hem- - Turco Inglés Diccionario

hem-

Significados de "hem-" en diccionario turco inglés : 3 resultado(s)

Inglés Turco
General
hem- pref. yarım anlamı veren ön ek
hem- pref. yarı anlamı veren ön ek
Medical
hem- pref. kan anlamı veren ön ek

Significados de "hem-" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
Medical
hem- haem- abrev.

Significados de "hem-" con otros términos en diccionario inglés turco: 107 resultado(s)

Inglés Turco
General
hem n. bastırılmış kenar
hem n. kıvırma
hem n. kenar
hem n. kenar kıvrımı
hem n. elbise eteği
hem n. dikilmiş kenar
hem n. etek
hem n. etek baskısı
hem n. perde eteği
hem [obsolete] n. kendileri
hem n. iyonya sütun başlığı kıvrımının yüksek kenarı
hem n. elbise eteği kenarının yerden ölçülen yüksekliği
hem n. yapmacık boğaz temizleme
hem n. (sac levhada) pürüzsüz kenar elde edip mukavemeti veya sertliği artırmak için kendi üzerine katlanmış bordür
hem n. genellikle geriye katlanıp eşyalara sabitlenen kenar
hem n. sınır
hem n. yapmacık ve kısa öksürük
hem n. bordür
hem [dialect] [uk] n. koşum kayışına bağlı iki eğri çubuktan her biri
hem about v. kuşatmak
hem in v. içine almak
hem v. kenarını bastırmak
hem v. kenarını kıvırıp dikmek
hem in v. sarmak
hem v. hımlamak
hem in v. kuşatmak
hem around v. kuşatmak
hem v. öksürmek
hem about v. içine almak
hem in v. sınırlamak
hem in v. kısıtlamak
hem v. kenar çekmek
hem around v. sarmak
hem about v. sarmak
hem about v. çevresini çevirmek
hem v. kıvırıp kenarını bastırmak
hem in v. çevresini çevirmek
hem in v. etrafını almak
hem-stitch v. kenarını işlemek
hem v. etek baskısı yapmak
hem v. bastırmak
hem v. çevrelemek
hem v. çerçevelemek
hem v. çevirmek
hem v. kuşatmak
hem v. sınırlamak
hem v. düz veya süslü bir kenar ile tamamlamak
hem v. kenarlamak
hem v. kenarına bordür yapmak
hem v. konuşurken tereddüt etmek
hem v. çevreleyip kapatmak
hem v. düz veya süslü bir kenar ile bitirmek
hem v. kenar kıvrımı
hem v. kenar
hem [dialect] pron. onlar
hem [dialect] pron. onları
hem interj. ehem
hem interj. öhöm
Phrasals
hem about v. sınırlandırmak
hem out v. dışarıda bırakmak
hem about v. çevrelemek
hem out v. girmesini engellemek
hem out v. kapamak
hem someone or something in v. birini/bir şeyi kuşatmak
hem someone or something in v. birini/bir şeyi kısıtlamak/sınırlamak
hem someone or something in v. birinin/bir şeyin etrafını çevirmek/sarmak
Idioms
hem and haw around v. kem küm etmek
hem and haw v. mırın kırın etmek
hem and haw v. kem küm etmek
kiss the hem of one's garment v. etek öpmek
hem and haw around v. evelemek gevelemek
hem and haw v. evelemek gevelemek
hold on to (the hem of) a saint's robe v. etek tutmak
hem and haw v. kesin eylemde bulunmaktan kaçınmak
hem and haw v. kaçamaklı konuşmak
hem and haw v. kesin karar vermekten kaçınmak
hem and haw [us] v. lafla peynir gemisi yürütmek
hem and haw [us] v. anca konuşmayı bilmek
hem and haw v. tereddüt etmek
hem and haw [us] v. arpacı kumrusu gibi düşünüp durmak
hem and haw v. kararsız olmak
hem and haw v. lafı dolandırmak
Technical
hem n. dikilmiş kenar
hem n. elbise kenarı
Textile
hem stitch n. etek ucu dikişi
ajour hem n. ajurlu bitiş
hem n. baskı
hem n. reçme
hem n. etek ucu
trouser hem n. pantolon paça ucu
hem width n. etek ucu genişliği
sleeve hem n. kol ucu
sleeve hem n. kol ağzı
hem (of cloth) n. kenar baskısı
hem allowance n. dikiş payı
hem n. kıvrım yeri
Aeronautic
hem n. paraşüt pervazı
hem rigged parachute n. donatısı pervazlı paraşüt
Medical
hem n. hem
hem oxygenase n. hem oksijenaz
hem n. hem
hem pref. kan anlamı veren ön ek
Biochemistry
hem in n. ferriprotoporfirin klorür
hem in n. oksitlenmiş hemden üretilen kırmızı-kahverengi veya mavi-siyah renkli kristalli formda bir tuz
hem in n. hemin klorüre benzer çeşitli demir-porfirin türevleri
hem in n. içinde hemin klorür bulunduran bir dizi tuz
Archaic
hem [dialect] pron. onu