universal - Turco Inglés Diccionario

universal

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

universal — Definition

Significado:
evrensel
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˌjuːnɪˈvɜːrsəl/ – BrE /ˌjuːnɪˈvɜːsəl/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
global, general
Antónimos:
particular, local

Significados de "universal" en diccionario turco inglés : 47 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
universal adj. üniversal
These trailers have universal joints.
Bu römorklarda üniversal mafsallar bulunur.

More Sentences
universal adj. evrensel
Music has a universal effect on people.
Müziğin insanlar üzerinde evrensel bir etkisi vardır.

More Sentences
General
universal adj. genel
The TGNA is a one-chamber parliament composed of 550 deputies, all elected by direct, universal suffrage.
TBMM, tümü doğrudan ve genel oy ile seçilen 550 üyeden oluşan tek meclisli bir parlamentodur.

More Sentences
universal adj. evrensel
Music has a universal effect on people.
Müziğin insanlar üzerinde evrensel bir etkisi vardır.

More Sentences
universal adj. universal
The Pechiney, Crédit Lyonnais and Vivendi Universal affairs, show this all to well.
Pechiney, Crédit Lyonnais ve Vivendi Universal olayları bunu çok iyi göstermektedir.

More Sentences
Technical
universal adj. evrensel
Music has a universal effect on people.
Müziğin insanlar üzerinde evrensel bir etkisi vardır.

More Sentences
universal adj. genel
The TGNA is a one-chamber parliament composed of 550 deputies, all elected by direct, universal suffrage.
TBMM, tümü doğrudan ve genel oy ile seçilen 550 üyeden oluşan tek meclisli bir parlamentodur.

More Sentences
Linguistics
universal adj. evrensel
Music has a universal effect on people.
Müziğin insanlar üzerinde evrensel bir etkisi vardır.

More Sentences
General
universal n. genel olgu
universal n. genel veri
universal n. universal (stüdyo)
universal adj. çok amaçlı
universal adj. külli
universal adj. umumi
universal adj. kapsamlı
universal adj. geniş kapsamlı
universal adj. yaygın
universal adj. genelgeçer
universal adj. uluslararası
universal adj. milletlerarası
universal adj. bir sınıfın veya grubun tüm üyelerini kapsayan
universal adj. sonsuz
universal adj. sınırsız
universal adj. tükenmez
universal adj. uçsuz bucaksız
universal adj. çok büyük
universal adj. çok geniş
universal adj. engin
Trade/Economic
universal adj. dünya çapında
Technical
universal adj. genelgeçer
Mechanic
universal n. evrensel bağlantı
universal n. istavroz kardan mafsalı
universal n. kardan
universal n. kardan oynağı
universal n. kardan mafsalı
universal n. kardan kavraması
universal n. üniversal kavrama
universal n. üniversal mafsal
Logic
universal n. evrensel önerme
universal n. kesin veya varsayılan olarak nitelendirilen kavram veya terim
universal adj. tümel
Social Sciences
universal n. belirli bir kültürün veya tüm insanların davranış özellikleri
Linguistics
universal adj. genelce
Philosophy
universal n. belirli şeylerin ortak olan özellikleri
Geography
universal n. indiana eyaletinde yerleşim yeri
Ottoman Turkish
universal adj. alemşümul
universal adj. umumi

Significados de "universal" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
General
universal universal adj.
The Pechiney, Crédit Lyonnais and Vivendi Universal affairs, show this all to well.
Pechiney, Crédit Lyonnais ve Vivendi Universal olayları bunu çok iyi göstermektedir.

More Sentences
universal all-purpose adj.

