fall into - Turco Inglés Diccionario
Historia

fall into

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "fall into" en diccionario turco inglés : 7 resultado(s)

Inglés Turco
General
fall into v. akmak
fall into v. yer almak
fall into v. dökülmek
fall into v. maruz kalmak
fall into v. uğramak
fall into v. edinmek
fall into v. bölünmek

Significados de "fall into" con otros términos en diccionario inglés turco: 169 resultado(s)

Inglés Turco
General
fall into place v. yere düşmek
fall into confusion v. karmakarışık olmak
fall into disfavor v. gözden düşmek
fall into the hands of an expert v. adamına düşmek
fall into oblivion v. unutulmak
fall into decay v. bozulmak (durum vb)
fall into a habit v. alışkanlık edinmek
fall into a habit v. adet edinmek
fall into a reverie v. hayale dalmak
fall into disuse v. bırakılmak
fall into a trap v. çürük tahtaya basmak
fall into oblivion v. unutulup gitmek
fall into desuetude v. yürürlükten kalkmak
fall into step with v. ayak uydurmak
fall into ruin v. dökülmek
fall into disuse v. kullanılmaz olmak
fall into sin v. sapmak
fall into ruin v. haraplaşmak
fall into the hands of v. eline düşmek
fall into error v. hataya düşmek
fall into discredit v. pabucu dama atılmak
fall into decay v. dökülmek
fall into a trap v. tuzağa düşmek
fall into abeyance v. hükümsüz olmak
fall into disrepute v. adı kötüye çıkmak
fall into disuse v. terkedilmek
fall into ruin v. tahrip olmak
fall into one's lap v. anafordan gelmek
fall into abeyance v. artık kullanılmamak
fall into a trance v. transa geçmek
fall into a hollow v. çukura düşmek
fall into a hole v. çukura düşmek
fall into a pit v. çukura düşmek
fall into sleep v. uykuya dalmak
fall into silence v. sessizliğe bürünmek
fall down into one's knees v. dizlerinin üzerine düşmek
fall into one's arm v. kola girmek
fall into disuse v. kullanımdan kalkmak
fall into one's arm v. koluna girmek
fall into place v. anlamlı gelmeye başlamak
fall into a debt trap v. borç batağına sürüklenmek
fall into debt v. borç batağına sürüklemek
fall into decrease v. inişe geçmek
fall into decline v. inişe geçmek
fall into depression v. depresyona girmek
fall into depression v. bunalıma girmek
fall into trouble v. derde düşmek
fall into dispute v. ihtilafa düşmek
fall into error v. yanılgıya düşmek
fall into one’s area of responsibility v. görev alanına girmek
fall into one's remit v. görev alanına girmek
fall into instability v. istikrarsızlığa düşmek
fall into someone's lap v. (fırsat vb) ayağına gelmek
fall into someone's lap v. şans ile başarmak
fall into line with v. aynı şekilde hareket etmek
fall into place v. anlamını bulmaya başlamak
fall into oblivion v. unutulmaya yüz tutmak
fall into step with v. ortama ayak uydurmak
fall into trap v. tuzağa düşmek
fall into a vegetative state v. bitkisel hayata girmek
fall into danger v. tehlikeye düşmek
fall into this category v. bu kategoriye girmek
fall into the category of v. kategorisine girmek
fall into the trap of prostitution v. fuhuş batağına saplanmak/düşmek
fall into the prostitution trap v. fuhuş tuzağına düşmek
fall into the trap of prostitution v. fuhuş tuzağına düşmek
fall into the prostitution trap v. fuhuş batağına saplanmak/düşmek
fall into heedlessness v. gaflete düşmek
fall into carelessness v. gaflete düşmek
fall into a coma v. komaya girmek
fall into repetition v. tekrara düşmek
fall into ruin v. harabeye dönmek
fall into ruin v. harabeye dönüşmek
Phrasals
fall into place taşlar yerine oturmak
fall into something bir şeyi yapmaya tesadüfen başlamak
Proverb
a fall into a ditch makes you wiser yaptığın hata/yanlıştan ders alarak bir daha tekrar etmezsin
Colloquial
fall into abeyance hükümsüz olmak
fall into abeyance uygulanmamak
