trash - Turc Anglais Dictionnaire

trash

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

trash — Definition

Signification:
çöp, değersiz şey
Prononciation (IPA):
(AmE /træʃ/ – BrE /træʃ/)
Partie du discours:
İsim: trash (uncountable); Fiil: trash (trashes – trashed – trashing)
Synonymes:
garbage, junk
Antonymes:
treasure, value

Sens de "trash" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 63 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
trash n. çöp
As the smallest child in the house, I used to take out the trash.
Evin en küçük çocuğu olarak çöpü ben çıkarırdım.

More Sentences
General
trash n. çöp kutusu
The bottle should be wrapped in a bag and dropped into the trash.
Şişe bir torbaya sarılmalı ve çöp kutusuna atılmalıdır.

More Sentences
trash n. çöplük
The little cat is sitting on the trash.
Küçük kedi çöplükte oturuyor.

More Sentences
trash n. saçmalık
Do you really listen to that trash?
O saçmalığı gerçekten dinliyor musun?

More Sentences
trash n. serseri
George was suspended as he called me 'white trash' in a meeting.
George bir toplantıda bana 'beyaz serseri' dediği için uzaklaştırıldı.

More Sentences
trash v. kırıp dökmek
The angry fanatics trashed the bar after they lost the match.
Kızgın fanatikler maçı kaybettikten sonra barı kırıp döktüler.

More Sentences
trash v. dağıtmak
Tom trashed his room.
Tom odasını dağıttı.

More Sentences
Informatics
trash n. çöp
As the smallest child in the house, I used to take out the trash.
Evin en küçük çocuğu olarak çöpü ben çıkarırdım.

More Sentences
Slang
trash v. çöpe atmak
Teach users to trash emails that look like spam.
Kullanıcılara spam gibi görünen e-postaları çöpe atmayı öğretin.

More Sentences
trash v. çöp muamelesi yapmak
The manager trashed his work in front of us.
Müdür adamın çalışmasına bizim önümüzde çöp muamelesi yaptı.

More Sentences
General
trash n. değersiz şey
trash n. çerçöp
trash n. saçma
trash n. işe yaramaz şey
trash n. süprüntü
trash n. avam
trash n. artık
trash n. hırdavat
trash n. çalı çırpı
trash n. beş para etmez adam
trash n. ipe sapa gelmez
trash n. abuk sabuk
trash n. boş laf
trash n. palavra
trash n. telef
trash n. atık
trash n. adi şey
trash n. döküntü
trash n. çer çöp
trash n. çöpler
trash n. sanatsal değeri olmayan eser
trash n. edebi değeri olmayan yazı
trash v. tahrip etmek
trash v. budamak
trash v. benzetmek
trash v. ayağının altına almak
trash v. çerçöpünü ayırmak
trash v. bir kenara atmak
Colloquial
trash v. haşlamak (azarlamak)
Technical
trash n. atık
trash n. çöp sepeti
trash n. döküntü
trash n. şeker kamışı küspesi
trash n. telef
Informatics
trash n. çöp sepeti
trash n. işeyaramaz
Automotive
trash v. tahrip etmek
Botanic
trash n. küspe
Agriculture
trash v. (şeker pancarının) dış yaprak ve dallarını budamak
Tobacco
trash n. burley tütününün alt yaprakları
Fishery
trash n. değersiz balık
trash n. besin değeri olmayan balık
Hunting
trash n. köpeğe bağlanan tasma
Archaic
trash v. zapt etmek
trash v. kısıtlamak
Slang
trash n. kristal meth
trash n. met
trash n. metamfetamin
trash n. kirli para
trash v. ıskartaya çıkarmak
trash v. ağır bir şekilde eleştirmek
trash v. saldırarak kasten veya kötü niyetle yok etmek
trash v. yıkmak

