besin - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

besin



Sens de "besin" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 24 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
besin food n.
General
besin nutrition n.
besin nutriment n.
besin sustenance n.
besin nourishment n.
besin tack n.
besin aliment n.
besin sustentation n.
besin pabulum n.
besin feed n.
besin nutrient n.
besin nouriture n.
besin nourriture n.
besin eatable n.
besin eatables n.
besin kai [new zealand] n.
besin nutritional adj.
Colloquial
besin eats n.
besin eats n.
Technical
besin pabulum n.
Biology
besin aliment n.
Biochemistry
besin nutrient n.
Latin
besin victus n.
Archaic
besin nourriture n.

Sens de "besin" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 327 résultat(s)

Turc Anglais
General
sindirmek (besin vb) digest v.
bozulmak (besin vb) spoil v.
besin almak get nourishment v.
besin almak have food v.
besin almak eat food v.
besin almak take nourishment v.
ağızdan almak (besin, hava vb.) receive v.
besin içeriğini artırmak enrich v.
besin değerini yükseltmek enrich v.
besin yönünden zenginleştirmek enrich v.
besin değerini artırmak enrich v.
besin maddesi katmak enrich v.
besin denetimi food control n.
besin hizmeti food service n.
besin kirlenmesi food contamination n.
besin ambargosu food embargo n.
besin fiyatları food prices n.
sağlıklı besin health food n.
besin sağlama food supply n.
besin ağı food web n.
konserve besin canned food n.
besin değeri düşük gıdalar junk food n.
besin değerini arttıran enricher n.
besin maddesi foodstuff n.
besin yitimi nutritional deficiency n.
emilme (besin bağırsaklarda) absorption n.
bozulma (besin) spoiling n.
güvenli besin secure food n.
dondurulmuş besin endüstrisi frozen foods industry n.
besin güvenliği food safety n.
besin maddesi nutrient n.
besin zehirlenmesi food poisoning n.
besin kıtlığı scarcity of food n.
besin zinciri food chain n.
besin değeri az olan yiyecek junk food n.
besin hizmeti yönetimi food service management n.
besin değeri çizelgesi food and nutrition indicators n.
donmuş besin frozen food n.
edebiyatta besin food in literature n.
besin endüstrisi ve ticareti food industry and trade n.
besin işlenmesi food handling n.
besin hukuku ve mevzuatı food law and legislation n.
doğal besin health food n.
besin analizi food analysis n.
besin güvenliği sanitation n.
besin değerini arttırma enriching n.
taze besin fresh food n.
besin sanayisi food industry n.
besin endüstrisinde kadınlar women in the food industry n.
besin ortakçılığı commensalism n.
konserve besin endüstrisi canned foods industry n.
besin maddeleri food stuffs n.
besleme (besin verme) nurturance n.
besin kaynaklı hastalık foodborne disease n.
besin kaynaklı hastalık foodborne illness n.
organik besin organic food n.
besin gereksinimi food requirement n.
besin allerjisi food allergy n.
takviye edilmiş besin fortified food n.
besin alışkanlıkları food habits n.
besin takviyesi dietary supplement n.
besin takviyesi nutritional supplement n.
besin takviyesi food supplement n.
yüksek değerli besin full diet n.
besin sanayi food industry n.
besin öğeleri nutritional elements n.
besin öğesi nutritional element n.
besin piramidi food pyramid n.
(besin) çiğneme chewing n.
(besin) çiğneme cud chewing n.
