ripple - Turco Inglés Diccionario

ripple

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

ripple — Definition

Significado:
dalgalanma, yayılma
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈrɪpəl/ – BrE /ˈrɪpəl/)
Categoría gramatical:
İsim: ripple (ripples); Fiil: ripple (ripples – rippled – rippling)
Sinónimo:
wave, spread
Antónimos:
stillness

Significados de "ripple" en diccionario turco inglés : 63 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
ripple n. dalgacık
She created small ripples on the coffee as she added sugar.
Şekeri eklerken kahve üzerinde küçük dalgacıklar oluşturdu.

More Sentences
ripple v. hafifçe dalgalanmak
General
ripple n. dalgalanma
The wind created ripples on the snow.
Rüzgar kar üzerinde dalgalanmalar yarattı.

More Sentences
ripple n. dalga dalga yayılan ses
A ripple of applause accompanied the end of the president's speech.
Başkanın konuşmasının sonuna dalga dalga yayılan bir alkış sesi eşlik etti.

More Sentences
ripple n. dalga dalga yayılmak
The rumour of bankruptcy rippled through the workers.
İflas söylentisi işçiler arasında dalga dalga yayıldı.

More Sentences
ripple n. dalga
A ripple of happiness ran through students as the final exam was postponed.
Final sınavı ertelenince öğrenciler arasında bir mutluluk dalgası yayıldı.

More Sentences
ripple v. dalgalanmak
You can see the horse's muscles rippling under its skin.
Atın derisinin altında dalgalanan kaslarını görebilirsiniz.

More Sentences
ripple v. dalga dalga yayılmak
The rumour of bankruptcy rippled through the workers.
İflas söylentisi işçiler arasında dalga dalga yayıldı.

More Sentences
Computer
ripple n. dalgacık
She created small ripples on the coffee as she added sugar.
Şekeri eklerken kahve üzerinde küçük dalgacıklar oluşturdu.

More Sentences
Telecom
ripple n. dalgalanma
The wind created ripples on the snow.
Rüzgar kar üzerinde dalgalanmalar yarattı.

More Sentences
Marine
ripple n. dalgacık
She created small ripples on the coffee as she added sugar.
Şekeri eklerken kahve üzerinde küçük dalgacıklar oluşturdu.

More Sentences
Geography
ripple n. dalgacık
She created small ripples on the coffee as she added sugar.
Şekeri eklerken kahve üzerinde küçük dalgacıklar oluşturdu.

More Sentences
General
ripple n. su sesi
ripple n. küçük dalga
ripple n. hafifçe dalgalanma
ripple n. şırıltı
ripple n. dalga dalga yayılma
ripple n. daire şeklinde yayılan dalga
ripple n. çağlama
ripple n. şapırtı
ripple n. kırışıklık
ripple n. hare
ripple n. tepecik
ripple n. şarıltı
ripple n. dalga dalga yayılma
ripple v. çağlayarak akmak
ripple v. kırışmak
ripple v. dalgalandırmak
ripple v. hafifçe dalgalandırmak
ripple v. sesin tonunu veya seviyesini yavaşça yükseltip alçaltmak
ripple v. gelişigüzel geçmek
ripple N. yayılma
Trade/Economic
ripple n. ripple labs şirketinin banka ve ödeme hizmeti sağlayıcılarına sunduğu mali uzlaştırma sistemi
Technical
ripple n. hafif dalgalanma
ripple n. keten tarağı
ripple n. kıpırtı
ripple n. kıvrıntı
ripple n. tepecik
ripple n. kalem yarası
ripple n. tıkırtı izi
ripple n. titreşimli makinelerin yüzeyde bıraktığı ince dalgalanma izi
ripple v. (ses) dalgalanmak
ripple v. (ses) bir yükselip bir alçalmak
Computer
ripple n. kırışıklık
Telecom
ripple n. sapma
Electric
ripple n. sabit elektrik akımının şiddetinde meydana gelen hafif dalgalanma
Textile
ripple n. keten tarağı
ripple n. büzgülü bol eteğin kıvrımı
ripple n. şapka kenarının dalgalı konturu
Gastronomy
ripple n. ucuz şarap
ripple n. aromaların kabaca harmanlandığı bir dondurma türü
Physics
ripple n. sabit değerinin üstüne eklenen küçük genlik salınımı
Marine Biology
ripple n. kırışık
Agriculture
ripple n. kenevir veya darının tohumunu sapından ayıran özel tarak
ripple v. tohumu sapından ayırmak için özel bir araçla taramak
ripple v. tarak benzeri dişli bir araçla tohumları ayıklamak
ripple v. ayırma tarağı ile keten tohumunu ayıklamak
Geography
ripple n. akıntının hızlı olduğu ve yüzeydeki çeşitli engellerle kesintiye uğradığı küçük nehir bölümü
ripple n. dalgacık izi
ripple n. kum dalgacığı
ripple n. alçalıp yükselen şey
ripple v. dalga dalga inmek
ripple v. inişli çıkışlı ilerlemek

Significados de "ripple" con otros términos en diccionario inglés turco: 84 resultado(s)

