local - Turco Inglés Diccionario

local

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

local — Definition

Significado:
yerel
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈloʊkəl/ – BrE /ˈləʊkəl/)
Categoría gramatical:
Sıfat/İsim
Sinónimo:
regional, nearby
Antónimos:
global, universal

Significados de "local" en diccionario turco inglés : 48 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
local adj. lokal
Local anesthesia will be enough.
Lokal anestezi yeterli olacaktır.

More Sentences
local adj. yerel
This involves defining targeted local information which is as credible as possible.
Bu, mümkün olduğunca güvenilir olan hedefe yönelik yerel bilginin tanımlanmasını içerir.

More Sentences
local adj. yerli
It is the most anticipated holiday of the year for the locals.
Yerliler için yılın en çok beklenen tatili.

More Sentences
General
local n. sakin
We were lucky that the locals were extremely welcoming.
Bölge sakinleri son derece misafirperver olduğu için şanslıydık.

More Sentences
local adj. şehir içi
Free local phone calls can be made from the rooms.
Odalardan ücretsiz şehir içi telefon görüşmeleri yapılabilir.

More Sentences
local adj. yerel
This involves defining targeted local information which is as credible as possible.
Bu, mümkün olduğunca güvenilir olan hedefe yönelik yerel bilginin tanımlanmasını içerir.

More Sentences
local adj. yerli
It is the most anticipated holiday of the year for the locals.
Yerliler için yılın en çok beklenen tatili.

More Sentences
local adj. buralı
Is Tom local?
Tom buralı mı?

More Sentences
local adj. bölgedeki
Here's a list of local ballet schools.
İşte bölgedeki bale okullarının bir listesi.

More Sentences
Technical
local adj. bölgesel
They were members of the local governments.
Bölgesel yönetimlerin üyeleriydiler.

More Sentences
Computer
local adj. yerel
This involves defining targeted local information which is as credible as possible.
Bu, mümkün olduğunca güvenilir olan hedefe yönelik yerel bilginin tanımlanmasını içerir.

More Sentences
Telecom
local adj. yerel
This involves defining targeted local information which is as credible as possible.
Bu, mümkün olduğunca güvenilir olan hedefe yönelik yerel bilginin tanımlanmasını içerir.

More Sentences
Medical
local adj. bölgesel
They were members of the local governments.
Bölgesel yönetimlerin üyeleriydiler.

More Sentences
local adj. lokal
Local anesthesia will be enough.
Lokal anestezi yeterli olacaktır.

More Sentences
Gastronomy
local adj. yerli
It is the most anticipated holiday of the year for the locals.
Yerliler için yılın en çok beklenen tatili.

More Sentences
Math
local adj. yerel
This involves defining targeted local information which is as credible as possible.
Bu, mümkün olduğunca güvenilir olan hedefe yönelik yerel bilginin tanımlanmasını içerir.

More Sentences
General
local n. banliyö treni
local n. yerel gazete
local n. yerel haber
local n. semt birahanesi
local n. bölgenin yerlisi
local n. bölgesel tren
local n. bar (bölgedeki)
local adj. sınırlı
local adj. vücudun belirli bir parçası veya özel bir alanına ait
local adj. dar
local adj. her istasyonda duran tren
local adj. mevzii
local adj. kısıtlı
local adj. mahalli
local adj. mevkii
local adj. kısmi
local adj. yöresel
Colloquial
local n. bölgesel tren
local v. bölgesel trene binmek
Trade/Economic
local n. opsiyon veya vadeli opsiyon borsasında kendi adına sözleşme alım satımı yapan tacir
local n. özel bir taşıyıcı tarafından verilen taşıyıcı damgası
local n. kullanıldığı şehirde önceden iptal edilmiş damga veya kaşe
local n. belirli bir bölgede posta ücreti ödemeye yarayan pul
local adj. yöresel
Law
local adj. mahalli
Media
local n. yerel radyo programı
local n. yerel televizyon programı
Computer
local n. (programlama) yerel kapsamlı tanımlayıcı
Television
local n. tek istasyondan gönderilen program
Medical
local n. lokal anestezik
local n. lokal anestezi
Military
local adj. mahal

