sail - Turco Inglés Diccionario

sail

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sail — Definition

Significado:
yelken, yelkenle gitmek
Pronunciación (IPA):
(AmE /seɪl/ – BrE /seɪl/)
Categoría gramatical:
İsim: sail (sails); Fiil: sail (sails – sailed – sailing)
Sinónimo:
navigate, canvas
Antónimos:
anchor

Significados de "sail" en diccionario turco inglés : 56 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
sail n. yelkenli
The headwind blew against the sail.
Karşıdan esen rüzgar yelkenliye karşı patladı.

More Sentences
sail n. yelken
He spotted a ship with black sails.
Siyah yelkenli bir gemi gördü.

More Sentences
sail v. denize açılmak
We sail tomorrow.
Yarın denize açılacağız.

More Sentences
General
sail n. yelken
He spotted a ship with black sails.
Siyah yelkenli bir gemi gördü.

More Sentences
sail v. yelkenli ile gitmek
I am going to sail to Ibiza this summer.
Bu yaz İbiza'ya yelkenli ile gideceğim.

More Sentences
sail v. seyretmek
Unfortunately, this type of fishing does exist in the shape of fishing vessels sailing under flags of convenience.
Ne yazık ki bu tür balıkçılık, elverişli bayraklar altında seyreden balıkçı gemileri şeklinde varlığını sürdürmektedir.

More Sentences
sail v. havada süzülmek
I hit the ball so smoothly that it sailed all its way to the net.
Topa o kadar düzgün vurdum ki, top ağlara doğru süzüldü.

More Sentences
sail v. kullanmak (gemi)
I need you to sail my ship through the Bosporus.
Gemimi kullanarak Boğaz'dan geçirmeni istiyorum.

More Sentences
sail v. zarafetle ayrılmak
After the exam, he sailed out of the classroom.
Sınavdan sonra sınıftan zarafetle ayrıldı.

More Sentences
Technical
sail n. yelken
He spotted a ship with black sails.
Siyah yelkenli bir gemi gördü.

More Sentences
Marine
sail v. yelken açmak
He became the first man to sail the Pacific alone.
Pasifik'e tek başına yelken açan ilk insan oldu.

More Sentences
General
sail n. deniz yolculuğu
sail n. denize açılma
sail n. gemi ile yolculuk
sail n. yeldeğirmeni kanadı
sail n. kanat (değirmen)
sail n. kanat (yel değirmeni)
sail n. yelkenli gemi
sail n. seyir
sail v. süzülmek
sail v. havada uçurmak
sail v. gemi ile gitmek
sail v. gururla hareket etmek
sail v. gemi ile yola çıkmak
sail v. gemi ile yol almak
sail v. yüzdürmek
sail v. uçmak
sail v. yelkenliyle gitmek
sail v. üzerinde seyretmek
sail v. uçarcasına gitmek
sail v. gökte serbestçe süzülmek
sail v. seyahat etmek
sail v. (yolda) gitmek
sail v. uçarcasına coşkuyla ilerlemek
sail v. kendiliğinden gidivermek
sail v. pat diye belirmek
sail v. vın diye iniş yapmak
sail v. yelkenle gitmek
Colloquial
sail n. yelkene benzeyen şey
sail n. kuş kanadı
sail n. yüzgeç
sail n. dokunaç
sail n. (denizaltıda) aerodinamik kumanda kulesi
sail v. yelken yapmak
Technical
sail v. bir tekne veya gemiyle suda hareket etmek
Marine
sail n. denizaltı yelken kısmı
sail n. rüzgarı yakalamak üzere teknelerin direklerine takılan büyükçe kumaş parçası
sail n. deniz yolculuğu
sail n. yelkenli gemi yolculuğu
sail v. denizde yol almak
sail v. sefere çıkmak
sail v. yelkenli kullanmak
sail v. gemi kullanmak
Astronomy
sail n. yelken (takımyıldızı)
Fishery
sail n. yelken balığı
Archaeology
sail n. (dinozorlar, sinapsitler) omurgada dışa doğru çıkıntı

