sakin - Turco Inglés Diccionario

sakin

Significados de "sakin" en diccionario inglés turco : 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
sakin resident n.
The residents of Wisteria lane gathered for a meeting.
Wisteria Lane sakinleri bir toplantı için bir araya geldi.

More Sentences
sakin quiet adj.
Our new house is on a quiet little street.
Yeni evimiz küçük ve sakin bir sokakta.

More Sentences
sakin tranquil adj.
This tranquil place at the cafe is a better idea for studying.
Kafedeki bu sakin yer, ders çalışmak için daha iyi bir fikirdir.

More Sentences
sakin calm adj.
I managed to remain calm during the debate.
Tartışma sırasında sakin kalmayı başardım.

More Sentences
sakin composed adj.
Tom tried to stay composed.
Tom sakin kalmaya çalıştı.

More Sentences
sakin habitant n.
General
sakin dweller n.
The town dwellers strongly opposed the construction of a new mall.
Kasaba sakinleri, yeni bir alışveriş merkezi inşa edilmesine şiddetle karşı çıktı.

More Sentences
sakin local n.
We were lucky that the locals were extremely welcoming.
Bölge sakinleri son derece misafirperver olduğu için şanslıydık.

More Sentences
sakin inhabitant n.
The inhabitants of the town are friendly towards foreigners.
Kasaba sakinleri yabancılara karşı dost canlısıdır.

More Sentences
sakin denizen n.
The forest is home to various denizens, including deer, birds, and insects.
Orman geyikler, kuşlar ve böcekler gibi çeşitli sakinlere ev sahipliği yapıyor.

More Sentences
sakin citizen n.
I am also a citizen of Tokyo.
Ben de bir Tokyo sakiniyim.

More Sentences
sakin taciturn adj.
Mary's partner is a taciturn person.
Mary'nin ortağı sakin bir kişidir.

More Sentences
sakin calm adj.
I managed to remain calm during the debate.
Tartışma sırasında sakin kalmayı başardım.

More Sentences
sakin smooth adj.
I like to put on smooth tunes and relax.
Sakin müzikler açıp rahatlamayı severim.

More Sentences
sakin unperturbed adj.
My audience was, and this is striking in this day and age, attentive, interested, and also unperturbed.
Dinleyicilerim dikkatli, ilgili ve aynı zamanda sakindiler, ve bu durum günümüzde ve çağımızda çok çarpıcı.

More Sentences
sakin even adj.
He read the poem in an even tone.
Şiiri sakin bir tonda okudu.

More Sentences
sakin philosophical adj.
Some old people can be philosophical about death.
Bazı yaşlılar ölüm konusunu sakin bir şekilde ele alabiliyorlar.

More Sentences
sakin sedate adj.
She drove at a sedate speed.
Arabayı sakin bir hızda sürüyordu.

More Sentences
sakin serene adj.
In her serene house, I slowly came to feel safe.
Onun sakin evinde yavaş yavaş kendimi güvende hissetmeye başladım.

More Sentences
sakin placid adj.
It is easy to work with placid people.
Sakin insanlarla çalışmak kolaydır.

More Sentences
sakin silent adj.
My father is a silent person.
Babam sakin bir adamdır.

More Sentences
sakin easy adj.
That's it, nice and easy with her.
İşte bu, ona karşı nazik ve sakin ol.

More Sentences
sakin peaceful adj.
At night, this street is very peaceful.
Geceleyin bu sokak çok sakindir.

More Sentences
sakin clear adj.
Let's decide in the morning, with a clear head.
Sabahleyin sakin bir kafayla karar verelim.

More Sentences
sakin cool adj.
Stay cool, and don't mess up the deal.
Sakin ol ve anlaşmayı berbat etme.

More Sentences
sakin steady adj.
She spoke again after a moment, and her voice was steadier than I would have expected.
Bir süre sonra tekrar konuştu ve sesi beklediğimden daha sakindi.

More Sentences
sakin leisurely adj.
I will enjoy a leisurely bath after work.
İşten sonra sakin bir banyonun tadını çıkaracağım.

