drink - Turco Inglés Diccionario

drink

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

drink — Definition

Significado:
içmek, içecek
Pronunciación (IPA):
(AmE /drɪŋk/ – BrE /drɪŋk/)
Categoría gramatical:
İsim: drink (drinks); Düzensiz Fiil: drink (drinks – drank – drunk - drinking)
Sinónimo:
sip, beverage
Antónimos:
abstain, refrain

Significados de "drink" en diccionario turco inglés : 48 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
drink n. içki
I don't know her favourite drink.
En sevdiği içkinin ne olduğunu bilmiyorum.

More Sentences
drink v. içmek
We drank beer together as we were watching the match.
Maçı izlerken birlikte bira içtik.

More Sentences
General
drink n. içki
I don't know her favourite drink.
En sevdiği içkinin ne olduğunu bilmiyorum.

More Sentences
drink n. içecek
There is nothing more important than the safety of the food and the drink that they and their families partake of.
Kendilerinin ve ailelerinin tükettiği yiyecek ve içeceklerin güvenliğinden daha önemli bir şey yoktur.

More Sentences
drink n. alkollü içki
Drinks are forbidden in some religions.
Bazı dinlerde alkollü içkiler yasaktır.

More Sentences
drink n. tek seferde içilen miktar
Let's have a drink of beer.
Hadi birer bira içelim.

More Sentences
drink n. alkol bağımlısı olma
Her father's death drove her to her drink problem.
Babasının ölümü onu alkol bağımlısı olma sorununa sürükledi.

More Sentences
drink v. içki içmek
Drinking too much can destroy your liver.
Çok fazla içki içmek karaciğerinizi tahrip edebilir.

More Sentences
drink v. içmek
We drank beer together as we were watching the match.
Maçı izlerken birlikte bira içtik.

More Sentences
drink v. alkol almak
Tom has been drinking on the job.
Tom mesai başında alkol alıyor.

More Sentences
drink n. deniz
drink n. meşrubat
drink n. bir içimlik miktar
drink n. nuş
drink n. canlandırıcı
drink n. tazeleyici
drink n. tek seferde servis edilen miktar
drink n. aşırı alkol alımı
drink n. büyük su kütlesi
drink n. geniş akarsu
drink n. okyanus
drink n. yutma
drink n. yutkunma
drink v. demlenmek
drink v. buyurmak
drink v. içkiye harcamak
drink v. bitirmek
drink v. çekmek
drink v. nuş etmek
drink v. kafayı çekmek
drink v. dem çekmek
drink v. şerefine içmek
drink v. emmek
drink v. yutmak
drink v. (birini) kadehle selamlamak
drink v. (birine) başarı dilemek
drink v. (birinin) sağlığına içmek
drink v. içki içerek belirli bir duruma gelmek
drink v. (birkaç duygu aracılığıyla) hafızasına kazınmak
drink v. canlandırıcı veya hoş bir şeyin akılda yer etmesi
drink v. alkol bağımlısı olmak
drink v. içip saçmalamak
drink v. kadeh kaldırmak
Irregular Verb
drink v. drank - drunk
Gastronomy
drink v. ağzını ıslatmak
Archaic
drink n. (bitki tarafından) emilen sıvı
drink v. ferahlamak için içecek içmek
Slang
drink n. mazot

