issue - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

issue

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "issue" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 92 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
issue n. (dergi/gazete) nüsha
issue n. konu
issue n. mesele
issue n. sayı
issue n. (dergi/gazete) sayı
issue n. sorun
General
issue v. tedavüle çıkarmak
issue v. sadır olmak
issue v. neşet etmek
issue v. tevzi etmek
issue v. ihraç etmek
issue v. sonuçlanmak
issue v. akmak
issue v. dışarı çıkmak
issue v. çıkmak
issue v. bildirmek
issue v. piyasaya çıkarmak
issue v. dağıtmak
issue v. yayınlanmak
issue v. doğmak
issue v. vermek
issue v. neşretmek
issue v. tebliğ etmek
issue v. donatmak
issue v. yayımlamak
issue n. donatma
issue n. sonuç
issue n. çocuklar
issue n. çıkış
issue n. nesil
issue n. boşalma
issue n. gazete sayısı
issue n. son
issue n. yayım
issue n. piyasaya sürme
issue n. boşalma yeri
issue n. dergi sayısı
issue n. netice
issue n. dağıtım
issue n. yayınlama
issue n. yayımlama
issue n. iltihap
issue n. emisyon
issue n. akıntı
issue n. tevzi
issue n. çıkarma
issue n. piyasaya çıkarma
issue n. baskı
issue n. akma
Trade/Economic
issue v. çıkarmak
issue v. dışarı çıkartmak
issue v. düzenlemek
issue v. dağıtmak
issue v. hazırlamak
issue v. ihraç etmek
issue v. neşretmek
issue v. piyasaya çıkarmak
issue v. tahvil veya hisse senedi ihraç etmek
issue v. tevzi etmek
issue v. tanzim etmek
issue v. yayınlamak
issue n. basım
issue n. çıkarma
issue n. çıkış yeri
issue n. dağıtım
issue n. emisyon
issue n. füru
issue n. hisse senedi ve tahvil ihracı
issue n. ihraç
issue n. ihtilaflı nokta
issue n. konu
issue n. nüsha
issue n. neşretme
issue n. tevzi
issue n. yayınlama
issue n. zürriyet
Law
issue v. düzenlemek
issue v. ihraç etmek
issue v. tedavüle çıkarmak
issue n. düzenlemek (belge)
issue n. füru
issue n. mal
issue n. sayı (dergi, gazete)
Technical
issue v. çıkarmak
issue v. yayınlamak
issue n. emisyon
Computer
issue n. basım sayısı
issue n. sorun
issue n. yayın
issue expr. ver
Medical
issue n. irin/iltihap gibi yaradan çıkan sıvı
Biology
issue n. soy

Sens de "issue" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 490 résultat(s)

Anglais Turc
General
become a very hot issue v. gündeme bomba gibi düşmek
issue a constitution v. anayasa çıkarmak
issue money v. para çıkarmak
take issue with v. itiraz etmek
issue guarantee v. garanti vermek
take issue with somebody v. tartışmak
bring to an issue v. sonuçlandırmak
face the issue v. bir durumu olduğu gibi kabul edip ona göre davranmak
take issue with somebody v. münakaşa etmek
issue invitations for tender v. ihale açmak
become a current issue v. gündeme gelmek
make something a current issue v. gündeme getirmek
issue a statement v. beyanatta bulunmak
issue a statement v. beyanat vermek
join issue with somebody v. tartışmak
join issue with somebody v. münakaşa etmek
issue a statement to the press v. basına açıklama yapmak
issue a bylaw v. yönetmelik çıkarmak
issue an invoice on behalf of v. adına fatura düzenlemek
issue statements v. açıklamalarda bulunmak (basına vb)
issue assessments v. değerlendirmelerde bulunmak
issue a magazine v. dergi çıkarmak
issue a periodical v. dergi çıkarmak
issue a press statement v. basın açıklaması yapmak
issue a license v. lisans vermek
issue a directive v. yönerge çıkartmak
issue a certificate v. tasdikname vermek
