lake - Turco Inglés Diccionario

lake

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

lake — Definition

Significado:
göl, durgun su kütlesi
Pronunciación (IPA):
(AmE /leɪk/ – BrE /leɪk/)
Categoría gramatical:
İsim: lake (lakes)
Sinónimo:
inland water body
Antónimos:
river, stream

Significados de "lake" en diccionario turco inglés : 14 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
lake n. göl
I am planning to buy a house near the lake.
Göl kenarında bir ev almayı planlıyorum.

More Sentences
General
lake n. göl
I am planning to buy a house near the lake.
Göl kenarında bir ev almayı planlıyorum.

More Sentences
Technical
lake n. göl
I am planning to buy a house near the lake.
Göl kenarında bir ev almayı planlıyorum.

More Sentences
Geography
lake n. göl
I am planning to buy a house near the lake.
Göl kenarında bir ev almayı planlıyorum.

More Sentences
General
lake n. koyu kırmızı boya
lake N. durgun su kütlesi
Technical
lake n. kırmızı boya maddesi
lake n. lake boya
lake n. lal rengi boyarmadde
Dyeing
lake n. inorganik bileşikle organik renklendirici maddenin birleşiminden oluşan, tekstil boyama ve baskıda kullanılan parlak bir pigment
Medical
lake n. lake
Geography
lake n. mississippi eyaletinde yerleşim yeri
lake n. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
Painting
lake n. laka

Significados de "lake" en diccionario inglés turco : 9 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
lake lacquer n.
Lacquer kitchen cabinets are better and cleaner, and there are many ways to clean them.
Lake mutfak dolapları daha iyi ve daha temizdir ve bunları temizlemenin birçok yolu vardır.

More Sentences
Technical
lake lacquer n.
Lacquer kitchen cabinets are better and cleaner, and there are many ways to clean them.
Lake mutfak dolapları daha iyi ve daha temizdir ve bunları temizlemenin birçok yolu vardır.

More Sentences
General
lake lacker n.
lake lacquered adj.
Technical
lake lacquered n.
lake japanned n.
lake lacquer paint n.
Textile
lake lace n.
Medical
lake lake n.