(besin) çiğneme mastication n.
sağlıklı besin healthy food n.
besin grubu food group n.
sık aralarla ancak az miktarda besin alma nibbling n.
besin değişimi food-switching n.
besin değeri yüksek olan gıdalar high nutritional value foods n.
besin değerleri yüksek olan gıdalar foods with high nutritional value n.
yüksek besin değerli gıdalar foods with high nutritional value n.
yüksek besin değerli gıdalar high nutritional value foods n.
besin değeri yüksek olan gıdalar foods with high nutritional value n.
besin değerleri yüksek olan gıdalar high nutritional value foods n.
besin değeri yüksek gıda high nutritional value food n.
yüksek besin değerli gıda food with high nutritional value n.
besin değeri yüksek gıda food with high nutritional value n.
besin değeri yüksek olan gıda high nutritional value food n.
yüksek besin değerli gıda high nutritional value food n.
besin değeri yüksek olan gıda food with high nutritional value n.
toprak su bitki besin yönetimi soil water plant nutrient management n.
besin kaynağı nutritional source n.
çiğ besin raw food n.
besin değeri nutritive value n.
besin tercihi food preference n.
besin ögeleri food items n.
proteinli besin food with protein n.
proteinli besin protein food n.
besin hapları food pills n.
besin stresi nutrient stress n.
besin değerleri nutrition facts n.
avustralya aborjinleri tarafından besin olarak kullanılan her türlü bitki bush tucker n.
avustralya aborjinleri tarafından besin olarak kullanılan her türlü bitki bushfood n.
besin sınırlaması nutrient limitation n.
besin kısıtlaması nutrient limitation n.
emilme (besin bağırsaklarda) absorbition n.
besin döngüsü food cycle n.
temel besin main staple n.
besin değeri food value n.
besin olmayan şey nonfood n.
çöp besin trashtrie [scottish] n.
besin değeri olma alimentariness n.
besin olmama uneatableness n.
besin değeri yüksek nutrient adj.
besin değeri yüksek rich adj.
çürümüş (besin vb) rotten adj.
besin vermeyle ilgili alimentative adj.
besin kaynaklı food borne adj.
besin değeri yüksek nourishing adj.
besin değeri yüksek wholesome adj.
besin değeri yüksek nutritious adj.
besin maddelerince zengin nutrient-dense adj.
tazeleyici (besin) refective adj.
besin olmayan nonfood adj.
besin yönünden zengin nutrient-rich adj.
besin değeri yüksek olmayan unnourishing adj.
besin açısından/yönünden nutritionally adv.
Colloquial
besin değeri olmayan yiyecek empty calories n.
besin değeri az olan/besin değeri olmayan yiyecek empty calories n.
kalorisi yüksek besin değeri düşük yiyecek empty calories n.
Idioms
besin zincirinin son halkasında at the bottom of the food chain adv.
besin zincirinin en üstteki halkasında at the top of the food chain expr.
Trade/Economic
besin zinciri ortaklığı food chain partnership n.
besin egemenliği food sovereignty n.
şişmanlığa neden olan besin maddelerine uygulanan vergi fat tax n.
Technical
besin kanalı enteron n.
düşük değerli besin low diet n.
suda çözünür besin maddeleri water-soluble nutrients n.
besin (ile ilgili) pabular adj.
Computer
hangi besin which meal expr.
Marine
besin düzeyinin düşük olması oligotrophy n.
besin düzeyi düşük olan göl oligotrophic lake n.
ortalama besin seviyesine sahip göl mesotrophic lake n.
sınırlı besin limiting nutrition n.
besin seviyesi ortalama olan mesotrophic adj.
Medical
kimyasal madde, ilaç ve besin takviyeleri ile hastalığın önlenmesi chemoprophylaxis n.
antioksidan besin öğesi antioxidant nutrient n.
aşırı besin alma hyperalimentation n.
aşırı besin alma overnourishment n.
aşırı besin alma overnutrition n.
aşırı besin duyarlılığı food hypersensitivity n.
besin alımı kontrolü control of food intake n.
besin öğesi yetersizliği nutritional inadequacy n.
besin gereksinimi nutrient requirement n.
besin gereksinimleri nutritional requirements n.
besin gereksinimi nutrition need/requirement n.
besin stokları kontaminasyonu food supply contamination n.
besin öğesi eksikliği nutritional inadequacy n.
besin-kobalamin malabsorbsiyonu food-cobalamin malabsorption n.
