liver - Turco Inglés Diccionario

liver

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

liver — Definition

Significado:
karaciğer, yaşayan kişi
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈlɪvər/ – BrE /ˈlɪvə/)
Categoría gramatical:
İsim: liver (livers)

Significados de "liver" en diccionario turco inglés : 19 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
liver n. karaciğer
Overuse of alcohol can damage your liver.
Aşırı alkol kullanımı karaciğerinize zarar verebilir.

More Sentences
General
liver n. ciğer
I do not like to eat liver.
Ciğer yemeyi sevmiyorum.

More Sentences
liver adj. karaciğer
Overuse of alcohol can damage your liver.
Aşırı alkol kullanımı karaciğerinize zarar verebilir.

More Sentences
Medical
liver n. karaciğer
Overuse of alcohol can damage your liver.
Aşırı alkol kullanımı karaciğerinize zarar verebilir.

More Sentences
Anatomy
liver n. karaciğer
Overuse of alcohol can damage your liver.
Aşırı alkol kullanımı karaciğerinize zarar verebilir.

More Sentences
General
liver n. karaciğer rengi
liver n. karaciğer hastalığı
liver n. tabiat
liver n. mizaç
liver n. ikamet eden
liver n. oturan
liver n. (bir yerde/bölgede) sakin
liver n. belirli bir biçimde yaşayan kişi
liver v. (boya, yapışkan) jelleşmek
liver v. (boya, yapışkan) kalınlaşıp lastik gibi olmak
liver adj. karaciğer rengi
liver adj. koyu kestane rengi
liver N. yaşayan kişi
Technical
liver n. emaye dalgası