Significados de "local" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
local variable n. yerel değişken
local time n. yerel ya da lokal saat
department of local government n. yerel idare bölümü
local service n. bir yerel bölge içinde ve civarında işleyen ulaşım seferi
local weather n. yerel hava
local emergency planning committee n. yerel acil durum planlama komitesi
local elections n. yerel seçimler
local transit n. yerel ulaşım
local time n. yerel zaman
local operation n. yerel işlem
local department n. mahalli kısım
local administration n. mahalli idare
local declaration n. yerel deklarasyon
local finance n. yerel yönetim maliyesi
local maximum value n. yerel en büyük değer
local anesthetic n. yerel uyuşturucu
local loop unbundling n. yerel ağın paylaşıma açılması
local education authority n. yerel eğitim müdürlüğü
local anesthesia n. lokal anestezi
network local area n. ağ yerel alanı
local minimum n. yerel minimum
local executive personnel n. yerel yönetim personeli
local noon n. yerel öğle
local government n. kamu yönetimi
local guide n. yerel rehber
local service n. mahalli sefer
local post office n. mahalli postane
local democracy n. yerel demokrasi
local government n. yerel yönetim
local bank n. yerel banka
local base n. yerel taban
local health authority n. il sağlık müdürlüğü
local wind n. yerel rüzgar
local planning n. yerel planlama
local history n. yerel tarih
local value n. yer değeri
local officials and employees n. yerel yönetim çalışanları
local maximum n. yerel maksimum
local oscillator board n. yerel osilatör panel
local government n. amme idaresi
local planning authority n. yerel imar ve iskan müdürlüğü
local area network n. yerel ağlar
local call n. şehir içi konuşma
local time n. lokal saat
local train n. banliyö treni
local news n. yerel haberler
local freedoms n. yerel özgürlükler
local traffic n. yerel trafik
local time n. yerel saat
local call n. şehiriçi telefon konuşması
local traffic n. şehir içi trafik
local partner n. yerel ortak
local taxation n. yerel vergilendirme
local mass media n. yerel kitle iletişim araçları
local press n. yerel basın
local dress n. yöresel kıyafet
local dress n. geleneksel kıyafet
local outfit n. yöresel kıyafet
local outfit n. yerel kıyafet
local dress n. yerel kıyafet
local culture n. yerel kültür
local administration body n. mahalli idare bölümü
local administrations n. mahalli idareler
local drink n. yerli içki
local community n. yerel halk
local community n. yerel cemiyet
local community n. bölge halkı
local community n. yerel topluluk
local community n. yerel toplum
local media n. yerel medya
local company n. yerli şirket
local firm n. yerli firma
local public tender n. yerel kamu ihalesi
local agenda n. yerel gündem
local paper n. yerel gazete
local government unit n. yerel yönetim birimi
local reality n. yerel gerçeklik
central-local government relations n. merkez-yerel yönetim ilişkileri
central-local government n. merkez-yerel yönetim
local expenses n. yer masrafları
local traffic n. bölgesel trafik
local imperfection n. bölgesel özür
local average n. yerel ortalama
local bank n. mahalli banka
local authority n. yerel yönetim
local village n. yerel kilise
local customs n. mahalli adetler
local traffic n. mahalli trafik
local customs n. yerel gelenekler
local milkbar n. (avustralya'da) mahalle bakkalı
turkish local time n. türkiye saati
local level n. yerel düzey
local level n. yerel seviye
local climatic conditions n. yerel iklim şartları
local hour n. yerel saat
local sidereal time n. yerel yıldız zamanı
local mean time n. mahalli vasati zaman
local hour n. mahalli saat
local time n. mahalli saat
local apparent noon n. mahalli öğle vakti
local food n. yöresel yemek
local food n. yerel yemek
local community n. çevre halkı
local people n. yöre sakinleri
local inhabitants n. bir bölgede yaşayan yerli nüfus
local inhabitants n. bir bölgenin yerlileri
local team n. yerel takım
local celebrity n. yerel ünlü
local celebrity n. yerel şöhret
local radio station n. yerel radyo istasyonu
local unit n. yerel birim
local unit n. lokal birim
local time setting n. yerel saat ayarı
local calls n. yerel aramalar
local weather forecast n. yerel hava durumu
local rules n. iç mevzuat
local rules n. yerel kurallar
local time zone n. yerel zaman dilimi
local services n. mahalli hizmetler
local needs n. mahalli ihtiyaçlar
local resident n. yerel halk
local dishes n. yöresel yemekler
local ruler n. belli bir yerin yöneticisi
local part n. yerel kısım
local businessman n. yerel iş adamı
local doctor n. yerel doktor
local hospitality n. yerel konukseverlik
local people n. yerel halk
local source n. yerel kaynak
local rag (uk) n. yerel gazete
local newspaper n. yerel gazete
local magazine n. yerel dergi
local palais n. halka açık yerel dans salonu
local artist n. mahalli sanatçı
local authority n. muhtar
local cuisine n. yöre mutfağı
local drink n. yerli içecek
local delicacy n. yerel lezzet
local musi̇c band n. yerel müzik grubu
lmt (local mean time) n. mahalli vasati saat
local colour n. yer veya zamanın ayırt edici özellikleri
local color n. yerel doku
local colour n. zamansal özellik
local color n. yer veya zamanın ayırt edici özellikleri
local color n. dönemsel özellik
local colour n. yerel doku
local colour n. yer veya zamanın ayırt edici özellikleri
local color n. zamansal özellik
local colour n. (yere veya zamana ait) atmosfer
local color n. (yere veya zamana ait) atmosfer