issue - Turco Inglés Diccionario

issue

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

issue — Definition

Significado:
konu, sorun, yayımlamak
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈɪʃuː/ – BrE /ˈɪsjuː/)
Categoría gramatical:
İsim: issue (issues); Fiil: issue (issues – issued – issuing)
Sinónimo:
matter, problem
Antónimos:
resolution

Significados de "issue" en diccionario turco inglés : 125 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
issue n. mesele
Finally, another major ethical issue is the question of donor consent.
Son olarak, bir diğer önemli etik mesele de donör rızası meselesidir.

More Sentences
issue n. konu
It is unlikely that the Member States, which must act unanimously in this area, will reach an agreement on this issue.
Bu alanda oy birliği ile hareket etmesi gereken Üye Devletlerin bu konuda bir anlaşmaya varması pek olası değildir.

More Sentences
issue n. (dergi/gazete) nüsha
I collect stamps for a hobby so I always check if the postal office has a new issue of stamps.
Hobi olarak pul koleksiyonu yapıyorum, bu yüzden posta idaresi yeni pul nüshaları çıkarmış mı diye hep bakarım.

More Sentences
issue n. sayı
I have commented on a number of central issues, although there are a great many other important issues.
Çok sayıda başka önemli konu olmasına rağmen, bazı temel konular hakkında yorumda bulundum.

More Sentences
issue n. sorun
Politicians often discuss the healthcare system issue in America.
Siyasetçiler sık sık Amerika'daki sağlık sistemi sorununu tartışırlar.

More Sentences
issue n. (dergi/gazete) sayı
General
issue n. piyasaya sürme
The second issue is the Lisbon reforms, which have now become intertwined with the launch of the euro.
İkinci konu ise artık Avro'nun piyasaya sürülmesiyle iç içe geçmiş olan Lizbon reformlarıdır.

More Sentences
issue n. (dergi, mecmua) sayı
I read the December issue of Cosmopolitan.
Cosmopolitan'ın Aralık sayısını okuyorum.

More Sentences
issue n. teslim etmek
Go to the office of the Department of Motor Vehicles, they will issue your driver's license there.
Motorlu Taşıtlar Dairesi'nin bürosuna giderseniz ehliyetinizi oradan teslim edeceklerdir.

More Sentences
issue v. bildirmek
Parliament will soon issue an opinion, at first reading, on this important text.
Parlamento yakında bu önemli metin hakkında ilk okumada bir görüş bildirecektir.

More Sentences
issue v. dağıtmak
The coach was asked to issue the uniforms no later than 5 o'clock today.
Antrenörden formaları bugün en geç saat 5'e kadar dağıtması istendi.

More Sentences
issue v. yayınlanmak
When comments are issued, it is the Presidency that issues them.
Yorumlar yayınlandığında, bunları yayınlayan Başkanlıktır.

More Sentences
issue v. ihraç etmek
A common way to finance a budget deficit is to issue bonds.
Bütçe açığını finanse etmenin yaygın bir yolu tahvil ihraç etmektir.

More Sentences
issue v. vermek
The United States has issued the Commission with a list of 27 individuals and organisations.
ABD, Komisyona 27 kişi ve kuruluştan oluşan bir liste vermiştir.

More Sentences
issue v. çıkmak
This magazine is issued every month.
Bu dergi her ay çıkıyor.

More Sentences
issue v. göndermek
The lawyers will issue a subpoena to the defendants in the next couple of days.
Avukatlar, önümüzdeki birkaç gün içinde sanıklara mahkeme celbi göndereceklerdir.

More Sentences
issue v. piyasaya sürmek
The Rock Group of companies will issue 50% of its stocks to the market.
Rock Şirketler Grubu, hisse senetlerinin %50'sini piyasaya sürecektir.

More Sentences
issue v. yayınlamak
The European Council issued guidelines.
Avrupa Konseyi kılavuz ilkeler yayınladı.

More Sentences
Trade/Economic
issue n. basım
The latest issue of the magazine will come out next Monday.
Derginin son basımı, gelecek Pazartesi yayınlanacak.

More Sentences
issue n. ihraç
The single European market in new issues of shares and bonds is set to become a reality.
Yeni hisse senedi ve tahvil ihraçlarında tek Avrupa pazarı gerçeğe dönüşmeye hazırlanıyor.

