dağıtmak - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

dağıtmak



Sens de "dağıtmak" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 137 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
dağıtmak deal v.
dağıtmak scatter v.
dağıtmak hand out v.
dağıtmak distribute v.
General
dağıtmak disaggregate v.
dağıtmak sparge v.
dağıtmak send out v.
dağıtmak shed v.
dağıtmak dispense v.
dağıtmak spread v.
dağıtmak disband v.
dağıtmak ruffle v.
dağıtmak be on the loose v.
dağıtmak dispel v.
dağıtmak muddle v.
dağıtmak rag v.
dağıtmak dispensate v.
dağıtmak smash v.
dağıtmak deal out v.
dağıtmak divide v.
dağıtmak issue v.
dağıtmak dish out v.
dağıtmak divide up among v.
dağıtmak break v.
dağıtmak bestrew v.
dağıtmak make a mess of v.
dağıtmak tumble v.
dağıtmak diffuse v.
dağıtmak propagate v.
dağıtmak give out v.
dağıtmak crack up v.
dağıtmak divert v.
dağıtmak rumple v.
dağıtmak deploy v.
dağıtmak disperse v.
dağıtmak mete out v.
dağıtmak dot v.
dağıtmak serve out v.
dağıtmak disject v.
dağıtmak disarrange v.
dağıtmak dole out v.
dağıtmak dispose v.
dağıtmak dismantle v.
dağıtmak disrupt v.
dağıtmak litter v.
dağıtmak fling off v.
dağıtmak dissipate v.
dağıtmak circulate v.
dağıtmak drown v.
dağıtmak disjoint v.
dağıtmak divide among v.
dağıtmak freak out v.
dağıtmak strew v.
dağıtmak pass out v.
dağıtmak send v.
dağıtmak defuse v.
dağıtmak break up v.
dağıtmak dispose of v.
dağıtmak clutter v.
dağıtmak demount v.
dağıtmak disincorporate v.
dağıtmak allocate v.
dağıtmak apportion v.
dağıtmak distribute v.
dağıtmak dissolve v.
dağıtmak dispatch v.
dağıtmak turn in v.
dağıtmak disintegrate v.
dağıtmak deliver v.
dağıtmak lose one's self-control v.
dağıtmak throw about v.
dağıtmak erogate v.
dağıtmak defuze v.
dağıtmak evolve v.
dağıtmak touzle [rare] v.
dağıtmak turn v.
dağıtmak effuse v.
dağıtmak uncreate v.
dağıtmak unhinge v.
dağıtmak kerfuffle v.
dağıtmak beguile [obsolete] v.
dağıtmak wisp [uk] [dialect] v.
dağıtmak melt v.
Phrasals
dağıtmak throw in v.
dağıtmak fling about v.
dağıtmak stir around v.
dağıtmak stir something around v.
dağıtmak sweep aside v.
dağıtmak circulate through something v.
dağıtmak circulate among someone or something v.
dağıtmak circulate something through something v.
dağıtmak distribute among v.
dağıtmak issue to v.
dağıtmak rip apart v.
dağıtmak put out v.
dağıtmak give out v.
dağıtmak toss off v.
dağıtmak slob up v.
dağıtmak send along v.
dağıtmak measure out v.
dağıtmak average out v.
Colloquial
dağıtmak bum out v.
dağıtmak have one's fling v.
dağıtmak be well away v.
dağıtmak go (out) wilding v.
dağıtmak go moggy [south africa] v.
dağıtmak go wilding v.
dağıtmak go out wilding v.
dağıtmak have it large [uk] v.
dağıtmak mess about v.
Idioms
dağıtmak rip (someone or something) apart v.
dağıtmak even out v.
dağıtmak be on the rampage v.
dağıtmak fuck about with v.
dağıtmak go on the rampage v.
dağıtmak fuck up v.
dağıtmak make hay v.
dağıtmak give it large [uk] v.
dağıtmak have it large [uk] v.
dağıtmak go nuclear v.
dağıtmak let loose of (something) v.
