kenar - Turco Inglés Diccionario

kenar

Significados de "kenar" en diccionario inglés turco : 62 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kenar side n.
We sit on the side of the river.
Nehrin kenarında oturuyoruz.

More Sentences
kenar edge n.
She threw a rock over the edge of the cliff.
Uçurumun kenarına bir taş attı.

More Sentences
kenar margin n.
She doodled in the margins of her notebook.
Defterinin kenarlarına bir şeyler karaladı.

More Sentences
kenar border n.
General
kenar corner n.
The clothes were piled up in the corner of her bed.
Kıyafetler yatağının kenarına yığılmıştı.

More Sentences
kenar hem n.
The tailor will hem my shirt after the final measurement.
Terzi son ölçüyü aldıktan sonra gömleğimin kenarını kesecek.

More Sentences
kenar bank n.
The building near the river bank collapsed because of the flood.
Nehir kenarındaki bina, sel baskını yüzünden çöktü.

More Sentences
kenar edge n.
She threw a rock over the edge of the cliff.
Uçurumun kenarına bir taş attı.

More Sentences
kenar rim n.
Traces of at least 50 fish rearing ponds dating from the Roman period have been identified along the Mediterranean rim.
Akdeniz kenarı boyunca Roma döneminden kalma en az 50 balık yetiştirme havuzunun izleri tespit edilmiştir.

More Sentences
kenar rim v.
The plates were rimmed with gold.
Tabakların kenarları altınla kaplıydı.

More Sentences
kenar hem v.
The tailor will hem my shirt after the final measurement.
Terzi son ölçüyü aldıktan sonra gömleğimin kenarını kesecek.

More Sentences
Technical
kenar side n.
We sit on the side of the river.
Nehrin kenarında oturuyoruz.

More Sentences
kenar rim n.
Traces of at least 50 fish rearing ponds dating from the Roman period have been identified along the Mediterranean rim.
Akdeniz kenarı boyunca Roma döneminden kalma en az 50 balık yetiştirme havuzunun izleri tespit edilmiştir.

More Sentences
kenar margin n.
She doodled in the margins of her notebook.
Defterinin kenarlarına bir şeyler karaladı.

More Sentences
Textile
kenar edge n.
She threw a rock over the edge of the cliff.
Uçurumun kenarına bir taş attı.

More Sentences
Marine
kenar side n.
We sit on the side of the river.
Nehrin kenarında oturuyoruz.

More Sentences
Mining
kenar marginal adj.
The teacher's marginal notes helped me learn better.
Öğretmenin kenar notları daha iyi öğrenmeme yardımcı oldu.

More Sentences
General
kenar contour n.
kenar shore n.
kenar brink n.
kenar brow n.
kenar nook n.
kenar front n.
kenar brim n.
kenar verge n.
kenar fringe n.
kenar strand n.
kenar wheal n.
kenar wale n.
kenar marge n.
kenar cutting n.
kenar lip n.
kenar limit n.
kenar edging n.
kenar extreme n.
kenar border n.
kenar skirt n.
kenar flange n.
kenar outskirts n.
kenar margent n.
kenar ragged edge n.
kenar virge n.
kenar half [obsolete] n.
kenar wing n.
kenar board [obsolete] n.
kenar hern [dialect] [uk] n.
kenar in n.
kenar flanch [uk] n.
kenar square [obsolete] n.
kenar superficies n.
kenar surround n.
Technical
kenar bezel n.
kenar flange n.
kenar selvedge n.
kenar boundary n.
kenar selvage n.
Construction
kenar jamb n.
Automotive
kenar periphery n.
kenar lip n.
Traffic
kenar dihedral [us] n.
Marine
kenar corner of edge of a sail n.
kenar coast n.

