flush - Turco Inglés Diccionario

flush

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

flush — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /flʌʃ/ – BrE /flʌʃ/)
Categoría gramatical:
Sıfat; Fiil: flush (flushes – flushed – flushing)
Sinónimo:
redden, rinse
Antónimos:
pale

Significados de "flush" en diccionario turco inglés : 75 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
flush n. sifon
The flush needs to be replaced.
Sifonun değiştirilmesi gerek.

More Sentences
flush v. sifonu çekmek
I knew it was you who did it when you flushed.
Sifonu çektiğinde bunu yapanın sen olduğunu biliyordum.

More Sentences
flush v. yüzü kızarmak
General
flush n. yüz kızarması
Drinking too much wine can cause a hot flush.
Çok fazla şarap içmek hararetli yüz kızarmasına neden olabilir.

More Sentences
flush v. kızarmak (yüzü)
You look a little flushed.
Birazcık kızarmış görünüyorsun.

More Sentences
flush v. akıtmak
I flushed some chemicals through the pipe, and now it's all clean.
Borudan bazı kimyasallar akıttım ve şimdi tertemiz oldu.

More Sentences
flush v. temizlemek
They provide protection against infections and flush away unwanted particles.
Enfeksiyonlara karşı koruma sağlar ve istenmeyen parçacıkları temizler.

More Sentences
flush v. sifon çekmek
Next time you don't flush the toilet, you are going to have some serious trouble!
Bir dahaki sefere tuvalette sifon çekmezseniz cidden fena olacak!

More Sentences
flush adj. paralı
I haven't been this flush since last year.
Geçen yıldan beri hiç bu kadar paralı olmamıştım.

More Sentences
flush adj. aynı hizada olan
The table is flush with the window sill.
Masa pencere pervazıyla aynı hizada.

More Sentences
Technical
flush v. yıkamak
You will need to flush and replenish all of the antifreeze in your vehicle.
Aracınızdaki tüm antifrizi yıkamanız ve yenilemeniz gerekecektir.

More Sentences
General
flush n. hararet
flush n. ısınma
flush n. kızartı
flush n. coşma
flush n. su fışkırması
flush n. coşkunluk
flush n. floş poker
flush n. ateş hasta
flush n. kırmızılık
flush n. galeyan
flush n. yüzde kızartı
flush n. renk
flush n. heyecan
flush n. taşkınlık
flush n. kızarma
flush n. biryüz
flush v. coşturmak
flush v. hızla akmak
flush v. fışkırmak
flush v. çalkalamak
flush v. heyecanlandırmak
flush v. heyecanlanmak
flush v. yüzü kızarmak
flush v. düzlemek
flush v. birden akmak
flush v. ürkütüp uçurmak (av kuşunu)
flush v. boşlukları doldurup sıvamak
flush v. kanatlanıp uçmak
flush v. kızartmak
flush v. uçmak
flush v. yüzü kızartmak
flush v. kızartmak (yanaklarını)
flush v. boşaltmak
flush v. yanaştırmak
flush v. yaslamak
flush v. durulamak
flush v. bol su ile temizlemek
flush v. hızla su akıtmak
flush v. fışkırtmak
flush v. suyla temizlemek
flush v. kızarmak
flush adj. bereketli
flush adj. bir hizada
flush adj. gömme
flush adj. düz
flush adj. bol
flush adj. dopdolu
flush adj. aynı düzeyde
flush adj. ankastre
flush adj. cömert
flush adj. çıkıntısız
flush adj. ağzına kadar dolu
flush adj. varlıklı
flush adj. aynı hizada
Technical
flush n. ani ateş
flush v. akkor haline gelmek
flush v. durulamak
Construction
flush adj. hemyüz
Automotive
flush v. gömmek
Medical
flush n. humma
Card
flush n. floş
Ottoman Turkish
flush adj. mebzul
Ornithology
flush v. aniden kanatlanmak
flush v. aniden daha yüksek bir yere uçmak