Trade/Economic
dağıtmak distribute v.
dağıtmak allocate v.
dağıtmak divide v.
dağıtmak issue v.
Law
dağıtmak dissolve v.
dağıtmak dispense v.
Politics
dağıtmak allocate v.
Technical
dağıtmak decompose v.
dağıtmak scatter v.
dağıtmak deliver v.
Food Engineering
dağıtmak disperse v.
Archaic
dağıtmak overshake v.
dağıtmak unmechanise v.
dağıtmak unmechanize v.
Slang
dağıtmak whoop it up v.
dağıtmak turn up v.

Sens de "dağıtmak" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 330 résultat(s)

Turc Anglais
General
dikkati dağıtmak cause somebody to lose concentration v.
dikkatini dağıtmak distract v.
dikkati dağıtmak distract v.
dağıtmak (iskambil kağıtlarını) deal v.
dikkat dağıtmak divert v.
konuyu dağıtmak ramble v.
dikkat dağıtmak make concentration difficult v.
piyangoda hediye olarak dağıtmak raffle off v.
kalabalığı dağıtmak decongest v.
maaş dağıtmak pay v.
vesika ile dağıtmak ration v.
dikkati dağıtmak divert one's attention away v.
beynini dağıtmak blow somebody's brains out v.
yeniden dağıtmak redeliver v.
eşit olarak dağıtmak prorate v.
kağıt dağıtmak deal v.
kaşıkla dağıtmak spoon out v.
korkutarak dağıtmak stampede v.
eşit kısımlara ayırıp dağıtmak parcel out v.
yeniden dağıtmak redistribute v.
bir yeri dağıtmak mess something up v.
ortalığı dağıtmak make untidy v.
haksızca dağıtmak divide unfairly v.
ortalığı dağıtmak mess up v.
dikkatini dağıtmak divert one's attention away v.
dikkat dağıtmak distract v.
dikkatini dağıtmak cause somebody to lose concentration v.
sofrada eti kesip dağıtmak carve v.
kalabalığı dağıtmak disperse v.
oyun kağıdı dağıtmak deal v.
kalabalığı dağıtmak scatter v.
dikkatini dağıtmak divert v.
yazılı kağıdı dağıtmak hand out v.
yanlış dağıtmak misdeal v.
gazete dağıtmak distribute v.
yazılı kağıdı dağıtmak give out v.
sorumluluğu dağıtmak decentralize v.
sorumluluğu dağıtmak decentralise v.
efkar dağıtmak drown one's sorrows v.
dağıtmak (gazete, mektup vb'ni) deliver v.
mirası eşit dağıtmak için mülklerin bölünmesi hotchpot v.
dağıtmak (para) disburse v.
adalet dağıtmak do justice v.
mektup dağıtmak deliver v.
cimrice dağıtmak dole out v.
idareli dağıtmak dole out v.
azar azar dağıtmak dole out v.
adalet dağıtmak dispense justice v.
rastgele dağıtmak randomize v.
dikkat dağıtmak distract attention v.
ücretsiz dağıtmak hand out v.
alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle uçup büsbütün dağıtmak total freak out v.
dağıtmak (içerek) smash v.
ablukayı dağıtmak lift blockade v.
temettü dağıtmak pay dividend v.
ablukayı dağıtmak remove blockade v.
kar payı dağıtmak pay dividend v.
(görev) dağıtmak dispatch v.
ikramiye dağıtmak distribute bonus v.
ikramiye dağıtmak pay bonus v.
ikramiye dağıtmak pay premium v.
broşür dağıtmak distribute pamphlet v.
broşür dağıtmak distribute brochure v.
(yoksullara para/yiyecek) dağıtmak dole v.
merkezden birkaç yere yetki dağıtmak decentralize v.