issue a work order v. iş emri çıkarmak
issue a warning v. uyarı yayınlamak
raise an issue v. bir konu ortaya atmak
raise an issue v. bir tartışma maddesi yaratmak
bring up an issue v. bir konu ileri sürmek
bring up an issue v. bir konu ortaya atmak
issue a notice v. genelge çıkarmak
issue a decree v. kararname çıkarmak
raise an issue v. bir konu ileri sürmek
become a current issue v. gündemi oluşturmak
issue certificate v. sertifika vermek
become a current issue v. gündemi işgal etmek
issue share v. hisse senedi çıkarmak
issue a decision v. karar çıkarmak
issue passport v. pasaport vermek
issue a circular v. genelge yayınlamak
issue a circular letter v. genelge yayınlamak
issue an invoice v. fatura hazırlamak
issue share v. hisse çıkarmak
issue an apology v. özür sunmak
issue a command v. komut vermek
issue a notification v. ihbarname çekmek
die without issue v. çocuksuz ölmek
die without issue v. çocuğu olmadan ölmek
die without issue v. çocuk yapamadan ölmek
issue a reconstruction permit v. imar izni çıkarmak
become more of an issue v. önem kazanmak
become more of an issue v. önem arz etmek
approach (an issue) from the right angle v. doğru açıdan yaklaşmak
take something as a primary issue v. öncelikli tutmak
issue a writ v. hukuki bir müzekkere çıkarmak
issue banknotes v. banknot çıkarmak
issue a loan v. tahvil çıkarmak
issue a bill v. bir poliçe keşide etmek
issue a credit v. kredi açmak
issue an arrest warrant for v. hakkında tutuklama kararı vermek
issue an insurance policy v. poliçe tanzim etmek
address an issue v. bir konuyu ele almak
have an issue v. bir sorunu olmak
issue an all-points bulletin v. arama emri çıkarmak
issue a death certificate v. ölüm belgesi çıkartmak
issue a share certificate v. hisse senedi çıkarmak
tackle an issue v. sorunu ele almak
issue an invoice in the name of v. adına fatura düzenlemek
issue a parking/speeding ticket v. trafik cezası kesmek
issue a traffic ticket v. trafik cezası kesmek
issue a warrant for the arrest of someone v. tutuklama emri çıkartmak
issue a warrant for the arrest of someone v. yakalama emri çıkartmak
issue an opinion v. görüş vermek
issue a red notice for v. kırmızı bülten çıkarmak
issue a red notice for v. kırmızı bülten yayınlamak
be sought by interpol under issue of a red notice v. interpol tarafından kırımızı bültenle aranmak
evaluate the issue v. konuyu değerlendirmek
consider the issue v. konuyu değerlendirmek
assess the issue v. konuyu değerlendirmek
fix an issue v. sorunu düzeltmek
issue a fatwa v. fetva vermek
settle an issue v. sorunu çözüme kavuşturmak
life or death issue n. ölüm kalım meselesi
side issue n. ikincil mesele
object at issue n. iddia olunan şey
sore issue n. hassas durum
object at issue n. anlaşmazlık konusu
issue management n. sorun yönetimi
manual issue n. bilgisayar çıktısından alınan değil de elle yazılan dokümanlar için kullanılan ifade
manual issue n. el yazısı nüshası
a live issue n. günün önemli sorunu
election issue n. seçim kampanyası konusu
critical issue n. nazik konu
consumption issue n. tüketim maddesi dağıtımı
object at issue n. tartışma konusu
issue date n. veriliş tarihi (belge vb)
another issue n. diğer bir nokta
current issue n. güncel konu
date of issue n. yayım tarihi
social issue n. sosyal mesele
social issue n. sosyal konu
issue of a documentary credit n. itibar kredisi belgesi
issue of concern n. endişe konusu
issue of concern n. merak konusu