Significados de "sail" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
lateen sail n. üçgen yelken sereni
square sail n. kare yelken
studding sail n. cunda yelkeni
full sail n. pupa yelken
wind sail n. manika
sail maker n. yelken üreticisi
sail loft n. yelken üretim atölyesi
sail maker n. yelken yapımcısı
set sail v. yelken açmak
go in full sail v. pupa yelken gitmek
sail away v. uzaklara yelken açmak
sail at a great distance from the lande v. açıktan gitmek
sail into v. azarlamak
make sail v. sefere çıkmak
sail in v. girmek
sail in v. söze karışmak
sail under false colors v. olduğundan başka türlü görünmek
strike sail v. yelkenleri mayna etmek
sail into v. fırça atmak
sail with the wind on the quarter v. apazlamak
hoist sail v. yelken açmak
sail from the shore v. kıyıdan açılmak
sail a boat v. tekne kullanmak
break out a sail v. yelken açmak
sail from some place to some place else v. yelken açmak
reef a sail in v. camadan vurmak
sail up a river v. nehirden yukarı doğru gitmek
sail a sailboat v. yelkenli sürmek
sail a sailboat v. yelkenli kullanmak
sail (into) v. paldır küldür başlamak
sail (with) v. paldır küldür başlamak
sail (with) v. şevkle kalkışmak
sail (into) v. şevkle kalkışmak
sail (into) v. zehir zemberek azarlamak
sail (with) v. zehir zemberek azarlamak
sail (with) v. bam güm girişmek
sail (into) v. bam güm girişmek
under sail adv. yelkenler fora olarak
under sail adv. yelkenlen fora olarak
under sail adv. seyir halinde
under sail adv. yelkenleri fora edilmiş olarak
full sail adv. hızla
full sail adv. tam gaz
full sail adv. kuvvetle
full sail adv. tam yol
full sail adv. ittirerek
full sail adv. son sürat
Phrasals
sail through v. bir işi kolayca yapmak
sail into v. birine sözle saldırmak/dil uzatmak
sail against something v. (rüzgara vb) karşı yelken açmak/gitmek
sail around v. (tekne ile) gezmek
sail along (something) v. boyunca gitmek
sail in v. (tekneyle) girmek
sail for some place v. -e yelken açmak
sail for some place v. -e yola çıkmak
set sail for v. -e yelken açmak
sail into v. elini kolunu sallayarak içeri girmek/dalmak
sail into v. gemi, tekne ile bir yere gelmek/varmak
sail into v. lakayt bir şekilde girmek/içeri dalmak
sail into someone or something v. birine/bir şeye çarpmak
sail into someone or something v. birine/bir şeye bindirmek
sail into someone or something v. tekneyle/gemiyle birine veya bir şeye çarpmak
sail into v. suyun üzerinde seyrederek bir yere gelmek/varmak
sail into v. içeri süzülmek
sail into v. paldır küldür girmek/dalmak
sail into v. soğukkanlı bir tavırla içeri girmek/dalmak
sail into v. tekneyle/gemiyle/uçakla varmak
sail into someone or something v. tekneyle/gemiyle birine veya bir şeye bindirmek
sail into v. tekneyle/gemiyle/uçakla bir yere girmek
sail into v. umursamaz bir tavırla girmek/içeri dalmak
sail into v. içeri sızmak
sail through (something) v. (bir şeyi) su gibi tüketmek/bitirmek
sail into (one) v. (birine) sözle saldırmak/dil uzatmak
sail along v. (tekneyle/uçakla) bir rota boyunca gitmek
sail through (something) v. (bir şeyin) kolaylıkla/zorlanmadan üstesinden gelmek
sail through (something) v. (bir şeyi) hızla/hızlıca tüketmek
sail into (one) v. (birini) azarlamak
sail along v. bir teknede veya uçakta sabit bir hızda seyahat etmek