Inglés Turco
General
a ripple of conversation n. dalga gibi yükselip alçalan konuşma sesi
ripple of protest n. cılız protesto
ripple of protest n. ses getirmeyen protesto
ripple of protest n. cılız gösteri
ripple [dialect] [uk] n. sıyrık
ripple [dialect] [uk] n. hafif kesik
ripple mark n. dalgalı yüzeydeki dairesel çıkıntı
ripple [dialect] [uk] v. hafifçe çizmek
Phrasals
ripple through something v. yayılmak
ripple through something v. çevreye tesir etmek
ripple through something v. ortama hakim olmak
ripple through something v. etrafı etkilemek
ripple through (someone) v. (birinin) içine dalga dalga yayılmak
ripple through (something) v. (bir şey, bir yer, bir grup içerisinde) söylentilerle/mırıldanmalarla yayılmak
ripple through (something) v. suda küçük dalgalar yaratarak ilerlemek
ripple through (something) v. (bir şey, bir yer, bir grup içerisinde) dalga dalga yayılmak
ripple through (something) v. (bir şey, bir yer, bir grup içerisinde) küçük küçük/kulaktan kulağa yayılmak
ripple through (someone) v. (birinin) içini yavaş yavaş kaplamak
ripple through (someone) v. (birinin) içinden geçmek
ripple through v. yayılmak
ripple through v. ortama hakim olmak
ripple through v. çevreye tesir etmek
ripple through v. etrafı etkilemek
ripple through (something) v. küçük dalgalar yaratarak suyun içinden geçmek/ilerlemek
Colloquial
a ripple effect n. dalga etkisi
ripple of excitement n. grupta heyecandan bir hareketlilik oluşması
ripple of excitement n. bir grupta heyecandan kaynaklı mırıldanmalar/uğultu
ripple of excitement n. heyecandan meydana gelen kıpırdanmalar
ripple of excitement n. heyecan kıpırtısı
ripple of excitement n. dalga dalga yayılan heyecandan kaynaklı bir uğultu
ripple of excitement n. dalga dalga yayılan heyecandan kaynaklı mırıltılar
ripple of excitement n. sessiz ve heyecanlı mırıldanmalar
ripple of excitement n. grup içerisinde heyecandan kaynaklı kıpırtılar
Idioms
ripple of excitement n. heyecan/coşku dalgası
a ripple effect n. silsile
Technical
ripple voltage n. kıpırtı gerilimi
ripple effect n. dalgalanma etkisi
ripple frequency n. kırışıklık frekansı
ripple voltage n. dalgalı voltaj
ripple filter n. kırışıklık süzgeci
ripple voltage n. vızıltılı voltaj
ripple through counter n. eşzamansız sayaç
percent ripple n. kıpırtı oranı
rectifier ripple factor n. doğrultucu dalgalanma faktörü
electronic ripple control receiver n. elektronik dalgacık kontrollü alıcı
surface ripple n. yüzey pürüzü
ripple finish n. dalgalı boya
Computer
ripple voltage n. kırışıklık gerilimi
ripple effect n. dalgalanma etkisi
Informatics
ripple through counter n. eşzamansız sayaç
ripple voltage n. dalgacıklanma gerilimi
ripple filter n. kırışıklık süzgeci
ripple content n. dalgacıklanma oranı
ripple voltage n. kırışıklık gerilimi
Telecom
passband ripple n. bant geçiren süzgeçdeki dalgalanma
ripple content n. dalgacık içeriği
peak-ripple factor n. tepe dalgalanma çarpanı
peak-ripple factor n. tepe-dalgacık çarpanı
Electric
ripple voltage n. dalgalı voltaj
rectifier ripple factor n. doğrultucu dalgalanma faktörü
ripple filter n. kırışıklık süzgeci
ripple frequency n. kırışıklık frekansı
ripple voltage n. kırışıklık gerilimi
ripple voltage n. vızıltılı voltaj
ripple control n. dalgacık kontrolü
ripple control n. şalterin elektriksel impulslarla uzaktan kontrol edilmesi
Textile
ripple-cloth n. ondüle kumaş
Marine
mega ripple n. dalgaya benzer büyük katı madde oluşumu
sand ripple n. kum dalgacığı
ripple tank n. dalga tankı
Botanic
ripple-grass n. mızrak yapraklı sinirotu
ripple mark n. çok katlı kambiyum gibi hücrelerin ağaç damarında sebep olduğu ince çizgi
Literature
ripple of guilt n. suçluluk duygusu
Environment
ripple mark n. dalgacık izi
Geography
rocky ripple n. indiana eyaletinde yerleşim yeri
ripple voltage n. dalgalanma gerilimi
ripple-marked adj. dalgacık izleri bulunan
ripple-marked adj. kum dalgacığı bulunan
Geology
ripple mark n. kum dalgacığı
ripple marks n. rüzgar, akarsu akımı veya rüzgar dalgaları sebebiyle kumda oluşan paralel kabartılar sistemi
ripple marks n. kumtaşı tabakasının yüzeyinde bulunan paralel kabartılar sistemi
Theatre
ripple effect n. dalgalama
British Slang
raspberry ripple n. sakat
raspberry ripple n. topal