current issue n. güncel olay
back issue n. geçmiş tarihli dergi/gazete/yayın
back issue newspaper n. geçmiş tarihli gazete
key issue n. temel mesele
key issue n. anahtar mesele
reason of issue n. veriliş nedeni
key issue n. ana mesele
place of issue n. verildiği yer
issue number n. (mecmua gibi süreli yayınlar için) sayı
issue number n. (evrak vb) düzenlenme numarası
soft security issue n. yumuşak güvenlik konusu
delicate issue n. hassas mevzu
delicate issue n. hassas konu
issue of conflict n. tartışma/çatışma konusu
first issue n. (dergi vb) ilk sayı
a general outlook on the issue of slavery n. kölelik konusuna genel bir bakış
debatable issue n. tartışmaya açık konu
a federal issue n. federal bir mesele
point at issue n. tartışma konusu/söz konusu mesele/konu
issue of trust n. güven sorunu
top issue n. en önemli mesele
important issue n. önemli husus
central issue n. temel sorun
central issue n. ana mesele
psychological issue n. psikolojik sorun
single-issue politics n. tek bir alana yoğunlaşmış politika
single-issue politics n. tek sorun siyaseti
national issue n. ulusal sorun
major issue n. ana konu
major issue n. temel sorun
major issue n. ana sorun
may issue n. mayıs sayısı
burning issue n. acil çözüm veya ilgi bekleyen bir konu
burning issue n. gündemdeki sorun
place of issue n. veriliş yeri
special issue n. özel sayı
non-issue n. alakasız ya da önemsiz mevzu
standard-issue rifle n. beylik silahı
standard-issue rifle n. beylik tabancası
domestic issue n. yerel mesele
domestic issue n. iç sorun
at issue adj. tartışılan
at issue adj. üzerinde konuşulan
at issue adj. söz konusu olan
at issue adj. ortadaki mesele
regarding this issue adj. bu konuyla alakalı
regarding this issue adj. bu konu ile alakalı
concerning this issue adj. bu konuyla alakalı
regarding this issue adj. bu konu ile ilgili
concerning this issue adj. bu konu ile ilgili
regarding this issue adj. bu konuyla ilgili
Phrasals
issue someone with something v. birine bir şey vermek/dağıtmak
issue to v. dağıtmak
issue forth v. çıkmak
issue as something v. olarak yayınlamak/dağıtmak
issue from something v. -den çıkmak/yayılmak
issue to v. vermek
Phrases
relevant to this issue expr. bu konu ile alakalı
see you in the next issue expr. bir sonraki sayıda görüşmek üzere
concerning this issue expr. bu konuyla ilgili
relevant to this issue expr. bu konuyla alakalı
concerning this issue expr. bu konu ile alakalı
relevant to this issue expr. bu konu ile ilgili
relevant to this issue expr. bu konuyla ilgili
Colloquial
take issue v. anlaşmazlığa düşmek
join issue v. anlaşmazlığa düşmek
join issue v. aynı fikirde olmamak
take issue v. aynı fikirde olmamak
an issue to come up v. bir sorun çıkmak
confuse the issue v. gündemi konusunu saptırmak
force an issue v. gündemi zorlamak
force an issue v. konuyu zorlamak
confuse the issue v. karmaşık hale getirmek
join issue v. tartışmaya girmek
take issue v. tartışmaya girmek
issue du jour n. günün sonu
issue du jour n. nihai mesele
at issue expr. gündemde
Idioms
take issue v. karşı çıkmak
take issue v. muhalefet etmek
cloud the issue v. meseleyi bulanıklaştırmak
cloud the issue v. konuyu saptırmak
cloud the issue v. meselenin etrafında dolaşmak
cloud the issue v. laf kalabalığı yapmak
cloud the issue v. laf cambazlığı yaparak esas meseleden uzaklaşmak
make an issue of someone or something v. bir şeyi büyütmek/abartmak
duck the issue v. boğuntuya getirmek