(dikkatini) dağıtmak distract v.
merkezden yetki dağıtmak decentralize v.
kafa dağıtmak let one's hair down v.
kafa dağıtmak let oneself go v.
kafa dağıtmak let it all hang out v.
göstericileri dağıtmak break up the demonstration v.
göstericileri dağıtmak disperse demonstration v.
kalabalığı dağıtmak disperse the crowd v.
kalabalığı dağıtmak break up the crowd v.
dikkatini dağıtmak break one's concentration v.
protestocuları dağıtmak scatter the protesters v.
protestocuları dağıtmak disperse the demonstrators v.
göstericileri dağıtmak disperse the demonstrators v.
göstericileri dağıtmak scatter the protesters v.
serveti yeniden dağıtmak redistribute wealth v.
kalanı dağıtmak split the difference v.
grevi dağıtmak break a strike v.
kalabalığı dağıtmak disband the crowd v.
yiyecek dağıtmak distribute food v.
gıda dağıtmak distribute food v.
göstericileri biber gazı sıkarak dağıtmak dispel the protesters with pepper spray v.
göstericileri biber gazı sıkarak dağıtmak clear the protesters with pepper spray v.
göstericileri biber gazı sıkarak dağıtmak fend off the protesters with pepper spray v.
göstericileri biber gazıyla dağıtmak dispel the protesters with pepper spray v.
göstericileri biber gazıyla dağıtmak clear the protesters with pepper spray v.
göstericileri biber gazıyla dağıtmak fend off the protesters with pepper spray v.
yemek dağıtmak hand out food v.
yemek dağıtmak give out food v.
yemek dağıtmak distribute food v.
dikkatini dağıtmak distract someone from something v.
herkese mavi boncuk dağıtmak flirt with everyone v.
herkese mavi boncuk dağıtmak be flirtatious with everyone v.
taraftarları dağıtmak disperse the supporters v.
birinin dikkatini dağıtmak distract someone v.
kırarak dağıtmak diffract v.
konuyu dağıtmak digress v.
aralarında dağıtmak distribute among v.
merkezden birkaç yere yetki dağıtmak decentralise v.
merkezden yetki dağıtmak decentralise v.
rastgele dağıtmak randomise v.
ilgi dağıtmak distract v.
şifa dağıtmak heal v.
ısı dağıtmak dissipate heat v.
gazete dağıtmak deliver newspapers v.
toprakları eşit dağıtmak agrarianize v.
yeniden dağıtmak reapportion v.
imza dağıtmak sign autographs v.
(sıvıyı) dağıtmak perfuse v.
azar azar göndermek/dağıtmak trickle v.
birinin dikkatini dağıtmak engage someone's attention v.
çerçevesini dağıtmak unframe v.
sisi dağıtmak enubilate v.
pusu dağıtmak enubilate v.
kartları dağıtmak make v.
üstündeki ilgiyi dağıtmak upstage v.
broşür/el ilanı dağıtmak leaflet v.
dikkatini dağıtmak beguile v.
(bir sıvıyı) boru yardımı ile biriktirmek veya dağıtmak manifold v.
bir kokuyu üfleyerek dağıtmak whiff v.
(perdahı) eriterek çömleğin üzerine dağıtmak mature v.
ölçüyle paylaştırmak veya dağıtmak measure v.
eskrimde rakibin dikkatini dağıtmak veya tepki vermesini sağlamak için yapılan bir hareket battuta n.
Phrasals
cömertçe dağıtmak ladle out v.
dikkat dağıtmak call off v.
bedava dağıtmak shell out v.
bölüp dağıtmak apportion out among v.
bölüp dağıtmak apportion something out (among some people) v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat (someone or something) into (something) v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat (someone or something) into (something) v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat someone into something v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat someone into something v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat into v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat into v.
(bir şeyi başka bir şeyin) arasına dağıtmak intersperse (something) between (something) v.
(bir şeyi başka bir şeyin) arasına dağıtmak intersperse something between something v.
(bir şeyi) getirip dağıtmak bring around v.