More Sentences
sakin quiet adj.
Our new house is on a quiet little street.
Yeni evimiz küçük ve sakin bir sokakta.

More Sentences
sakin tranquil adj.
This tranquil place at the cafe is a better idea for studying.
Kafedeki bu sakin yer, ders çalışmak için daha iyi bir fikirdir.

More Sentences
sakin subdued adj.
Shares have been relatively subdued for a while.
Hisseler bir süredir nispeten sakin seyrediyor.

More Sentences
sakin easy-going adj.
Tom is an easy-going guy.
Tom sakin bir adamdır.

More Sentences
Colloquial
sakin laid-back adj.
He kept his laid-back attitude during the meeting.
Toplantı sırasında sakin tavrını korudu.

More Sentences
sakin chill adj.
Chill!
Sakin ol!

More Sentences
Law
sakin resident adj.
The residents of Wisteria lane gathered for a meeting.
Wisteria Lane sakinleri bir toplantı için bir araya geldi.

More Sentences
Technical
sakin still adj.
The stadium was quite still.
Stadyum oldukça sakindi.

More Sentences
Meteorology
sakin calm adj.
I managed to remain calm during the debate.
Tartışma sırasında sakin kalmayı başardım.

More Sentences
General
sakin occupier n.
sakin tenant n.
sakin indweller n.
sakin arcadia n.
sakin shacker n.
sakin inhabiter n.
sakin holder n.
sakin meek adj.
sakin stilly adj.
sakin quiescent adj.
sakin reposeful adj.
sakin canny adj.
sakin imperturbate adj.
sakin pacific adj.
sakin restrained adj.
sakin soft adj.
sakin peaceable adj.
sakin domicilled adj.
sakin sedentary adj.
sakin laidback adj.
sakin philosophic adj.
sakin douce adj.
sakin uneventful adj.
sakin untroubled adj.
sakin coolheaded adj.
sakin hushed adj.
sakin restful adj.
sakin noiseless adj.
sakin balmy adj.
sakin halcyon adj.
sakin impassive adj.
sakin cold adj.
sakin comfortable adj.
sakin tranquilizing adj.
sakin unhurried adj.
sakin airless adj.
sakin imperturbable adj.
sakin dispassionate adj.
sakin equal adj.
sakin residentiary adj.
sakin emotionless adj.
sakin nerveless adj.
sakin sedated adj.
sakin phlegmatic adj.
sakin easeful adj.
sakin phlegmatical adj.
sakin statical adj.
sakin equable adj.
sakin unfazed adj.
sakin ataraxic adj.
sakin unmoved adj.
sakin even-tempered adj.
sakin matter-of-fact adj.
sakin self-possessed adj.
sakin collected adj.
sakin static adj.
sakin unflustered adj.
sakin unflurried adj.
sakin nonchalant adj.
sakin tranquilising adj.
sakin cold-minded adj.
sakin mild tempered adj.
sakin unvexed adj.
sakin balmy adj.
sakin calmy adj.
sakin alcyon adj.
sakin centered adj.
sakin unblinking adj.
sakin easygoing adj.
sakin easygoing adj.
sakin equanimous adj.
sakin uneventful adj.
sakin unflapped adj.
sakin unhysterical adj.
sakin unpassionate adj.
sakin unpassioned adj.
sakin evenminded adj.
sakin even-tempered adj.
sakin equable adj.
sakin unrushed adj.
sakin untumultuous adj.
sakin leisured adj.
sakin quate [scotland] adj.
sakin limpid adj.
sakin bland adj.
sakin leisurable adj.
sakin halcyonian adj.
sakin moderate adj.
sakin moy adj.
sakin hush adj.
sakin lown [scotland] adj.
sakin low-pressure adj.
sakin composedly adv.
Colloquial
sakin cool customer n.
sakin down adj.
sakin unfazed adj.
sakin downbeat adj.
sakin at (your) ease expr.
Idioms
sakin cool as a cucumber adj.
sakin (as) sober as a judge adj.
sakin (as) steady as a rock adj.
sakin as calm as a millpond expr.
sakin in smooth waters expr.
sakin in smooth water expr.
sakin with both oars in the water expr.
sakin as cool as a cucumber expr.
Law
sakin commorant adj.
Technical
sakin unmoving adj.
Meteorology
sakin lull adj.
Archaic
sakin chaste adj.
sakin unbreathing adj.
sakin quietsome adj.
Slang
sakin cooled out adj.
sakin froody adj.

