great- - Turco Inglés Diccionario

great-

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "great-" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
General
great- pref. iki üst soy anlamı veren ön ek
great- pref. iki alt soy anlamı veren ön ek

Significados de "great-" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
great success n. büyük başarı
great bear n. büyükayı
great adj. mükemmel
great adj. müthiş
great adj. harika
great adj. büyük
great minds think alike expr. aklın yolu birdir
General
great snipe n. iri çulluk
great stubbornness n. keçi inadı
the great divide n. ölüm
great tit n. büyük baştankara
a great sleeper n. uykucu
great fun n. göbek havası [mecazi]
great noise n. şamata
great dane n. danua cinsi köpek
great spotted cuckoo n. tepeli guguk
great interest n. tecessüs
great pyrenees n. büyük pirene
great white egret n. büyük ak balıkçıl
great admiration n. büyük hayranlık
great and small n. büyük küçük
great indian plantain n. büyük hint muzu
great plains n. büyük ovalar
great reed warbler n. büyük kamışçın
great white heron n. büyük akbalıkçıl
great mullein n. sığırkuyruğu
great effort n. alın teri
great bustard n. taraklıkuş
the great unwashed n. ayak takımı
great uncle n. büyük amca
great russian n. büyük rus
great white shark n. büyük beyaz köpekbalığı
the great n. seçkinler
great brightness n. apaydınlık
great deal n. çok şey
the great bear n. büyükayı
great wall of china n. çin seddi
great divide n. su havzası
great losses n. ağır kayıp
great white heron n. ak balıkçıl
great power n. büyük güç
great britain n. britanya
great northern diver & loon n. buz dalgıcı
great white heron n. akbalıkçıl
the great powers n. yedi düvel
great uproar n. kızılca kıyamet
a great nuisance n. püsküllü bela
great nephew n. büyük erkek yeğen
great gray kangaroo n. büyük gri kanguru
the united kingdom of great britain and northern ireland n. büyük britanya ve kuzey irlanda birleşik krallığı
great britain n. ingiltere
great crowd n. mahşer
great knapweed n. büyük peygamber çiçeği
great circle n. geniş çevre
a great occasion n. büyük şans
great books of the western world n. batı dünyasında büyük kitaplar
great bustard n. toy
great falls n. büyük şelale
great task n. zorlu görev
great gray owl n. büyük gri baykuş
great expense n. külfet
great interest n. merak
great skua n. iri martı
great britain parliament n. büyük britanya parlamentosu
great effort n. ıkıntı
great confusion n. mahşer
great year n. büyük yıl
great britain n. büyük britanya
a great deal of money n. çok para
great charter n. büyük ayrıcalık
great niece n. yeğeninin kızı
great salary n. yüksek gelir
great task n. büyük iş
great idea n. mükemmel fikir
someone with a great deal of experience n. feleğin çemberinden geçmiş
great surprise n. hayret
great surprise n. büyük sürpriz
great differences n. çok büyük farklılıklar
great expense n. aşırı külfet
great loss n. büyük kayıp
great interest n. yoğun ilgi
great danger n. büyük tehlike
great contribution n. büyük katkı
great mistake n. büyük hata
great environmental action n. büyük çevre hareketi
great importance n. büyük önem
great expectation n. büyük beklenti
a great news n. güzel bir haber
great care n. aşırı ehemmiyet
great care n. aşırı özen
great anxiety n. büyük endişe
great care n. büyük özen
great care n. aşırı dikkat
great powers n. büyük güçler
great problem n. büyük sorun
great pleasure n. büyük zevk
great care n. büyük itina
great attention n. büyük itina
great responsibility n. aşırı sorumluluk
great wall n. çin seddi
great ease n. büyük kolaylık
great facility n. büyük kolaylık
great convenience n. büyük kolaylık
great warrior n. büyük savasçı
great masses of people n. büyük halk yığınları
great effort n. üstün gayret
great exertions n. büyük uğraşlar
great efforts n. büyük uğraşlar
a great mischief-maker n. fesat kumkuması
great-grandson n. dördüncü kuşak erkek evlat
great-grandson n. torunun oğlu
great-nephew n. erkek kardeş torunu
great-uncle n. büyük amca
great-grandchild n. torunun torunu
great-spotted woodpecker n. orman ağaçkakanı
great-aunt n. büyük teyze
great-nephew n. yeğenin yeğeni
great-grandmother n. büyük nine
great-grandfather n. büyük dede
great-grandfather n. babasının dedesi
great-grandfather n. büyük büyükbaba
great confidence n. sonsuz güven
great britain n. birleşik krallık
united kingdom of great britain and northern ireland n. birleşik krallık
united kingdom of great britain and northern ireland n. büyük britanya
great grandchildren n. torun çocukları
great care n. azami dikkat ve itina
the great majority n. büyük çoğunluk
great lie n. büyük yalan
great lie n. kuyruklu yalan
great poverty n. fakru zaruret
great poverty n. fakr u zaruret
great poverty n. aşırı yoksulluk
great bear n. büyükayı
the great duo n. muhteşem ikili
great grandmother n. büyük büyükanne
great grandfather n. büyük büyükbaba
great expectation n. yüksek beklenti
a great risk n. büyük bir risk
100 great turks n. 100 türk büyüğü
100 great turks n. yüz türk büyüğü
great sin n. büyük günah
a great poverty n. büyük bir yoksulluk
great leader n. büyük önder
great leader n. büyük lider
a great attention n. büyük bir özen
a great care n. büyük bir özen
great hope n. büyük ümit
great hope n. büyük umut
a great waste of time n. büyük zaman kaybı