muddle - Turc Anglais Dictionnaire

muddle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

muddle — Definition

Prononciation (IPA):
(AmE /ˈmʌdəl/ – BrE /ˈmʌdəl/)
Partie du discours:
Fiil: muddle (muddles – muddled – muddling)
Synonymes:
confuse, jumble
Antonymes:
clarify

Sens de "muddle" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 44 résultat(s)

Anglais Turc
General
muddle n. karışıklık
I want you to sort out the muddle over my appointments.
Randevularımla ilgili karışıklığı düzeltmeni istiyorum.

More Sentences
muddle n. karmaşa
How did this second great colossal muddle arise?
Bu ikinci büyük devasa karmaşa nasıl ortaya çıktı?

More Sentences
muddle v. karıştırmak
You seem to have muddled your agenda.
Gündeminizi karıştırmışa benziyorsunuz.

More Sentences
muddle v. kafasını karıştırmak
I don't want to muddle you with the details in the beginning.
Daha en baştan ayrıntılarla kafanı karıştırmak istemiyorum.

More Sentences
muddle n. sersemlik
muddle n. karmakarışık iş
muddle n. düzensizlik
muddle n. dağınıklık
muddle n. şaşkınlık
muddle n. arapsaçı
muddle v. yüzüne gözüne bulaştırmak
muddle v. şaşırtmak
muddle v. şaşkına çevirmek
muddle v. karmakarışık etmek
muddle v. becerememek
muddle v. sersemletmek
muddle v. dağıtmak
muddle v. bozmak
muddle v. (renkleri) bulandırmak
muddle v. (renklerin) berraklığını bozmak
muddle v. birinin aklını bulandırmak
muddle v. birini sersemletmek
muddle v. gevelemek
muddle v. mırıldanmak
muddle v. israf etmek
muddle v. boşa harcamak
muddle v. çarçur etmek
muddle v. çamurda oynamak
muddle v. toprakta oynamak
muddle v. çamurda yuvarlanmak
muddle v. çamurda debelenmek
muddle v. toprakta yuvarlanmak
muddle v. toprakta debelenmek
muddle v. (suyu) bulandırmak
muddle v. (suyu) çalkalamak
muddle v. birbirine karıştırmak
Technical
muddle v. (kili) cama sürterek yumuşatmak
Gastronomy
muddle n. balık güveç
muddle n. balık yahnisi
muddle n. balık buğulama
muddle n. balık güveç servis edilen toplantı
muddle v. (kaşık, bıçak) yardımıyla kırıp karıştırmak
Archaic
muddle v. pis iş yapmak
muddle v. didinmek

Sens de "muddle" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 87 résultat(s)

Anglais Turc
General
muddle-up n. karıştırma
muddle-up n. yüzüne gözüne bulaştırma
muddle-up n. eline yüzüne bulaştırma
muddle on v. iyi kötü geçinip gitmek
muddle up v. yüzüne gözüne bulaştırmak
muddle through v. bir işi bir şekilde halletmek
muddle on v. geçinip gitmek
muddle along v. geçinip gitmek
muddle on v. iyi kötü idare etmek
muddle along v. yanılmalara karşın bir işten sıyrılıp çıkmak
muddle along v. iyi kötü geçinip gitmek
muddle on v. yanılmalara karşın bir işten sıyrılıp çıkmak
muddle through v. bir işi düşe kalka yapmak
muddle along v. iyi kötü idare etmek
muddle through v. üstesinden gelmek
muddle through v. başarmak
muddle through v. atlatmak
muddle through v. işin içinden bir şekilde çıkmak
muddle through v. zor bela başarıya ulaşmak
muddle-headed adj. sakar
muddle-headed adj. ahmak
muddle-headed adj. şaşkın
muddle-headed adj. acemi
muddle-headed adj. aptal
muddle-headed adj. sersem
Phrasals
muddle up with v. birbirine karıştırmak
muddle up with v. karman çorman etmek
muddle something up v. karman çorman etmek
muddle around v. tembellik yapmak
muddle around v. ayak sürümek
muddle around v. bir işte sürünmek
muddle around v. denemek
muddle around v. el yordamıyla yürümek/hareket etmek
muddle around v. bir şeyde bocalamak
muddle around v. amatörce uğraşmak
muddle around v. oyalanmak
muddle around v. yeteneklerini tam kullanamamak
muddle around v. gevşek/ağır hareket etmek
muddle around v. oynamak
muddle around v. iş çıkaramamak
muddle around v. ağırdan almak
muddle around v. orta veya alt düzeyde kalmak
muddle around v. bir şeyi zar zor yapmak/idare etmek
muddle about v. gelişigüzel denemeler yapmak
muddle about v. cebelleşmek
muddle about v. aylak aylak dolanmak
muddle around v. boş boş takılmak
muddle about v. yüzüne gözüne bulaştırmak
muddle around v. bocalamak
muddle about v. bir şeyi beceriksizce yapmak
muddle around v. (bir şeyle) yüzeysel olarak ilgilenmek
muddle around v. aylak aylak dolanmak
muddle around v. becerememek
muddle about v. boş boş dolanmak
muddle around v. el yordamıyla yürümek
muddle around v. gelişigüzel denemeler yapmak
muddle about v. beceriksizce/düşe kalka yürümek
muddle about v. miskin miskin dolanmak/takılmak
muddle about v. debelenmek
muddle about v. (bir işte) harcanmak
muddle about v. becerememek
muddle around v. miskin miskin dolanmak/takılmak
muddle around v. aylak aylak takılmak
muddle about v. boş boş takılmak
muddle around v. beceriksizce/düşe kalka yürümek
muddle about v. bocalamak
muddle around v. (bir şeyle) amatörce ilgilenmek
muddle around v. bir şeyi beceriksizce yapmak
muddle around v. cebelleşmek
muddle about v. aylak aylak takılmak
muddle about v. (bir şeyle) yüzeysel olarak ilgilenmek
muddle around v. yüzüne gözüne bulaştırmak
muddle around v. debelenmek
muddle about v. (bir şeyle) amatörce ilgilenmek
muddle about v. el yordamıyla yürümek
muddle around v. boş boş dolanmak
muddle around v. (bir işte) harcanmak
muddle along v. düzensiz ilerlemek
muddle along v. ağır aksak ilerlemek
muddle up v. birbirine karıştırmak
muddle up v. karıştırmak
Idioms
stuck in the muddle v. çamura saplanmak
stuck in the muddle v. belaya batmak
get into a muddle v. belaya çatmak
get into a muddle v. başını belaya sokmak
get into a muddle v. belaya bulaşmak
muddle someone up v. birini başka biriyle karıştırmak