| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | sea n. | deniz | ||
|
We cannot allow freedom of the seas to become simply uncontrolled freedom to sail genuine ecological time bombs. Denizlerin özgürlüğünün sadece kontrolsüz, gerçek ekolojik saatli bombalara dönüşmesine izin veremeyiz. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | sea adj. | deniz | ||
|
We cannot allow freedom of the seas to become simply uncontrolled freedom to sail genuine ecological time bombs. Denizlerin özgürlüğünün sadece kontrolsüz, gerçek ekolojik saatli bombalara dönüşmesine izin veremeyiz. More Sentences |
||||
| Marine | ||||
| Marine | sea n. | deniz | ||
|
We cannot allow freedom of the seas to become simply uncontrolled freedom to sail genuine ecological time bombs. Denizlerin özgürlüğünün sadece kontrolsüz, gerçek ekolojik saatli bombalara dönüşmesine izin veremeyiz. More Sentences |
||||
| Meteorology | ||||
| Meteorology | sea n. | deniz | ||
|
We cannot allow freedom of the seas to become simply uncontrolled freedom to sail genuine ecological time bombs. Denizlerin özgürlüğünün sadece kontrolsüz, gerçek ekolojik saatli bombalara dönüşmesine izin veremeyiz. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | sea n. | umman | ||
| General | sea n. | okyanus | ||
| General | sea n. | dalga | ||
| General | sea n. | derya | ||
| General | sea n. | enginlik, çalkantılılık, taşkın gibi sebeplerden denize benzetilen şey | ||
| General | sea n. | denizcilik mesleği | ||
| General | sea n. | geçim kaynağı olarak gemicilik | ||
| General | sea n. | deniz suyu | ||
| General | sea n. | tuzlu su | ||
| General | sea n. | bol miktar | ||
| General | sea adj. | denizle ilgili | ||
| General | sea adj. | deniz tarafından yapılmış | ||
| General | sea adj. | deniz tarafından oluşturulmuş | ||
| General | sea adj. | deniz tarafından şekillendirilmiş | ||
| General | sea adj. | deniz hareketleri nedeniyle oluşmuş | ||
| General | sea adj. | deniz hareketleri nedeniyle şekillenmiş | ||
| Marine | ||||
| Marine | sea adj. | gemiye ait veya ilişkili | ||
| Marine | sea adj. | gemi tayfasına ait veya ilişkili | ||
| Marine | sea adj. | gemi donanımına ait veya ilişkili | ||
| Marine | sea adj. | denizcilere ait | ||
| Marine | sea adj. | denizciler tarafından kullanılan | ||
| Marine | sea adj. | gemi yolcularına ait | ||
| Marine | sea adj. | gemi yolcuları tarafından kullanılan | ||
| Marine | sea adj. | açık denizde kullanmaya elverişli | ||
| Marine | sea adj. | açık denizde seyretmeye elverişli | ||
| Marine | sea adj. | seyrüsefere ait veya ilişkili | ||
| Marine | sea adj. | gemiciliğe ait veya ilişkili | ||
| Marine | sea adj. | deniz sebebiyle birikmiş | ||
| Astronomy | ||||
| Astronomy | sea n. | ay ve mars yüzeyindeki karanlık bölgelere verilen ad | ||
| Geography | ||||
| Geography | sea n. | denizin belirli bir bölümü | ||
| Geography | sea n. | büyük su kütlesinin yüzeyindeki hareket veya bu hareketin yönü | ||
| Geography | sea n. | dalgalı su | ||
| Geography | sea n. | büyük dalga | ||
| Geography | sea n. | esen rüzgar sebebiyle deniz gibi su kütlesinde meydana gelen çalkantı | ||