lace - Turco Inglés Diccionario

lace

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

lace — Definition

Significado:
dantel, bağ, süsleme
Pronunciación (IPA):
(AmE /leɪs/ – BrE /leɪs/)
Categoría gramatical:
İsim: lace (laces); Fiil: lace (laces – laced – lacing)
Sinónimo:
adorn, intertwine
Antónimos:
plainness, detach

Significados de "lace" en diccionario turco inglés : 53 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
lace n. dantel
The wedding dress was made totally from lace.
Gelinliğin tamamı dantelden yapılmıştı.

More Sentences
lace n. bağcık
My shoes need a pair of new laces.
Ayakkabılarıma bir çift yeni bağcık lazım.

More Sentences
General
lace n. dantel
The wedding dress was made totally from lace.
Gelinliğin tamamı dantelden yapılmıştı.

More Sentences
lace v. bağlamak
The cloth is laced to the wooden pillars to strengthen them.
Kumaş ahşap sütunlara onları güçlendirmek amacıyla bağlanmıştır.

More Sentences
Technical
lace n. dantel
The wedding dress was made totally from lace.
Gelinliğin tamamı dantelden yapılmıştı.

More Sentences
Textile
lace n. oya işi
Ireland is famous for lace.
İrlanda oya işleriyle meşhurdur.

More Sentences
General
lace n. kaytan
lace n. kordon
lace n. bağ (ayakkabı için)
lace n. oya
lace n. tentene
lace n. bağ
lace n. sırma
lace n. dantela
lace n. şerit
lace v. içki katmak
lace v. hafif alkol katmak (içkiye)
lace v. süslemek
lace v. dantelle süslemek
lace v. bağlanmak
lace v. renklerle çizgilemek
lace v. dantellemek
lace v. ayakkabıya bağlarını geçirmek
lace v. bağlarını geçirmek (ayakkabıya)
lace v. içine (keyif verici) madde eklemek
lace v. belini sarmak (korse)
lace v. kamçılamak
lace v. kırbaçlamak
lace v. dövmek
lace v. fiziksel ya da sözle saldırmak
lace v. neşe katmak
lace v. renk katmak
lace v. boyalı kalem ile işaretlemek
lace v. (kordonla, şeritle) bağlamak
lace v. (etki yaratmak amaçlı) içine katmak
lace N. süsleme
Colloquial
lace n. para
lace v. sağlam bir dayak atmak
lace v. uyuşturucu katmak
lace v. uyuşturucu karıştırmak
Technical
lace n. bağlama
lace n. birleştirme
lace n. dantela
lace n. dikme
lace n. kendi oksitleyicisini üreten bir roket makinesi
lace n. sırma
lace n. şerit
Textile
lace n. resmi üniformalarda kullanılan altın veya gümüş örgülü süsleme
lace n. dantela
lace n. lake
Construction
lace n. sütun süs
Gastronomy
lace n. içeceğe eklenen birkaç yudum alkollü içki
Bookbindery
lace v. kitap kapağına bant veya dikiş ipi çekmek

Significados de "lace" con otros términos en diccionario inglés turco: 146 resultado(s)

