peck - Turco Inglés Diccionario

peck

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

peck — Definition

Significado:
gagalamak, hafifçe vurmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /pɛk/ – BrE /pɛk/)
Categoría gramatical:
Fiil: peck (pecks – pecked – pecking)
Sinónimo:
nip, tap
Antónimos:
gorge

Significados de "peck" en diccionario turco inglés : 56 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
peck v. gagalamak
A woodpecker was pecking the old tree in our yard.
Ağaçkakan bahçemizdeki yaşlı ağacı gagalıyordu.

More Sentences
General
peck n. gaga izi
The parrot gave me a painful pack of pecks.
Papağan bana bir dizi fena gaga izi bıraktı.

More Sentences
peck n. kondurulan öpücük
John gave Emma a peck before going outside.
John dışarı çıkmadan önce Emma'ya bir öpücük kondurdu.

More Sentences
peck n. resmi öpücük
peck n. gagalama
peck n. büyük bir miktar
peck n. çeyrek kilelik ölçü
peck n. yığın
peck n. hacim ölçüsü birimi (0,009 metre küp)
peck n. yaklaşık dokuz litrelik kuru ölçü
peck n. çok sayıda olan şey
peck n. büyük miktar
peck n. büyük ölçü
peck n. büyük oran
peck n. ölçü kabı
peck n. yiyecek
peck n. besin
peck n. yemek
peck n. gaga deliği
peck n. gagalamayla oluşan çukur
peck v. azar azar yemek
peck v. gaga ile toplamak
peck v. nerdeyse hiçbirşey yememek
peck v. kuş kadar yemek
peck v. çok az yemek
peck v. gıdım gıdım yemek
peck v. gagayla delmek
peck v. gagayla vurmak
peck v. gagayla delik açmak
peck v. hızlıca öpmek
peck v. öpücük kondurmak
peck v. gagalayarak oymak
peck v. üst üste vurarak yapmak
peck v. sivri uçlu bir alet ile vurarak oluşturmak
peck v. (taşı) çekiçle şekillendirmek
peck v. (taşı) çekiçle dövmek
peck v. üst üste vurmak
peck v. (darbe) üst üste geçirmek
peck v. dırdır etmek
peck v. kusur bulmak
peck v. mızmızlanmak
peck v. söylenmek
peck v. fırça atmak
peck v. tuşa basmak
peck v. yemek yemek
peck v. beslenmek
peck v. (at) tökezlemek
peck v. (at) sendelemek
peck v. aralıklı şekilde yapmak
peck v. parça parça yapmak
peck v. hafifçe vurmak
Colloquial
peck v. öpmek
Woodworking
peck n. (kerestede) mantar kaynaklı çürüme
Geography
peck n. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
peck n. idaho eyaletinde şehir
peck n. michigan'da bir köy

Significados de "peck" con otros términos en diccionario inglés turco: 73 resultado(s)

Inglés Turco
General
hen-peck n. kılıbık koca
hen-peck n. kılıbık eş
hen-peck n. dır dır etme
hen-peck n. başının etini yeme
peck's bad boy n. söz dinlemez kimse
peck sack n. alışveriş kesesi
peck order n. gagalama düzeni
peck order n. egemenlik hiyerarşisi
peck's bad boy n. aksi kimse
peck's bad boy n. uzlaşılamayan kurum
peck order n. sosyal hiyerarşi
peck's bad boy n. zorluk çıkaran kuruluş
peck's bad boy n. inatçı kimse
peck at somebody v. tartaklamak
peck at somebody v. azarlamak
peck at v. kuş gibi az yemek
hen-peck v. (kocayı) dır dır ederek baskı altına almaya çalışmak
hen-peck v. sürekli şikayet ederek rahatsız etmek
hen-peck v. sürekli söylenerek rahatsız etmek
peck [rare] v. yazmak
peck [dialect] v. sarsmak
peck [dialect] v. savurmak
peck [rare] v. klavye ile yazmak
peck [dialect] v. fırlatmak
peck [dialect] v. atmak
peck [dialect] v. itmek
peck [rare] v. daktilo ile yazmak
peck [dialect] v. havalandırmak
Phrasals
peck at v. kuş kadar yemek
peck at v. nerdeyse hiçbirşey yememek
peck at v. çok az yemek
peck at v. gıdım gıdım yemek
peck at v. didiklemek
peck at v. gagalamak
peck at v. gagalayarak didiklemek
peck at something v. gıdım gıdım yemek
peck at something v. gagalamak
peck something up v. gagalayarak yemek
peck at v. kız gibi vurmak
peck at v. dırdır etmek
peck at v. kızdırmak
peck at v. sataşmak
peck out v. gagalayarak oymak
peck out v. gagalayarak yerinden çıkarmak/sökmek
peck out v. daktiloda/klavyede yavaş ve dikkatlice yazmak
peck out v. klavye/daktilo tuşlarına tek tek basarak yazmak
peck up v. gagalayarak yemek
peck out v. klavye/daktilo tuşlarına tek tek basmak
Proverb
you have to eat a peck of dirt before you die (üzülme/dert etme) herkes payına düşeni yaşar/herkes sıkıntı yaşar
we (all) have to eat a peck of dirt before we die azıcık kirden/pislikten zarar gelmez/ölmeyiz
we (all) have to eat a peck of dirt before we die ufak tefek sağlıksız şeylerden/kaçamaklardan zarar gelmez/ölmeyiz
Colloquial
a peck of troubles n. birçok dert
a peck of troubles n. bir yığın dert
a peck of troubles n. bir dolu sıkıntı
a peck of troubles n. bir yığın sıkıntı
a bushel and a peck and some in a gourd expr. çok
Idioms
peck's bad boy n. afacan/ele avuca sığmaz çocuk/kişi
peck's bad boy n. peck'in kötü/yaramaz çocuğu
peck's bad boy n. george wilbur peck'in yarattığı bir karakter
peck at v. çok az yemek
bushel and a peck expr. çok
Technical
peck drilling n. cnc'de uzun ve dar delik delme
peck drilling n. derin delik delme
peck drilling n. cnc'de gagalayarak delik delme
Computer
hunt and peck n. klavye tuşlarına tek tek basma
hunt-and-peck n. klavye tuşlarına tek tek basma
hunt-and-peck adj. klavye tuşlarına tek tek basmayla ilgili
hunt and peck adj. klavye tuşlarına tek tek basmayla ilgili
Automotive
peck drilling n. gagalama
Geography
fort peck n. montana eyaletinde yerleşim yeri
Ornithology
night peck n. desenli renkleri, düz turuncu göğsü olan küçük bir amerikan kuşu
night peck n. çulluk
Slang
gregory peck ("gregory peck" rhyming with neck) [uk] n. boyun