hem - Turco Inglés Diccionario

hem

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hem — Definition

Significado:
etek ucu, çevrelemek
Pronunciación (IPA):
(AmE /hɛm/ – BrE /hɛm/)
Categoría gramatical:
İsim; Fiil: hem (hems – hemmed – hemming)
Sinónimo:
edge
Antónimos:
expose

Significados de "hem" en diccionario turco inglés : 50 resultado(s)

Inglés Turco
General
hem n. kenar
The tailor will hem my shirt after the final measurement.
Terzi son ölçüyü aldıktan sonra gömleğimin kenarını kesecek.

More Sentences
hem n. etek
You can rearrange the length of your skirt from its hem.
Eteğinizin uzunluğunu etek kısmından itibaren yeniden ayarlayabilirsiniz.

More Sentences
hem v. kenar
The tailor will hem my shirt after the final measurement.
Terzi son ölçüyü aldıktan sonra gömleğimin kenarını kesecek.

More Sentences
hem n. kenar kıvrımı
hem n. bastırılmış kenar
hem n. kıvırma
hem n. elbise eteği
hem n. dikilmiş kenar
hem n. etek baskısı
hem n. perde eteği
hem n. yapmacık ve kısa öksürük
hem n. yapmacık boğaz temizleme
hem n. elbise eteği kenarının yerden ölçülen yüksekliği
hem n. genellikle geriye katlanıp eşyalara sabitlenen kenar
hem n. bordür
hem n. sınır
hem n. iyonya sütun başlığı kıvrımının yüksek kenarı
hem n. (sac levhada) pürüzsüz kenar elde edip mukavemeti veya sertliği artırmak için kendi üzerine katlanmış bordür
hem v. öksürmek
hem v. kıvırıp kenarını bastırmak
hem v. kenarını kıvırıp dikmek
hem v. kenarını bastırmak
hem v. kenar çekmek
hem v. hımlamak
hem v. etek baskısı yapmak
hem v. bastırmak
hem v. çevreleyip kapatmak
hem v. çevrelemek
hem v. çevirmek
hem v. kuşatmak
hem v. konuşurken tereddüt etmek
hem v. düz veya süslü bir kenar ile tamamlamak
hem v. düz veya süslü bir kenar ile bitirmek
hem v. sınırlamak
hem v. çerçevelemek
hem v. kenarına bordür yapmak
hem v. kenarlamak
hem v. kenar kıvrımı
hem interj. öhöm
hem interj. ehem
Technical
hem n. dikilmiş kenar
hem n. elbise kenarı
Textile
hem n. baskı
hem n. etek ucu
hem n. kıvrım yeri
hem n. reçme
Aeronautic
hem n. paraşüt pervazı
Medical
hem n. hem
hem n. hem
hem pref. kan anlamı veren ön ek

Significados de "hem" en diccionario inglés turco : 15 resultado(s)

Turco Inglés
General
hem alike adj.
This is with good reason, for they are too complex and too bureaucratic for contracting authorities and industry alike.
Bunun iyi bir nedeni var; zira bu yönergeler hem ihale makamları hem de sektör için çok karmaşık ve çok bürokratik.

More Sentences
hem anyway adv.
What time is it, anyway?
Hem saat kaç ki?

More Sentences
hem and also adv.
I saw my brother and also my sister.
Hem kız hem erkek kardeşimi gördüm.

More Sentences
hem as well as conj.
That would be totally stupid, as well as impossible.
Bu hem tamamen aptalca hem de imkansız olurdu.

More Sentences
hem after one adj.
hem actually adv.
hem also adv.
hem besides adv.
hem likewise adv.
hem both... and conj.
Medical
hem heme n.
hem hem n.
hem haem n.
hem hem n.
Archaic
hem by adv.

Significados de "hem" con otros términos en diccionario inglés turco: 60 resultado(s)

Inglés Turco
General
hem [dialect] [uk] n. koşum kayışına bağlı iki eğri çubuktan her biri
hem [obsolete] n. kendileri
hem in v. içine almak
hem around v. sarmak
hem in v. kuşatmak
hem in v. sarmak
hem about v. kuşatmak
hem about v. sarmak
hem about v. çevresini çevirmek
hem in v. çevresini çevirmek
hem in v. etrafını almak
hem around v. kuşatmak
hem about v. içine almak
hem in v. sınırlamak
hem in v. kısıtlamak
hem-stitch v. kenarını işlemek
hem [dialect] pron. onları
hem [dialect] pron. onlar
hem- pref. yarı anlamı veren ön ek
hem- pref. yarım anlamı veren ön ek
Phrasals
hem out v. dışarıda bırakmak
hem about v. sınırlandırmak
hem about v. çevrelemek
hem out v. girmesini engellemek
hem out v. kapamak
hem someone or something in v. birinin/bir şeyin etrafını çevirmek/sarmak
hem someone or something in v. birini/bir şeyi kısıtlamak/sınırlamak
hem someone or something in v. birini/bir şeyi kuşatmak
Idioms
hem and haw around v. kem küm etmek
hem and haw v. kem küm etmek
hem and haw v. mırın kırın etmek
kiss the hem of one's garment v. etek öpmek
hem and haw v. evelemek gevelemek
hem and haw around v. evelemek gevelemek
hold on to (the hem of) a saint's robe v. etek tutmak
hem and haw [us] v. anca konuşmayı bilmek
hem and haw v. kararsız olmak
hem and haw [us] v. lafla peynir gemisi yürütmek
hem and haw v. kesin karar vermekten kaçınmak
hem and haw v. kesin eylemde bulunmaktan kaçınmak
hem and haw v. lafı dolandırmak
hem and haw [us] v. arpacı kumrusu gibi düşünüp durmak
hem and haw v. tereddüt etmek
hem and haw v. kaçamaklı konuşmak
Textile
hem width n. etek ucu genişliği
ajour hem n. ajurlu bitiş
sleeve hem n. kol ucu
trouser hem n. pantolon paça ucu
hem stitch n. etek ucu dikişi
sleeve hem n. kol ağzı
hem (of cloth) n. kenar baskısı
hem allowance n. dikiş payı
Aeronautic
hem rigged parachute n. donatısı pervazlı paraşüt
Medical
hem oxygenase n. hem oksijenaz
hem- pref. kan anlamı veren ön ek
Biochemistry
hem in n. ferriprotoporfirin klorür
hem in n. hemin klorüre benzer çeşitli demir-porfirin türevleri
hem in n. içinde hemin klorür bulunduran bir dizi tuz
hem in n. oksitlenmiş hemden üretilen kırmızı-kahverengi veya mavi-siyah renkli kristalli formda bir tuz
Archaic
hem [dialect] pron. onu