evade the issue v. boğuntuya getirmek
issue a call for something v. çağrıda bulunmak
take issue with v. hoşuna gitmemek
make an issue of v. mesele haline getirmek
take issue with v. karşı çıkmak
not to make an issue out of it v. mesele etmemek
not to make an issue of v. mesele etmemek
skirt the issue v. konuşulan konudan kaçmak
skirt the issue v. konudan kaçınmak
not to make an issue of v. problem etmemek
duck the issue v. sorunlardan kaçmak
not to make an issue of v. sorun etmemek
evade the issue v. sorunlardan kaçmak
not to make an issue out of it v. problem etmemek
not to make an issue out of it v. sorun etmemek
issue a call for something v. 'a çağrısında bulunmak
press the issue v. (bir sorunu çözmede) ısrarcı olmak
press the issue v. (bir sorunun) üstüne gitmek
make an issue of someone or something v. (bir şeyi) mesele haline getirmek
force the issue v. gündemi zorlamak
force the issue v. konuyu zorlamak
force the issue v. konunun üstüne gitmek
force the issue v. bir konuda karar vermeye zorlamak
force the issue v. zorla konuyu gündeme getirmek
force the issue v. bir konuda yüzleşmek
force the issue v. bir konuda meydan okumak
force the issue v. karar vermek zorunda bırakmak
force the issue v. hızlıca bir karar vermeye zorlamak
force the issue v. hızlıca karar vermeye mecbur etmek
force the issue v. konuyu karara bağlamak zorunda bırakmak
force the issue v. konuyu gündeme getirmek
force the issue v. konunun üstüne gitmek
force the issue v. bir konuda insanları acele ettirmek
force the issue v. bir konuda insanları acele karar vermeye zorlamak
fudge the issue v. kaytarmak
fudge the issue v. bir işten/konudan kaçmak
fudge the issue v. bir işten/konudan kaytarmak
fudge the issue v. bir işi/konuyu geçiştirmek
fudge the issue v. bir işi yarım yamalak yapmak
fudge the issue v. bir işi/konuyu baştan savmak
vexed issue n. baş edilmesi zor problem
vexed issue n. çetin sorun
vexed issue n. ciddi sorun
vexed issue n. zor problem
the root of the issue n. sorunun/meselenin özü
the root of the issue n. sorunun/meselenin can alıcı noktası
the root of the issue n. sorunun/meselenin altında yatan neden
the root of the issue n. sorunun/meselenin asıl nedeni
the root of the issue n. sorunun/meselenin kaynağı
Speaking
to get back to the issue at hand expr. asıl konuya gelecek olursak
if it's a money issue expr. eğer mesele paraysa
Trade/Economic
issue a policy to v. adına poliçe düzenlemek
escalate an issue v. bir konuyu üst düzeydeki kişilere taşımak
issue banknotes v. banknot çıkarmak
issue a check v. çek yazmak
issue money v. emisyonda bulunmak
issue securities v. menkul kıymet çıkarmak
issue licence v. ruhsat vermek
issue a policy v. poliçe düzenlemek
issue money v. para basmak
issue a bill v. senet düzenlemek
issue a bill v. poliçe keşide etmek
issue a communique v. tebliğ çıkarmak
issue bond v. tahvil çıkarmak
issue a communication v. tebliğ çıkarmak
issue bond v. tahvil ihraç etmek
capitalization issue n. bedelli hisse ihracı
capitalization issue n. rüçhan hakkı sağlayan hisse senedi çıkarma
material issue note n. ambardan imalata malzeme verme belgesi
material issue note n. ambar çıkış belgesi
issue otherwise than for cash n. ayni olarak konulan sermaye
scrip issue n. bedelsiz hisse senedi
free issue material n. bedelsiz malzeme
security issue at par n. başa baş emisyon
bonus issue n. bedelsiz hisse senedi verilmesi
scrip issue n. bedelsiz sermaye artışı