Significados de "sakin" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
(bir yerde) sakin occupant n.
sakin olmak be calm v.
sakin ol take it easy interj.
General
nispeten sakin bir merkez etrafında dönen dairesel fırtına cyclone n.
sakin (bir yerde ikamet eden) inmate n.
kadın sakin (bir yerde ikamet eden) inhabitress n.
sakin koşullar settled conditions n.
sakin sokak quiet street n.
sakin sular still waters n.
sakin okyanus calm ocean n.
sakin müzik slow music n.
bir kimsenin dinlenip rahatlayabileceği sessiz sakin merkez retreat centre n.
sakin at quiet horse n.
sakin kişi calm person n.
sakin bölge calm zone n.
sakin hava calm air n.
ömrün çoğunlukla sandalyede ve sakin geçen yaşlılık dönemi chairdays [obsolete] n.
ömrün çoğunlukla sandalyede ve sakin geçen yaşlılık dönemi chair days [obsolete] n.
cana yakın, hoşgörülü ve sakin kişilik tipi type b n.
bilinçli çabadan ziyade sezgilerle hareket edilen sakin dikkatlilik durumu zen n.
sakin olmama unsettlement n.
(bir yerde/bölgede) sakin liver n.
(bir yerde) sakin residentiary n.
sabırlı ve sakin mizaçlı olma özelliği meekness n.
ilişkinin genellikle sakin geçen başlangıç dönemi honeymoon n.
şahinin sakin durması için giydirilen minik başlık hood n.
sakin durum low-key n.
sakin kişi calm person n.
sakin insan calm person n.
sessiz sakin kimse oyster n.
sakin mizaç dryness n.
sakin tempoda ilerleyen at pad [dialect] [uk] n.
sakin yüz ifadesi countenance n.
sakin ifade countenance n.
atın sakin duruşu gather n.
sessiz sakin yer shade n.
sakin kimse sick-dog n.
sakin olmak settle down v.
sakin olmak calm down v.
sakin kalmak chill out v.
sakin kalmak keep cool v.
sakin görünmek appear calm v.
sakin görünmek look calm v.
sakin görünmek seem calm v.
sakin olmak keep one's shirt v.
başka insanların arasına karışmadan sakin bir yaşam sürmek keep oneself to oneself v.
sakin olmak keep one's hair v.
sakin durmak stay calm v.
sakin olmak stay calm v.
sakin kalmak stay calm v.
sakin kalmaya çalışmak try to stay calm v.
çok sakin bir şekilde düşünmek think very calmly v.
sakin olmak fall calm v.
sakin görünmek dream v.
sakin ve tenha görünmek drowse v.
bir yerin sakin olmak people v.
kendini sakin ve gerçekçi bir şekilde ifade etmek deadpan v.
çok sakin sleepy adj.
daha sakin calmer adj.
cana yakın, hoşgörülü ve sakin kişilik tipine ait type b adj.
cana yakın, hoşgörülü ve sakin kişilik tipiyle ilgili type b adj.
aşırı sakin ultraquite adj.
sakin olmayan unreposeful adj.
sakin olmayan unreposing adj.
sakin olmayan unsettled adj.
sakin olmayan unsubdued adj.
sakin olmayan untranquil adj.
(yer) sakin ve kırsal olması bakımından hoş bonnie adj.
(yer) özellikle sakin ve kırsal olması bakımından hoş bonny adj.
aşırı sakin overmeek adj.
çok sakin oversoft adj.
sessiz sakin civil [obsolete] adj.
sessiz sakin duran drowsy adj.
sessiz ve sakin clerkly adj.
hareketsiz ve sakin peaceful adj.
sakin akan su kanalının üzerinde giden flat-water adj.
sakin akan su kanalına ait flat-water adj.
(hava) sakin smolt [dialect] [uk] adj.
sessiz ve sakin sober adj.
(at yürüyüş stili) sakin square adj.
sakin bir şekilde impassively adv.