(bir şeyi) getirip dağıtmak bring something around v.
etrafa dağıtmak scatter around v.
etrafa dağıtmak scatter about v.
etrafa dağıtmak scatter something about v.
etrafa dağıtmak scatter something around v.
arasında dağıtmak distribute among v.
birine bir şey vermek/dağıtmak issue someone with something v.
dikkatini dağıtmak put off v.
göndermek/dağıtmak send around something v.
göndermek/dağıtmak send something around v.
olarak yayınlamak/dağıtmak issue as something v.
kart oyunlarında birine kağıt dağıtmak deal someone into something v.
kart oyunlarında birine kağıt dağıtmak deal someone in v.
çatalla kesip dağıtmak fork out v.
(bir şeyi bir şeye/yere) dağıtmak diffuse (something) through (something) v.
(bir şeyi bir şeyin/yerin) her yanına dağıtmak diffuse (something) through (something) v.
(bir şeyi bir şeye/yere) baştan başa dağıtmak diffuse (something) through (something) v.
(bir şeyi bir şey/yer) boyunca dağıtmak diffuse (something) through (something) v.
bir şeyi (başka) bir şeyin her yanına dağıtmak/yaymak diffuse something through something (else) v.
bir şeyi bir şeyin üstüne/üstünden dağıtmak distribute something over something v.
bir şeyi bir şeyin üstüne/üstünden eşit olarak dağıtmak distribute something over something v.
bir şeyi bir alanın her yerine uygulamak/dağıtmak distribute something over something v.
birine bir şey dağıtmak distribute something to someone v.
bir şey dağıtmak bring out v.
geniş bir gruba dağıtmak send round v.
hızlı hızlı dağıtmak/servis etmek sling out v.
bir şeyin her tarafına bir şey dağıtmak strew something with something v.
her tarafına dağıtmak strew with v.
teşvik olarak dağıtmak/vermek throw in v.
bedava dağıtmak/vermek throw in v.
kepçeyle dağıtmak ladle up v.
ışık huzmelerini etrafa dağıtmak scatter about v.
bir şeyi etrafa dağıtmak scatter something about v.
bir şeyi etrafa dağıtmak scatter something around v.
Colloquial
ağzını burnunu dağıtmak smash someone's face in v.
burnunu dağıtmak smash one’s nose v.
suratını dağıtmak smash someone's face in v.
(birinin) kafasını dağıtmak take (one) out of (oneself) v.
kendini dağıtmak go (out) wilding v.
kendini dağıtmak go moggy [south africa] v.
kendini dağıtmak go wilding v.
kendini dağıtmak go out wilding v.
(birinin) ağzını burnunu kırmak/dağıtmak knock the starch out of (one) v.
(birinin) ağzını burnunu kırmak/dağıtmak knock the stuffing out of (one) v.
bir şeyi dağıtmak jack something up v.
(birinin) dikkatini dağıtmak keep (one) amused v.
birinin dikkatini dağıtmak keep somebody amused v.
sabahleyin mahmurluğu dağıtmak için içilen içki eye-opener n.
Idioms
beynini dağıtmak/patlatmak beat (one's) brains out v.
ağzını burnunu dağıtmak beat (one's) brains out v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat someone's brains out v.
ağzını burnunu dağıtmak beat someone's brains out v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat (someone's) brains in v.
ağzını burnunu dağıtmak beat (someone's) brains in v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat the hell out of somebody/something v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat the hell out of somebody/something v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak knock the hell out of somebody/something v.
beynini dağıtmak/patlatmak knock the hell out of somebody/something v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak kick the hell out of somebody/something v.
beynini dağıtmak/patlatmak kick the hell out of somebody/something v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak knock the hell out of (one) v.
beynini dağıtmak/patlatmak knock the hell out of (one) v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat the bejesus out of (one) v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat the bejesus out of (one) v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat the bejesus out of someone v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat the bejesus out of someone v.
beynini dağıtmak bash (someone's) brains in v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak bash (someone's) brains in v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat someone's brains out v.
beynini dağıtmak beat someone’s brains out v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat someone’s brains out v.
kara bulutları dağıtmak clear the atmosphere v.
adilce dağıtmak fair something out v.
