sea - Turco Inglés Diccionario

sea

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "sea" en diccionario turco inglés : 38 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
sea n. deniz
We cannot allow freedom of the seas to become simply uncontrolled freedom to sail genuine ecological time bombs.
Denizlerin özgürlüğünün sadece kontrolsüz, gerçek ekolojik saatli bombalara dönüşmesine izin veremeyiz.

More Sentences
General
sea adj. deniz
We cannot allow freedom of the seas to become simply uncontrolled freedom to sail genuine ecological time bombs.
Denizlerin özgürlüğünün sadece kontrolsüz, gerçek ekolojik saatli bombalara dönüşmesine izin veremeyiz.

More Sentences
Marine
sea n. deniz
We cannot allow freedom of the seas to become simply uncontrolled freedom to sail genuine ecological time bombs.
Denizlerin özgürlüğünün sadece kontrolsüz, gerçek ekolojik saatli bombalara dönüşmesine izin veremeyiz.

More Sentences
Meteorology
sea n. deniz
We cannot allow freedom of the seas to become simply uncontrolled freedom to sail genuine ecological time bombs.
Denizlerin özgürlüğünün sadece kontrolsüz, gerçek ekolojik saatli bombalara dönüşmesine izin veremeyiz.

More Sentences
General
sea n. umman
sea n. okyanus
sea n. dalga
sea n. derya
sea n. enginlik, çalkantılılık, taşkın gibi sebeplerden denize benzetilen şey
sea n. denizcilik mesleği
sea n. geçim kaynağı olarak gemicilik
sea n. deniz suyu
sea n. tuzlu su
sea n. bol miktar
sea adj. denizle ilgili
sea adj. deniz tarafından yapılmış
sea adj. deniz tarafından oluşturulmuş
sea adj. deniz tarafından şekillendirilmiş
sea adj. deniz hareketleri nedeniyle oluşmuş
sea adj. deniz hareketleri nedeniyle şekillenmiş
Marine
sea adj. gemiye ait veya ilişkili
sea adj. gemi tayfasına ait veya ilişkili
sea adj. gemi donanımına ait veya ilişkili
sea adj. denizcilere ait
sea adj. denizciler tarafından kullanılan
sea adj. gemi yolcularına ait
sea adj. gemi yolcuları tarafından kullanılan
sea adj. açık denizde kullanmaya elverişli
sea adj. açık denizde seyretmeye elverişli
sea adj. seyrüsefere ait veya ilişkili
sea adj. gemiciliğe ait veya ilişkili
sea adj. deniz sebebiyle birikmiş
Astronomy
sea n. ay ve mars yüzeyindeki karanlık bölgelere verilen ad
Geography
sea n. denizin belirli bir bölümü
sea n. büyük su kütlesinin yüzeyindeki hareket veya bu hareketin yönü
sea n. dalgalı su
sea n. büyük dalga
sea n. esen rüzgar sebebiyle deniz gibi su kütlesinde meydana gelen çalkantı

