dalga - Turco Inglés Diccionario

dalga

Significados de "dalga" en diccionario inglés turco : 48 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dalga wave n.
A wave of substitutions can create a goal and make us win the match.
Oyuncu değişikliği dalgası bir gol üreterek maçı kazanmamızı sağlayabilir.

More Sentences
General
dalga swell n.
Our yacht was caught in a heavy swell.
Teknemiz şiddetli bir dalgaya kapıldı.

More Sentences
dalga upsurge n.
There is an upsurge of anger in society.
Toplumda bir öfke dalgası söz konusu.

More Sentences
dalga wave n.
A wave of substitutions can create a goal and make us win the match.
Oyuncu değişikliği dalgası bir gol üreterek maçı kazanmamızı sağlayabilir.

More Sentences
dalga tide n.
The support forces were called as the tide of crime got out of control.
Suç dalgası kontrolden çıkınca destek kuvvetler çağrıldı.

More Sentences
dalga ripple n.
A ripple of happiness ran through students as the final exam was postponed.
Final sınavı ertelenince öğrenciler arasında bir mutluluk dalgası yayıldı.

More Sentences
Technical
dalga surge n.
Is the EU equipped to cope with this imminent surge of arrivals?
AB, yaklaşan bu göç dalgasıyla başa çıkabilecek donanıma sahip mi?

More Sentences
dalga wave n.
A wave of substitutions can create a goal and make us win the match.
Oyuncu değişikliği dalgası bir gol üreterek maçı kazanmamızı sağlayabilir.

More Sentences
General
dalga sea n.
dalga band n.
dalga jigger n.
dalga sweetie n.
dalga thingumajig n.
dalga gadget n.
dalga thingummy n.
dalga thingumabob n.
dalga undulation n.
dalga intrigue n.
dalga affair n.
dalga billow n.
dalga trick n.
dalga watering n.
dalga wae n.
dalga borak [australia] n.
dalga chop n.
dalga subsannation n.
Colloquial
dalga dingus n.
dalga gazinkus n.
dalga gazunkus n.
dalga jigger n.
dalga johnson n.
dalga number n.
dalga dinges [south africa] n.
dalga whangdoodle n.
dalga whangydoodle n.
Trade/Economic
dalga cycle n.
Technical
dalga watering n.
dalga crimp n.
dalga corrugation n.
Slang
dalga bone n.
dalga crotch-cobra n.
dalga dingle-dangle n.
dalga jawn n.
dalga jobber n.
dalga jobby n.
dalga motherfucker n.
British Slang
dalga mickey taking n.
dalga mickey bliss n.