besin yükleme food challenge n.
besin yükleme testi challenge test n.
besin allerjileri food allergies n.
besin alerjisi food allergy n.
besin bileşimi nutrient composition n.
besin öğesi eksikliği nutritional deficiency n.
besin zehirlenmesi food poisoning n.
besin zehirlenmesi foodborne illness n.
besin alımı ve kullanımı food intake and utilization of nutrient n.
besin kökenli ince bağırsak hastalığı food-sensitive enteropathy n.
besin değeri olmayan tatlandırıcı (kalorisiz) nonnutrient sweetener n.
besin işleme endüstrisi food-processing industry n.
besin göçümü trophotaxie n.
besin öğesi yetersizliği nutritional deficiency n.
bozuk besin kaynaklı kan zehirlenmesi sapraemia n.
fonksiyonel besin functional food n.
hastane besin hizmeti hospital food service n.
iyi koşullarda muhafaza edilmemiş deniz mahsüllerinden meydana gelen besin zehirlenmesi scombroid n.
makro besin macronutrient n.
sınırlı besin etkileri çalışması limited food effects study n.
sindirilemeyen besin artıklarının bağırsaklar yoluyla dışarı atılması egestion n.
tek besin grubu kullanılarak yapılan diet (perhiz) mono-diet n.
takviye edilmiş besin fortified food n.
tek besin grubu kullanılarak yapılan diet (perhiz) monophagic diet n.
Psychology
mikro besin micronutrient n.
Physiology
(besin veya basit maddeleri) vücutta kullanmak üzere kompleks hale getirmek elaborate v.
Pathology
patojenik organizmaların, zararlı elementlerin, zehirlerin ve besin maddelerinin sinir dokularına meyletmesi neurotropy n.
kanda yeterli besin olmaması anemotrophy n.
besin maddelerinin sindirim borusunda hatalı emilimi malassimilation n.
Parasitology
çoğunlukla konak canlının hücrelerine bağlı olan, besin emme evresine ulaşmış çengelli parazit cephalin n.
başka bir organizmanın bünyesinden besin alan endotrophic adj.
Food Engineering
et içermeyen besin nonmeat n.
alternatif besin alternative food n.
abd tarım bakanlığı standart referansa yönelik besin öğesi veritabanı usda national nutrient database for standard reference n.
besin sağlama food control n.
besin ürünleri food crops n.
besin öğeleri ile ilgili beyan tablosu declaration table of nutrients n.
besin değeri nutritional value n.
besin alışkanlıkları food habits n.
besin aşırı duyarlılığı food hypersensitivity n.
besin maddeleriyle temas contact with food n.
besin analizi food-analysis n.
besin endüstrisi ve ticareti food industry and trade n.
besin katkı maddeleri food additives n.
besin hizmeti food service n.
besin işleme makineleri food processing machinery n.
besin sağlama food supply n.
besin işlenmesi food handling n.
besin maddeleriyle temas contact with foodstuff n.
besin ışınlaması food irradiation n.
besin değerini zenginleştirme enrichment of nutritional value n.
besin bozulması food spoilage n.
besin mayası nutritional yeast n.
besin öğeleri nutritional elements n.
besin kalitesi food quality n.
besin hizmeti çalışanları food service employees n.
besin işleme endüstrisi food processing industry n.
besin kirlenmesi food contamination n.
besin bozulması ve kontrolü food adulteration and inspection n.
besin mikrobiyolojisi food microbiology n.
besin hizmeti yönetimi food service management n.
besin bozulması food adulteration n.
besin kontrolü food inspection n.
besin korunması food preservation n.
besin yardımı food relief n.
besin işleme food processing n.
besin tüketimi food consumption n.
besin kimyası food chemistry n.
besin koruma food preservation n.
besin öğeleri nutritional ingredients n.
besin ambalajları food containers n.
besin öğesi nutritional element n.
besin öğesi nutritional ingredient n.
besin hazırlayıcı cihaz food preparation machine n.
besin analizi analysis of food n.
besin öğesi döngüsü nutrient cycle n.
besin hukuku ve mevzuatı food law and legislation n.
besin zehirlenmesi food poisoning n.
enerji ve besin öğeleri energy and nutrients n.