Significados de "flush" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
flush tank n. rezervuar
flush switch n. gömme anahtar
flush tank n. tuvalete ait rezervuar
flush deck n. düz güverte
four flush n. blöf
flush toilet n. alafranga tuvalet
toilet flush tank n. sifon
flush cutter n. yan keski
four-flush n. beş kartlı poker eli
flush scarlet v. kıpkırmızı olmak
flush someone out v. birini saklandığı yerden çıkarmak
flush the toilet v. sifonu çekmek
flush the lavatory v. sifonu çekmek
flush in v. coşturmak
flush somebody out v. birini saklandığı yerden çıkarmak
flush something down the toilet v. bir şeyi tuvalete atıp sifonu çekmek
flush with v. coşmak
flush out v. saklandığı yerden çıkarmak
flush buffer v. temizlemek
(one's face) flush v. yüzü kızarmak
flush deeply (from embarrassment) v. renkten renge girmek
flush the toilet v. sifon çekmek
forget to flush the toilet v. sifonu çekmeyi unutmak
flush [obsolete] v. kuş sürüsü gibi dışarı koşmak
flush [obsolete] v. kuş sürüsü gibi üşüşmek
flush [obsolete] v. kalabalıklar halinde akın etmek
four-flush v. beş kartlı poker eli ile blöf yapmak
four-flush v. kötü el ile bahiste bulunmak
flush-seamed adj. yan yana (dizilmiş)
in the first flush of victory adv. zafer sarhoşluğu ile
the toilet won't flush expr. tuvaletin sifonu çalışmıyor
the toilet won't flush expr. tuvaletin sifonu çekilmiyor
Phrasals
flush something away v. su tutarak süpürüp atmak
flush away v. su ile süpürmek
flush something away v. su ile süpürmek
flush away v. su tutarak süpürüp atmak
flush someone out v. saklandıkları yuvalarından çıkartmak
flush someone out of some place v. saklandıkları yuvalarından çıkartmak
flush something out v. bir şeyi akıtmak
flush something out v. bir şeyi suyla temizlemek/yıkamak/akıtmak
flush someone or something out of some place v. birini/bir şeyi saklandığı yerden çıkarmak
flush someone or something out v. birini/bir şeyi gizlendiği yerden çıkarmak
flush someone or something out of some place v. birini/bir şeyi gizlendiği yerden çıkarmak
flush something out v. bir şeyi durulamak
flush something out v. bir şeyi bol su ile temizlemek
flush someone or something out v. birini/bir şeyi saklandığı yerden çıkarmak
flush (someone or something) out of (some thing or place) v. (birini/bir şeyi gizlendiği şeyden/yerden) çıkarmak
flush (something) out of (some thing or place) v. (bir şeyi) suyla (bir şeyden/yerden) temizlemek/yıkamak/akıtmak
flush with (something) v. (bir şeye) tam oturmak
flush out v. durulamak
flush out v. dışarı atmak
flush out of some place v. saklandığı/gizlendiği yerden çıkarmak
flush out v. dışarı akıtmak
flush (something) out of (some thing or place) v. (bir şeyi bir şeyden/yerden) akıtmak
flush with (something) v. (bir şeyle) akıtmak
flush with (something) v. (bir şeyle) tam örtüşmek
flush (something) out of (some thing or place) v. (bir şeyi) bol su ile (bir şeyden/yerden) temizlemek
flush out v. bol su ile temizlemek
flush with (something) v. (bir şeyle) durulamak
flush out v. suyla temizlemek/yıkamak/akıtmak
flush with (something) v. (bir şeyle) üst üste gelmek
flush out v. dışarı attırmak
flush (someone or something) out of (some thing or place) v. (birini/bir şeyi saklandığı şeyden/yerden) çıkarmak
flush with (something) v. (bol su veya bir sıvı) ile temizlemek
flush (something) out of (some thing or place) v. (bir şeyi bir şeyden/yerden) durulamak
flush with (something) v. (suyla veya bir sıvıyla) temizlemek/yıkamak/akıtmak
flush down v. serbestçe akıp gitmek
flush it v. geçme notu alamamak
flush it v. geçer not alamamak
flush out v. ortaya dökmek
flush out v. alenileştirmek
flush out v. meydana çıkarmak
flush out v. erişilir kılmak
flush it v. (sınavdan) kalmak
flush out v. açığa çıkarmak
Phrases
in the first flush of passion expr. ilk heyecanla
flush with cash expr. cebi dolgun
flush with cash expr. para içinde yüzen