More Sentences
issue n. konu
It is unlikely that the Member States, which must act unanimously in this area, will reach an agreement on this issue.
Bu alanda oy birliği ile hareket etmesi gereken Üye Devletlerin bu konuda bir anlaşmaya varması pek olası değildir.

More Sentences
issue v. dağıtmak
The coach was asked to issue the uniforms no later than 5 o'clock today.
Antrenörden formaları bugün en geç saat 5'e kadar dağıtması istendi.

More Sentences
issue v. düzenlemek
Could you please issue me a visa again?
Lütfen bana tekrar bir vize düzenler misiniz?

More Sentences
issue v. çıkarmak
Burger King managed to issue 1 billion whoppercoins in total.
Burger King toplamda 1 milyar Whoppercoin çıkarmayı başardı.

More Sentences
issue v. ihraç etmek
A common way to finance a budget deficit is to issue bonds.
Bütçe açığını finanse etmenin yaygın bir yolu tahvil ihraç etmektir.

More Sentences
issue v. yayınlamak
The European Council issued guidelines.
Avrupa Konseyi kılavuz ilkeler yayınladı.

More Sentences
Law
issue v. düzenlemek
Could you please issue me a visa again?
Lütfen bana tekrar bir vize düzenler misiniz?

More Sentences
issue v. ihraç etmek
A common way to finance a budget deficit is to issue bonds.
Bütçe açığını finanse etmenin yaygın bir yolu tahvil ihraç etmektir.

More Sentences
Technical
issue v. çıkarmak
Burger King managed to issue 1 billion whoppercoins in total.
Burger King toplamda 1 milyar Whoppercoin çıkarmayı başardı.

More Sentences
issue v. yayınlamak
The European Council issued guidelines.
Avrupa Konseyi kılavuz ilkeler yayınladı.

More Sentences
Computer
issue n. sorun
Politicians often discuss the healthcare system issue in America.
Siyasetçiler sık sık Amerika'daki sağlık sistemi sorununu tartışırlar.

More Sentences
issue n. yayın
The BLS issues both the U-3 and the U-6 in each month's jobs report.
BLS, her ayın iş raporunda hem U-3 hem de U-6'yı yayınlar.

More Sentences
General
issue n. akıntı
issue n. dağıtım
issue n. sonuç
issue n. tevzi
issue n. çıkış
issue n. nesil
issue n. çocuklar
issue n. dergi sayısı
issue n. donatma
issue n. boşalma
issue n. boşalma yeri
issue n. netice
issue n. gazete sayısı
issue n. yayımlama
issue n. iltihap
issue n. emisyon
issue n. yayınlama
issue n. son
issue n. yayım
issue n. çıkarma
issue n. piyasaya çıkarma
issue n. akma
issue n. baskı
issue n. mülkten elde edilen gelir
issue n. çıkış kuvveti
issue n. dışarı akma kuvveti
issue n. boşaltım amacıyla açılan kesi
issue n. eylem
issue n. menkul kıymet ihracı
issue n. ödünç verme
issue n. kütüphaneden ödünç alınan toplam kitap sayısı
issue n. ciro edilebilir evrakın eksiksiz halde hamiline ilk teslimi
issue n. dışarı çıkan şey
issue n. dışarı akan şey
issue n. yayma
issue n. gönderme
issue v. tedavüle çıkarmak
issue v. neşretmek
issue v. dışarı çıkmak
issue v. akmak
issue v. tevzi etmek
issue v. sadır olmak
issue v. piyasaya çıkarmak
issue v. neşet etmek
issue v. doğmak
issue v. sonuçlanmak
issue v. tebliğ etmek
issue v. yayımlamak
issue v. donatmak
issue v. tahakkuk etmek
issue v. soyundan gelmek
Trade/Economic
issue n. çıkış yeri
issue n. çıkarma
issue n. dağıtım
issue n. emisyon
issue n. füru
issue n. hisse senedi ve tahvil ihracı
issue n. ihtilaflı nokta
issue n. neşretme
issue n. nüsha
issue n. tevzi
issue n. yayınlama
issue n. zürriyet
issue n. belirli bir zamanda kullanılabilen birbirine eş finansal ürün sayısı
issue n. finansal araç
issue n. finansal aracın piyasaya çıkarılması
issue v. dışarı çıkartmak
issue v. hazırlamak
issue v. neşretmek
issue v. piyasaya çıkarmak
issue v. tahvil veya hisse senedi ihraç etmek
issue v. tanzim etmek
issue v. tevzi etmek
Law
issue n. düzenlemek (belge)
issue n. füru
issue n. mal
issue n. sayı (dergi, gazete)
issue n. savunma sonrası davanın tarafları arasında ihtilafta kalan husus
issue n. (savunmada) bir taraf kabul edip diğeri reddettiği için karara sunulan madde
issue v. tedavüle çıkarmak
issue v. mülk geliri olarak gelmek
issue v. (savunmada) tarafların anlaştığı bir karara varmak
Technical
issue n. emisyon
Computer
issue n. basım sayısı
issue expr. ver
Medical
issue n. irin/iltihap gibi yaradan çıkan sıvı
Pathology
issue n. kol veya bacağın etli kısmında görülen bir tür ülser
Biology
issue n. soy
Social Sciences
issue n. monaka kızılderilisi
Military
issue n. gıda, giyim ve mühimmat gibi malzemelerin tahsisi
issue v. (birine) resmen tahsis etmek
Librarianship
issue n. ödünç verilen kitapların girildiği sistem
Archaic
issue v. (belirli bir) netice vermek