Significados de "sea" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
sea water n. deniz suyu
General
sea kale n. yabani lahana
yellow sea n. sarı deniz
black sea region n. karadeniz bölgesi
aegean sea n. adalar denizi
sea cell n. deniz pili
sea star n. denizyıldızı
arm of the sea n. körfez
sea bathing n. deniz banyosu
east mediterranean sea n. doğu akdeniz
sea eagle n. deniz kartalı
communication with the sea n. denizle bağlantı
sea foam n. denizköpüğü
sea otter n. su samuru
sea bird n. deniz kuşu
sea milkwort n. sütlüot
sea foam n. lületaşı
south sea islands n. okyanusya
arctic sea smoke n. buhar dumanı
south china sea n. güney çin denizi
eastern black sea n. doğu karadeniz
sea bream n. trança
sea bells n. denizmenekşesi
open sea n. alarga
sea frontier n. deniz sınırı
sea food n. deniz ürünü
department of sea and coastal management n. denizler ve kıyı yönetimi dairesi
south sea n. güney denizi
sea trout n. denizalası
sea surface temperature n. deniz yüzeyi sıcaklığı
sea breeze n. denizden esen rüzgar
black sea coast  n. karadeniz kıyısı 
mean sea level n. ortalama deniz seviyesi
caspian sea n. hazar denizi
aegean sea coast  n. ege denizi kıyısı 
black sea n. karadeniz
sea cucumber n. denizhıyarı
the open sea n. engin deniz
sea monster n. deniz canavarı
sea cock n. geminin su çizgisinin altında bulunup su almaya veya atmaya yarayan delik
sea coast n. sahil
sea stories n. deniz hikayeleri
sea horse n. denizatı
territorial sea n. karasuları
the high sea n. engin deniz
sea stories n. deniz öyküleri
epicontinental sea n. kapalı deniz
collisions at sea n. denizde çarpışmalar
sea salt n. deniz tuzu
sea gull n. martı
sea water temperature n. deniz suyu sıcaklığı
the red sea n. kızıldeniz
mediterranean sea n. akdeniz
open sea n. açık
sea insurance n. deniz sigortası
sea lettuce n. denizmarulu
sea urchin n. denizkestanesi
baltic sea n. baltık denizi
sea cow n. denizayısı
red sea n. kızıl deniz
above sea level n. deniz seviyesi üstünde
euxine sea n. karadeniz
mean sea level n. orta deniz seviyesi
the north sea n. kuzey denizi
sea green n. mavimsi yeşil
sea wall n. denizden gelecek saldırıları önlemek için yapılan surlar
sea lion n. denizaslanı
sea warfare n. deniz savaşı
a heavy sea n. dalgalı deniz
the south sea islands n. büyük okyanusun güney kısmındaki adalar
deep sea steamer n. açık deniz gemisi
aral sea n. aral gölü
sea wall n. deniz suru
sea lion n. ayıbalığı
tethys sea n. tethys denizi
sea transport n. deniz taşımacılığı
sea hog n. domuzbalığı
law of the sea n. deniz hukuku
south sea n. büyük okyanusun güney kısmına özgü
sea turtle n. deniz kaplumbağası
mean sea level n. denizin kabarması ve çekilmesi seviyeleri ortasında kalan deniz seviyesi
a sea of faces n. insan kalabalığı
tasman sea n. tasman denizi
land and sea breeze n. kara ve deniz meltemi
sea green n. camgöbeği
sea mark n. deniz işareti
sea route n. rota
caribbean sea n. karayip denizi
north sea n. kuzey denizi
sea snake n. su yılanı
the open sea n. açık deniz
inland sea n. kapalı deniz
nasty sea n. fırtınalı deniz
sea nettle n. denizısırganı
the mediterranean sea n. akdeniz
sea lion n. deniz aslanı
greenland sea n. grönland denizi
sea mew n. martı
sea legs n. fırtınalı havalarda güvertede dolaşabilme becerisi
accident at sea n. deniz kazası
sea breeze n. denizden karaya esen yel
arabian sea n. umman denizi
sea calf n. ayıbalığı
the black sea n. karadeniz
the baltic sea n. baltık denizi
the caspian sea n. hazar denizi
adriatic sea n. adriatik denizi
sea voyage n. deniz seyahati
sea coast n. deniz kenarı
the irish sea n. irlanda denizi
sea anemone n. denizşakayığı
the aegean sea n. adalar denizi
sea cock n. deniz musluğu
sea lane n. rota
sea snake n. denizyılanı
trough of the sea n. dalgalar arası çukur
sea breeze n. imbat
aral sea n. aral denizi
sea connection n. deniz bağlantısı
dead sea sparrow n. küçük serçe
sea power n. donanması güçlü devlet
sea captain n. süvari
bering sea n. bering denizi
sea coast n. deniz kıyısı
aegean sea n. ege denizi
the caribbean sea n. karayip denizi
sea shell n. deniz kabuğu
gray sea eagle n. gri deniz kartalı
sea spray n. tuz serpintisi
sea wolf n. deniz kurdu
sea reflection n. deniz yansıması
flat with sea view n. denize nazır ev
the aegean sea n. ege denizi
sea of marmara n. marmara denizi
open sea n. açık deniz
international sea traffic n. milletlerarası deniz trafiği
sea of azov n. azak denizi
sea cock n. deniz valfi
sea green n. deniz yeşili
caspian sea region n. hazar denizi bölgesi
aegean sea coast n. ege sahili
sea flow n. deniz akıntısı
sea of marmora n. marmara denizi
altitude above sea level n. deniz seviyesinden yükseklik
sea sports n. deniz sporları
above sea level n. deniz seviyesi üzerinde
distance from the sea n. denize uzaklık
sea distance n. denize uzaklık
irish sea n. irlanda denizi
sea shelf n. deniz sahanlığı