Significados de "drink" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
making someone drink n. içirme
General
soft drink n. kola
alcoholic drink n. alkollü içki
fizzy drink n. gazlı içecek
stiff drink n. büyük miktarda ve hiç sulandırılmamış içki
cause to feel sick due to food or drink n. besinlerle arası iyi olmama
soft drink n. gazoz
drink driving [uk] n. alkollü araç kullanma
carbonated drink n. gazlı içecek
a drink of water n. bir yudum su
heady drink n. sert içki
drink driving [uk] n. içkili araç kullanma
soft drink n. soda
hard drink n. sert içki
alcoholic drink n. içki
the demon drink n. zıkkım
still lemon drink n. limonata
short drink n. sert içki
a drink of water n. biraz su
strong drink n. sert içki
food or drink n. konsomasyon
drink made of yoghurt and water n. ayran
soft drink n. alkolsüz içki
drink made from sahlep root in hot milk and cinnamon n. salep
complimentary food and drink n. ikram hizmeti
hot drink n. sıcak içecek
fizzless drink n. gazsız içecek
domestic drink n. yerli içki
local drink n. yerli içki
still drink n. gazsız içecek
food-drink n. yiyecek içecek
the drink habit n. akşamcılık
the drink habit n. alkol alışkanlığı
the drink habit n. içkicilik
the drink habit n. içki kullanma alışkanlığı
the drink habit n. içki alışkanlığı
concentrated drink n. konsantre içecek
food and drink n. gıda ve içecek
food and drink n. yiyecek ve içecek
refreshing drink n. ferahlatıcı içki
non-alcoholic drink n. alkollü olmayan içecek
non-alcoholic drink n. alkolsüz içecek
orange soft drink n. portakallı gazoz
orange soft drink n. portakal gazozu
drink powder n. içecek tozu
drink section n. içki reyonu
drink coaster n. bardak altlığı
soft drink n. alkolsüz içecek
fountain drink n. alkolsüz içecek
powdered drink mix n. toz içecek
powdered drink n. toz içecek
drink list n. içecek listesi
fizzy drink n. asitli içeçek
ready to drink n. hazır içecek
instant drink n. hazır içecek
recovery drink n. toparlayıcı içecek
recovery drink n. enerji içeceği
local drink n. yerli içecek
my favorite drink n. en sevdiğim içecek
my favourite drink n. en sevdiğim içecek
national drink n. milli içecek
imported drink n. yabancı içki
imported drink n. ithal içki
tea-like drink n. çaya benzer içecek
alcoholic drink n. alkol
love drink n. aşk iksiri
making someone drink n. içirme
drink [uk] n. cümbüş
drink [uk] n. eğlence
drink [uk] n. içki alemi
drink-driver n. alkollüyken araç kullanan kimse
drink in v. emmek
drink heavily v. kafayı çekmek
drink coffee v. kahve içmek
drink off v. dikmek
drink in v. tadını çıkarmak
drink like a fish v. fazla içki içmek
have a drink v. iki tek atmak
drink and drive v. alkollü araba kullanmak
buy a drink for v. içki ısmarlamak
make somebody drink v. içirmek
drink to the health of v. sağlığına içmek
drink one's fill v. doyasıya içmek
sink one's troubles in drink v. içkiyle dertlerini unutmak
drink water v. su içmek
knock back a drink v. tek atmak
have a drink v. ağzını ıslatmak
drink in v. büyük bir zevkle dinlemek
have a drink v. içmek
cut an alcoholic drink with water v. içkiyi sulandırmak
(of food or drink) extremely palatable v. tadı damağında kalmak
drink down v. devirmek
drink to excess v. içkiyi fazla kaçırmak
eat and drink v. yiyip içmek
drink in v. büyük bir zevkle seyretmek
make someone drink v. içirmek
drink to v. ıslatmak
drink something straight v. içkiyi sek içmek
stand somebody a drink v. içki ısmarlamak
drink in v. yutmak
let somebody drink v. içirmek
buy a drink v. içki ısmarlamak
drink in v. büyük bir zevkle yapmak
stand someone a drink v. birisine içki ısmarlamak
drink to v. şerefine içmek
drink away v. içkiye harcamak
drink tea v. çay içmek
drink a cup of tea v. çay içmek
drug one's drink v. içkisine ilaç katmak
mix drink with a drug v. içkisine ilaç katmak
drink alcohol to excess habitually v. aşırı alkol içmek
drink heavily v. çok içmek
drink and drive v. alkollü araç kullanmak
drink a beer v. bira içmek
lace one's drink with poison v. içkisine zehir katmak
want to drink v. içmek istemek
drink cold v. soğuk içmek
drink alcohol v. alkol içmek
drink milk v. süt içmek
drink alcohol v. alkol almak
drink cold water v. soğuk su içmek
drink up v. tamamını içmek
drink up v. son yudumuna kadar içmek
drink something hot v. sıcak bir şeyler içmek
drink something cold v. soğuk birşeyler içmek
drink something cold v. soğuk bir şeyler içmek
drink something hot v. sıcak birşeyler içmek
drink responsibly v. ölçüyü kaçırmadan içmek
drink responsibly v. kararında içmek
drink responsibly v. ölçülü içmek
drink a lot v. çok içmek
drink alcohol v. alkol kullanmak
seek refuge in drink v. teselliyi içkide aramak
seek refuge in drink v. kendini içkiye vurmak
drink to somebody v. birisine içmek
sip a drink by the in-ground pool v. havuza karşı içkisini yudumlamak
drink on an empty stomach v. aç karnına içmek
drink on an empty stomach v. aç karına içmek
drink fruit juice v. meyve suyu içmek
drink some beer v. birkaç bira içmek
drink until burst v. çatlayana kadar içmek
put something in one's drink v. birinin içkisine bir şey koymak
drink champagne v. şampanya içmek
drink wine v. şarap içmek
drink raki v. rakı içmek
have a little too much to drink v. içkiyi biraz fazla kaçırmak
drink a toast to someone v. birinin şerefine içmek
drink too much coke v. çok kola içmek
drink ayran v. ayran içmek
drink plenty of water v. bol su içmek