akmak - Turco Inglés Diccionario

akmak

Significados de "akmak" en diccionario inglés turco : 61 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
akmak flow v.
The second point concerns the Presidency of the Council, an issue that has caused rivers of ink to flow.
İkinci nokta ise Konsey Başkanlığı ile ilgilidir ki bu konu nehirler dolusu mürekkebin akmasına neden olmuştur.

More Sentences
akmak leak v.
The roof was leaking and it was in bad shape.
Çatı akıyordu ve kötü durumdaydı.

More Sentences
General
akmak flow from v.
Every company has its own ecosystem and the money flows from one player to another.
Her şirketin kendi ekosistemi vardır ve para bir oyuncudan diğerine akar.

More Sentences
akmak run v.
By the end of the training, sweat was running down my neck.
Antrenmanın sonunda boynumdan aşağı terler akıyordu.

More Sentences
akmak course v.
It was so quiet he could almost hear his blood coursing through his veins.
O kadar sessizdi ki neredeyse damarlarında akan kanı duyabiliyordu.

More Sentences
akmak stream v.
As autumn approached, yellow leaves came streaming down the river.
Sonbahar yaklaşırken, sarı yapraklar nehirden aşağı akıyordu.

More Sentences
akmak leak v.
The roof was leaking and it was in bad shape.
Çatı akıyordu ve kötü durumdaydı.

More Sentences
akmak drain v.
Make sure that the drainage pipe allows water to drain in an appropriate place.
Drenaj borusunun suyun uygun bir yere akmasına izin verdiğinden emin olun.

More Sentences
akmak run out v.
Blood was running out of my jacket.
Ceketimden kan akıyordu.

More Sentences
akmak run down v.
A drop of sweat ran down his back.
Bir damla ter sırtından aşağı aktı.

More Sentences
akmak flow v.
The second point concerns the Presidency of the Council, an issue that has caused rivers of ink to flow.
İkinci nokta ise Konsey Başkanlığı ile ilgilidir ki bu konu nehirler dolusu mürekkebin akmasına neden olmuştur.

More Sentences
akmak flow over v.
That's because data flowing over the Internet does not always take the most efficient geographic route to its destination.
Bunun nedeni, İnternet üzerinden akan verilerin her zaman hedefine giden en verimli coğrafi rotayı izlememesidir.

More Sentences
akmak bleed v.
Wash it alone as its colours can bleed.
Renkleri akabileceği için onu tek başına yıkayın.

More Sentences
akmak exude v.
These trees exude rubber.
Bu ağaçlardan adeta kauçuk akıyor.

More Sentences
akmak pour v.
Also, too much money is being poured into the grossly distended bureaucracy of the civil service.
Ayrıca, kamu hizmetinin aşırı derecede şişmiş bürokrasisine çok fazla para akıtılmaktadır.

More Sentences
akmak funnel v.
The crowd funnelled through the entrance of the concert hall.
Kalabalık konser salonunun girişine doğru akıyordu.

More Sentences
Phrasals
akmak run in (to something) v.
He has the water running in the bathtub.
Küvette su akıyor.

More Sentences
Trade/Economic
akmak run v.
By the end of the training, sweat was running down my neck.
Antrenmanın sonunda boynumdan aşağı terler akıyordu.

More Sentences
akmak flow v.
The second point concerns the Presidency of the Council, an issue that has caused rivers of ink to flow.
İkinci nokta ise Konsey Başkanlığı ile ilgilidir ki bu konu nehirler dolusu mürekkebin akmasına neden olmuştur.

More Sentences
Technical
akmak bleed v.
Wash it alone as its colours can bleed.
Renkleri akabileceği için onu tek başına yıkayın.

More Sentences
akmak exude v.
These trees exude rubber.
Bu ağaçlardan adeta kauçuk akıyor.

More Sentences
Automotive
akmak flow v.
The second point concerns the Presidency of the Council, an issue that has caused rivers of ink to flow.
İkinci nokta ise Konsey Başkanlığı ile ilgilidir ki bu konu nehirler dolusu mürekkebin akmasına neden olmuştur.

More Sentences
Gastronomy
akmak pour v.
Also, too much money is being poured into the grossly distended bureaucracy of the civil service.
Ayrıca, kamu hizmetinin aşırı derecede şişmiş bürokrasisine çok fazla para akıtılmaktadır.

More Sentences
General
akmak flow off v.
akmak pour out v.
akmak exude  v.
akmak drain away v.
akmak issue v.
akmak well out v.
akmak trickle v.
akmak sluice v.
akmak fall into v.
akmak elapse v.
akmak discharge v.
akmak well forth v.
akmak drain off v.
akmak emanate v.
akmak overflow v.
akmak glide v.
akmak effuse v.
akmak tap v.
akmak empty v.
akmak overrun v.
akmak fleet [obsolete] v.
akmak outswell [obsolete] v.
akmak outwell v.
akmak prill v.
akmak set v.
akmak slip v.
akmak spring v.
akmak pass v.
akmak stoor [dialect] [uk] v.
Phrasals
akmak circulate through something v.
akmak flow away v.
akmak trickle down v.
Technical
akmak mark off v.
akmak tap v.
Automotive
akmak sag v.
Archaic
akmak overcome v.
akmak distream v.
Slang
akmak wiener nose n.