Significados de "issue" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
side issue n. ikincil mesele
manual issue n. bilgisayar çıktısından alınan değil de elle yazılan dokümanlar için kullanılan ifade
critical issue n. nazik konu
sore issue n. hassas durum
election issue n. seçim kampanyası konusu
life or death issue n. ölüm kalım meselesi
a live issue n. günün önemli sorunu
object at issue n. anlaşmazlık konusu
object at issue n. iddia olunan şey
issue management n. sorun yönetimi
manual issue n. el yazısı nüshası
consumption issue n. tüketim maddesi dağıtımı
object at issue n. tartışma konusu
issue date n. veriliş tarihi (belge vb)
another issue n. diğer bir nokta
current issue n. güncel konu
date of issue n. yayım tarihi
social issue n. sosyal mesele
social issue n. sosyal konu
issue of a documentary credit n. itibar kredisi belgesi
issue of concern n. merak konusu
issue of concern n. endişe konusu
current issue n. güncel olay
back issue newspaper n. geçmiş tarihli gazete
back issue n. geçmiş tarihli dergi/gazete/yayın
key issue n. anahtar mesele
reason of issue n. veriliş nedeni
key issue n. temel mesele
key issue n. ana mesele
place of issue n. verildiği yer
issue number n. (mecmua gibi süreli yayınlar için) sayı
issue number n. (evrak vb) düzenlenme numarası
soft security issue n. yumuşak güvenlik konusu
delicate issue n. hassas mevzu
delicate issue n. hassas konu
issue of conflict n. tartışma/çatışma konusu
first issue n. (dergi vb) ilk sayı
a general outlook on the issue of slavery n. kölelik konusuna genel bir bakış
debatable issue n. tartışmaya açık konu
a federal issue n. federal bir mesele
point at issue n. tartışma konusu/söz konusu mesele/konu
issue of trust n. güven sorunu
top issue n. en önemli mesele
important issue n. önemli husus
central issue n. ana mesele
central issue n. temel sorun
psychological issue n. psikolojik sorun
single-issue politics n. tek bir alana yoğunlaşmış politika
single-issue politics n. tek sorun siyaseti
national issue n. ulusal sorun
major issue n. ana sorun
major issue n. ana konu
major issue n. temel sorun
may issue n. mayıs sayısı
burning issue n. acil çözüm veya ilgi bekleyen bir konu
burning issue n. gündemdeki sorun
place of issue n. veriliş yeri
special issue n. özel sayı
non-issue n. alakasız ya da önemsiz mevzu
standard-issue rifle n. beylik tabancası
standard-issue rifle n. beylik silahı
domestic issue n. yerel mesele
domestic issue n. iç sorun
gut issue n. güçlü duygusal tepkilere neden olan konu
paramount issue n. en önemli mesele
paramount issue n. ivedilikle çözülmesi gereken sorun
paramount issue n. en önemli sorun
paramount issue n. ilk olarak çözülmesi gereken sorun
issue pea n. eskiden apse veya ülser üzerine konan küçük yuvarlak nesne
issue [obsolete] n. nihai sonuç
issue [obsolete] n. nihai karar
hot-button issue n. bam teli
hot-button issue n. tartışma uyandıran mevzu
take issue with somebody v. tartışmak
issue invitations for tender v. ihale açmak
issue money v. para çıkarmak
take issue with v. itiraz etmek
face the issue v. bir durumu olduğu gibi kabul edip ona göre davranmak
become a current issue v. gündeme gelmek
