alkol - Turco Inglés Diccionario

alkol

Significados de "alkol" en diccionario inglés turco : 45 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
alkol alcohol n.
This drink doesn't contain alcohol.
Bu içecek alkol içermiyor.

More Sentences
Technical
alkol alcohol n.
This drink doesn't contain alcohol.
Bu içecek alkol içermiyor.

More Sentences
Computer
alkol alcohol n.
This drink doesn't contain alcohol.
Bu içecek alkol içermiyor.

More Sentences
Automotive
alkol alcohol n.
This drink doesn't contain alcohol.
Bu içecek alkol içermiyor.

More Sentences
Chemistry
alkol alcohol n.
This drink doesn't contain alcohol.
Bu içecek alkol içermiyor.

More Sentences
General
alkol spirits n.
alkol aqua vitae n.
alkol spirit n.
alkol aqua vitae n.
alkol alcoholic beverage n.
alkol alcoholic drink n.
alkol alcoholic adj.
Colloquial
alkol stumbles n.
alkol jollop n.
alkol juice n.
Idioms
alkol laughing soup [old-fashioned] n.
alkol laughing water [old-fashioned] n.
Technical
alkol spirit of wine n.
Medical
alkol ethanol n.
Chemistry
alkol ethanol n.
Abbreviation
alkol alc n.
Slang
alkol coffin nail n.
alkol coffin tack n.
alkol coffin varnish n.
alkol alchy n.
alkol alkie n.
alkol alky n.
alkol hooter n.
alkol idiot oil n.
alkol joy juice n.
alkol joy water n.
alkol tiger sweat n.
alkol tiger juice n.
alkol tiger milk n.
alkol tiger's milk n.
alkol liq n.
alkol tongue loosener n.
alkol tongue oil n.
alkol lubrication n.
alkol neck oil [dated] n.
alkol drinkypoo n.
alkol stumble-bumbles n.
British Slang
alkol poison n.
Modern Slang
alkol a bevy n.
alkol alkyhall n.