önerilen günlük besin alım miktarı recommended dietary allowance n.
şelatlı mikro besin maddesi muhtevası chelated micro-nutrient content n.
suda çözünen besin maddesi water-soluble nutrient n.
temel besin ögeleri essential nutrients n.
tamamlayıcı besin complementary food n.
temel besin ögelerinin gıdalara katılması addition of essential nutrients to foods n.
zenginleştirilmiş besin fortified food n.
zenginleştirilmiş besin enriched food n.
suyun besin değerini artıran katkılı bir içecek aquaceutical n.
suyun besin değerini artıran katkılı bir içecek functional water n.
besin olarak tüketilebilen human-edible adj.
Gastronomy
sulandırarak ilk durumuna getirilebilen (yemek, kuru besin vb.) reconstitutable adj.
Chemistry
özellikle yeşil çayda bulunan ve besin takviyesi olarak kullanılan bir amino asit theanine n.
özellikle yeşil çayda bulunan ve besin takviyesi olarak kullanılan bir amino asit l-theanine n.
Biology
(tavşan ve sıçanlarda) besin maddesini alabilmek için dışkının yeniden sindirilmesi refection n.
besin zincirinde ikincil tüketicileri besleyen organizma tertiary consumer n.
besin ortakçılığı commensalism n.
besin kaynağı olarak bakterileri tüketen organizma bacterivorous n.
besin ortakçılığı phoresy n.
besin maddesi food substance n.
besin kofulu food vacuole n.
hedef mikroorganizma için besin kaynağı olarak kullanılacak ham maddenin hazırlanması upstream processing n.
fotosentez yoluyla inorganik maddelerden besin oluşturma süreci autotrophy n.
besin ve mineralce zenginlik eutrophy n.
birçok yassı kurt ve tekerlekli hayvanda gerçek yumurtalara besin olarak yumurta sarısı dolu hücreler üreten değiştirilmiş bir yumurtalık kısmı vitellarium n.
böceklerin yumurtalıklarında oluşan ve gelişen yumurtaya besin sağlayan belirli hücreler vitelligenous adj.
Biochemistry
hayvan yemlerine renk vermek için ve antioksidan besin takviyesi olarak kullanılan kırmızı karotenoid pigment canthaxanthin n.
bakteri kültürlerini kontrollü besin ortamında sabit hızda büyütmek için kullanılan bir aparat chemostat n.
Marine Biology
bazı yumuşakça türlerinin ağzının iki tarafında besin almayı kolaylaştıran etli yapılar labipalp n.
new england'ın kayalık kıyılarında bol miktarda bulunan ve besin olarak kullanılan bir amerikan çırçırbalığı nipper (tautogolabrus adspersus) n.
kırmızı etli ve besin kaynağı olarak değerlendirilen bir pasifik somon balığı nerka (oncorhynchus nerka) n.
kırmızı etli ve besin kaynağı olarak değerlendirilen bir pasifik somon balığı sockeye n.
kırmızı etli ve besin kaynağı olarak değerlendirilen bir pasifik somon balığı red salmon n.
besin zincirindeki en ufak ve ilkel yaratıklar plankton n.
besin kullanımı feed utilisation n.
besin ortakçılığı commensalism n.
besin ihtiyacını bitki ve yosunlardan karşılayan balık grubu herbivore n.
besin ihtiyacı food requirement n.
besin değeri feeding value n.
besin tuzları nutrients n.
birincil besin kaynağı primary food source n.
dengelenmiş besin balanced diet n.
ışık yardımı ile besin biriktirme süreçi photosynthesis n.
mutlak besin çevirme oranı absolute conversion rate of food n.
mikro besin maddeleri micronutrients n.
okyanusta besin zinciri ocean food chain n.
sınırlayıcı besin tuzu limiting nutrient n.