Significados de "lake" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
apolyont lake n. uluabat gölü
small lake n. gölet
cirque lake n. sirk gölü
salt lake n. tuzlu göl
artificial lake n. yapay göl
lake bed n. göl yatağı
tanganyika lake n. tanganika gölü
lake water n. göl suyu
lake ontario n. ontario gölü
landlocked lake n. denizle bağlantısı kesilmiş göl
artificial lake n. yapma göl
lake trout n. gölalası
lake michigan n. michigan gölü
small lake n. gölek
salt lake n. takır
lake dwelling n. göl evi
salt lake n. suyu tuzlu olan göl
tectonic lake n. tektonik göl
crater lake n. krater gölü
lake duck n. göl ördeği
valley lake n. büğet gölü
isolated lake n. denizle bağlantısı kesilmiş göl
lake breeze n. göl meltemi
lake bed n. göl tabanı
lake quillwort n. quılworth gölü
lake bottom n. göl dibi
small lake n. gölcük
lake balkhash n. balkaş gölü
lake asphalt n. göl asfaltı
baikal lake n. baykal gölü
lake van n. van gölü
lake view n. göl manzarası
dam lake n. baraj gölü
freshwater lake n. tatlı su gölü
bird lake n. kuş gölü
lake placid n. new york'da bir yerleşim yeri
mud lake n. çamur gölü
mid-lake n. göl ortası
lake dwelling n. göl üstü ev
lake dwelling n. göl üstü/kenarı yerleşim yeri
a small town near a lake n. gölün kıyısında küçük bir kasaba
lake beyşehir n. beyşehir gölü
beyşehir lake n. beyşehir gölü
lake como n. como gölü
pothole lake n. obruk gölü
pink lake n. pembe göl
the world's largest lake n. dünyanın en büyük gölü
the house by the lake n. gölün oradaki ev
the house by the lake n. göl kenarındaki ev
lake [dialect] n. eğlence
lake boat n. kanada'da büyük göller üzerinde düzenli sefer yapan tekne
lake [dialect] n. eğlendiren uğraş
drop lake n. brezilya odunundan elde edilen bir pigment
lake road n. göl yolu
lake shore n. göl kenarı
lake shore n. göl kıyısı
go to the lake v. göle gitmek
fall in the lake v. göle düşmek
lake [dialect] v. eğlenmek
lake [dialect] v. gülüp oynamak
lake-view adj. göl manzaralı
with lake view adj. göl manzaralı
lake-like adj. göl gibi
lake-like adj. göle benzeyen
lake-like adj. gölü andıran
on the lake shore adv. göl kıyısında
by the lake shore adv. göl kıyısında
Colloquial
go jump in the lake! expr. defol git ve beni rahatsız etme!
go (and) jump in the lake expr. git başımdan
go (and) jump in the lake expr. defol git ve beni rahatsız etme
go (and) jump in the lake expr. defol git
the lake is bursting with fish expr. göl balık kaynıyor
Politics
meech lake accord n. 1987 yılında kanada'nın quebec kentinde yer alan meech gölü'nde imzalanan ve quebec'in 1982 anayasası için öne sürdüğü maddeleri kabul eden anlaşma
Technical
artificial lake n. suni göl
lake salt n. göl tuzu
lake sediments n. göl sedimanları
storage lake n. depolama gölü
reservoir lake n. rezervuar gölü
barrier lake n. engelleme gölü
lake asphalt n. göl asfaltı
lake sand n. göl kumu
sampling from lake n. gölden numune alma
salt lake n. tuz gölü
Informatics
data lake n. veri gölü
Construction
lake dwelling n. kazı üstü evleri
Dyeing
aluminum lake n. aluminyum lake
lac lake n. lak boyasının alüminyum sülfat yardımıyla çökeltilerek elde edilen renklendirici maddesi
alizarine lake n. kökboyasından elde edilen kırmızı renkli organik pigment
leather lake n. kahverengimsi turuncu bir renk tonu
quercitron lake n. sarımsı turuncu bir renk tonu
italian lake n. sarımsı turuncu bir renk tonu
quercitron lake n. sarımsı turuncu bir renk tonu
hamburg lake n. kırmıza benzeyen morumsu kırmızı pigment
scarlet lake n. kan kırmızısı
scarlet lake n. kamelya çiçeği renginden daha sarı ve koyu bir kırmızı tonu
victoria lake n. vişne çürüğü rengi
victoria lake n. kırmızının koyu bir tonu
rose lake n. koyu kırmızımsı bir turuncu tonu
crimson lake n. kıpkırmızı
Automotive
vacuum lake-out port n. vakum çıkış portu
lake pipes n. harici egzoz düzeni
Marine
obruk lake n. obruk gölü
karst lake n. karstik göl
lake port n. göl limanı
mesotrophic lake n. ortalama besin seviyesine sahip göl
oligotrophic lake n. besin düzeyi düşük olan göl
Anatomy
lacrimal lake n. göz yaş pınarı
Optics
lacrimal lake n. lakrimal gölcük
Gastronomy
lake-trout n. göl alabalığı
lake trout n. amerikan göl alabalığı eti
Chemistry
quercitron lake n. pigment olarak kullanılan bir limonit karışımı
Marine Biology
terminal lake n. uç göl
dead lake n. yaşlıgöl
open lake n. açık göl
acid lake n. asit gölü
allotrophic lake n. allotropik göl
alpine lake n. alpimsi göl
salt lake n. tuz gölü
lake classification n. göl sınıflandırması
humic lake n. hümik göl
monomyctic lake n. monomiktik göl
autotrophic lake n. ototrof göl
lake fish n. göl balığı
lake sturgeon n. göl mersin balığı
lake salmon (salmo salar) n. atlantik somonu
lake trout n. amerikan göl alabalığı
lake salmon (salmo salar) n. atlantik sombalığı
lake whitefish n. göl beyaz balığı
lake salmon (salvelinus namaycush) n. amerikan göl alabalığı
lake herring (coregonus clupeoides) n. bazı iskoç göllerinde bulunan rengi beyaz bir tatlı su balığı
lake trout n. abd’nin büyük göller bölgesi’nde ve kanada'da görülen, çatalsı kuyruğa sahip sarı benekli bir av balığı
lake whiting (coregonus labradoricus) n. kuzey abd ve kanada’daki birçok gölde bulunan, yaygın beyaz balıklardan daha narin olan bir amerikan beyaz balığı
lake herring (coregonus artedi) n. kanada ve kuzey amerika'daki göllerde yaşayan gümüşsü bir balık
lake herring (coregonus artedi) n. göl ringasi
lake salmon (salmo salar) n. abd'nin new england bölgesindeki ve kanada'nın güneydoğusundaki göllerde yaşayan somon balığı türü
lake salmon (salvelinus namaycush) n. abd’nin büyük göller bölgesi’nde ve kanada'da görülen, çatalsı kuyruğa sahip sarı benekli bir av balığı
lake trout n. amerikan göl alabalığı
underwater lake n. sualtı gölü
underwater lake n. su altı gölü
Zoology
lake toad n. göl kurbağası
Literature
lake poets n. göl şairleri
lake poets n. 19. yüzyıl başlarında göller bölgesi'nde yaşamış ve bu bölgeden ilham almış olan ingiliz şairler grubu
History
lake-dweller n. tarih öncesi çağlarda göllerde kazıklar üzerine inşa edilmiş evlerde oturan kimse
lake trasimenus n. trasimene gölü muharebesi
lake dwellers n. göl evi sakinleri
lake-dweller n. göl evinde yaşayan kimse
lake trasimenus n. hannibal komutasındaki kartacalıların, flaminyus komutasındaki romalıları mağlup ettiği savaş
lake-dweller n. göl sakini
lake dweller n. göl sakini
lake dweller n. tarih öncesi çağlarda göllerde kazıklar üzerine inşa edilmiş evlerde oturan kimse