rights issue n. bedelli hisse ihracı
rights issue n. bedelli hisse ihracı
bonus issue n. bedelsiz sermaye artışı
bonus issue n. bedelsiz sermaye artırımı
capitalization issue n. bedelsiz sermaye artışı
capitalization issue n. bedelsiz sermaye artırımı
capital increase by bonus issue n. bedelsiz sermaye artırımı
scrip issue n. bedelsiz sermaye artırımı
note issue n. banknot ihracı
capital increase by bonus issue n. bedelsiz sermaye artışı
issue of bill n. bono çıkarma
issue price n. çıkış fiyatı
date of issue n. çıkarma tarihi
issue price n. çıkarma fiyatı
loose issue stock n. dağıtıma hazır stok
overhanging issue of convertible securities n. değiştirilebilir menkul kıymetlerin askıda olma hali
overhanging issue n. dönüştürme tehdidi
date of issue n. düzenlenme tarihi
price of issue n. emisyon fiyatı
price of issue n. emisyon değeri
rate of issue n. emisyon oranı
issue-of bank-notes n. emisyon
issue market n. emisyon piyasası
bank of issue n. emisyon bankası
rate of issue n. emisyon kuru
issue price n. emisyon kuru
over issue n. fazla ihraç
issue of commercial paper n. finansman bonosu ihracı
over issue n. fazla emisyon
authorise financial statements for issue n. finansal tabloların yayınlanması için yetkilendirme
issue of share n. hisse senedi ihracı
seasoned issue n. halen piyasada mevcut olan bir menkul değerin ihracı
equity issue n. hisse senedi ihracı
equity issue n. hisse senedi
stock issue n. hisse senedi ihracı
cost of a share issue n. hisse senedi çıkarmanın maliyeti
share issue n. hisse senedi çıkarma
unseasoned issue n. halen mevcut bir piyasası bulunmayan menkul değer ihracı
issue of stocks n. hisse senedi çıkarma
rate of issue n. hisse senedi ve tahvillerin ihraç değeri
issue of shares n. hisse senedi ihracı
public issue n. halka açık ihraç
share issue n. hisse senedi ihracı
registration of an issue n. hisse senedinin borsaya kaydettirilmesi
issue of shares n. hisse senetleri ihracı
original issue stock ilk n. hisse senetleri
date of issue n. ihraç tarihi
place of issue n. ihraç yeri
issue market n. ihraç piyasası
public issue advertising n. iletişim araçlarında yer alan ve belli bir kişi veya kurumun bir kamusal sorun hakkındaki görüşlerini yansıtan reklam
date of issue n. ihraç günü
issue limit n. ihraç limiti
price of issue n. ihraç değeri
issue value n. ihraç değeri
bank of issue n. ihraç bankası
direct issue n. ihracatçı kuruluş tarafından menkul kıymetlerin doğrudan yatırımcılara satılması
original issue discount debt n. ilk ihraç ıskontolu borç
issue size n. ihraç edilen miktar (hisse senedi vb)
issue prospectus n. ihraç prospektüsü
rate of issue n. ihraç değeri
issue par n. ihraç değeri
issue, sell, pledge, dispose of, grant, transfer, lease, license, guarantee, encumber n. ihracı, satışı, rehine verilmesi, elden çıkarılması, devredilmesi, kiralanması, lisansının verilmesi, teminat gösterilmesi, ipotek edilmesi
issue price n. ihraç fiyatı
terms of issue n. ihraç şartları
issue expenses n. ihraç masrafları
price of issue n. ihraç fiyatı
issue in law n. kanun konusu
public issue n. kamusal sorun
date of issue n. keşide tarihi
date of issue n. keşide günü
place of issue n. keşide yeri
issue credit rating n. kredi derecesinin verilmesi
loan issue expenses and reimbursement premiums n. kredi verme masrafları ve geri ödeme primleri
depreciation of loan issue expenses and reimbursement premiums n. kredi (borç) verme giderlerinin ve geri ödeme primlerinin amortismanı