Significados de "universal" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
universal donor n. evrensel donör
universal time n. evrensel zaman
universal air travel plan n. evrensel hava yolculuğu planı
universal sentence n. tümel önerme
universal education n. yaygın eğitim
universal enveloping algebras n. evrensel cebir
universal air travel plan n. iata'nın yürüttüğü kredi kartı planı
universal exhibition n. milletlerarası sergi
universal service directive n. evrensel hizmet direktifi
universal character set n. genel karakter takımı
universal time n. evrensel saat
universal knowledge n. evrensel bilgi
universal meaning n. evrensel anlam
universal value n. evrensel değer
a universal story n. evrensel bir hikaye
universal coverage n. evrensel kapsam
universal personal telecommunication n. evrensel kişisel iletişim
universal consent n. genel-geçer/herkesçe kabul/onay
universal consent n. evrensel olarak kabul gören
universal symbol n. evrensel simge
november 20th universal children's day n. 20 kasım evrensel çocuk günü
coordinated universal time n. eş güdümlü evrensel zaman
universal love n. evrensel aşk
utc (coordinated universal time) n. londra'da yerel saatin geçerli olduğu eşgüdümlü evrensel saat dilimi
law of universal causation n. evrensel nedensellik yasası
ubi (universal basic income) n. evrensel temel gelir
have an universal meaning v. evrensel bir anlamı olmak
by no means universal adv. evrensel olmaktan uzak
by no means universal adv. evrensellikten uzak
Phrases
far from universal expr. evrensel olmaktan uzak
far from universal expr. evrensellikten uzak
in a time of universal deceit, telling the truth is a revolutionary act expr. sahtekarlığın evrensel düzeyde egemen olduğu dönemlerde, gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir
in a time of universal deceit expr. düzenbazlığın düzen haline geldiği dönemde hakikati konuşmak devrim yapmaktır
Trade/Economic
universal product code n. evrensel mal kodu
universal banking n. evrensel bankacılık
universal bank n. çok amaçlı bankalar
universal postal union n. dünya posta birliği
universal banks n. evrensel bankalar
universal succession n. külli intikal
universal partnership n. ortakların bütün mallarıyla katıldığı ortaklık
universal partnership n. tam ortaklık
universal agent n. umumi vekil
universal provider n. her malı satan tüccar
universal agent n. genel temsilci
universal service obligation fund n. evrensel hizmet yükümlülük fonu
universal rules n. evrensel kurallar
universal basic income n. evrensel temel gelir
universal credit [uk] n. genel kredi
universal credit [uk] n. genel yardım
upc (universal product code) abrev. evrensel ürün kodu
Law
universal creditor n. alacağı borçlunun tüm mallarıyla karşılanan alacaklı
universal agent n. genel temsilci
universal agent n. genel vekil
universal legacy n. bir kimsenin tüm mirasını bir ya da birkaç kişiye bırakması
universal succession n. tümüyle intikal
universal succession n. külli intikal
principle of universal succession n. külli halefiyet ilkesi
universal law n. evrensel hukuk
universal succession n. külli tevarüs/halefiyet
universal suffrage n. genel oy hakkı
universal declaration of human rights n. insan hakları evrensel beyannamesi
universal declaration of animal rights n. hayvan hakları evrensel bildirgesi
universal declaration of human rights (udhr) n. i̇nsan hakları evrensel beyannamesi
Politics
universal declaration of human rights n. insan hakları evrensel bildirgesi
direct universal suffrage n. doğrudan genel oy
universal suffrage n. genel oy hakkı
universal declaration of human rights n. insan hakları evrensel beyannamesi
universal suffrage n. genel seçim hakkı
universal international law n. uluslararası devletler hukuku
universal franchise n. genel seçim hakkı
universal postal union n. uluslararası posta birliği
universal adult suffrage n. genel oy hakkı
universal adult suffrage n. genel oy verme yetkisi
universal suffrage n. tüm yetişkinlerin sahip olduğu oy hakkı
universal suffrage n. genel oy verme yetkisi
universal adult suffrage n. tüm yetişkinlerin sahip olduğu oy hakkı
universal direct suffrage n. tek dereceli genel oy
universal postal union n. dünya posta birliği
universal peace n. evrensel barış
nearly-universal membership n. evrensele yakın olan üyelik
universal values n. evrensel değerler
universal postal union n. evrensel posta birliği
Institutes
universal postal union-upu n. dünya posta birliği
directorate general of universal health insurance n. genel sağlık sigortası genel müdürlüğü
universal federation of travel agents association (uftaa) n. uluslararası seyahat acenteleri federasyonu birliği
Tourism
universal federation of travel agencies n. dünya seyahat acentaları birlikleri federasyonu
the universal federation of travel agencies associations n. dünya seyahat acentaları birlikleri federasyonu
Technical
universal joint bearing n. kardan mafsalı yatağı
universal time coordinated n. evrensel zaman koordinatı
universal connection n. üniversal bağlama
universal joint n. kardan
gas burner universal n. üniversal brülör
universal joint n. üniversal kavrama
universal joint n. kardan mafsalı
universal bracket n. üniversal braket
universal motor n. universal motor
universal motor n. üniversal motor
universal oil n. üniversal yağ
universal plate clamp n. üniversal kavrama kelepçesi
constant of universal gravitation n. evrensel gravitasyon sabiti
the angle of universal joints n. mafsal açıları
universal set n. evrensel küme
universal keyboard n. evrensel klavye
universal steamer n. üniversal buharlayıcı
compensation with universal joints n. mafsallı çözüm
universal wrench n. ingiliz anahtarı
universal burner n. çok maksatlı brülör
universal joint n. istavroz kardan mafsalı
universal joint n. kardan kavraması
universal joint n. üniversal mafsal
universal attraction n. yerçekimi
universal product code n. evrensel ürün kodu
universal shunt n. universal şönt
universal gravitation n. yerçekim kuvveti
combinatlon chuck universal n. torna bağlama aynası
universal plier n. universal pense
universal mobile telecommunications system n. evrensel mobil telekomünikasyon sistemi
universal mobile telecommunication system n. evrensel mobil haberleşme sistemi
constant velocity universal joint n. sabit hızlı kardan mafsalı
gas burner universal n. universal brülör
universal asynchronous receiver transmitter n. genelgeçer eşzamansız alıcı-verici
universal asynchronous receiver-transmitter n. üniversal asenkron alıcı-aktarıcı
universal joint n. universal kavrama
universal resource locator n. evrensel kaynak adresi
universal dyestuff n. üniversal boyarmaddesi
universal joint cross n. universal mafsal istavrozu
universal dyestuff n. universal boyarmadde
universal constant n. evrensel sabit
universal container n. universal kap
universal bar profile n. uluslararası normda profil
universal plane n. universal rende
universal vice n. universal mengene
universal joint n. kardan oynağı
universal chuck n. universal ayna
universal coupling n. kardan mafsalı kavrama
universal wrench n. universal anahtar
universal grinding n. üniversal taşlama
universal bulk head connector n. üniversal perde geçişli konnektör
universal transverse mercator grid n. evrensel ters merkator grid
universal bulk head connector n. kontra somunla bağlantı
universal joint kit n. şaft istavrozu
universal beam mill n. üniversal kiriş haddesi
universal coupling n. üniversal kavrama
universal forging mill n. üniversal dövme tezgahı
universal rolling mill n. üniversal hadde
universal plate mill n. üniversal kalın sac haddesi
universal mill n. üniversal hadde
universal slabbing mill n. üniversal yassıkütük haddesi
universal coupling n. kardan kavraması
universal indicator n. evrensel belirteç