Significados de "alkol" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
alkol derecesi proof n.
alkol bağımlısı alcohol addict n.
alkol alışkanlığı alcohol addiction n.
nefesteki alkol oranını ölçen aygıt breathalyzer n.
alkol ölçer breathalyser n.
alkol ve sudan oluşan içki grog n.
alkol satan küçük kafe estaminet n.
çok dayanıklı filmlerin ve kimi sentetik kumaşların yapımında kullanılan bileşiminde iki alkol drubu bulunan madde glycol n.
dialkol;herhangi bir diatomik alkol glycol n.
alkol alımı alcohol drinking n.
etil alkol ethyl alcohol n.
alkol ölçer breathalyzer n.
metil alkol wood alcohol n.
yasadışı alkol üretme moonshining n.
fermente alkol fermentation alcohol n.
alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle sarhoşluk inebriation n.
alkol muayenesi breath test n.
yasadışı alkol üretimi moonshining n.
sürücüye alkol muayenesi yapma breathalyse n.
saf alkol plain spirits n.
alkol yüzdesi percent alcohol n.
alkol oranı yüksek bira nog n.
ev yapımı alkol homemade alcohol n.
alkol içen kimse imbiber n.
alkol miktarı alcoholic strength n.
alkol yüzdesi alcoholic strength n.
alkol tedavisi alcohol treatment n.
alkol ölçüm cihazı alcoholometer n.
alkol bağımlılığı alcoholism n.
alkol bağımlılığı alcohol addiction n.
alkol derecesi alcohol level n.
ev yapımı alkol home-brew n.
alkol zehirlenmesi intoxication n.
içkinin alkol derecesinin ölçüsü proof n.
ereksiyon olamama (alkol sonrası) breewer's droop n.
sertleşme bozukluğu (alkol sonrası) breewer's droop n.
alkol alışkanlığı the drink habit n.
alkol-tütün mamulleri alcoholic beverages and tobacco products n.
alkol derecesi alcoholic strength n.
alkol oranı alcoholic strength n.
alkol etkisinde taşkınlık alcohol-fuelled rampage n.
(alkol) gizli içici secret drinker n.
bir kişinin hayatı boyunca alkol, sigara ve uyuşturucudan uzak yaşamayı seçmesi straight edge n.
sürücüye alkol muayenesi yapma breathalyze n.
nefesteki alkol oranını ölçen aygıt breathalyser n.
aşırı alkol kullanımı excessive use of alcohol n.
aşırı alkol alma booziness n.
alkol oranı %14'ten az olan şarap table wine n.
alkol bağımlılığı alcohol dependence n.
içkideki alkol seviyesi alcoholicity n.
alkol ölçüm cihazı alcohometer n.
alkol kullanmayan kimse rechabite n.
aşırı alkol tüketiminden kaynaklı susuzluk nadors [south african] n.
eski dönemlerde alkol kaçakçılığında kullanılan büyük fıçı tub [brit] n.
alkol düşkünlüğü bibacity n.
aşırı alkol tüketimi bibulosity n.
aşırı alkol tüketimi bibacity n.
alkol düşkünlüğü bibulosity n.
aşırı alkol tüketimi bibation n.
aşırı alkol tüketiminden sonra oluşan fiziksel etki hangover n.
alkol satılmayan restorana dışarıdan içki götürme brown bagging n.
aşırı alkol tüketiminden sonra görülen nahoş fiziksel etkiler (baş ağrısı, uyuşukluk, mide bulantısı) holdover n.
alkol bağımlısı lushy n.
alkol bağımlısı lusher n.
barda kanunen yasak zamanda yapılan alkol satışı lock-in n.
içkilerdeki alkol yüzdesini ölçmek için kullanılan bir alet oenometer n.
alkol oranı yüksek içecek overproof n.
ucuz alkol karışımlarını içen kimse rubby n.
alkol kaçakçısı rumrunner n.
yüzde ve özellikle burun üzerinde aşırı alkol tüketimi sonucu oluşan kızarıklık rum bud n.
alkol satıcısı rumseller n.
alkol kaçakçılığı rum-running n.
perakende alkol satıcısı rumseller n.
aşırı alkol tüketimi dissipation n.
alkol zehirlenmesi distemper [obsolete] n.
aşırı alkol alımı drink n.
alkol bağımlısı olma drink n.
aşırı alkol sebebiyle taşkınlıktan tutuklanan kimse drunk-and-disorderly n.
alkol bağımlılığı potation n.
gençlerin alkol veya sigara kullandıklarını gizlemek için faydalandıkları nefes spreyi sen sen n.
aşırı alkol skinful n.
zilzurna sarhoş edecek kadar alkol skinful n.
alkol bağımlısı alcoholic n.
alkol tüketimi drinking n.
izopropil alkol rubbing alcohol n.
yeterli miktarda alkol mayası stoor [dialect] [uk] n.
yeterli alkol mayası ölçüsü stoor [dialect] [uk] n.
(alkol, uyuşturucu anlamında) temiz kimse straight n.
alkol buharı fumosity [obsolete] n.
alkol numunesinin asgari kuvveti proof n.
sulu alkol içmek grog v.
alkol muayenesinden geçirmek breathalyse v.
alkol katmak spike v.
yasadışı alkol üretmek moonshine v.
hafif alkol katmak (içkiye) lace v.
alkol tüketmek consume alcohol v.
alkol komasına girmek get drunk as a skunk v.
alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle uçup büsbütün dağıtmak total freak out v.
aşırı alkol içmek drink alcohol to excess habitually v.
çok (alkol) içmek souse v.
alkol içmek drink alcohol v.
alkol almak drink alcohol v.
alkol almak drink v.
alkol sorunu olmak have a drinking problem v.
alkol sorunu olmak have an alcohol problem v.
alkol kullanmak use alcohol v.
alkol kullanmak drink alcohol v.
şaraptaki alkol oranını şeker ilave ederek artırmak chaptalise v.
şaraptaki alkol oranını şeker ilave ederek artırmak chaptalize v.
alkol muayenesinden geçirmek breathalyze v.
alkol kullanmamak teetotal v.
(alkol) tüketmek lush v.
(alkol) içmek lush v.
alkol veya uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak detoxify v.
alkol bağımlısı olmak drink v.
(esteri) alkol ve aside veya tuza ayrıştırmak saponify v.
(içeceklere) alkol eklemek fortify v.
(şaraba) etil alkol eklemek fortify [obsolete] v.
(sıvının) alkol içeriğini belirlemek prove v.
gizlice alkol eklemek spike v.
(alkol veya uyuşturucu kaynaklı) hissizleştirmek stone v.
(alkol veya uyuşturucu kaynaklı) his kaybı yaşatmak stone v.
(alkol veya uyuşturucu kaynaklı) uyuşturmak stone v.
ayık (alkol vb) sober adj.
alkol bağımlı alcohol-dependent adj.
(alkol) sarhoş edici heady adj.
alkol oranı yüksek overproof adj.
alkol bağımlısı alcohol-dependent adj.
alkol kullanmayan teetotal adj.
alkol almaktan kaçınan kimseyle ilgili nondrinking adj.
alkol bağımlısı temulentive adj.
damıtılarak elde edilen alkollü sıvıdaki orandan daha az alkol içeren underproof adj.
(alkol veya uyuşturucuyla) gevşememiş unmellow adj.
(alkol veya uyuşturucuyla) sıcakkanlı bir hale gelmemiş unmellow adj.
alkol düşkünü hard adj.
alkol karşıtı bone-dry adj.
alkol bazlı boozy adj.
toksin veya tüketilmez madde ekleyerek içilmez duruma getirilmiş (alkol) denatured adj.
aşırı bağımlılık yapan (alkol) heavy adj.
alkol oranı yetersiz small adj.
(alkol, ilaç) güçlü stiff adj.
(alkol, ilaç) etkili stiff adj.
(alkol, ilaç) fazla miktarda etken madde içeren stiff adj.
(alkol, ilaç) tesirli stiff adj.
alkol karşıtı dry adj.
alkol emdirilmiş spiritful [obsolete] adj.
alkol emdirilmiş spiritous adj.
alkol kullanmayan straightedge adj.
alkol almayan straight adj.
alkol almayan teetotal adj.