bring to an issue v. sonuçlandırmak
become a very hot issue v. gündeme bomba gibi düşmek
issue a constitution v. anayasa çıkarmak
take issue with somebody v. münakaşa etmek
issue guarantee v. garanti vermek
make something a current issue v. gündeme getirmek
issue a statement v. beyanatta bulunmak
issue a statement v. beyanat vermek
join issue with somebody v. münakaşa etmek
join issue with somebody v. tartışmak
issue a statement to the press v. basına açıklama yapmak
issue a bylaw v. yönetmelik çıkarmak
issue an invoice on behalf of v. adına fatura düzenlemek
issue assessments v. değerlendirmelerde bulunmak
issue statements v. açıklamalarda bulunmak (basına vb)
issue a magazine v. dergi çıkarmak
issue a periodical v. dergi çıkarmak
issue a press statement v. basın açıklaması yapmak
issue a license v. lisans vermek
issue a directive v. yönerge çıkartmak
issue a certificate v. tasdikname vermek
issue a work order v. iş emri çıkarmak
issue a warning v. uyarı yayınlamak
issue a decree v. kararname çıkarmak
issue a notice v. genelge çıkarmak
raise an issue v. bir tartışma maddesi yaratmak
bring up an issue v. bir konu ortaya atmak
raise an issue v. bir konu ileri sürmek
bring up an issue v. bir konu ileri sürmek
raise an issue v. bir konu ortaya atmak
issue certificate v. sertifika vermek
become a current issue v. gündemi oluşturmak
become a current issue v. gündemi işgal etmek
issue share v. hisse senedi çıkarmak
issue a decision v. karar çıkarmak
issue passport v. pasaport vermek
issue a circular letter v. genelge yayınlamak
issue a circular v. genelge yayınlamak
issue an invoice v. fatura hazırlamak
issue share v. hisse çıkarmak
issue an apology v. özür sunmak
issue a command v. komut vermek
issue a notification v. ihbarname çekmek
die without issue v. çocuk yapamadan ölmek
die without issue v. çocuksuz ölmek
die without issue v. çocuğu olmadan ölmek
issue a reconstruction permit v. imar izni çıkarmak
become more of an issue v. önem kazanmak
become more of an issue v. önem arz etmek
approach (an issue) from the right angle v. doğru açıdan yaklaşmak
take something as a primary issue v. öncelikli tutmak
issue a bill v. bir poliçe keşide etmek
issue a loan v. tahvil çıkarmak
issue a writ v. hukuki bir müzekkere çıkarmak
issue a credit v. kredi açmak
issue banknotes v. banknot çıkarmak
issue an arrest warrant for v. hakkında tutuklama kararı vermek
issue an insurance policy v. poliçe tanzim etmek
address an issue v. bir konuyu ele almak
have an issue v. bir sorunu olmak
issue an all-points bulletin v. arama emri çıkarmak
issue a death certificate v. ölüm belgesi çıkartmak
issue a share certificate v. hisse senedi çıkarmak
tackle an issue v. sorunu ele almak
issue an invoice in the name of v. adına fatura düzenlemek
issue a parking/speeding ticket v. trafik cezası kesmek
issue a traffic ticket v. trafik cezası kesmek
issue a warrant for the arrest of someone v. yakalama emri çıkartmak
issue a warrant for the arrest of someone v. tutuklama emri çıkartmak
issue an opinion v. görüş vermek
be sought by interpol under issue of a red notice v. interpol tarafından kırımızı bültenle aranmak