment v.
besin almak take nourishment v.
ağızdan almak (besin, hava vb.) receive v.
besin içeriğini artırmak enrich v.
besin değerini yükseltmek enrich v.
besin yönünden zenginleştirmek enrich v.
besin değerini artırmak enrich v.
besin maddesi katmak enrich v.
besin sağlamak meat v.
yabani besin aramak gather v.
besin olarak almak suckle v.
çürümüş (besin vb) rotten adj.
besin vermeyle ilgili alimentative adj.
besin değeri yüksek rich adj.
besin değeri yüksek nutrient adj.
besin kaynaklı food borne adj.
besin değeri yüksek wholesome adj.
besin değeri yüksek nourishing adj.
besin değeri yüksek nutritious adj.
besin maddelerince zengin nutrient-dense adj.
tazeleyici (besin) refective adj.
besin olmayan nonfood adj.
besin yönünden zengin nutrient-rich adj.
besin değeri yüksek olmayan unnourishing adj.
mikro besin ile ilişkili micronutrient adj.
doğası gereği besleyici olan (besin) connutritious adj.
besin olmayan inesculent adj.
besin ile ilgili pabulous adj.
besin değeri yüksek nutritive adj.
(besin) yağlı oily adj.
bol besin sağlayan full adj.