deniz - Turco Inglés Diccionario

deniz

Significados de "deniz" en diccionario inglés turco : 33 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
deniz sea n.
In the same way, EU investment is needed for the protection of nature in the northern seas.
Aynı şekilde kuzey denizlerinde doğanın korunması için AB yatırımına ihtiyaç duyulmaktadır.

More Sentences
General
deniz marine n.
He was a soldier in the marine corps.
Deniz kuvvetlerinde askerdi.

More Sentences
deniz sea adj.
In the same way, EU investment is needed for the protection of nature in the northern seas.
Aynı şekilde kuzey denizlerinde doğanın korunması için AB yatırımına ihtiyaç duyulmaktadır.

More Sentences
deniz marine adj.
He was a soldier in the marine corps.
Deniz kuvvetlerinde askerdi.

More Sentences
Trade/Economic
deniz maritime adj.
Emma lives in a small maritime town.
Emma küçük bir deniz kasabasında yaşıyor.

More Sentences
Marine
deniz sea n.
In the same way, EU investment is needed for the protection of nature in the northern seas.
Aynı şekilde kuzey denizlerinde doğanın korunması için AB yatırımına ihtiyaç duyulmaktadır.

More Sentences
Geography
deniz mare n.
The Baltic is not far from being a mare nostrum within the European Union.
Baltık, Avrupa Birliği içinde bir "bizim deniz" olmaktan uzak değildir.

More Sentences
Meteorology
deniz sea n.
In the same way, EU investment is needed for the protection of nature in the northern seas.
Aynı şekilde kuzey denizlerinde doğanın korunması için AB yatırımına ihtiyaç duyulmaktadır.

More Sentences
General
deniz brine n.
deniz earth n.
deniz blue n.
deniz main n.
deniz the blue n.
deniz the waters n.
deniz the wave n.
deniz deep n.
deniz drink n.
deniz the deep n.
deniz flood n.
deniz the briny n.
deniz the waves n.
deniz water n.
deniz neptune n.
deniz blackwater [indian] n.
deniz mere [obsolete] n.
deniz brim [obsolete] n.
deniz nautical adj.
Technical
deniz saltwater n.
Marine
deniz marine city n.
Literature
deniz billow n.
deniz foam n.
Geography
deniz strand [dialect] [uk/scotland] n.
British Slang
deniz oggin n.