Significados de "akmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
(bir şeyin) kenarından akmak bathe n.
çağlayarak akmak ripple v.
kulağı akmak drain out v.
damlalar akmak dribble down v.
(burun) akmak run v.
burnu akmak snivel v.
dışarıya akmak flow out v.
süzülerek akmak drip off v.
ağzının suyu akmak slaver for v.
çağıldayarak akmak purl v.
oluk gibi akmak flow in abundance v.
yukarı doğru akmak upflow v.
damla damla akmak drip v.
akmak (makyaj) run v.
ağzının suyu akmak lick one's chops v.
burnu akmak have the snuffles v.
azar azar akmak dribble v.
dere gibi akmak flow like water v.
akmak (kalem) splutter v.
arasından akmak percolate through v.
salyası akmak drivel v.
uyku gözünden akmak very sleepy v.
burnu akmak drivel v.
kan akmak be shed v.
sel gibi akmak stream v.
gözünden uyku akmak feel very sleepy v.
salyası akmak drool v.
hızlı akmak rush v.
hızla akmak rush v.
irin akmak (yaradan) suppurate v.
cerahat akmak (yaradan) suppurate v.
salyası akmak slobber v.
irin akmak (yaradan) run v.
gürül gürül akmak run with a gurgling sound v.
ağzından bal akmak speak sweetly v.
gürül gürül akmak (su) pulse v.
ağzının suyu akmak lick one's lips v.
salyası akmak dribble v.
akmak (renk) run v.
çağlayarak akmak gurgle v.
hızla akmak flush v.
birden akmak flush v.
geri akmak regurgitate v.
ağzının suyu akmak desire longingly v.
salyası akmak slaver v.
hızla akmak course v.
ağzının suyu akmak slobber v.
ağzından akmak slobber v.
uyku gözünden akmak be very sleepy v.
ağzının suyu akmak slaver v.
sel gibi akmak flood v.
burnu akmak have a runny nose v.
makyajı akmak have one's make up running v.
denize akmak flow into the sea v.
eriyip akmak (mum) gutter v.
aşağı doğru akmak flow down v.
(yaradan) irin/cerahat akmak suppurate v.
nehir akmak (river) wind v.
nehir akmak (river) run v.
nehir akmak (a river) flow v.
kıvrıla kıvrıla akmak meander v.
boyası akmak bleed v.
içeri akmak flow in v.
dışarı akmak flow out v.
-e ağzının suyu akmak slaver after v.
ağzının suyu akmak drool v.
yavaşça akmak dribble v.
damla damla akmak trickle v.
paçalarından cehalet akmak be utterly ignorant v.
kara/toprak ile eşit düzeyde akmak flow along v.
gürül gürül akmak brawl v.
rimeli akmak one's mascara to run v.
tekrar içeri akmak reinfund v.
tam kapasiteyle akmak be in full flood v.
çağıl çağıl akmak be in full flood v.
aşağı akmak avale [obsolete] v.
yukarı akmak upjet v.
yukarı doğru akmak upgush v.
ufak dalgalar halinde akmak lap v.
(akarsu) hızlı akmak bicker v.
boyunca akmak lave v.
'-e karşı akmak lave v.
bolca akmak hale [uk] [dialect] v.
hızla akmak whoosh v.
irin akmak (yaradan) mature [obsolete] v.
terle akmak melt v.
aralıklı olarak akmak head v.
örgülü gibi akmak, bükülmek veya sarılmak braid v.
çağlayarak akmak bubble v.
daha büyük bir su kütlesine akmak mouth v.
hızla akmak hush [dialect] [uk] v.
-e karşı akmak lip v.
yavaşça akmak (su) gleet v.
büyük dalgalar halinde akmak riffle v.
lıkırdama sesi ile akmak guggle v.
gürül gürül akmak gush v.
dere şeklinde akmak gutter v.
(bir şeyin) kenarından akmak overbrim v.
üzerinden akmak overrun v.
dışına akmak overspill v.
üstünden akmak overshower v.
üzerinden akmak overtop v.
dışına akmak overwash v.
kelime akışının parçası olarak akmak roll v.
aşağı yukarı akmak roll v.
sürekli akmak roll v.
yüksekten alçağa doğru akmak devolve v.
içeri akmak inflow v.
birlikte gürül gürül akmak concur [obsolete] v.
(sıvı) akmak draw v.
salyası akmak dreul v.
ters yönde akmak crossflow v.
sel gibi akmak pour v.
(akış veya gelgit suyu) hızla akmak flash v.
(bir diğerinin) öncesinde akmak foreflow v.
dışarı akmak outflow v.
dışarıya doğru akmak outrush v.
hızla dışarı akmak outpour v.
fıskiye gibi akmak fountain v.
ağzının suyu akmak slabber v.
(su) hızla akmak sloosh v.
ağzının suyu akmak slubber v.
salyası akmak slubber v.
oluktan boşalırcasına akmak sluice v.
burnu akmak sniffle v.
(nehir) -e akmak put v.
tek yönde akmak stream v.
hortumdan akmak syphon v.
sifondan akmak syphon v.
hortum ile akmak syphon v.
sifon ile akmak syphon v.
(içki vb.) su gibi akmak flow v.
(trafik) akmak flow v.
(sümük) akmak run v.
akmak (su) flow v.
ağzının suyu akmak spoil v.
damlaya damlaya akmak strain v.
eriyerek akmak swale v.
damla damla akmak dribble v.
dönerek akmak swirl v.
yavaşça akmak trickle v.
coşkuyla akmak gush v.
Phrasals
damlaya damlaya akmak trickle away v.
sızarak akmak seep away v.
-den akmak course through v.
bir şeyden akmak drain from something v.
üzerine akmak stream down on v.
kıyıya doğru akmak set in v.
ağzının suyu akmak drool (all) over (someone or something) v.
(konuşmasından, duruşundan) bir şey akmak drip with something v.