Significados de "kenar" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kenar mahalle ghetto n.
kenar boşluğu margin n.
General
kenar (uçurum için) brink n.
sivri kenar arris n.
pahlanmış kenar bevel n.
kenar süsü edging n.
kenar çizgisi sideline n.
kaldırım kenar taşı kerb n.
üst kenar top side n.
kaldırımın kenar taşı curb n.
kenar mahalle skirt n.
kenar delgili kart margin punched card n.
önde gelen kenar leading edge n.
kenar mahalle suburb n.
üst kenar topside n.
boncuklu kenar süsü beading n.
arka kenar trailing edge n.
kenar danteli purl n.
yelkenli kenar parmaklığı pulpit n.
sol kenar left hand side n.
kenar uyumu edge matching n.
kenar kıvrımı hem n.
resim ve çerçeve arasındaki karton kenar mat n.
kenar şeridi binding n.
alt kenar bandı lower sideband n.
kenar mahalle rookery n.
kenar süsü border n.
keskin kenar edge n.
kenar mahalleler suburbia n.
kenar mahalle outskirts n.
kanat kenar plakası endplate n.
kaldırımın kenar taşı kerb n.
genellikle bir şehir ve kasaba ile kenar semtlerinin birleştiği geniş yayılımlı alan conurbation n.
kenar mahalle slum n.
kapı veya pencerenin dik yanı veya kenar pervazı jamb n.
alt kenar bandı lower side band n.
dış kenar periphery n.
beyaz kenar white line n.
bastırılmış kenar hem n.
kenar mahalleler outskirts n.
kenar süsü fret n.
kenar kıvrımı edgefold n.
yanal kenar lateral edge n.
kenar suyu edging n.
keskin kenar straight edge n.
düzgün kenar straight edge n.
yerli kenar süslemesi indian beadwork n.
kenar mahalleler slums n.
kenar süslemekte kullanılan alet rimmer n.
kenar şehir edge city n.
alt kenar bottom edge n.
yoksul kenar mahalle ghetto n.
kesici kenar cutting edge n.
yaya kaldırımının kenar taşı kerb n.
kenar yapma edging n.
yuvarlatılmış kenar curved edge n.
kenar düzleme edging n.
kenar profili edging n.
yuvarlatılmış kenar eased edge n.
kenar enine kirişi edge beam n.
kenar düzeltme edging n.
kenar şeridi edging n.
suyuna dik kenar end grain n.
pahlı kenar featheredge n.
ön tarafa gelen kenar leading edge n.
dikilmiş kenar hem n.
iç kenar inner edge n.
kenar uzunluğu edge length n.
kenar uzunluğu side length n.
kenar süsü binding n.
kenar belirtici şey edging n.
kenar mahalle sakini slum dweller n.
kenar süsü terminal n.
çalık kenar wane n.
keskin kenar cutting edge n.
kenar semtler outskirt n.
kenar mahalle outskirt n.
dış kenar baskı border break n.
kenar çizgileri neat lines n.
ses tellerinin kenar kısımları kullanılarak çıkarılan ses falsetto n.
kenar çizgisi base line n.
kaldırım kenar taşı curb n.
yaya kaldırımının kenar taşı curb n.
kenar mahalle bustee n.
kenar notu side note n.
kenar (uçurum için) ragged edge n.
kenar boşluğu rand n.
asılı çadır sistemi (portal kenar) portaledge n.
keskin ve dar kenar knife-edge n.
çok dar kenar eyelash n.
kenar şeridi list n.
sol kenar leere n.
sol kenar leere side n.
kenar boşluğu bırakma margination n.
dar kenar hair n.
hamburg kenar şeridi hamburg edging n.
kenar mahalle blight n.
genellikle geriye katlanıp eşyalara sabitlenen kenar hem n.
(sac levhada) pürüzsüz kenar elde edip mukavemeti veya sertliği artırmak için kendi üzerine katlanmış bordür hem n.
örgülü kenar süsü brandenburgs n.
kenar mahalle riff-raff n.
kenar mahalle riffraff n.
sağ kenar right hand n.
alt kenar unsuru inframarginal n.
dış kenar circumscription n.
çentik benzeri kenar kesiği indenture n.
çentik benzeri kenar kesiği indention n.
(fransız kültüründe) kenar mahalle faubourg n.
(özellikle brezilya'da) kenar mahalle favela n.
çakıl yolda ince kenar featheredge n.
kolayca bükülen kenar featheredge n.
puslu kenar featheredge n.
narin kenar featheredge n.
kesilerek bükülen kenar featheredge n.
kolay kırılan kenar featheredge n.
ince kenar feather-edge n.
kıvrılan kenar featheredge n.
sivri kenar feather-edge n.
ince sivri kenar featheredge n.
tırtıklı kenar feather-edge n.
tek boncuklu kenar pearl edge n.
koloni dönemi amerikan evlerinin ikinci katından uzanan dikey ahşap kenar pendant n.
dikey yapı elemanında oymalı dekoratif kenar pendant n.
kenar bölge penumbra n.
kenar notu ekleyen kimse postiler n.
kenar koruyucu corner n.
kenar işlemeleri fixings n.
dini kıyafete dikilen işlemeli kenar orfrey n.
dini kıyafete dikilen işlemeli kenar orfray n.
(armacılık) kenar içindeki armanın şeklini takip eden dar şerit şeklindeki işaret orle n.
kenar mahalle köpeği pi-dog n.
dişli kenar serra n.
yay tutan elde okun çekilirken dayandığı üst kenar shelf n.
kenar notu sidenote n.
kenar aparatı side piece n.
kenar parçası side piece n.
kenar mahalleler side [obsolete] n.
ayakkabıya ait yan kenar sidewall n.
deri kenar parlatma aracı kullanan deri işçisi slicker n.
deri kenar düzeltici kullanan deri işçisi slicker n.
derme çatma evlerden oluşan kenar mahalle slurb n.
kenar danteli sprig n.
açılı kenar square [obsolete] n.
kenar mahalleliler suburbia n.
kenar mahalle yaşantısına özgü adetler suburbia n.
(kemik kavitesinde) çıkıntılı kenar supercilium n.
(armalı kalkanda) kenar süslemesi supporter n.
harici kenar periphery n.
takıdaki mücevheri yerinde tutan çıkıntılı kenar prong n.
şapka iç kenar astarı sweat n.