goods issue n. mal çıkışı
product-related ethical issue n. malla ilgili ahlaki sorun
issue of securities n. menkul kıymetler ihracı
bank of issue n. merkez bankası
security issue at par n. nominal değeri üzerinden menkul değer ihracı
corporate bond issue n. özel kesim borçlanma senedi
corporate bond issue n. özel sektör borçlanma senedi
issue of policy n. poliçe tanzimi
secondary issue n. piyasada mevcut menkullerin blok satış süreci
cross-cutting issue n. projenin her etabında göz önünde bulundurulması gereken çok önemli konu
bank note issue for rediscount n. reeskont karşılığı para basma
rights issue n. rüçhan hakkı sağlayan hisse senedi çıkartma
date of issue n. senet veriliş tarihi
rights issue n. sermaye artırımı ile rüçhan hakkı sunma
security issue n. senet ihracı
date of issue n. senet düzenlenme tarihi
date of issue n. senedin verildiği tarih
commitment of mediation for security issue n. senet ihracına aracılık taahhütleri
serial bond issue n. seri tahvil ihracı
issue while in stock n. stok halinde iken dağıtım
original issue stock n. şirketin ilk ortaklarına verilen hisse senedi
original issue stock n. şirket hissedarlarına verilen ilk hisse senetleri
bonus issue n. temettü olarak hisse senedi verilmesi
bond issue n. tahvil çıkarma
issue of bill n. tahvil ihracı
bond issue n. tahvil ihracı
bank of issue n. tedavül bankası
date of issue n. tanzim tarihi
trustee for a bond issue n. tahvil ihracı mutemedi
reason for issue n. veriliş nedeni
procedural issue n. usul hukuku sorunu
rights issue n. yeni haklar içeren ihraç
new issue n. yeni menkul değer ihracı
new issue n. yeni ihraç edilen menkul kıymet
new issue n. yeni çıkartılan (tahvil, hisse senedi, kağıt para vb)
floating an issue n. yeni bir ihracın borsaya sürülmesi
new issue n. yeni menkul kıymet ihracı
reason for issue n. (belge vb) veriliş nedeni
Law
issue an arrest warrant in absentia v. gıyabında tutuklama kararı vermek
issue a summons v. mahkeme çağrısı yollamak
issue a decree v. kararname çıkarmak
issue a legal warning v. yasal uyarıda bulunmak
issue a legal warning v. yasal uyarı vermek
tender of issue n. davalının kararı kabul etmeyip mahkemeye ve jüriye tekrar değerlendirme için sunması
general issue n. genel itiraz sonucu yapılan ihraç
object at issue n. anlaşmazlık konusu
preliminary issue n. bekletici mesele
collateral issue n. bir davanın esasını ilgilendirmeyen ihtilaf
object at issue n. davalı konu
joinder in issue n. davacı ve davalının aynı davada birleştirilmesi
plea of the general issue n. davaya konuyu olan bir suçun tamamen inkarı
collateral issue n. dolaylı ihtilaf
collateral issue n. dolaylı ehemmiyetteki konu
bank of issue n. emisyon bankası
lawful issue n. füru
want of issue n. füruun bulunmaması
joinder in issue n. hükümden önce son duruşma
joinder in issue n. hükümden önce son murafaa
issue of law n. hukuki mesele
issue of law n. hukuk sorunu
object at issue n. ihtilaf konusu
bank of issue n. ihraç bankası
object at issue n. ihtilaflı mesele
collateral issue n. ikinci derecede önemli konu
request to issue enforcement proceedings n. icra takip talebi
lawful issue n. meşru evlatlar
object at issue n. münazaa konusu
bank of issue n. merkez bankası
bank of issue n. para yerine geçen banknot çıkaran banka
bond issue n. tahvil çıkarma
issue of stay order n. yürütmenin durdurulması