Significados de "liver" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
fried liver n. arnavutciğeri
liver sausage n. sosis
liver chestnut n. kestane
liver spotted dalmatian n. benekli dalmaçyalı
goose liver n. kaz ciğeri
minced liver wrapped in lamb's fat n. ciğer sarması
seller of liver n. ciğerci
cod liver oil n. balıkyağı
cod-liver oil n. morino balığı karaciğeryağı
liver bird n. liverpool kulübünün arması
liver bird n. yarı karabatak yarı kartal olan mitolojik bir kuş
calves' liver n. dana ciğer
halibut-liver oil n. pisibalığı yağı
high liver n. lüks hayat süren kimse
loose liver n. uçarı hayat yaşayan kimse
loose liver n. ahlaksız yaşayan kimse
fast liver n. hızlı yaşayan
shark-liver oil n. köpekbalığı yağı
shark-liver oil n. köpekbalığı karaciğeri yağı
free liver n. yiyip içip keyfine bakan tip
free liver n. keyfine düşkün kimse
free-liver n. keyfine düşkün kimse
free-liver n. yiyip içip keyfine bakan tip
wear out the liver v. karaciğeri yormak
liver-colored adj. kırmızımsı kahverengi renkte
liver-grown adj. karaciğeri büyümüş
Idioms
more something than carter has liver pills expr. çok sayıda/sürüsüne bereket
more (something) than carter has (liver) pills [old-fashioned] expr. sürüsüne bereket
more (something) than carter's (liver) pills [old-fashioned] expr. sayılamayacak kadar çok
more (something) than carter's (liver) pills [old-fashioned] expr. çok sayıda
more (something) than carter has (liver) pills [old-fashioned] expr. saymakla bitmez
more (something) than carter's (liver) pills [old-fashioned] expr. sayısız
more (something) than carter has (liver) pills [old-fashioned] expr. sayısız
more (something) than carter has (liver) pills [old-fashioned] expr. çok sayıda
more (something) than carter's (liver) pills [old-fashioned] expr. saymakla bitmez
more (something) than carter's (liver) pills [old-fashioned] expr. sürüsüne bereket
more (something) than carter has (liver) pills [old-fashioned] expr. sayılamayacak kadar çok
Speaking
ataturk died of cirrhosis of the liver n. atatürk siroz hastalığında ölmüştür
what am i, chopped liver? expr. biz neciyiz/ne güne duruyoruz burada?
what am i, chopped liver? expr. bizim başımız kel mi?
ataturk died of cirrhosis of the liver expr. atatürk siroz hastalığında öldü
Technical
cod-liver oil n. balıkyağı
liver of sulphur n. kükürt karaciğeri
Mining
liver opal n. kırmızımsı kahverengi bir tür opal
Medical
liver transplantation n. karaciğer transplantasyonu
liver biopsy n. karaciğer biyopsisi
liver diseases n. karaciğer hastalıkları
liver disease n. karaciğer hastalığı
liver transaminases n. karaciğer transaminaz
liver neoplasms n. karaciğer tümörleri
angiomyolipoma of liver n. karaciğer anjiyomiyolipomu
liver first pass n. karaciğer ilk geçişi
fatty liver n. karaciğer hücrelerinde yağ çoğalması
liver fluke distomatosis n. distomatoz
liver failure n. karaciğer yetmezliği
liver fluke n. karaciğer paraziti
liver transplant n. karaciğer aktarımı
liver brown n. karaciğer rengi
liver maroon n. karaciğer rengi
liver extract n. karaciğer özü
liver transplant n. karaciğer nakli
liver fluke n. karaciğer kelebeği
liver rot n. kelebek hastalığı
liver-rot n. kelebek hastalığı
drug-induced liver disorders n. ilaca bağlı karaciğer hastalıkları
pre-existing liver disease n. daha önceden varolan karaciğer hastalığı
drug induced liver diseases n. ilaca bağlı karaciğer hastalıkları
liver injury n. karaciğer hasarı
fatty liver n. yağlı karaciğer
patients with persistently abnormal liver test results n. karaciğer test sonuçları sürekli anormal çıkan hastalar
abnormal liver test results n. anormal karaciğer testi sonuçları
patients awaiting a liver transplant n. karaciğer nakli bekleyen hastalar
liver transplantation n. karaciğer nakli
acute liver failure n. akut karaciğer yetmezliği
altered liver functions n. karaciğer fonksiyonlarında değişme
chronic liver failure n. kronik karaciğer yetmezliği
pregnancy-specific liver disorders n. gebeliğe özgü karaciğer hastalıkları
acute fatty liver of pregnancy n. gebeliğin akut yağlı karaciğeri
acute liver failure n. akut karaciğer yetersizliği
liver parenchyma n. karaciğer parankimi
liver cancer n. karaciğer kanseri
cirrhosis of the liver n. karaciğer sirozu
liver tumor n. karaciğer tümörü
mean liver damage score n. ortalama karaciğer hasar skoru
liver function tests n. karaciğer fonksiyon testleri
liver tissue samples n. karaciğer doku örnekleri
liver histopathology n. karaciğer histopatolojisi
liver metastasis n. karaciğer metastazı
living donor liver transplantation n. canlı donör karaciğer transplantasyonu
reperfusion period of liver transplantation n. karaciğer transplantasyonunun reperfüzyon dönemi
combined liver and kidney transplantation n. kombine karaciğer-böbrek transplantasyonu
liver and kidney toxicity n. karaciğer ve böbrek toksisitesi
partial liver transplantation from living donors n. canlıdan parsiyel karaciğer transplantasyonu
partial liver transplantation from living donors n. canlı vericilerden karaciğer transplantasyonu
liver recipient n. karaciğer alıcısı
involvement of liver n. karaciğer tutulumu
liver hemangioma n. karaciğer hemanjiomu
liver phosphorylase deficiency n. karaciğer fosforilaz eksikliği
liver enzymes n. karaciğer enzimleri
life-threatening liver disease n. hayatı tehdit eden karaciğer hastalığı
liver phosphorylase system defect n. karaciğer fosforilaz sistemi bozukluğu
liver fibrosis n. karaciğer fibrozu
cataract and liver enzymes n. katarakt ve karaciğer enzimleri
benign liver diseases n. selim karaciğer hastalıkları
patient with liver hydatidosis n. karaciğer hidatidozisli hasta
liver hydatid cyst n. karaciğer hidatik kisti
fatty liver syndrome n. karaciğer yağlanması
fatty liver syndrome n. yağlı karaciğer hastalığı
fatty liver n. yağlı karaciğer hastalığı
fatty liver n. karaciğer yağlanması
metastatic liver cancer n. metastatik karaciğer kanseri
liver insufficiency n. karaciğer tembelliği
adult-type polycystic liver disease n. erişkin tip polikistik karaciğer hastalığı
patient with chronic liver disease n. kronik karaciğer hastası
liver cirrhosis n. karaciğer sirozu
undifferentiated liver sarcoma n. karaciğerin indiferansiye sarkomu
undifferentiated embryonal sarcoma of the liver n. karaciğerin indiferansiye embriyonel sarkomu
subcapsular liver hematoma n. karaciğerde subkapsüler hematom
liver trauma n. karaciğer travması
diagnosis based on liver biopsy n. karaciğer biyopsisi ile tanı
chronic liver disease of viral origin n. viral etkenlere bağlı gelişen kronik karaciğer hastalığı
treatment of liver tumors n. karaciğer tümörlerinin tedavisi
mild chronic liver insufficiency n. hafif kronik karaciğer yetersizliği
nodule formation in the liver n. karaciğerde nodül oluşumu
liver function test n. karaciğer fonksiyon testi
chronic liver disease n. kronik karaciğer hastalığı
patient with liver cirrhosis n. karaciğer sirozlu hasta
decompensated liver cirrhotic patient n. dekompanse karaciğer sirozlu hasta
elevated liver enzymes n. karaciğer enzim yüksekliği
increase in the liver function tests n. karaciğer fonksiyon testlerinde yükselme
disruption of venous drainage of the liver from various reasons n. karaciğerin venöz drenajının çeşitli nedenlerle bozulması
fulminant liver failure n. fulminan karaciğer yetmezliği
liver metastases n. karaciğer metastazı
liver fattening n. karaciğer yağlanması
giant liver hemangioma n. dev karaciğer hemanjiomu
liver monoamine oxidases n. karaciğer monoamin oksidazları
liver perfusion studies n. karaciğer perfüzyon çalışmaları
alcoholic liver disease n. alkolik karaciğer hastalığı
non-alcoholic fatty liver disease n. alkolik olmayan yağlı karaciğer hastalığı
metabolic liver diseases n. metabolik karaciğer hastalıkları
elevation of liver enzyme n. karaciğer enzim yüksekliği
cystic fibrosis related liver disease n. kistik fibrozis karaciğer hastalığı
drug-induced liver disease n. ilaçlara bağlı karaciğer hastalığı
liver cell lines n. karaciğer hücre dizileri
liver mass n. karaciğer kitlesi
liver function tests n. araciğer fonksiyon testleri
human fetal liver n. insan fetus karaciğeri
liver and kidney tissues n. karaciğer ve böbrek dokuları
experimental liver injury n. deneysel karaciğer hasarı
liver steatosis n. karaciğer yağlanması