Zoology
geviş getiren hayvanın yeniden çiğnediği besin rechewed food n.
kuzey amerika'nın kuzey bölgelerinde küçük etoburlar için önemli bir besin olan bir tarla faresi tundra vole (microtus operarius) n.
besin polipi nourishing polyp n.
avrupa'da yaygın bulunan, besin olarak tüketilen bir kurbağa edible frog (rana esculenta) n.
kordalıların yutağının ventral duvarında bulunan ve besin partiküllerini toplamak için muköz salgılayan kirpikli oluk endostyle n.
derisidikenlilerin çoğunda bulunan ve besin çiğneme işlevi gören kas, kireçli diş ve plaklardan oluşan ters yüz edilebilir bir organ lantern n.
Botanic
(besin veya metabolizma ürünlerinin) bitki gövdesinde bir yerden başka yere taşınması translocation n.
filizlerin besin yetersizliğinden dökülmesi twig drop n.
bitki besin maddesi nutrient n.
brezilya'da yetişen, çekirdeklerinden besin, cilt bakım ürünü ve biyoyakıt elde etmek amacıyla yağ çıkarılan tüylü yelpaze palmiyesi babassu (orbignya phalerata) n.
güney amerika'da yetişen, kökü popüler bir besin olan bir bitki arracacha (arracacia xanthorrhiza) n.
çiçekli bitkilerin tohumunda bulunan ve embriyoyu sararak besin sağlayan doku endosperm n.
bitkinin tüm kısımlarına sentezlenmiş besin maddesi ileten doku bast fiber n.
bitkide bir kısımdan diğerine su ve besin maddeleri taşıyan doku ile ilgili vascular adj.
Agriculture
solucanları organik besin ile besleyip dışkılarını toplayarak gübre yapmak vermicompost v.
zirai besin maddeleri agrifoodstuffs n.
yapraktan asmanın diğer kısımlarına besin maddelerini ileten uç uca eklenmiş hücreler phloem n.
Fishery
besin değeri olmayan balık trash n.
besin değeri olmayıp başka balıklara yem olarak verilen deniz balığı trash fish n.
besin değeri olmayan balık rough fish n.
Environment
besin krizi food crisis n.
besin bütçesi nutrient budget n.
besin zinciri food chain n.
besin öğesi nutrient n.
besin giderimi nutrient removal n.
besin zinciri basamağı trophic level n.
besin öğesi döngüsü nutrient cycle n.
besin giderme nutrient stripping n.
Geography
kullanılabilir besin available nurient n.
Geology
bir hayvanın besin zincirindeki yeri trophic level n.
elde edilebilir besin available nutrient n.
kullanılabilir besin available nutrient n.
organizmaların besin ararken bıraktıkları fosil izleri fodinichia n.
Archaic
besin vermek nutrify v.
besin eklemek nutrify v.
besin sağlamak nutrify v.
Ornithology
besin için toprağı eşeleyen (kuş) rasorial adj.
Entomology
böceklerin hortumunun ucundaki besin alımına yarayan süngerimsi lob labellum n.
böceğin ağız kısmında bulunan besin alma uzantılarının her biri labipalpus n.
böceğin ağız kısmında bulunan besin alma uzantılarının her biri labial palpus n.
salgıları besin olarak kullanılan ve bu sebeple kolonideki böcek tarafından beslenip korunarak kolonide misafir olarak yaşayan böcek true guest n.
salgıları besin olarak kullanılan ve bu sebeple kolonideki böcek tarafından beslenip korunarak kolonide misafir olarak yaşayan böcek symphile n.
salgıları besin olarak kullanılan ve bu sebeple kolonideki böcek tarafından beslenip korunarak kolonide misafir olarak yaşayan böcek myrmecoxene n.
Slang
besin çantası tucker-bag n.
gaz yapıcı (besin) (fasülye gibi) flatogenic adj.