ağzını burnunu dağıtmak beat the daylights out of v.
ağzını burnunu dağıtmak knock the daylights out of v.
birinin suratını dağıtmak mess someone's face up v.
birinin yüzünü dağıtmak smash someone's face in v.
birinin dikkatini dağıtmak put somebody off their stroke v.
birinin dikkatini dağıtmak put somebody off their stride v.
dikkatini dağıtmak put someone off the track v.
dikkatini dağıtmak put someone off the trail v.
dağıtmak (eğlence vb) live it up v.
dikkati dağıtmak draw a red herring across the path v.
içip dağıtmak large it up v.
mantıklı açıklamalarla kuşkuları dağıtmak explain away v.
kafayı dağıtmak blow off steam v.
sis bulutunu dağıtmak clear the air v.
(içerek) efkar dağıtmak drown one's troubles v.
(içerek) efkar dağıtmak drown one’s sorrows v.
yüzünü dağıtmak smash someone's face in v.
umut dağıtmak sell hope v.
kalanını dağıtmak kick down with something v.
(birinin) suratını dağıtmak rearrange someone's face v.
(birinin) yüzünü gözünü dağıtmak rearrange someone's face v.
(birinin) kafasını dağıtmak smash (one's) head in v.
(birinin) beynini dağıtmak smash (one's) head in v.
kartları (birine/bir şeye) göre dağıtmak stack the cards in the favor of (someone or something) v.
desteyi (birine/bir şeye) göre dağıtmak stack the deck in the favor of (someone or something) v.
kartları (birine/bir şeye) göre dağıtmak stack the odds in (someone's or something's) favor v.
kartları (birine/bir şeye) göre dağıtmak stack the odds in the favor of (someone or something) v.
yemek/yiyecek dağıtmak dish something out v.
haber dağıtmak dish something out v.
eleştiri dağıtmak dish something out v.
gergin havayı dağıtmak clear the atmosphere v.
kendini dağıtmak go nuclear v.
(birini) dağıtmak rip (someone) in half v.
(birini) dağıtmak tear (someone) in half v.
birinin dikkatini dağıtmak turn someone's head v.
(birinin) kafasını dağıtmak smash in (one's) head v.
ağzını bununu dağıtmak take to pieces v.
(birinin) ağzını burnunu dağıtmak whale the tar out of (one) v.
(birini) dağıtmak whale the tar out of (one) v.
dikkati saptırmak/dağıtmak put up a smoke screen v.
ağzını burnunu dağıtmak beat brains out v.
dikkat dağıtmak için kullanılan şey a red herring n.
Trade/Economic
bedelsiz olarak dağıtmak burn stocks v.
eşit olarak dağıtmak prorate v.
hissedarlara temettü dağıtmak a dividend to the shareholders v.
riski dağıtmak spread a risk v.
yetki dağıtmak decentralize v.
yeniden dağıtmak prorate v.
yerel merkezler arasında dağıtmak decentralise v.
yetki dağıtmak decentralise v.
yerel merkezler arasında dağıtmak decentralize v.
Law
meclisi dağıtmak adjourn v.
mirası eşit dağıtmak için mülklerin bölünmesi hotchpotch rule n.
mirası eşit dağıtmak için mülklerin bölünmesi hotchpotch n.
mirası eşit dağıtmak için mülklerin bölünmesi hotchpot n.
Politics
bildiri dağıtmak distribute leaflets v.
halka bedava kömür dağıtmak distribute free coal to the public v.
vatandaşa bedava kömür dağıtmak distribute free coal to the citizens v.
uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadeleyi baltalamak veya dikkati dağıtmak için yapılan terör eylemleri narcoterrorism n.
uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadeleyi baltalamak veya dikkati dağıtmak için yapılan terör eylemleri narco-terrorism n.
bir zümrenin düşmanı olduğu başka bir zümreden bilgi sızdırmak, onları dağıtmak veya tamamen ele geçirmek amacıyla içlerine adamlarını yerleştirmesi entryism n.