Significados de "deniz" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
deniz feneri lighthouse n.
deniz suyu sea water n.
deniz hukuku maritime law n.
deniz çekilmesi ebb n.
deniz yolculuğu sailing n.
deniz ticareti shipping trade n.
deniz ticareti belgeleri shipping papers n.
deniz kıyısı coast n.
deniz kenarı coast n.
General
deniz kazazedeleri castaways n.
ortalama deniz seviyesi mean sea level n.
inik deniz ebb tide n.
kızıl deniz red sea n.
deniz salyangozu triton n.
deniz kenarı waterside n.
deniz salyangozu limpet n.
görevli deniz subayı commissioned naval officer n.
deniz nakliyatı marine transport n.
deniz kurdu salt n.
deniz üssü naval base n.
deniz harp okulu öğrencisi midshipman n.
deniz uçağı hydro n.
deniz yolculuğu voyage n.
kabuklu deniz ürünleri shellfish n.
deniz eri leatherneck n.
deniz mili geographical mile n.
deniz astsubayı petty officer n.
deniz sigortası marine insurance policy n.
kabuklu deniz hayvanı shellfish n.
deniz kenarı seaboard n.
sarı deniz yellow sea n.
fırtınalı deniz nasty sea n.
deniz motoru marine engine n.
deniz seyahati sea voyage n.
sandviç deniz kırlangıcı sandwich tern n.
deniz hayvanı marine animal n.
deniz subayı naval officer n.
deniz kaplumbağası sea turtle n.
deniz harp okulunun en yeni öğrencisi plebe n.
adi deniz kırlangıcı common tern n.
deniz yansıması sea reflection n.
deniz kartalı sea eagle n.
deniz uçağı hydroplane n.
deniz pili sea cell n.
deniz kıyısı riva n.
deniz tutan kimse a bad sailor n.
deniz kenarı shore n.
deniz kızı siren n.
ak bıyıklı deniz kırlangıcı whiskered tern n.
deniz dibi seabed n.
deniz savaşı naval warfare n.
deniz bilimleri enstitüsü marine sciences institute n.
deniz yeşili aquamarine n.
deniz uçağı flying boat n.
beyaz bıyıklı deniz kırlangıcı whiskered tern n.
deniz kenarı dinlenme alanı marine recreation site n.
deniz asteğmeni midshipman n.
deniz kartalı erne n.
deniz kuvvetleri komutanlığı admiralty n.
deniz kabuğu cowrie n.
deniz teğmeni sublieutenant n.
açık deniz high seas n.
deniz resmi seascape n.
deniz hayatı seafaring life n.
dalgalı deniz a heavy sea n.
ak kanatlı deniz kırlangıcı white winged black tern n.
deniz kuşu seabird n.
at şeklinde deniz perisi kelpie n.
eskiden deniz savaşlarında kullanılan bir çeşit sürgülü top mermisi langrage n.
deniz yosunları marine algae n.
deniz kenarı sea coast n.
deniz hayatı marine life n.
deniz sigortası nautical insurance n.
hız ölçüsü olarak deniz mili (20 knot yaklaşık saatte 23 millik hız) knot n.
deniz ve haliç kıyılarındaki karayolu seaway n.
deniz kenarı seaside n.
deniz sınırı maritime boundaries n.
deniz kaynaklarını koruma marine resources conservation n.
deniz işareti sea mark n.
deniz kazası accident at sea n.
deniz ticareti floating trade n.
yunus familyasından bir deniz memelisi grampus n.
deniz alçalması low tide n.
deniz kızı mermaid n.
deniz yolculuğu sail n.
göl veya deniz girintisi için iskoçların kullandığı sözcük loch n.
deniz sondajı offshore drilling n.
kara ve deniz meltemi land and sea breeze n.
deniz bakanı first lord of the admiralty n.
deniz canavarı sea monster n.
denizin kabarması ve çekilmesi seviyeleri ortasında kalan deniz seviyesi mean sea level n.
deniz balığı türü labroid n.
deniz kıyısı sea coast n.
inik deniz low tide n.
beyaz kabuklu deniz salyangozu wentletrap n.
deniz minaresi limpet n.
deniz sahası territorial waters n.
deniz asteğmeni reefer n.
deniz hukuku admiralty n.
deniz kurdu sea wolf n.
deniz kabuğu scollop n.
deniz manzarası seascope n.
deniz ilerlemesi marine transgression n.
finlandiya körfezindeki bir adada bulunan rus deniz üssü ve limanı kronstadt n.
deniz manzaralı güzel mekan space for water affinity n.
deniz bağlantısı sea connection n.
deniz tarağı bay scallop n.
deniz veya akarsu içinde sığlık oluşturan kum yığını sandbank n.
deniz demiri drift anchor n.
deniz hukuku law of the sea n.
boğulma tehlikesini simgeleyen at şeklinde deniz perisi kelpy n.
deniz trafiği seaway n.
deniz lavantası thrift n.
deniz musluğu sea cock n.
deniz kabuğu sea shell n.
enginlik (deniz) vastness n.
deniz mahsulleri seafood n.
deniz kıyısı coast n.
iki kara parçasını birbirine bağlayan ve deniz kabardığında suyla kaplanan beton yol causeway n.
deniz ekoturizmi marine ecotourism n.
deniz kabuğu shell n.
deniz taşımacılığı water transfer n.
yüzgeç (deniz kaplumbağalarında ve yüzen memelilerde) flipper n.
deniz banyosu bathing n.
deniz salyangozu whelk n.
deniz kırlangıcı ailesi sternidae n.
deniz kırlangıcı scray n.
deniz aslanı sea lion n.
gezinti yeri (deniz kenarındaki) promenade n.
deniz banyosu sea bathing n.
deniz kabuğu scallop shell n.
deniz kazalarında sorumluluk liability for marine accidents n.
kapalı deniz inland sea n.
deniz kazasına uğrayıp ıssız bir kıyıda mahsur kalan kimse castaway n.
deniz manzarası waterscape n.
deniz kıyısı waterside n.
deniz kronometresi marine chronometer n.
deniz ticaret hukuku maritime trade law n.
deniz hıyarı holothurian n.
açık deniz the open sea n.
orta deniz seviyesi mean sea level n.
deniz otobüsü hydrofoil n.
deniz kırlangıcı tern n.
deniz kıyısı seashore n.
deniz felaketi maritime disaster n.
beyaz alınlı deniz kırlangıcı little tern n.
deniz kenarı coast n.
deniz lalesi crinoid n.
gri deniz kartalı gray sea eagle n.
deniz harp okulu öğrencisi middy n.