sail into (one) v. (birine) fırça atmak
sail along v. (tekneyle/uçakla) bir rotayı takip etmek
sail through (something) v. (bir şeyi) kolayca bitirmek/tamamlamak
sail along v. bir tekneyle veya uçakla sakince ilerlemek
sail through (something) v. (bir şeyi/bir şeyden) kolayca geçmek
sail through (something) v. (bir şeyi) hemen bitirmek
Proverb
hoist your sail when the wind is fair su akıyorken testiyi doldur
hoist your sail when the wind is fair su akarken testiyi doldurmalı
Idioms
sail close to the wind v. tehlikeyi göze almak
sail under false colors v. kuzu postuna bürünmek
sail in v. lafa karışmak
sail into v. lafa karışmak
sail into v. söze karışmak
sail in v. söze karışmak
sail under false colours v. olduğundan farklı göstermek
sail close to the wind v. tehlikeli sularda yüzmek
sail close to the wind v. riskli işler yapmak
hoist your sail when the wind is fair v. koşullar uygun olduğunda harekete geçmek
set sail for new horizons v. yeni ufuklara yelken açmak
sail right through something v. (tekneyle vb) bir yerden geçmek
sail right through something v. çabucak bitirmek
sail right through something v. (kanun tasarısını vb) hemen geçirmek
sail under false colors v. olduğundan farklı göstermek
make sail v. seyahate çıkmak
sail near the wind v. orsasına seyretmek
sail near the wind v. tehlikeli sularda yüzmek
sail near the wind v. denizde rüzgarın geldiği yöne doğru gitmek
sail near the wind v. denizde rüzgara karşı yol almak
sail near the wind v. tehlikede/risk alarak hareket etmek
crowd sail v. tüm yelkenleri açmak
sail into someone v. birini azarlamak
sail into someone v. birine sözle saldırmak/dil uzatmak
sail against the wind v. rüzgara karşı yelken açmak
sail into someone v. birine fırça atmak
sail against the wind v. akıntıya karşı kürek çekmek
sail up the river v. nehirden yukarı doğru gitmek
set sail for (some place) v. (bir yere) doğru yelken açmak
set sail for (some place) v. (bir yere) doğru sefere çıkmak
set sail for (some place) v. (bir yere gitmek) için denize açılmak/bir deniz aracıyla yola çıkmak
Insurance
not fit to sail on the sea adj. denize elverişli olmayan
Technical
balloon sail n. balon yelken
legof mutton sail n. latin yelkeni
square sail n. dört köşe seren yelkeni
wind sail n. yel değirmeninin yelkeni
solar sail n. uzay yelkenlisi
solar sail n. yelkenli uzay aracı
Automotive
sail panel n. arka cam panosu
sail panel n. c direği
Marine
sail drive n. saildrive
fore topmast stay sail n. veledibarka
corner of edge of a sail n. yaka
sun sail n. güneşlik
lateen sail n. latin yelken
sail loll n. yelkenlerin yapıldığı veya onarıldığı yer
sail twine n. ispavlo
sail surface n. yelken alanı
drag sail n. bir yelkenden yapılan deniz feneri
fore sail n. veleistralye yelkeni
lateen sail n. gemilerin ana direğiyle 45* açı yapan üç köşeli yelken
corner of edge of a sail n. kenar
topgallant sail n. babafingo yelkeni
top sail yard n. gabya yelkeninin sereni
main sail n. ana yelken
full sail n. pupa yelken
drag sail n. deniz demiri
storm sail n. fırtına yelkeni
studding sail n. cunda yelkeni
sail yard n. gabya yelkeninin sereni
wind sail n. makine
sail-cloth n. yelken bezi
leg of-mutton (sail) n. üç köşeli yelken
under a crowd of sail n. tüm yelkenler fora halde