Inglés Turco
General
queen anne's lace n. kırlarda yetişen beyaz çiçekli bir havuç türü
brussels lace n. brüksel dantelası
lace bug n. dantel böceği
lace machine n. dantel tezgahı
point lace n. iğne oyası
lace making n. dantel işi
lace up n. bağcıklı ayakkabı
lace maker n. dantela yapıcısı
lace dealer n. dantelacı
lace work n. dantelacılık
lace dealer n. dantela satıcısı
lace pillow n. kırlent
shoe lace n. ayakkabı bağcığı
paper lace n. kağıt dantel
pillow lace n. kısa saç
bobbin lace n. yastık danteli
lace fat n. kuzu gömleği
lace doily n. dantel altlık
lace bra n. dantel sütyen
lace bra n. dantelli sütyen
lace ribbon n. dantel kurdele
scalloped lace n. oymalı dantel
lace [obsolete] n.
lace [obsolete] n. tuzak
ypres lace n. belçika'nın ypres kasabasına özgü ince dantel işlemesi
hair lace n. saç filesi
bone lace n. kemik dantel
lisle lace n. el yapımı ince bir tür dantel
lisle lace n. lisle danteli
seam lace n. at arabalarının ek yerlerini ve kenarlarını kapatan dantel
seaming lace n. at arabalarının ek yerlerini ve kenarlarını kapatan dantel
lace into v. paylamak
lace up v. bağlamak
trim with lace v. şeritle süslemek
lace into v. pataklamak
lace into v. azarlamak
lace up v. bağlamak (ayakkabı)
lace one's drink with poison v. içkisine zehir katmak
lace with v. harmanlamak
lace with v. katmak
lace with v. serpiştirmek
Phrasals
lace into v. saldırmak
lace into v. çatmak
lace something with something v. (bir içeceğe vb) (alkol vb) katmak/eklemek
lace someone into something v. (ip) bir şeyi bir şeye bağlamak
lace (something) with (something) v. (bir şeyi bir şey) katarak bulandırmak
lace (something) with (something) v. (bir şeyin) saflığını (bir şey) katarak bozmak
lace (something) with (something) v. (bir şeyi bir şeyle) bulandırmak
lace (something) with (something) v. (bir şeyin) içine (bir şey) katmak/karıştırmak
lace (something) with (something) v. (bir şeyi bir şeyle) bozmak/yozlaştırmak
lace with v. (bir şey) katarak saflığını bozmak
lace with v. (bir şey) karıştırmak
lace with v. (bir şey) katmak/eklemek
lace with v. ile bulandırmak
lace with v. ile inceltmek/sulandırmak
lace with v. ile bozmak/yozlaştırmak
lace with v. içine katmak
Idioms
lace into something v. (bir yemeğe vb.) saldırmak
Technical
valve lace angle n. supap yüzey açisı
pillow lace n. kopanaki
lace machine n. dantel tezgahı
lace cover n. başlık kılıfı
point lace n. iğne ucu oya
needle lace n. iğne danteli
gold lace n. sırmalı şerit
macrame lace n. özellikle mobilya süslemelerinde kullanılan sicimden örülmüş kaba bir dantel
Textile
lace yarn n. dantel ipliği
lingerie lace n. kadın iç çamaşır danteli
shoe lace n. ayakkabı bağı
flatbed interlock stitch machine for elastic lace cord n. dantel lastik reçme makinesi
irish lace n. oya
bobbin lace n. kopanaki
air lace n. delikli dantel
bobbin lace n. karo danteli
pillow lace n. kopanaki
a heavy lace of linen pieces joined by embroidery n. güpür
spun lace n. dokusuz yüzey kumaş
spun lace n. dokusuz örgüsüz kumaş
lace stocking n. dantelli çorap
mechlin lace n. şerit dantel
torchon lace n. keten dantel
cotton lace n. pamuk dantel
cotton lace yarn n. pamuklu dantel ipliği
cotton lace yarn n. pamuktan mamul dantel ipliği
lace curtain n. dantel perde
guipure lace n. güpür dantel
lace-up boot n. bağcıklı bot
lace-maker n. dantel işleyen kimse
lace leather n. makine kayışları için şerit kesmeye uygun, ince ve yağla tabaklanmış deri
lace-maker n. dantel ören kimse
lace paper n. dantel taklidi ajur tasarımlı kağıt
lace paper n. dantel kağıt
chantilly lace n. fransız güpürü