Significados de "dalga" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dalga geçmek ridicule v.
dalga şeklinde wavy adj.
dalga dalga olan wavy adj.
General
dev dalga breaker n.
dalga tepesi crest of a wave n.
ışığın dalga kuramı wave theory of light n.
sahile vuran dalga beachcomber n.
dalga yüzü wave front n.
dalga geçme kidding n.
okyanustan kıyıya vuran büyük dalga beachcomber n.
küçük dalga wavelet n.
kilometrik dalga kilometric wave n.
dalga tepesi crest n.
dalga geçme gibe n.
uzun dalga long wave n.
orta dalga medium wave n.
dalga anteni wave antenna n.
kıyıya vuran büyük dalga breaker n.
büyük dalga roller n.
dalga yüzü wave surface n.
dev dalga surge n.
dalga (büyük) billow n.
köpüklü dalga surf n.
radyo dalga wave band n.
küçük dalga ripple n.
radyo orta dalga medium frequency n.
kısa dalga anteni yagi n.
dalga geçme making fun of somebody n.
radyo dalga yayılması radio wave propagation n.
milimetrik dalga millimetric wave n.
dalga geçme jibe n.
dalga dalga yayılma ripple n.
dalga geçme ridicule n.
kipleyici dalga modulating wave n.
dalga geçme wipe n.
büyük dalga billow n.
köpüklü dalga whitecap n.
radyo dalga boyları kadranı dial n.
dip dalga (isyan vb) roust n.
iki dalga sırtı arasındaki çukur trough n.
güçlü ve şiddetli dalga roust n.
daire şeklinde yayılan dalga ripple n.
yüzme havuzlarında dalga üreten aygıt wave machine n.
dalga geçenler jeerers n.
dalga hareketi wave action n.
dalga dalga döküm cascade n.
dalga hareketi wavelike motion n.
dalga sesi lap n.
radyo kısa dalga short wave n.
sahile çarpan dalga roller n.
dev dalga billow n.
dalga karnı antinode n.
dalga treni wave train n.
yayılan dalga (radyo/telgraf vb'nden) transmission n.
dalga geçme japing n.
dalga gibi yükselip alçalan konuşma sesi a ripple of conversation n.
setleri aşan dalga breaking wave n.
dalga sesi wash n.
denizaltı depremlerinin ortaya çıkardığı büyük dalga tsunami n.
manyetik dalga magnetic wave n.
dalga geçme wiper n.
büyük dalga boomer n.
dalga geçme jape n.
dalga devinimi undulation n.
dalga (saçta) wave n.
optik dalga kılavuzu optical wave guides n.
dalga siperi (güverte) washboard n.
desimetrik dalga decimetric wave n.
geriye çekilme (dalga vb) ebbing n.
dalga geçen giber n.
kısa dalga telsiz shortwave radio n.
optik lif dalga kılavuzu optical fiber lightguide n.
sesüstü dalga ultrasound n.
geriye gelen dalga backwash n.
dalga dalga yayılmak ripple n.
dalga duvar wave wall n.
tam dalga all-wave n.
tüm dalga all-wave n.
düzlem dalga yansıma katsayıları plane-wave reflection coefficients n.
bireyin kendisiyle dalga geçmesi self-deprecation n.
dalga kıran breakwater n.
büyük dalga surge n.
dalga köpüğü surf n.
köpüklü dalga white horse n.
iki dalga arasındaki çukur trough n.
gelen dalga incident wave n.
hırçın dalga wild wave n.
dalga dalga yayılan ses ripple n.
dalga kayakçılığı surfing n.
dalga kayağı surfboard n.
dalga kayakçılığı surfriding n.
(dalga geçmek veya karşıdakine katılmama gibi durumları ifade etmek veya konuşmanın bir yerine dikkat çekmek için) ellerle havada yapılan tırnak işareti air quote n.
yavaş dalga slow wave n.
taklidini yaparak biriyle dalga geçme sendup n.
uzun ve tümsekli dalga comber n.
dalga geçme gybe n.
dalga sesleri sounds of waves n.
dalga sesleri wave sounds n.
dalga havuzu wave pool n.
dalga havuzu wave pool n.
kişinin sevmediği bir yapımı dalga geçerek veya eleştirerek izleyip bundan zevk alması hate-watch n.
kişinin sevmediği bir yapımı dalga geçerek veya eleştirerek izleyip bundan zevk alması hate-watching n.
dalga (geçme) rag n.
dalga geçme tantalization n.
dalga geçme tantalisation n.
yeni dalga yönetmenler tarafından kameranın kişisel ifadeleri için kullanılması caméra stylo n.
iğneleyici eleştiri veya dalga geçme acid n.
dalga geçme nugation [obsolete] n.
dalga geçme toying n.
şaka veya aldatıcı övgü ile dalga geçme mamaguy n.
dalga geçen kimse leg-puller n.
köpüklü dalga whitehorse n.
dalga geçerek taciz etme hazing n.
(çömezlerle) dalga geçme hazing n.
dalga kırılması breach n.
dalga çatlaması breach n.
dalga kırılma noktası break n.
dalga amaçlı uydurulan soy isimlerin önünde kullanılan bir unvan miss n.
dalga konusu mockingstock n.
dalga geçme lulz n.
dalga geçme lolz n.
dalga sırtı moving ridge n.
dalga geçme ridicle n.
dalga geçme rig [uk] n.
aşırı büyük dalga decuman [obsolete] n.
dalga kaynağı derision n.
dalga geçilme derision n.
dev dalga grayback [dialect] n.
yerçekiminin sabit seviyeyi koruma eğiliminden ötürü sıvıların yüzeydeki katmanlarında oluşan dalga gravity wave n.
kütleçekimsel dalga gravity wave n.
yerçekiminin dengeleyici kuvvet olduğu atmosfer gibi bir sıvıda oluşan dalga gravity wave n.
aniden ortaya çıkan bir şey dalga gust n.
kıyıda yuvarlanan uzun ağır dalga roller n.
dalga kıvrımının tepe noktası comb n.
dalga konusu cockshy n.
dalga geçme scoffing n.
dalga geçilen şey scoff n.
dalga geçme scoffery n.
tahrip edici dev dalga sea breach n.
çok köpüklü dalga seahorse n.
bireyin kendisi ile geçtiği dalga self-mockery n.
kendi ile dalga geçme self-ridicule n.
sevmediği bir yapımı dalga geçerek veya eleştirerek izleyip bundan zevk alan kimse hate-watcher n.
dalga konusu pointingstock n.
dalga geçme spoofery n.
dalga sesi squatter n.
dalga geçilen kimse stale [obsolete] n.
dalga kesme platformu strandflat n.
kıyıya vuran dev dalga suff [obsolete] n.
süpersonik dalga supersonic n.