sakin bir şekilde unperturbedly adv.
sakin bir biçimde sedately adv.
sakin kafayla calmly adv.
çok sakin bir şekilde sleepily adv.
sakin bir şekilde matter-of-factly adv.
sakin bir şekilde evenly adv.
sakin bir şekilde calmly adv.
sakin bir biçimde easy adv.
sakin bir şekilde leisurably adv.
sakin bir şekilde hors concours adv.
sakin bir şekilde stilly adv.
sakin biçimde calmly adv.
sakin! steady interj.
Phrasals
sakin olmak take (something) down a thousand v.
sakin sakin takılmak breeze along v.
(birine) sakin davranmak ease up (something) v.
sakin sakin yürüyüp gitmek tootle off v.
Phrases
sakin ol ve taylor swift'i sev keep calm and love taylor swift expr.
sakin olun ve ortalığı velveleye vermeyin keep calm and carry on expr.
sakin ol ve sıkı çalış keep calm and study hard expr.
Proverb
en sakin insan bile bir noktada sinirlenir even a worm will turn
sakin denizde herkes kaptan kesilir anyone can hold the helm when the sea is calm
Colloquial
sakin ve cana yakın bir tutum sergileyen polis memuru officer friendly n.
sakin olmak keep a level head v.
sakin ve rahat olmak be grooving v.
daha sakin bir hayata geçmek cash out v.
sakin kalmak keep it together v.
sakin kalmak hold it together v.
sakin olmayan unleisurely adj.
sakin sakin softly-softly adv.
hey sakin ol! hey relax! expr.
en sakin insanı bile çileden çıkarır something is enough to plague a saint expr.
en sakin insanı bile çileden çıkarır enough something to plague a saint expr.
herkes sakin olsun everybody just calm down expr.
herkes sakin olsun everybody be cool! expr.
herkes sakin olsun! everybody just relax! expr.
sakin ol shake it off expr.
sakin, heyecan yok be still my beating heart expr.
sakin ol! take it down a thousand! expr.
sakin ol! take it down a thou! expr.
sakin ol easy/gently/slowly does it expr.
sakin ol calm down expr.
sakin ol temper temper [cliché] expr.
sakin ol! easy, there! exclam.
sakin! easy, there! exclam.
sakin! steady on! exclam.
Idioms
fırtınadan önceki sakin dönem eye of the hurricane n.
fırtınadan önceki sakin dönem eye of the storm n.
sakin kafa a cool head n.
küçük ve sakin kasaba a one-horse town n.
sakin yaşam life in the slow lane n.
durumu sakin ve güvenilir bir şekilde kontrol altında tutma/kontrol altına alma a steady hand on the tiller [uk] n.
sakin sakin başa çıkma a softly-softly approach n.
sakin sakin başa çıkma the softly-softly approach n.
sakin kafa cool head n.
doğal ve sakin yerler god's (own) country [cliché] n.
karşısında sakin (kalabilen) patient of n.
sakin olmak have a level head v.
sakin olmak keep one's head v.
zorluklarla sakin bir şekilde uğraşmak take something in one's stride v.
zorluklarla sakin bir şekilde uğraşmak take in stride v.
sakin olmak keep a cool head v.
sakin olmak keep on an even keel v.
sakin kafayla/acele etmeden düşünmek have an open mind v.
sakin kafayla/acele etmeden düşünmek keep an open mind v.
sakin kalmak keep a cool head v.
sakin olmak cool (one's) jets v.
sakin kafayla tekrar düşünmek appeal from philip drunk to philip sober v.
sakin kafayla düşünmesini istemek appeal from philip drunk to philip sober v.