Technical
rastgele dağıtmak randomize v.
pistonun sıcaklığını dağıtmak the heat from the piston v.
rastgele dağıtmak randomise v.
yükleri dağıtmak distribute forces v.
Computer
görev dağıtmak dispatch v.
usenet ağ haberleri mesajlarını dağıtmak distributing usenet newsgroup messages v.
Medical
gerginliği büyük bir yüzey alanına dağıtmak için uygulanan bir dikiş yöntemi quilled suture n.
Printing
kağıdın üzerindeki mürekkebi dağıtmak set off v.
Gastronomy
dağıtmak (yemek vb) dish out v.
yemekleri dağıtmak dish out v.
Biology
(dikkatini) dağıtmak distract v.
Botanic
sporlarını dağıtmak için olgunlaşma aşamasında dış kabuğunu kıran bir tür kurtmantarı calvatia n.
sporlarını dağıtmak için olgunlaşma aşamasında dış kabuğunu kıran bir tür kurtmantarı genus Calvatia n.
Agriculture
(tohum, çim) şeritler halinde dağıtmak band v.
Card
kartları yeniden dağıtmak redeal v.
dağıtmak üzere kartları karıştırmak make up v.
Theatre
rol dağıtmak cast a play v.
tiyatroda ücretsiz bilet dağıtmak paper v.
Archaic
sağa sola saçarak dağıtmak tumble v.
birliğini/birlikteliğini dağıtmak put asunder v.
Slang
ağzını burnunu dağıtmak/kırmak whip (one's) ass v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat the bejesus out of (one) v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat the bejesus out of (one) v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat the bejesus out of someone v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat the bejesus out of someone v.
amı götü dağıtmak be (totally) fucked up v.
kafa dağıtmak float out v.
(eğlenme amacıyla) dağıtmak get schwifty v.
(silahla) beynini dağıtmak split your wig v.
(yumrukla) suratını dağıtmak split your wig v.
ağzını yüzünü dağıtmak kick the crap out of (someone) v.
(birinin) ağzını burnunu kırmak/dağıtmak knock the shit out of (one) v.
(birinin) ağzını yüzünü kırmak/dağıtmak lick the stuffing out of (one) v.
ağzını yüzünü kırmak/dağıtmak lick the stuffing out of v.
yüzünü gözünü dağıtmak lick the stuffing out of v.
etrafa para dağıtmak make it rain v.
içip dağıtmak turn up v.
(birinin) ağzını burnunu kırmak/dağıtmak kick the shit out of (one) v.
(birinin) ağzını burnunu kırmak/dağıtmak kick the shit out of someone v.
(birinin) ağzını burnunu kırmak/dağıtmak knock the shit out of someone v.
(birinin) ağzını burnunu kırmak/dağıtmak kick the stuffing out of (one) v.
birini dağıtmak/darmaduman etmek knock someone for six [uk] v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak (one's) ass is grass expr.
tahrik edici/gerizekalıca bulunan bir yorumdan veya iletiden dikkati dağıtmak için gönderiye cevap olarak yazılan alakasız söz I like pie expr.
polemiğe girmemek/dikkati dağıtmak için olumsuz veya iğneleyici bir yoruma verilen alakasız cevap I like pie expr.
British Slang
ağzını yüzünü dağıtmak beat seven shades of shit out of someone v.
ağzını yüzünü dağıtmak kick ten bells out of someone v.
ağzını yüzünü dağıtmak kick seven shades of shit out of someone v.
ağzını yüzünü dağıtmak kick the stuffing out of someone v.
ağzını yüzünü dağıtmak kick seven bells out of someone v.
birinin ağzını yüzünü dağıtmak pan someone's head in v.
birinin ağzını yüzünü dağıtmak knock seven shades of shit out of someone v.
birinin ağzını yüzünü dağıtmak knock ten bells out of someone v.
birinin ağzını yüzünü dağıtmak beat seven shades of shit out of (someone) v.
(göstericileri dağıtmak amacıyla kullanılan) polis aracı hoolivan n.