(in) the first flush of youth expr. ilk coşkuyla
(in) the first flush of youth expr. ilk heyecanla
(in) the first flush of youth expr. ilk/erken gençlik yılları
(in) the first flush of youth expr. ilk/erken gençlik zamanları
(in) the first flush of youth expr. ilk hevesle
Colloquial
busted flush n. sönük balon
busted flush n. balon
busted flush n. (poker) topal floş
busted flush n. başarısız
busted flush n. güdük
busted flush n. fiyasko
busted flush n. floş olması için bir kağıt bekleyen el
the first flush of (something) n. (bir şeyin) ilk zamanları/aşamaları
the first flush of (something) n. (bir şeyin) başı/erken dönemi
If it's yellow, let it mellow (If it's brown, flush it down) expr. sadece çiş yaptıysan sifonu çekme, (kaka yaptıysan çek)
Idioms
a busted flush n. floş katili
a busted flush n. floş bozan
a busted flush n. fiyasko
a busted flush n. başarısızlık
a busted flush n. büyük kayıp
flush with anger v. ayranı kabarmak
flush somebody out v. zorla gizlendiği yerden çıkarmak
flush out somebody v. zorla gizlendiği yerden çıkarmak
be in the first flush of (something) v. (bir şeyin) erken/ilk dönemlerinde olmak
be in the first flush of (something) v. (bir şeyin) başında olmak
be in the first flush of (something) v. (bir şeyin) ilk zamanlarında olmak
flush the birds out of the bushes v. kuşları çalıların arasından çıkarmak
flush the birds out of the bushes v. kuşları saklandıkları yerden çıkarmak
flush out the bird v. kuşu saklandığı yerden çıkarmak
flush the birds out of the bushes v. kuşları korkutup saklandıkları yerden çıkmalarını sağlamak
flush out the bird v. kuşu korkutup saklandığı yerden çıkmasını sağlamak
in the first flush of youth adv. gençliğin ilk çağlarında
(in) the first flush of youth expr. ilk gençliğin ateşiyle
(in) the first flush of youth expr. ilk gençliğin ateşinde
(in) the first flush of youth expr. gençliğin heyecanıyla
(in) the first flush of youth expr. gençliğin heyecanında
in the first flush expr. taze zamanlarda
in the first flush expr. başta
in the first flush expr. ilk coşkuyla/sarhoşlukla
in the first flush expr. ilk coşkuda/sarhoşlukta
in the first flush expr. erken/ilk dönemlerde
in the first flush expr. ilk zamanlarda
in the flush of expr. '-in başında
in the flush of expr. -in ilk zamanlarında
in the first flush of (something) expr. (bir şeyin) erken/ilk dönemlerinde
in the first flush of (something) expr. (bir şeyin) ilk zamanlarında
in the full flush of (something) expr. (bir şeyin) erken/ilk dönemlerinde
in the flush of (something) expr. (bir şeyin) ilk zamanlarında
in the flush of expr. '-in taze zamanlarında
in the flush of (something) expr. (bir şeyin) başında
in the full flush of (something) expr. (bir şeyin) başında
in the flush of expr. '-in ilk coşkusunda/sarhoşluğunda
in the full flush of (something) expr. (bir şeyin) ilk coşkusunda/sarhoşluğunda
in the flush of expr. '-in ilk coşkusuyla/sarhoşluğuyla
in the flush of (something) expr. (bir şeyin) ilk coşkusunda/sarhoşluğunda
in the flush of (something) expr. (bir şeyin) erken/ilk dönemlerinde
in the first flush of (something) expr. (bir şeyin) başında
in the flush of expr. '-in erken/ilk dönemlerinde
in the first flush of (something) expr. (bir şeyin) ilk coşkusunda/sarhoşluğunda
in the full flush of (something) expr. (bir şeyin) ilk zamanlarında
(in) the first flush of enthusiasm expr. ilk heyecanla
(in) the first flush of enthusiasm expr. ilk hevesle
(in) the first flush of enthusiasm expr. ilk coşkuyla
Speaking
please flush the toilet expr. lütfen sifonu çek
please flush the toilet expr. lütfen sifonu çekiniz
Trade/Economic
flush deck n. düz güverte
Technical
flush valve n. yıkama vanası
core flush n. bellek temizleme
flush mounting box n. sıva altı montaj kutusu
flush memory n. bellek dökümü
flush curb n. eşdüzey bordür
flush weld n. gömme kaynak