fall into abeyance yapılmamak
fall into abeyance askıya alınmak
fall into contempt hakir görülmek
fall into contempt gözden düşmek
fall into abeyance artık kullanılmamak
fall into contempt aşağılanmak
fall into contempt hor görülmek
all rivers fall into the sea her yol roma'ya çıkar
all rivers fall into the sea su akar yolunu bulur
all rivers fall into the sea tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer yine kürkçü dükkanıdır
Idioms
fall into place yerli yerine oturmak
fall into place taşlar yerine oturmak
fall into a brown study düşüncelere dalmak
fall into a brown study arpacı kumrusu gibi düşünmek
fall into a trap tuzağa düşmek
fall into the trap tuzağa düşmek
fall into someone's hands (birinin) eline düşmek
fall into line with başkalarının izinden gitmek
fall into a decline gücünü kaybetmek
fall into someone's arms bîrinin kucağına atılmak
fall into disgrace gözden düşmek
fall into a decline düşüşe geçmek
fall into a habit huy edinmek
fall into disrepute adına leke sürülmek
fall into a habit alışkanlık olmak
fall into place düzene girmek
fall into a habit huy haline gelmek
fall into decay eskimek
fall into disrepute adı kötüye çıkmak
fall into line with aynı şeyleri paylaşmak
fall into place belirginleşmek
fall into disrepute itibarı zedelenmek
fall into decay bozulmak
fall into a habit alışkanlık halini almak
fall into arrears borcunu ödeyememek
fall into line with başkalarının düşüncelerini kabul etmek
fall into place biçimlenmek
fall into decay çürümek
fall into disgrace itibarını kaybetmek
fall into line with aynı düşüncede olmak
fall into place açığa çıkmak
fall into a decline güçten düşmek
fall into disuse kullanılmaz olmak
fall into disuse terk edilmek
fall into a decline zayıf düşmek
fall into place ortaya çıkmak
fall into disgrace rezil olmak
fall into disrepute ünü lekelenmek
fall into a trap tuzağa yakalanmak
fall into disuse tedavülden kalkmak
fall into line with uzlaşmak
fall into someone's arms kollarına atılmak
fall into disgrace saygınlığını yitirmek
fall into arrears zamanında borçlarını ödeyememek
fall into disrepute şöhreti lekelenmek
fall into disrepute saygınlığını yitirmek
fall into someone's arms kucak kucağa gelmek
fall into someone's lap armut piş ağzıma düş
fall into sin günaha girmek
fall into sin günah işlemek
fall into the clutches of pençesine düşmek
fall into clutches ağına düşmek
fall into clutches pençesine düşmek
fall into somebody's clutches pençesine düşmek
fall into the clutches of ağına düşmek
fall into somebody's clutches ağına düşmek
fall into somebody's clutches eline düşmek
fall into someone's trap birisinin tuzağına düşmek
fall into the wrong hands yanlış ellere düşmek
fall into the wrong hands yanlış ellerin eline geçmek
fall into line sıra/kuyruk oluşturmak
fall into line with the rules kurallara riayet etmek
fall into someone's trap ağına düşmek
fall into somebody's hands (birinin) eline düşmek
fall into line with the rules kurallara uymak
fall into the trap of tuzağına düşmek
fall into someone's clutches (birinin) pençesine düşmek
fall into the clutches of someone (birinin) pençesine düşmek
fall into one's lap (şans/fırsat/servet vb) ayağına gelmek
fall into one's lap (fırsat vb) ayağına gelmek
fall into a rut tekdüzeleşmek
fall into a rut monotonlaşmak
fall into someone's lap (fırsat vb) ayağına gelmek
fall into the wrong hands yanlış kişilerin eline geçmek
Speaking
don't fall into the trap of buying this product bu ürünü alma hatasına düşeyim deme
Slang
fall into a trap sakata gelmek
fall into a trap tuzağa düşmek
Trade/Economic
fall into arrears borçları vadesinde ödememek
fall into a financial crisis finansal krize girmek
fall into a financial crisis mali krize girmek
Marine
fall into a guay yaslamak