chantilly lace n. adını fransa'nın chantilly komününden alan, ayrıntılı çiçek ve kıvrımlar içeren dantel
thread lace n. keten ipliğinden yapılmış dantel
alençon lace n. bir tür narin dantel
yak lace n. yak yünü
valenciennes lace n. çiçek desenli bir dantel
venise lace n. venedik danteli
malines lace n. giysi ve kadın şapkalarında kullanılan, parlak kordone kenarlardan ve altıgen şeklinde örülmüş bir fileden oluşan çiçek desenli bir bobin danteli
malines lace n. şerit dantel
blond lace n. ağartılmış dantel
blonde lace n. ağartılmış dantel
honiton lace n. honiton dantel
venice lace n. güpür dantel
venice lace n. tabanı örgü olmayan kaba dokunmuş büyük desenli dantel
cluny lace n. fransa'nın kluni şehrine özgü dantel
duchesse lace n. düşes danteli
duchess lace n. düşes danteli
pot lace n. saksı danteli
pot lace n. çiçek sepeti motifli dantel
Construction
lace piece n. gemi inşasında gövdenin dışına doğru, çıkıntılı baş kısmını desteklemesi için eklenen ana ahşap parça
Botanic
silver-lace n. beyaz çiçekleri ve yaprakları olan kanarya adaları'n özgü çok yıllık bir çalı
silver lace n. beyaz çiçekleri ve yaprakları olan kanarya adaları'n özgü çok yıllık bir çalı
lace-bark (lagetta iintearia) n. kurdele ağacı
lace-flower vine (alsobia dianthiflora) n. orta amerika'ya özgü, yoğun saçaklı beyaz çiçekleri olan bir asma
lace fern (cheilanthes gracillima) n. kuzeybatı amerika'ya özgü küçük püsküllü bir eğreltiotu
lace fern (cheilanthes) n. inceltilmiş iki parçalı yaprakları olan bir amerikan eğrelti otu
lace fern (cheilanthes gracillima) n. kuzeybatı amerika'da yetişen küçük ve dik yapraklı bir eğrelti otu
lace fern n. güney afrika'ya özgü eğreltiotuna benzeyen bitki
lace fern n. tül kuşkonmaz
silver lace (tanacetum ptarmiciflorum) n. kanarya adaları'nda yetişen beyaz çiçekli ve yapraklı çalımsı çok yıllık bir bitki
silver-lace (tanacetum ptarmiciflorum) n. kanarya adaları'nda yetişen beyaz çiçekli ve yapraklı çalımsı çok yıllık bir bitki
silver-lace (chrysanthemum ptarmiciflorum) n. kanarya adaları'nda yetişen beyaz çiçekli ve yapraklı çalımsı çok yıllık bir bitki
silver lace (chrysanthemum ptarmiciflorum) n. kanarya adaları'nda yetişen beyaz çiçekli ve yapraklı çalımsı çok yıllık bir bitki
queen annes lace n. kırlarda yetişen beyaz çiçekli bir havuç
queen annes lace n. yabani havuç
lace flower n. yabani havucun atası olduğu düşünülen bir avrasya bitkisi
queen anne's lace n. yabani havucun atası olduğu düşünülen bir avrasya bitkisi
lace flower (tiarella unifoliata) n. bir kayalık dağ bitkisi
blue lace flower n. mavi dantel çiçeği
lace flower n. mavi dantel çiçeği
blue lace n. mavi dantel çiçeği
silver lace vine n. poligon sarmaşığı
silver lace vine n. çobandeğneği sarmaşığı
silver lace vine n. kokulu yeşile çalan salkımları bulunan çok yıllık sarılıcı bir asma
sea lace n. halata benzer siyahımsı yaprakları bulunan chorda cinsi bir su yosunu
Reptiles
lace lizard (varanus varius) n. avustralya’ya özgü iki büyük monitör kertenkele türünden biri
lace lizard (hydrosaurus giganteus) n. dantelli ejder
lace lizard (varanus giganteus) n. avustralya’ya özgü iki büyük monitör kertenkele türünden biri
lace lizard (hydrosaurus giganteus) n. avustralya'ya özgü büyük ve sucul bir kertenkele
Entomology
lace bug (tingidae) n. kanatları ve gövdesi dantele benzeyen, bitkilere zararlı bir böcek familyasının üyelerine verilen ad
lace-winged adj. zarkanatlı
lace-winged adj. ince, şeffaf, ağsı kanatları olan (sinek, böcek)
Slang
lace-curtain adj. orta sınıfa öykündüğü ve sınıf atlamak istediği için işçi sınıfı köklerini reddeden (kimse)
British Slang
lace into v. saldırmak