Sens de "trash" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
trash can n. çöp tenekesi
trash bag (us) n. çöp torbası
General
trash pile n. çöp yığını
trash dump n. çöp yığını
trash barrel n. çöp bidonu
trash bin n. çöp bidonu
trash catcher n. ot tutucu
white trash n. beyaz çöp
trash heap n. çöp yığını
trash dump n. atık alanı
trash dump n. çöp toplama alanı
trash dump n. çöp toplama bölgesi
trash dump n. çöplük
trash can n. çöp kutusu
trash bag n. çöp poşeti
trash dumpster n. çöp kutusu
trash dumpster n. çöp bidonu
trash dumpster n. çöp konteyneri
trash pickup n. çöp toplama
trash collection n. çöp toplama
trash collector (us) n. çöp toplama görevlisi
trash collector (us) n. çöp toplama işçisi
trash collector (us) n. çöpçü
trash compactor n. çöpü ezip boyutunu küçülten alet
trash compactor n. çöp sıkıştırıcısı
cane trash n. (genelde yakıt olarak kullanılan) şeker kamışı artıkları
cane trash n. şeker kamışı atıkları
trash-talking n. boş konuşma
trash-talking n. aşağılayıcı şekilde konuşma
pepper trash n. ham pamukta safsızlık göstergesi olarak bulunan yaprak parçacıkları
take the trash out v. çöpü dışarı götürmek/atmak
throw out the trash v. çöpü dışarı atmak
take the trash out v. çöpleri çıkarmak
take the trash out v. çöpü çıkartmak
take the trash out v. çöpü çıkarmak
take the trash out v. çöpleri çıkartmak
find something in the trash v. bir şeyi çöpte bulmak
take out the trash v. (evdeki) çöpü dışarı atmak
empty the trash v. çöpü boşaltmak
throw trash on the ground v. yerlere çöp atmak
throw trash on the ground v. yere çöp atmak
trash [obsolete] v. bağlayarak (av köpeğini) yavaşlatmak
trash [dialect] v. perişan etmek
trash [dialect] v. güçlükle yürümek
trash [dialect] v. yıpratmak
trash [dialect] v. yorgun argın yürümek
trash-talk v. küfürlü konuşmak
Phrasals
trash out v. aşağılamak
trash out v. dağıtmak
trash out v. kötülemek
trash out v. berbat etmek
trash out v. batırmak
trash out v. çöp atmak
trash out v. çöplüğe çevirmek
trash out v. hor görmek
trash out v. küçümsemek
trash out v. pisletmek
trash out v. acımasızca eleştirmek
trash out v. kirletmek
Phrases
don't throw your trash on the ground expr. çöplerinizi yere atmayın
don't throw your trash on the ground expr. çöpleri yere atma
Proverb
one man's trash is another man's treasure birinin çöpü başkasının hazinesidir
cash is trash nakdinizi yatırıma dönüştürün!
cash is trash nakdinizi çöpe atmayın!
cash is trash nakdinizi heba etmeyin!
Colloquial
human trash n. insan müsveddesi
trash and cash adj. (borsada) bir hisse hakkında zararlı bilgilerin dolaşımı
trash it! expr. at çöpe gitsin!
trash it! expr. çöpe at!
trash it! expr. at gitsin!
stop talking trash expr. boş konuşmayı bırak
stop talking trash expr. saçma sapan konuşma
Idioms
oil field trash n. akaryakıt sektöründe çalışan işçi
oil field trash n. petrol işçisi
oil field trash n. petrol ayrıştırma ve üretim işini yapan işçi
oil trash n. petrol ayrıştırma ve üretim işini yapan işçi
oil trash n. akaryakıt sektöründe çalışan işçi
oil trash n. petrol işçisi
Speaking
we must throw out the trash expr. çöpü dışarı atmalıyız
I found it in the trash expr. çöpte buldum
the trash can is full expr. çöp kutusu dolu
Technical
trash rack n. ızgara
trash screens n. ızgara
Automotive
trash box n. hurda otomobil
Medical
trash grade n. çepel derecesi
trash area n. çepel alanı
Food Engineering
trash catcher n. ot tutucu
Gastronomy
trash catcher n. ot tutucu
Marine Biology
trash fish n. değersiz balık
Astronomy
space trash n. uzay çöpü
Agriculture
trash farming [us] n. malç görevi yapması için toprakta anız yakma
Fishery
trash fish n. besin değeri olmayıp başka balıklara yem olarak verilen deniz balığı
trash fishery n. değersiz yem balığı avlama ve pazarlama işi
trash fish n. çöp balığı
trash fish n. yem balığı
Social Sciences
white trash n. kenar mahallerde yaşayan beyazlar
trailer trash n. abd'de karavan parklarında yaşayan fakir kimseler
Environment
trash rake n. (baraj/göl) katı atık/çöp/moloz toplama tırmığı/tarağı
trash rake n. baraj ızgara(sı)
pacific trash vortex n. büyük pasifik çöp alanı
pacific trash vortex n. pasifik çöp girdabı
trash yard n. çöplük
Geography
trash ice n. ufalanmış buz ile karışık su
Sport
trash-talk n. rakip oyuncunun başarılı hareketlerinden sonra rakibin moralini bozmak amacıyla yapılan tahrik edici konuşmalar
Basketball
trash talk n. atılan sayı sonrası rakibin moralini bozmak amacıyla söylenen tahrik edici söz
trash talker n. atılan sayı sonrası rakibin moralini bozmak amacıyla tahrik edici söz söyleyen oyuncu
Football
golden trash can n. altın bidon (ödülü)
golden trash can n. altın bidon ödülü
golden trash can award n. altın bidon ödülü
Entomology
trash bug n. yeşil zarkanat familyasından olan, larvaları zar kanatlı fidanbiti
Slang
trailer trash n. genelde zencilerin beyazları aşağılamak için kullandıkları argo bir terim
poor white trash n. fakir görgüsüz beyaz
poor white trash n. genelde siyahilerin beyazları aşağılamak için kullandıkları argo bir terim
trailer trash n. zengin görgüsüz beyaz
trailer trash n. süprüntü
white trash n. beyaz pislik
white trash n. fakir cahil beyaz
fandom trash n. bir şeyin aşırı derecede hayranı olan kişi
fandom trash n. fanatiklik derecesinde hayran kişi
fandom trash n. bir şeyin fanatiği
fandom trash n. fanatik
fandom trash n. hayranı olduğu şey için aşırı derecede harcama/yatırım yapan kişi
trash mouth n. rencide edici konuşma
trash mouth n. edepsizlik etme
trash mouth n. ağzını bozma
trash mouth n. belden aşağı vurma
trash mouth n. küfretme
trash mouth n. sayıp sövme
trash mouth n. edepsizlik
trash mouth n. küfretme
trash mouth n. aşağılayıcı konuşma
trash mouth n. küfürbazlık
trash mouth n. küfürlü konuşma
trash mouth n. terbiyesizlik etme
trash mouth n. saydırma
trash mouth n. terbiyesizlik etme
trash mouth n. ağzını bozma
trash mouth n. ağzına geleni söyleme
trash mouth n. küçümseyici konuşma
trash mouth n. edepsizlik etme
trash mouth n. terbiyesizlik
trash mouth n. küstahça konuşma
trash bandit n. rakun
tpt (trailer park trash) n. abd'de karavan parklarında yaşayan fakir kimseler
trailer (park) trash n. abd'de karavan parklarında yaşayan fakir kimseler
trash panda n. rakun
talk trash v. küfür etmek
talk trash v. küfürlü konuşmak
poor white trash adj. süprüntü
trash-picker expr. beş para etmez