joinder of issue n. tarafların birleştirilmesi
at issue adj. ihtilaflı
at issue expr. dava konusu olan
Politics
issue a call for peace v. barış çağrısında bulunmak
issue securities v. menkul kıymetler ihraç etmek
to issue identity documents v. kimlik belgesi çıkartmak
to issue of travel documents v. seyahat belgesi çıkartmak
issue somebody with a visa v. vize vermek
issue a visa v. vize vermek
wedge issue n. ihtilafa yol açan konu
immigration issue n. göç sorunu
topical issue n. gündemde yer tutan mesele
kashmir issue n. keşmir sorunu
cyprus issue n. kıbrıs sorunu
kosovo issue n. kosova sorunu
national issue n. memleket meselesi
third rail issue n. siyasilerin genelde yorum yapmaktan kaçındıkları tartışmalı konu
issue area n. sorun alanı
issue network n. sorun ağı
one-issue voter n. tek bir nedenle oy kullanan seçmen
proceedings in which a regulation is in issue n. tüzüğün geçerli olup olmadığının konu alındığı dava
unctad ad hoc working group to explore the issue of structural n. unctad silahsızlanmaya geçişte yapısal uyum ah çalışma grubu
governance issue n. yönetişim hususu
one-issue voter n. (işsizlik/ırkçılık vb gibi) sade tek bir madde yüzünden oy kullanan seçmen
single-issue adj. tek politikalı
single-issue adj. tek bir kamu meselesiyle ilgilenen
single-issue adj. tek siyasetli
Insurance
issue the safety of something v. sigortalamak
issue a policy to v. poliçe düzenlemek
Media
issue a press release v. basın açıklaması yayınlamak
issue a magazine v. dergi çıkarmak
issue a periodical v. dergi çıkarmak
Computer
issue a command v. komut vermek
issue date n. çıkarıldığı tarih
issue date n. çıkarma tarihi
Informatics
issue a command v. komut vermek
Telecom
open issue n. açık nokta
Medical
an important public health issue n. önemli bir halk sağlığı sorunu
Tobacco
date of issue n. açılış tarihi
place and date of issue n. ihracat günü ve yeri
Environment
global issue n. küresel sorun
date of issue n. yayın tarihi
Military
issue an order v. emir vermek
issue an order v. emir yayınlamak
troop issue n. birlik dağıtım maddesi
unit of issue n. dağıtım birimi
sole storage and issue responsibility n. depolama ve dağıtma esas sorumluluğu
issue rate n. dağıtım oranı
storage and issue n. depolama ve dağıtım
issue chart n. dağıtım pusulası
basic issue list items n. dağıtım listesi ana kalemleri
issue slip n. dağıtım belgesi
basic of issue n. dağıtım veya tevzi esası
item of issue n. dağıtım maddesi
storage and issue responsibility n. depolama ve dağıtım sorumluluğu
recurring issue n. dönemli dağıtım
meal basis of issue n. günlük iaşe dağıtımı
initial issue n. ilk dağıtım
basic of issue n. istihkak
gang-plank issue n. iskele dağıtımı
forced issue n. mecburi dağıtım
communications security office of record and issue n. muhabere emniyeti kayıt ve dağıtım bürosu
nondeferrable issue demand n. miatlı dağıtım isteği
meal basis of issue n. öğün esasına göre dağıtım
loose issue stock n. parça stok
ration basis issue n. rasyon istihkakı
free issue n. serbest yayın
recurring issue n. süreli dağıtım
military standard requisitioning and issue procedure n. standart askeri istek ve dağıtım yöntemi
ration basis issue n. yiyecek istihkakı
standard-issue rifle n. (standart) piyade tüfeği
basis of issue n. düzenleme makamı
ready for issue adj. dağıtıma hazır
army-issue adj. askeri versiyondan
Slang
state issue n. devlet/eyalet tarafından cezaevinde verilen gıda/elbise gibi şeyler